Köşe Yazıları Haber Girişi: 23.06.2021 - 15:52, Güncelleme: 23.06.2021 - 15:52

Tajdin Dayı

 

Tajdin Dayı

Hepimiz insan olarak bu hayatta değerli ve itibarlı olmak isteriz. Hiç kimse sıradan, itibarsız ve değersiz olmak istemez elbette. İnsanı kıymetli ve değerli kılan vasıflar vardır. Bunlar nelerdir? Zenginliği mi? mevki ve makamı mı? Kaşı- gözü, yoksa gücü-kuvveti mi veya yakışıklı olması mı? Hayır, bunların hiç biri değildir! Bunlar Allah’ın imtihan için verdiği veya vermediği vasıflardır…
İnsanın gerçek değeri Allah katındaki değeridir. Doğru, güvenilir, güzel ahlakı, şahsiyetli, iyi kul, iyi vatandaş ve çevresine faydalı olmasıdır. Nasip olursa bu hafta, boş kubbede hoş sedalar bırakan müstesna şahsiyet Rahmetli Tacettin Çakmakçı’dan bahsetmek istiyorum. Günün şartlarına göre; Kereste ticareti, Otel İşletmecisi, Lokantacı, Aşçı ve Kasap olarak çeşitli meslekleri müteşebbis ruhuyla icra etmiştir. Yaşarken gönüllerde iz bırakıp güzel hatıralar nakşetmiş olan bu faninin hayatının bazı kesimlerinden mücerret ve müşahhas olayları özetlemek istiyorum… Bu büyüklerimiz hayatı tadında ve keyfiyetli yaşadılar. İyi insan olma hususunda çok güzel numuneler sergilediler. Yeter ki bizlerde görüp, idrak edip ve onlar gibi yaşayabilelim! O büyüklerin yaşadıkları gül bahçelerini yaban otlarının türediği zeminlere çevirmeyelim lütfen! Tajdin Dayı, Çatak ilçesine bağlı Kutis Köyü’nde doğar. Askerlik yıllarına kadar köyünde çiftçilik yapar. Askerliği müteakip Van eşrafından Tütüncü Mehmet Efe’nin ortanca kerimesi Şükriye hanımla izdivaç yaptıktan sonra Şerefiye Mahallesi’ne yerleşirler… Bir bahar günü Kutis Köyüne bağlı Vaviran Yaylasındayız: Bahar ayı ve etraf yemyeşil olunca, aşk dergâhında otağı kurup burada kalmak ister gönül. Delikanlılar yağız atlar üzerinde koştururken, gelincikler esen yellerde nazlı nazlı salınıp durur. Sükût ederken zaman, hatıralar bir bir canlanırken serde, elimi uzatsam Vangölü’nün serin sularına dokunacak yerdeyim. Artos Dağı, Vaviran Yaylasıyla kucaklaşıp Engil çayına selam verecek gibi… Kurubaş Tepesi’nden esen yeller Gürpınar bulaklarının serinliğini getirir, huzura bürünmüş gönüller Vaviran’da durulmuş gibi… Uzaktan gelen çobanların kaval sesi, mor koyunların melemesi ve hiç bitmesin bu mevsimler sabah-akşam şebnemler düşsün sinelere keyfince… Tajdin Dayı, vakti zamanında bir türkü yakmıştı Mercimek Mahallesi’nden Fatma Eze’nin bağındaki sunaya, sevdası gitmişti Şerefiye’deki