Köşe Yazıları Haber Girişi: 02.04.2022 - 21:29, Güncelleme: 02.04.2022 - 21:29

Ramazan Geldi Hoş Geldi

 

Ramazan Geldi Hoş Geldi

Van Emekli Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...
11 ayın sultanı Mah-ı Gufran Şehri Ramazan ayına kavuşmak üzereyiz. Nasip olursa Cuma günü akşam yatsıdan sonra teravih namazını kılacağız. Aynı gece sahura kalkmış ve Cumartesi günü oruçlu olmuş olacağız. Mübarek Ramazan-ı Şerif ayını diğer aylardan ayıran bazı özelliklerden bahsederek, bu ayın üstünlüğünü biraz da olsa yeniden hatırlayalım. Ramazanın ilk günüyle alakalı Ebu Hüreyre’den Allah kendisinden razı olsun rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu: "Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır ve bir çağırıcı her gece şöyle nida eder ; -Ey hayır dileyen, yaklaş. Ey kötülük dileyen, uzaklaş. Ramazanın her gecesinde Allahü Teala çok sayıda müminleri cehennemden azat eder.’’ Ramazan ayının orucu günahlara kefaret olur. Ebu Hüreyre Allah kendisinden razı olsun rivayet ettiğine göre Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam şöyle buyururdu: ‘’Beş vakit namaz, iki Cuma, iki Ramazan aralarında büyük günahlardan kaçınmak şartıyla kefaret olur’’ Kuran-ı Kerim Ramazan-ı Şerif ayında nazil olmuştur. Bilindiği üzere Peygamberimiz kendisine risalet görevi verilmeden önce Ramazan aylarında erzaklarını alarak Mekke-i Mükerreme’de bulunan Hira dağında tahannüs, yani bir nevi inzivaya çekilirdi. İşte böyle bir Ramazan ayında Hazreti Cebrail kendisine gelerek Allah’ın emriyle ona ‘’Oku’’ dedi. Efendimiz: ‘’ Ben okuma bilmem’’ cevabını verdi. Bu konuşma iki kez daha tekrarlandı. Dördüncüsünde Hazreti Cebrail Efendimizi kanatları arasına alarak sıktı ve Allah’ın emriyle mealen şu beş ayeti telkin etti. ‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.’’ (Alak 1.2.3.4.5) Bu inen ilk beş ayete dikkat edildiğinde iki defa okuma emredilmiştir. Bazı İslam alimleri birinci okumanın kainatta, alemde, evrende yaratılmış canlı cansız büyük küçük hatta en küçük mikroba varıncaya kadar okumayı kapsamaktadır. Yani Allahü Teala tarafından yoktan var edilen bütün varlıkları okumak, varlık alemini okumak. İkinci okuma ise zaman geçtikçe gündemden düşmeyen, her zaman canlı kalan insanlığın bir benzerini getirmekten aciz olduğu, milyonlarca insan tarafından ezberlenen ve sayı itibariyle milyarlarca adete ulaşan ebedi mucize olan Fatiha suresiyle başlayıp, Nas suresiyle biten, yüce Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla vahyedilen, Allah’ın muhafazası, koruması altında olan, yazılı olarak elimizde bulunan Kuran-ı Kerim. İşte Kuran-ı Kerim Ramazan ayında nazil olmuştur. Her Ramazan ayının her gecesinde (Yaklaşık 8 yıl) Hazreti Cebrail Peygamber Efendimize gelerek Kuran-ı Kerim’i karşılıklı müdarese, yani hala mükabele dediğimiz ve bu sünnet-i seniyye bütün camilerimizde, evlerimizde, Kuran kurslarımızda, dini ve hayri cemiyetlerin bulunduğu her yerde aralıksız devam etmektedir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur. ‘’İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır’’  (Bakara 185) İslam’ın beş temel esaslarından biri olan oruç ibadeti Ramazan ayına mahsustur. Peygamber Efendimizin ‘’Kim inanarak, sevabını Allahü Teala’dan umarak Ramazan orucunu tutarsa ve gecelerini ibadetle değerlendirirse onun geçmiş günahları affedilir.’’ mealindeki hadisi şerif müminler için büyük bir müjdedir. Kadir gecesi Ramazan ayının son 10 gününe mahsustur. Mali ibadetlerden sadaka-i fıtır, halk arasında fitre bu aya mahsustur. 2022 yılına ait fitre 40 tl dir. Büyük alimlerden Ahmed Faruk Sirhindi (İmamı Rabbani) hazretleri bir mektubunda kadim kitaplarda bulunan hadisi şeriflere dayanarak şöyle buyurmaktadır. ‘’ Bu ayda yapılan nafile ibadet, başka aylarda yapılan sevap yönüyle farz ibadet mesabesindedir. (Bu ibadetler ister mali, ister bedeni, ister lafzi ibadetler olsun.) Bu ayda yapılan bir farz ibadet, başka aylarda yapılan yetmiş farz ibadete sevap yönüyle muadildir.’’ Özet olarak; Allahü Teala’nın razı olduğu ve beğendiği oruç, insanlarda bulunan biyolojik, psikolojik ve sosyo psikolojik zaaflara karşı bir kalkandır. Ramazan-ı Şerif, rabbani emir ve nehiyleri ve Muhammedi ahlakı öğrenmek, tahsil etmek ve uygulama hususunda, Muhammedi bir medrese mesabesindedir. Ramazan boyunca inşallah oruç ibadeti ile ilgili yazılarımızı yazmaya devam edeceğiz. Cumanız ve akabinde idrak edeceğimiz Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun.
Van Emekli Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...

