Haber Girişi: 22.07.2021 - 12:00, Güncelleme: 22.07.2021 - 12:00

Toplu mesajlarla bayramlaşıyoruz

 

Toplu mesajlarla bayramlaşıyoruz

Sosyal medya gruplarında yapılan tebrik ve taziyelerin kişide ‘sorumluluktan kurtulma’ duygusu oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Gerçek iletişim kuramayan insanlar birbirinden uzaklaşıyor, giderek yalnızlaşan bir toplum hâline geliyoruz” dedi.
Özel ve önemli günlerde sosyal medya gruplarından yapılan “toplu mesajlaşmayı” değerlendiren Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, giderek “bireyselleşen” insanların günümüzde duygularını ve düşüncelerini toplu mesajlarla ifade ettiklerini söyleyerek,  “Baş sağlıklarımızı, bayram kutlamalarımızı, tebriklerimizi, kızgınlıklarımızı, sevinçlerimizi grup mesajlarıyla yapıp, attığımız mesajın herkes tarafından görüldüğünü ve yazdıklarımızın kabul edildiğini varsayıyoruz. Bu şekilde sorumluluktan kurtuluyoruz. Mesajlar da hep aynı. Hatta bazıları şekilli birer kartvizit yapıp gönderiyor. Bu mesajlarda sevgimizi, karşı tarafın bizim için ne ifade ettiğine dair hiçbir şey söyleyemiyoruz. Her zaman birçok kişiyle iletişimde gibi görünüyoruz ama gerçekte hiçbiriyle samimi değiliz. Ben bu durumu ‘fake’ yani ‘yalancı iletişim’ olarak tarif ediyorum” dedi. ZİYARET EDEMİYORSANIZ ARAYIN Prof. Dr. Dilbaz sosyal medya gruplarındaki toplu mesajların, grupta yer alan çok da samimi olmadığımız kişilere duygu ve düşünceleri ifade etmek için iyi bir araç olduğunu ancak dost ve arkadaşların, akrabaların mutlaka ziyaret edilmesi ya da telefonla aranması gerektiğini söyledi. COVID YALNIZLAŞTIRDI Toplumun giderek yalnızlaştığını, pandeminin yalnızlık duygusunu daha da derinleştirdiğini anlatan Prof. Dr. Dilbaz, “Çünkü pandemi döneminde çok fazla evlerimize kapandık, insanlardan uzaklaştık, kalabalığın içinde yalnız hissettik. Eskiden bize yakın olan, amca, teyze yakın akrabayı arardık. Şimdi o kadar yalnız hissediyoruz ki, bizim için özel olan, bire bir konuşmak istediğimiz kimse kalmadı. Kimse kalmadığı için kutlamıyoruz, kutlamaya kutlamaya da kimse kalmıyor. Sıkıntımızı paylaşabileceğimiz, derdimizi anlatabileceğimiz kimsemiz yok.  Herkes bizden bir adım ötede ve biz herkesin, her şeyin önündeyiz” diye anlattı. BATI ÖZENTİSİ AİLE KAVRAMINI YARALADI Toplumdaki insanların giderek bencilleştiğini ifade eden Prof. Dr. Dilbaz, eskiden “biz” kavramının olduğunu günümüzde ise Batı’nın etkisinde kalan ailelerin çocuklarını “ben” duygusuyla yetiştirdiklerini bunun da materyalist bir kuşak yetişmesine sebep olduğunu söylüyor. Batı’nın Türk aile yapısına özendiğini ancak bu yapının da giderek zayıfladığını hatırlatan Prof. Dr. Dilbaz, “Bizse Batılı olmak adına onların gıpta ettiği bu değerlerimizi kaybediyoruz.  O güzel bayram ritüelleri, birbirimizi sevmemiz, birbirimiz için değerli olduğumuzu hissedebilmek, onu hissettirebilmek, sevgi, saygı gittikçe kaybolmaya başladı. Batı’nın etkisinde kalan ebeveynler çocuklarını ‘en iyisini sen yap’, ‘yalnızca sen önemlisin başka kimse değil’ gibi düşünceleri ile büyütünce, kendisinden başka kimseyi düşünmeyen, çevresiyle hiçbir duygusal paylaşımı olmayan bir nesil yetişiyor” dedi. PANDEMİ PSİKOLOJİSİ EN ÇOK GENÇLERİ VURDU Pandemi dönemine ait Üsküdar Üniversitesi tarafından yürütülen toplumsal bir çalışmanın sonuçlarına göre hissedilen endişe, depresyon ve kaygının temelinde yalnızlaşmanın yattığını söyleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Zaten yalnızlığa hazır bir toplum vardı pandemi bunun bahanesi oldu. Biz pandemide 65 yaş üstünü eve kapattık ama pandemi daha çok gençleri yalnızlaştırdı. Çünkü yaşlıların yaşanmışlıkları, dostlukları, arkadaşlıkları vardı. Bütün bunlar yaşlıların pandemi dönemindeki kapanmadan en az düzeyde etkilemesini sağladı. Buna rağmen, gençler yeni dostluklar ve  arkadaşlıklar geliştiremedi. Gerçekten çok yalnızlar, çok da benmerkezciler.  Pandeminin duygusal sonuçları arasında yalnızlık en önemli parametre ve en çok da gençleri etkiliyor” dedi. Türkiye Gazetesi
Sosyal medya gruplarında yapılan tebrik ve taziyelerin kişide ‘sorumluluktan kurtulma’ duygusu oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Gerçek iletişim kuramayan insanlar birbirinden uzaklaşıyor, giderek yalnızlaşan bir toplum hâline geliyoruz” dedi.

