Köşe Yazıları Haber Girişi: 19.04.2022 - 21:30, Güncelleme: 19.04.2022 - 22:36

ŞEYHİN ŞAH VE FARAH DİBA VANA GELİYOR

 

ŞEYHİN ŞAH VE FARAH DİBA VANA GELİYOR

Ümit Kayaçelebi yazdı...
Tarih 21 Temmuz 1971 Van’da herkes heyecanlı herkes bir merak içerisinde herkes bu gün arabayla, dolmuşla, kamyonla, at arabasıyla yakından uzaktan İskeleye doğru akın akın yol almakta. Sizlere abartılı gelmesin o yıllarda Van’da öyle harıl harıl işleyen otobüs ve dolmuş yok. O bakımdan herkes ne bulduysa onunla iskeleye doğru gelmekte. Hatta yayan gelenler bile ziyadesiyle. Van’da o güne kadar böyle bir kalabalık böyle bir insan kitlesi bir araya gelmemişti. ama bu gün mahşeri bir kalabalık var o günün şartlarına göre o kadar insanı bir araya getiren neydi diye soracak olursanız Cevap şu: -Türkiye Tren yolu ile İran tren yolu o gün iskelede birleşecek ve bundan sonra Tahrandan trene binen ta İstanbul’a kadar seyahat edebilecek. İstanbul’dan trene binen de ta Tahrana kadar seyahat edebilecek. Türk-İran demiryolları birleşecek ve bu gün tören iskelede yapılacak. O gün insanlar hem tren yolu bağlantısını yalnız merak etmiyordu ki? Merak edilen İran Şahı ve eşi Farah Dibaydı. En çok merak edilen de buydu. Ondan evvel de şunu merak ediyordu Van halkı bu tren denizden nasıl gelecek? Feribot dedikleri ne ola? O kadar şimendifer ve vagonları nice bi şeydir ki gemiyle gelecek? Doğrudur ben de hayatımda feribot denen şeyi ne görmüşüm nede biliyorum. Gel de merak etme. O günün şartları demek ki trenin karadan gelmesine imkan elvermiyordu ki veya maliyeti yüksek diki Feribot Tatvan’dan treni alıp Van iskelesine getirecek ve tren oradan İrana hareket edip gidecekti. Veya İran’dan gelen tren Van İskelesinden Feribota bindirilip Tatvan ve oradan da İstanbul Haydarpaşa’ya hareket edecekti. Bizim havsalamız bunu almıyordu. O yüzden Hem Feribotu merak ediyorduk, hem içinde gelecek olan Cumhur Reisi Rahmetli Cevdet Sunayı. Tabi bunun ötesinde en çok merak edilen de İran Şahı Rıza Pehlevi ve onun dillerden düşmeyen alımlı cazibeli eşi Farah Dibaydı. Farah Diba Güzelliği Diba, küçüklükten beri güzelliği ile sıkça duyduğumuz isimlerden biriydi. Farah Diba saç modeli diye bir dönemin trendi olan model, kraliçenin asil duruşunu süslüyordu. Kraliçe saf ve duru güzelliği ile kadınların moda ve güzellikte idol aldığı isimlerden biriydi. Farah Diba Saç Modeli dillerdeydi ve herkes onu saçına yapmak istiyordu. Eski zamanlarda kadınların saç modeli olarak ünlü Kraliçeleri, Prensesleri idol aldığı biliniyor. Günümüzde ise nostaljik modeller çokça kullanılmaktadır. Bu yüzden Farah Diba saç modeli kadınlar tarafından çok araştırılan modellerden biri olmuştu. Kısa saç modeli kategorisine giren Diba topuz saç modeli asil ve sade bir esinti oluşturuyordu. Üst tarafı kabartılan bu model asaletli bir duruşa sahip olayım diyenlerin tercih ettiği modellerdendir. Modaydı Farah Diba Topuzu. Türkiye’de modaydı ama bu modayı Van’da fazla bilen maalesef yoktu. O kadar Farah Diba isminden etkilenmiştik ki Van’da bir Hanım efendi şimdiki Dabbağoğlu Parkının oradaki toprak dükkanlardan birisinde açtığı  mekana Diba Kuaför ismini vermişti  Ve o yüzden rahmetli Kervansaray Saniye ablaya da o saç modeli yüzünden ciddi bir rakip olmuştu. Diba’nın benimsediği saç modeli birden akım haline gelmiş dilden dile dolaşmıştı. Hatta diğer prensesleri bile etkileyen Farah Diba topuzu, İngiliz Prensesi Margeret’inde en çok beğendiği modellerden biri olmuştu. Dönemin En Beğenilen Saç Modeli Hızla yayılan Farah Diba’nın saç modeli Belçikalı milyoner kızı dilber Marie Luce Jamagne tarafından da kullanılmıştı. Çok beğenilen saç modeli günümüzde de hala bir kesimin kullanmak istediği saç modellerinden biri olmuştur. İşte böyle güzel bir kadını görmek yakından