Türkiye Disleksi Vakfı Van Şubesini açtı
Van'da özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için önemli bir adım atıldı. Türkiye Disleksi Vakfı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne hizmet verecek ilk şubesini Van'da açtı.
Vakfın Van İl Temsilciliği görevine Filiz Takva getirilirken, açılış ve tanıtım toplantısı kentteki basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda vakfın kuruluş amacı, bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar ve Van’da hayata geçirilecek projeler kapsamlı şekilde ele alındı.
VAN’DA ÖNEMLİ BİR SOSYAL SORUMLULUK ADIMI
Van’da faaliyetlerine başlayan Türkiye Disleksi Vakfı İl Temsilciliği, özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin eğitim süreçlerini desteklemek, toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru yönlendirme mekanizmaları oluşturmak amacıyla çalışmalar yürütecek. Kentte düzenlenen basın toplantısına Vakıf Genel Başkanı Elif Yavuz, Genel Sekreter Beste İşleyen, Van İl Temsilcisi Filiz Takva ve Başkan Yardımcısı Yasemin Durmaz katıldı.
Toplantının gerçekleştirildiği kahvaltı salonunda basın mensuplarıyla bir araya gelen vakıf yöneticileri, hem vakfın hikâyesini hem de Van’daki hedeflerini ayrıntılı şekilde paylaştı.
TAKVA: “DİSLEKSİ BİR EKSİKLİK DEĞİLDİR”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Disleksi Vakfı Van Şube Başkanı Filiz Takva, disleksinin toplumda yanlış anlaşıldığını vurgulayarak önemli mesajlar verdi. Takva konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada, önemli bir farkındalık ve toplumsal sorumluluk adımı için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye Disleksi Vakfı’nın Van Şubesi olarak amacımız; disleksi ve öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarımızın eğitim hayatlarında karşılaştıkları engelleri görünür kılmak, doğru destek mekanizmalarını oluşturmak ve her çocuğun potansiyeline ulaşabileceği bir eğitim ortamı sağlamaktır. Disleksi, bir eksiklik ya da yetersizlik değildir. Aksine, doğru yöntemlerle desteklendiğinde bireylerin güçlü yönlerini ortaya çıkarabilecek farklı bir öğrenme biçimidir. Bu nedenle erken tanı, doğru yönlendirme ve uzman desteği büyük önem taşımaktadır.”
Takva’nın bu sözleri, disleksiye bakış açısının değişmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyarken, aileler ve eğitimciler için de önemli bir rehber niteliği taşıdı.
“FARKINDALIĞI BİRLİKTE BÜYÜTELİM”
Konuşmasının devamında yapılacak çalışmalara da değinen Takva, Van’da kapsamlı bir destek ağı kurmayı hedeflediklerini belirtti:
“Van’da kurulan şubemiz ile birlikte; öğretmenlerimize, ailelerimize ve öğrencilerimize yönelik bilinçlendirme çalışmaları, eğitimleri, seminerleri, değerlendirme süreçleri ve destek programları yürütmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda çocuklarımızın yalnız olmadığını hissettirecek bir dayanışma ağı kurmak istiyoruz. Bu süreçte en büyük gücümüz toplumun duyarlılığı ve kurumlarımızın iş birliği olacaktır. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek, ancak birlikte hareket ederek mümkün olabilir. Buradan tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve basın mensuplarımıza çağrımızdır: Gelin, disleksi konusunda farkındalığı birlikte büyütelim.”
Takva ayrıca konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Her çocuğun kendini ifade edebildiği, özgüvenle öğrenebildiği bir eğitim ortamını birlikte inşa edelim. Türkiye Disleksi Vakfı Van Şubesi olarak bizler, bu yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Her bir çocuğun içinde saklı olan potansiyeli ortaya çıkarmak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz.”
VAKFIN KURULUŞ HİKÂYESİ
Toplantıda söz alan Türkiye Disleksi Vakfı Genel Başkanı Elif Yavuz ise vakfın kuruluş sürecine dair samimi ve dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kendi yaşam deneyiminden yola çıkarak vakfı kurduğunu ifade eden Yavuz, şu sözleri dile getirdi:
“Benim kızım 11 yıl önce disleksi tanısı aldığında ne olduğunu bilmiyorduk. Meslek olarak uzman klinik psikoloğum. Alanın içinden gelmeme rağmen disleksi nedir, nasıl bir şeydir, bununla nasıl baş edeceğiz? gibi sorularla bilinmezlik içindeydik. Sonra dedik ki bir şey yapalım. Sadece biz değilizdir diye düşündük ve vakıf kurmaya karar verdik. Kurulduğumuz ilk günden itibaren çok yoğun çalışıyoruz, hala da aynı yoğunlukla devam ediyoruz. Dört tane uluslararası disleksi kongresi yaptık. Pandemiden hemen sonrasında da 15 ülkenin katılımıyla uluslararası bir program gerçekleştirdik. Geçtiğimiz hafta Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle İstanbul AKM’de, Taksim’de bir Nörogastro Zirvesi yaptık.”