karaağaç ile pamuk elmaya… Arada Vaviran Yaylası’ndan esen hasret rüzgârları, Hacettepe Tıp Fakültesi’ndeki evladı Ömer’e ulaşır, sabırla vuslatı bekler dururdu. . Seferberlik yıllarında çok acılar yaşamış, fakat umutla ve yeniden açmıştı gönlündeki çiçekler… İnsan gül olmalı gül! Hem de dikenlere rağmen gül olmalı. Kimseyi kırmamalı ve incitmemelidir. Zira gül olabilmek için dikenlere katlanmak gerek! Tajdin Dayı merhum, ticari hayatında çok incindi, çoğu zaman iyi niyeti ve hoşgörüsünden dolayı çok kaybetti, hakkını yediler fakat kimseyi suçlamadı. Şikâyetçi olmadı buna mukabil gül misali kimseyi de incitmedi. Tatlı dil, güler yüz ve akrabaya muhabbet şiarıydı. Dünya malı pek değersizdi gözünde, insana değer verirdi davranışında ve özünde, bazen kelamlar inci olurdu sözünde! Şöyle derdi; “Evlat babadan peydah olur, zaman gelir babayı beğenmez!” “İnsan, eşi-dostu ve akrabasıyla güçlü, mutlu ve kaim olur” “Ticarette, gün olur ay’ı besler, ay olur günü besler!”  “Her insan geçmişini, tarihini ve atalarını iyi tanımalıdır.” “Evleneceğiniz kız okumuş, bilgili ve kültürlü olsun.” 1970’li yıllarda Van Havaalanı genişletme çalışmaları yapılırken burada aşçıdır. Yaptığı yemekler her zamanki gibi çok beğenilir. İşçilerden biri ;”  Dayı, yaptığın yemekler çok lezzetli oluyor, içine ne katıyorsun Allah aşkına? Diye sorunca. Tajdin Dayı “ Oğlum, içine tat katıyorum tat” diye cevap verir… Merhum Tajdin Dayı, Van’da bir süre kerestecilik, Şeref Şahin ile lokanta, akabinde Çatak’ta otel işletmeciliği yapar. Vakti zamanında Chevrolet taksi alır bir yakına verir ve bir süre dolmuşçuluk işini de sürdürür. Son olarak Kışla Caddesi Vali Konağı yanında kasap dükkânı işletir. Yaptığı ticari işlerden fazla bir gelir kazanmaz ama dost ve ahbap kazanır! Rızkını helalinden kazanır asla dürüstlükten taviz vermez. Emeklilik yıllarında Ankara ve İskenderun’daki evlatlarının yanında ikamet eder. 1994 yılında vefat eder, kabri Akköprü Mezarlığı’ndadır. Kendisinin ve kıymetli hanımı Şükriye teyzemizin mekânı cennet olsun İnşallah. Hoşça kalınız…
Hepimiz insan olarak bu hayatta değerli ve itibarlı olmak isteriz. Hiç kimse sıradan, itibarsız ve değersiz olmak istemez elbette. İnsanı kıymetli ve değerli kılan vasıflar vardır. Bunlar nelerdir? Zenginliği mi? mevki ve makamı mı? Kaşı- gözü, yoksa gücü-kuvveti mi veya yakışıklı olması mı? Hayır, bunların hiç biri değildir! Bunlar Allah’ın imtihan için verdiği veya vermediği vasıflardır…