temaşa etmekte kadınlarda, erkeklerde haklıydı. Çünkü Farah Diba ismi o günlerde radyolarda çok telaffuz edilen, gazete ve dergilerde en çok gündemi işgal eden bir isimdi. Bahusus o zamanki magazin dergileri hayat, ses, resimli foto roman, hafta sonu gibi yüksek sosyetenin ve  magazin severlerin dergilerinde hep Farah Dibaya yer veriliyordu. Hatta o yıllarda İran Şahı Rıza Pehlevinin eşine olan aşırı tutkusundan dolayı çay tabaklarına eşi Farahın resimlerini bastırmıştı. O çay tabakları da kaçak olsa dahi her türlü tehlikeyi göze alarak Van’a da getiriliyordu. Van’da o çay tabaklarında çay içerken bir yandan da Farah Dibayı seyretmek insanlara ayrı bir haz veriyordu. Bütün kadınların Türkiye’de gözdeleri Türkan Şoray dünyada ise Kraliçe Farah Dibaydı. Vanlıların bir de İran yakın olması hasebiyle İran halkına ve dolayısıyla Farah Dibaya da hayranlıkları bundan da kaynaklanıyordu. İşte efendim bir yandan Feribotu, bir yandan Treni, Bir Yandan Şahı ve Farah Dibayı, bir yandan Cevdet Sunayı merak eden binlerce insan o gün iskeledeydi. O gün aşırı bir emniyet tertibatı vardı. Arama tarama vs. üst düzeydeydi. Ve o gün iskele de muhteşem bir kalabalık vardı. Türk, Kürt, Bruki, Azeri, Küresinli herkes oradaydı. Şimdi burada bir noktaya temas etmek istiyorum. O günkü kalabalığın en büyük bölümü Van’da yaşayan geçmişte burada yaşayan sonradan gelen Küresinli Vanlılardı. Onların ilgisi daha farklıydı. Çünkü o insanların İranla ayrı bir gönül bağları vardı. Hatta o yıllarda İran Şahına Şah demiyorlardı. Bir çoğu o gün Şeyhin Şah geliyor diyerek apayrı bir heyecanla iskeleye koşmuşlardı. Derken bir de baktık ki kocaman bir gemi geldi içinden sırasıyla önce şimendifer adı sıra vagonlar belli bir noktaya gelirken beri yandan da Şah Rıza Pehlevi ve Eşi Farah Diba trende el sallarken görüldüler. Beri yanda da Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay ve Türk kafilesi de trende arzı endam edince heyecan tavan yaptı. Alkışlar ortalığı kapladı. Ve böylelikle o gün İran-Türk demiryolları birbirlerine bağlandı. Konuşmalar yapıldı kordela kesildi ve mutlu sona bizde şahit olduk o gün orada.21 temmuz 1971 Van - Kotur hattı tamamlanarak Türk - İran demiryolu Van Feribot İskelesi ’nde düzenlenen törenle açıldı. Türkiye-İran hattının keşfi 1935′te yapılmıştı. 21 temmuz  1971’de Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve CENTO Genel Sekreteri Turgut Menemencioğlu’nun Van’da katıldıkları törenle işletmeye açılmıştı. Demiryolu açılış töreninde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay yaptığı konuşmada; “Bugün hizmete açacağımız Türkiye-İran demiryolu sadece bölgemiz için değil Asya’yı Avrupa ile birbirine bağlaması bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır,” dedi. İran Şahı Muhammet Rıza Pehlevi de yaptığı konuşmada; “Bugün Türkiye ve İran mutlu günlerinden birisini yaşıyor. Dostumuz Türkiye ve Pakistan bu yol sayesinde yakın bağlarını daha çok birbirlerine yanaştırmış olacaklardır” dedi. Türk-İran demiryolunun açılmasıyla Tahran-Haydarpaşa tren seferleri başlamış ve PTT, Türkiye-İran demiryolu hatırası olarak özel pul ve damga kullanmıştı 1971 yılında İran-Türkiye arasındaki demiryolu ağının açılışı için Van'a gelen dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da Bayram Oteli'nde ağırlanmıştı. 1970'li yıllarda Van'daki siyasi çalışmalara katılmak üzere kente gelen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gibi siyasetçiler de Bayram Oteli'nin müdavimlerinden olmuş. Takvimler 21 Temmuz 1971’i gösterirken herkes İskeleye İran Şahı Rıza Pehlevi ve Farah Diba iskeleye doğru gidiyorlardı. Ben de Askerdim ve izin için geldiğimde bu güzel günü yaşamak ve o anlara şahit olmak beni çok mutlu etmişti. Hey gidi günler hey.
Ümit Kayaçelebi yazdı...