Özel ve önemli günlerde sosyal medya gruplarından yapılan “toplu mesajlaşmayı” değerlendiren Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, giderek “bireyselleşen” insanların günümüzde duygularını ve düşüncelerini toplu mesajlarla ifade ettiklerini söyleyerek,  “Baş sağlıklarımızı, bayram kutlamalarımızı, tebriklerimizi, kızgınlıklarımızı, sevinçlerimizi grup mesajlarıyla yapıp, attığımız mesajın herkes tarafından görüldüğünü ve yazdıklarımızın kabul edildiğini varsayıyoruz. Bu şekilde sorumluluktan kurtuluyoruz. Mesajlar da hep aynı. Hatta bazıları şekilli birer kartvizit yapıp gönderiyor. Bu mesajlarda sevgimizi, karşı tarafın bizim için ne ifade ettiğine dair hiçbir şey söyleyemiyoruz. Her zaman birçok kişiyle iletişimde gibi görünüyoruz ama gerçekte hiçbiriyle samimi değiliz. Ben bu durumu ‘fake’ yani ‘yalancı iletişim’ olarak tarif ediyorum” dedi.

ZİYARET EDEMİYORSANIZ ARAYIN
Prof. Dr. Dilbaz sosyal medya gruplarındaki toplu mesajların, grupta yer alan çok da samimi olmadığımız kişilere duygu ve düşünceleri ifade etmek için iyi bir araç olduğunu ancak dost ve arkadaşların, akrabaların mutlaka ziyaret edilmesi ya da telefonla aranması gerektiğini söyledi.

COVID YALNIZLAŞTIRDI
Toplumun giderek yalnızlaştığını, pandeminin yalnızlık duygusunu daha da derinleştirdiğini anlatan Prof. Dr. Dilbaz, “Çünkü pandemi döneminde çok fazla evlerimize kapandık, insanlardan uzaklaştık, kalabalığın içinde yalnız hissettik. Eskiden bize yakın olan, amca, teyze yakın akrabayı arardık. Şimdi o kadar yalnız hissediyoruz ki, bizim için özel olan, bire bir konuşmak istediğimiz kimse kalmadı. Kimse kalmadığı için kutlamıyoruz, kutlamaya kutlamaya da kimse kalmıyor. Sıkıntımızı paylaşabileceğimiz, derdimizi anlatabileceğimiz kimsemiz yok.  Herkes bizden bir adım ötede ve biz herkesin, her şeyin önündeyiz” diye anlattı.

BATI ÖZENTİSİ AİLE KAVRAMINI YARALADI
Toplumdaki insanların giderek bencilleştiğini ifade eden Prof. Dr. Dilbaz, eskiden “biz” kavramının olduğunu günümüzde ise Batı’nın etkisinde kalan ailelerin çocuklarını “ben” duygusuyla yetiştirdiklerini bunun da materyalist bir kuşak yetişmesine sebep olduğunu söylüyor.
Batı’nın Türk aile yapısına özendiğini ancak bu yapının da giderek zayıfladığını hatırlatan Prof. Dr. Dilbaz, “Bizse Batılı olmak adına onların gıpta ettiği bu değerlerimizi kaybediyoruz.  O güzel bayram ritüelleri, birbirimizi sevmemiz, birbirimiz için değerli olduğumuzu hissedebilmek, onu hissettirebilmek, sevgi, saygı gittikçe kaybolmaya başladı. Batı’nın etkisinde kalan ebeveynler çocuklarını ‘en iyisini sen yap’, ‘yalnızca sen önemlisin başka kimse değil’ gibi düşünceleri ile büyütünce, kendisinden başka kimseyi düşünmeyen, çevresiyle hiçbir duygusal paylaşımı olmayan bir nesil yetişiyor” dedi.

PANDEMİ PSİKOLOJİSİ EN ÇOK GENÇLERİ VURDU
Pandemi dönemine ait Üsküdar Üniversitesi tarafından yürütülen toplumsal bir çalışmanın sonuçlarına göre hissedilen endişe, depresyon ve kaygının temelinde yalnızlaşmanın yattığını söyleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Zaten yalnızlığa hazır bir toplum vardı pandemi bunun bahanesi oldu. Biz pandemide 65 yaş üstünü eve kapattık ama pandemi daha çok gençleri yalnızlaştırdı. Çünkü yaşlıların yaşanmışlıkları, dostlukları, arkadaşlıkları vardı. Bütün bunlar yaşlıların pandemi dönemindeki kapanmadan en az düzeyde etkilemesini sağladı. Buna rağmen, gençler yeni dostluklar ve  arkadaşlıklar geliştiremedi. Gerçekten çok yalnızlar, çok da benmerkezciler.  Pandeminin duygusal sonuçları arasında yalnızlık en önemli parametre ve en çok da gençleri etkiliyor” dedi. Türkiye Gazetesi

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.