Yavuz’un bu sözleri, vakfın sadece yerel değil uluslararası ölçekte de aktif çalışmalar yürüttüğünü ortaya koydu.
“VAKIF BENİM ÇOCUĞUM GİBİ”
Vakfa olan bağlılığını duygusal ifadelerle anlatan Yavuz, Van Şubesi’nin açılmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti:
“Van benim için çok kıymetli, çok önemli. Vakıf benim çocuğum gibi. Benim iki çocuğum var; vakıfla birlikte üç çocuğum var. Kalbim. Çok araştırdım. Farklı illerden çok talep oldu, şubeleşin, biz şube açmak istiyoruz dediler. Kimseye hemen yetki vermedim. Herkesle uzun uzun mülakatlar yaptım, dostluklar kurdum ama içime sinmedi. Akışta kalalım dedim. Sonra Filiz Hanım’la tanıştım. Onunla çalışacağım için çok mutluyum, çok onur duyuyorum. Kalbime sinerek, isteyerek ve gönül rızamla vakfımın Van Şubesi’ni Filiz Hanım’a teslim ediyorum. Tabii sizlerin de desteğiyle vakfı büyüteceğiz.”
Bu açıklamalar, Van İl Temsilciliği’nin titiz bir değerlendirme sürecinin ardından kurulduğunu ortaya koydu.
VAN’DA HAYATA GEÇİRİLECEK PROJELER
Elif Yavuz, konuşmasının devamında Van’da yürütülecek faaliyetlere ilişkin önemli bilgiler verdi. Vakfın Türkiye genelinde gerçekleştirdiği tüm etkinliklerin Van’da da yapılacağını belirten Yavuz, şunları söyledi:
“Van’da ne yapacağız? Van’da üniversiteler ve kamu iş birlikleriyle kongreler ve zirveler düzenleyeceğiz. İstanbul’da ve Türkiye’nin çeşitli illerinde ne yapıyorsak, Van’da da aynısını yapacağız. Konserler ve festivaller düzenleyeceğiz. Eylül ayında bir çocuk festivali planlıyoruz. Şu anda çalışmalarına başladık. Uluslararası, 2 gün sürecek bir festival olacak.”
Bu projelerin, hem çocuklar hem de aileler açısından önemli bir sosyal ve eğitsel katkı sağlaması bekleniyor.
KADIN GÜCÜ VURGUSU
Vakfın yönetim kadrosunun büyük ölçüde kadınlardan oluştuğuna dikkat çeken Yavuz, kadınların toplumsal dönüşümdeki rolüne vurgu yaptı:
“Beste Hanım Vakfımızın Genel Sekreteri. Yasemin Hanım da Van Şubesi Başkan Yardımcımız. Biz dört kadın olarak yola çıktık. Kadınların gücüne inanıyorum ve kadınlara güveniyorum. Ne olursa olsun, bazen zor anlar yaşasak da kadınlarla yürümek istiyorum bu yolda. Buradan başkanımızın takdiriyle ekip mutlaka büyüyecektir, buna inanıyorum. Ben burada olmaktan çok mutluyum ve gururluyum.”
Bu sözler, vakfın sadece eğitim alanında değil, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından da önemli bir duruş sergilediğini gösterdi.
BÖLGE İÇİN YENİ BİR UMUT
Türkiye Disleksi Vakfı’nın Van’da açtığı bu yeni şube, sadece bir temsilcilik olmanın ötesinde, bölge için önemli bir umut kapısı olarak değerlendiriliyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin çoğu zaman yeterli destek mekanizmalarına ulaşmakta zorlandığı biliniyor.
Bu noktada vakfın sağlayacağı eğitim programları, farkındalık çalışmaları ve uzman desteği, hem öğrenciler hem de aileleri için önemli bir boşluğu dolduracak.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN ORTAK ÇAĞRI
Toplantının genelinde öne çıkan en önemli mesaj ise “birlikte hareket etme” çağrısı oldu. Vakıf yetkilileri, kamu kurumlarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından basına kadar tüm paydaşların sürece dahil olması gerektiğini vurguladı.
Disleksi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, erken tanı mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için geniş kapsamlı bir iş birliğine ihtiyaç olduğu ifade edildi.
GELECEK İÇİN GÜÇLÜ ADIMLAR
Türkiye Disleksi Vakfı’nın Van’da başlattığı bu girişim, uzun vadede hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli dönüşümlere zemin hazırlayacak gibi görünüyor. Disleksinin doğru anlaşılması, bireylerin güçlü yönlerinin ortaya çıkarılması ve eğitim sisteminin daha kapsayıcı hale getirilmesi açısından bu tür çalışmalar büyük önem taşıyor.
Van’da atılan bu adımın, ilerleyen süreçte bölgedeki diğer illere de örnek olması ve benzer çalışmaların yaygınlaşması bekleniyor. Vakıf yetkililerinin kararlılığı ve toplumun desteğiyle, disleksi konusunda daha bilinçli ve duyarlı bir toplum oluşturulması hedefleniyor.
Toplantı soru-cevap ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
Bakmadan Geçme