Tarih 21 Temmuz 1971 Van’da herkes heyecanlı herkes bir merak içerisinde herkes bu gün arabayla, dolmuşla, kamyonla, at arabasıyla yakından uzaktan İskeleye doğru akın akın yol almakta.

Sizlere abartılı gelmesin o yıllarda Van’da öyle harıl harıl işleyen otobüs ve dolmuş yok. O bakımdan herkes ne bulduysa onunla iskeleye doğru gelmekte. Hatta yayan gelenler bile ziyadesiyle.

Van’da o güne kadar böyle bir kalabalık böyle bir insan kitlesi bir araya gelmemişti. ama bu gün mahşeri bir kalabalık var o günün şartlarına göre o kadar insanı bir araya getiren neydi diye soracak olursanız Cevap şu:

-Türkiye Tren yolu ile İran tren yolu o gün iskelede birleşecek ve bundan sonra Tahrandan trene binen ta İstanbul’a kadar seyahat edebilecek.

İstanbul’dan trene binen de ta Tahrana kadar seyahat edebilecek.

Türk-İran demiryolları birleşecek ve bu gün tören iskelede yapılacak.

O gün insanlar hem tren yolu bağlantısını yalnız merak etmiyordu ki? Merak edilen İran Şahı ve eşi Farah Dibaydı. En çok merak edilen de buydu.

Ondan evvel de şunu merak ediyordu Van halkı bu tren denizden nasıl gelecek? Feribot dedikleri ne ola? O kadar şimendifer ve vagonları nice bi şeydir ki gemiyle gelecek?

Doğrudur ben de hayatımda feribot denen şeyi ne görmüşüm nede biliyorum. Gel de merak etme.

O günün şartları demek ki trenin karadan gelmesine imkan elvermiyordu ki veya maliyeti yüksek diki Feribot Tatvan’dan treni alıp Van iskelesine getirecek ve tren oradan İrana hareket edip gidecekti. Veya İran’dan gelen tren Van İskelesinden Feribota bindirilip Tatvan ve oradan da İstanbul Haydarpaşa’ya hareket edecekti.

Bizim havsalamız bunu almıyordu. O yüzden Hem Feribotu merak ediyorduk, hem içinde gelecek olan Cumhur Reisi Rahmetli Cevdet Sunayı. Tabi bunun ötesinde en çok merak edilen de İran Şahı Rıza Pehlevi ve onun dillerden düşmeyen alımlı cazibeli eşi Farah Dibaydı.

Farah Diba Güzelliği

Diba, küçüklükten beri güzelliği ile sıkça duyduğumuz isimlerden biriydi. Farah Diba saç modeli diye bir dönemin trendi olan model, kraliçenin asil duruşunu süslüyordu. Kraliçe saf ve duru güzelliği ile kadınların moda ve güzellikte idol aldığı isimlerden biriydi.

Farah Diba Saç Modeli dillerdeydi ve herkes onu saçına yapmak istiyordu.

Eski zamanlarda kadınların saç modeli olarak ünlü Kraliçeleri, Prensesleri idol aldığı biliniyor. Günümüzde ise nostaljik modeller çokça kullanılmaktadır. Bu yüzden Farah Diba saç modeli kadınlar tarafından çok araştırılan modellerden biri olmuştu.

Kısa saç modeli kategorisine giren Diba topuz saç modeli asil ve sade bir esinti oluşturuyordu. Üst tarafı kabartılan bu model asaletli bir duruşa sahip olayım diyenlerin tercih ettiği modellerdendir. Modaydı Farah Diba Topuzu. Türkiye’de modaydı ama bu modayı Van’da fazla bilen maalesef yoktu. O kadar Farah Diba isminden etkilenmiştik ki Van’da bir Hanım efendi şimdiki Dabbağoğlu Parkının oradaki toprak dükkanlardan birisinde açtığı  mekana Diba Kuaför ismini vermişti  Ve o yüzden rahmetli Kervansaray Saniye ablaya da o saç modeli yüzünden ciddi bir rakip olmuştu.

Diba’nın benimsediği saç modeli birden akım haline gelmiş dilden dile dolaşmıştı. Hatta diğer prensesleri bile etkileyen Farah Diba topuzu, İngiliz Prensesi Margeret’inde en çok beğendiği modellerden biri olmuştu.

Dönemin En Beğenilen Saç Modeli

Hızla yayılan Farah Diba’nın saç modeli Belçikalı milyoner kızı dilber Marie Luce Jamagne tarafından da kullanılmıştı. Çok beğenilen saç modeli günümüzde de hala bir kesimin kullanmak istediği saç modellerinden biri olmuştur.