İnsanın gerçek değeri Allah katındaki değeridir. Doğru, güvenilir, güzel ahlakı, şahsiyetli, iyi kul, iyi vatandaş ve çevresine faydalı olmasıdır.

Nasip olursa bu hafta, boş kubbede hoş sedalar bırakan müstesna şahsiyet Rahmetli Tacettin Çakmakçı’dan bahsetmek istiyorum. Günün şartlarına göre; Kereste ticareti, Otel İşletmecisi, Lokantacı, Aşçı ve Kasap olarak çeşitli meslekleri müteşebbis ruhuyla icra etmiştir. Yaşarken gönüllerde iz bırakıp güzel hatıralar nakşetmiş olan bu faninin hayatının bazı kesimlerinden mücerret ve müşahhas olayları özetlemek istiyorum…

Bu büyüklerimiz hayatı tadında ve keyfiyetli yaşadılar. İyi insan olma hususunda çok güzel numuneler sergilediler. Yeter ki bizlerde görüp, idrak edip ve onlar gibi yaşayabilelim! O büyüklerin yaşadıkları gül bahçelerini yaban otlarının türediği zeminlere çevirmeyelim lütfen!

Tajdin Dayı, Çatak ilçesine bağlı Kutis Köyü’nde doğar. Askerlik yıllarına kadar köyünde çiftçilik yapar. Askerliği müteakip Van eşrafından Tütüncü Mehmet Efe’nin ortanca kerimesi Şükriye hanımla izdivaç yaptıktan sonra Şerefiye Mahallesi’ne yerleşirler…

Bir bahar günü Kutis Köyüne bağlı Vaviran Yaylasındayız:

Bahar ayı ve etraf yemyeşil olunca, aşk dergâhında otağı kurup burada kalmak ister gönül. Delikanlılar yağız atlar üzerinde koştururken, gelincikler esen yellerde nazlı nazlı salınıp durur.

Sükût ederken zaman, hatıralar bir bir canlanırken serde, elimi uzatsam Vangölü’nün serin sularına dokunacak yerdeyim.

Artos Dağı, Vaviran Yaylasıyla kucaklaşıp Engil çayına selam verecek gibi…

Kurubaş Tepesi’nden esen yeller Gürpınar bulaklarının serinliğini getirir, huzura bürünmüş gönüller Vaviran’da durulmuş gibi…

Uzaktan gelen çobanların kaval sesi, mor koyunların melemesi ve hiç bitmesin bu mevsimler sabah-akşam şebnemler düşsün sinelere keyfince…

Tajdin Dayı, vakti zamanında bir türkü yakmıştı Mercimek Mahallesi’nden Fatma Eze’nin bağındaki sunaya, sevdası gitmişti Şerefiye’deki karaağaç ile pamuk elmaya…

Arada Vaviran Yaylası’ndan esen hasret rüzgârları, Hacettepe Tıp Fakültesi’ndeki evladı Ömer’e ulaşır, sabırla vuslatı bekler dururdu. .

Seferberlik yıllarında çok acılar yaşamış, fakat umutla ve yeniden açmıştı gönlündeki çiçekler…

İnsan gül olmalı gül! Hem de dikenlere rağmen gül olmalı. Kimseyi kırmamalı ve incitmemelidir. Zira gül olabilmek için dikenlere katlanmak gerek!

Tajdin Dayı merhum, ticari hayatında çok incindi, çoğu zaman iyi niyeti ve hoşgörüsünden dolayı çok kaybetti, hakkını yediler fakat kimseyi suçlamadı. Şikâyetçi olmadı buna mukabil gül misali kimseyi de incitmedi. Tatlı dil, güler yüz ve akrabaya muhabbet şiarıydı. Dünya malı pek değersizdi gözünde, insana değer verirdi davranışında ve özünde, bazen kelamlar inci olurdu sözünde!

Şöyle derdi;

“Evlat babadan peydah olur, zaman gelir babayı beğenmez!”

“İnsan, eşi-dostu ve akrabasıyla güçlü, mutlu ve kaim olur”

“Ticarette, gün olur ay’ı besler, ay olur günü besler!”

 “Her insan geçmişini, tarihini ve atalarını iyi tanımalıdır.”

“Evleneceğiniz kız okumuş, bilgili ve kültürlü olsun.”

1970’li yıllarda Van Havaalanı genişletme çalışmaları yapılırken burada aşçıdır. Yaptığı yemekler her zamanki gibi çok beğenilir.

İşçilerden biri ;”  Dayı, yaptığın yemekler çok lezzetli oluyor, içine ne katıyorsun Allah aşkına? Diye sorunca.

Tajdin Dayı “ Oğlum, içine tat katıyorum tat” diye cevap verir…

Merhum Tajdin Dayı, Van’da bir süre kerestecilik, Şeref Şahin ile lokanta, akabinde Çatak’ta otel işletmeciliği yapar. Vakti zamanında Chevrolet taksi alır bir yakına verir ve bir süre dolmuşçuluk işini de sürdürür. Son olarak Kışla Caddesi Vali Konağı yanında kasap dükkânı işletir. Yaptığı ticari işlerden fazla bir gelir kazanmaz ama dost ve ahbap kazanır! Rızkını helalinden kazanır asla dürüstlükten taviz vermez.

Emeklilik yıllarında Ankara ve İskenderun’daki evlatlarının yanında ikamet eder. 1994 yılında vefat eder, kabri Akköprü Mezarlığı’ndadır.

Kendisinin ve kıymetli hanımı Şükriye teyzemizin mekânı cennet olsun İnşallah.

Hoşça kalınız…

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.