İşte böyle güzel bir kadını görmek yakından temaşa etmekte kadınlarda, erkeklerde haklıydı. Çünkü Farah Diba ismi o günlerde radyolarda çok telaffuz edilen, gazete ve dergilerde en çok gündemi işgal eden bir isimdi. Bahusus o zamanki magazin dergileri hayat, ses, resimli foto roman, hafta sonu gibi yüksek sosyetenin ve  magazin severlerin dergilerinde hep Farah Dibaya yer veriliyordu.

Hatta o yıllarda İran Şahı Rıza Pehlevinin eşine olan aşırı tutkusundan dolayı çay tabaklarına eşi Farahın resimlerini bastırmıştı. O çay tabakları da kaçak olsa dahi her türlü tehlikeyi göze alarak Van’a da getiriliyordu. Van’da o çay tabaklarında çay içerken bir yandan da Farah Dibayı seyretmek insanlara ayrı bir haz veriyordu. Bütün kadınların Türkiye’de gözdeleri Türkan Şoray dünyada ise Kraliçe Farah Dibaydı. Vanlıların bir de İran yakın olması hasebiyle İran halkına ve dolayısıyla Farah Dibaya da hayranlıkları bundan da kaynaklanıyordu.

İşte efendim bir yandan Feribotu, bir yandan Treni, Bir Yandan Şahı ve Farah Dibayı, bir yandan Cevdet Sunayı merak eden binlerce insan o gün iskeledeydi. O gün aşırı bir emniyet tertibatı vardı. Arama tarama vs. üst düzeydeydi. Ve o gün iskele de muhteşem bir kalabalık vardı. Türk, Kürt, Bruki, Azeri, Küresinli herkes oradaydı.

Şimdi burada bir noktaya temas etmek istiyorum. O günkü kalabalığın en büyük bölümü Van’da yaşayan geçmişte burada yaşayan sonradan gelen Küresinli Vanlılardı. Onların ilgisi daha farklıydı. Çünkü o insanların İranla ayrı bir gönül bağları vardı. Hatta o yıllarda İran Şahına Şah demiyorlardı. Bir çoğu o gün Şeyhin Şah geliyor diyerek apayrı bir heyecanla iskeleye koşmuşlardı.

Derken bir de baktık ki kocaman bir gemi geldi içinden sırasıyla önce şimendifer adı sıra vagonlar belli bir noktaya gelirken beri yandan da Şah Rıza Pehlevi ve Eşi Farah Diba trende el sallarken görüldüler. Beri yanda da Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay ve Türk kafilesi de trende arzı endam edince heyecan tavan yaptı. Alkışlar ortalığı kapladı. Ve böylelikle o gün İran-Türk demiryolları birbirlerine bağlandı.

Konuşmalar yapıldı kordela kesildi ve mutlu sona bizde şahit olduk o gün orada.21 temmuz 1971 Van - Kotur hattı tamamlanarak Türk - İran demiryolu Van Feribot İskelesi ’nde düzenlenen törenle açıldı.

Türkiye-İran hattının keşfi 1935′te yapılmıştı. 21 temmuz  1971’de Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve CENTO Genel Sekreteri Turgut Menemencioğlu’nun Van’da katıldıkları törenle işletmeye açılmıştı. Demiryolu açılış töreninde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay yaptığı konuşmada; “Bugün hizmete açacağımız Türkiye-İran demiryolu sadece bölgemiz için değil Asya’yı Avrupa ile birbirine bağlaması bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır,” dedi. İran Şahı Muhammet Rıza Pehlevi de yaptığı konuşmada; “Bugün Türkiye ve İran mutlu günlerinden birisini yaşıyor. Dostumuz Türkiye ve Pakistan bu yol sayesinde yakın bağlarını daha çok birbirlerine yanaştırmış olacaklardır” dedi. Türk-İran demiryolunun açılmasıyla Tahran-Haydarpaşa tren seferleri başlamış ve PTT, Türkiye-İran demiryolu hatırası olarak özel pul ve damga kullanmıştı

1971 yılında İran-Türkiye arasındaki demiryolu ağının açılışı için Van'a gelen dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da Bayram Oteli'nde ağırlanmıştı. 1970'li yıllarda Van'daki siyasi çalışmalara katılmak üzere kente gelen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gibi siyasetçiler de Bayram Oteli'nin müdavimlerinden olmuş.

Takvimler 21 Temmuz 1971’i gösterirken herkes İskeleye İran Şahı Rıza Pehlevi ve Farah Diba iskeleye doğru gidiyorlardı. Ben de Askerdim ve izin için geldiğimde bu güzel günü yaşamak ve o anlara şahit olmak beni çok mutlu etmişti.

Hey gidi günler hey.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.