11 ayın sultanı Mah-ı Gufran Şehri Ramazan ayına kavuşmak üzereyiz. Nasip olursa Cuma günü akşam yatsıdan sonra teravih namazını kılacağız. Aynı gece sahura kalkmış ve Cumartesi günü oruçlu olmuş olacağız.

Mübarek Ramazan-ı Şerif ayını diğer aylardan ayıran bazı özelliklerden bahsederek, bu ayın üstünlüğünü biraz da olsa yeniden hatırlayalım.

  1. Ramazanın ilk günüyle alakalı Ebu Hüreyre’den Allah kendisinden razı olsun rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu: "Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır ve bir çağırıcı her gece şöyle nida eder ; -Ey hayır dileyen, yaklaş. Ey kötülük dileyen, uzaklaş. Ramazanın her gecesinde Allahü Teala çok sayıda müminleri cehennemden azat eder.’’
  2. Ramazan ayının orucu günahlara kefaret olur. Ebu Hüreyre Allah kendisinden razı olsun rivayet ettiğine göre Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam şöyle buyururdu: ‘’Beş vakit namaz, iki Cuma, iki Ramazan aralarında büyük günahlardan kaçınmak şartıyla kefaret olur’’
  3. Kuran-ı Kerim Ramazan-ı Şerif ayında nazil olmuştur. Bilindiği üzere Peygamberimiz kendisine risalet görevi verilmeden önce Ramazan aylarında erzaklarını alarak Mekke-i Mükerreme’de bulunan Hira dağında tahannüs, yani bir nevi inzivaya çekilirdi. İşte böyle bir Ramazan ayında Hazreti Cebrail kendisine gelerek Allah’ın emriyle ona ‘’Oku’’ dedi. Efendimiz: ‘’ Ben okuma bilmem’’ cevabını verdi. Bu konuşma iki kez daha tekrarlandı. Dördüncüsünde Hazreti Cebrail Efendimizi kanatları arasına alarak sıktı ve Allah’ın emriyle mealen şu beş ayeti telkin etti.

‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.’’ (Alak 1.2.3.4.5)

Bu inen ilk beş ayete dikkat edildiğinde iki defa okuma emredilmiştir. Bazı İslam alimleri birinci okumanın kainatta, alemde, evrende yaratılmış canlı cansız büyük küçük hatta en küçük mikroba varıncaya kadar okumayı kapsamaktadır. Yani Allahü Teala tarafından yoktan var edilen bütün varlıkları okumak, varlık alemini okumak. İkinci okuma ise zaman geçtikçe gündemden düşmeyen, her zaman canlı kalan insanlığın bir benzerini getirmekten aciz olduğu, milyonlarca insan tarafından ezberlenen ve sayı itibariyle milyarlarca adete ulaşan ebedi mucize olan Fatiha suresiyle başlayıp, Nas suresiyle biten, yüce Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla vahyedilen, Allah’ın muhafazası, koruması altında olan, yazılı olarak elimizde bulunan Kuran-ı Kerim. İşte Kuran-ı Kerim Ramazan ayında nazil olmuştur. Her Ramazan ayının her gecesinde (Yaklaşık 8 yıl) Hazreti Cebrail Peygamber Efendimize gelerek Kuran-ı Kerim’i karşılıklı müdarese, yani hala mükabele dediğimiz ve bu sünnet-i seniyye bütün camilerimizde, evlerimizde, Kuran kurslarımızda, dini ve hayri cemiyetlerin bulunduğu her yerde aralıksız devam etmektedir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur.

‘’İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır’’  (Bakara 185)

  1. İslam’ın beş temel esaslarından biri olan oruç ibadeti Ramazan ayına mahsustur. Peygamber Efendimizin ‘’Kim inanarak, sevabını Allahü Teala’dan umarak Ramazan orucunu tutarsa ve gecelerini ibadetle değerlendirirse onun geçmiş günahları affedilir.’’ mealindeki hadisi şerif müminler için büyük bir müjdedir.
  1. Kadir gecesi Ramazan ayının son 10 gününe mahsustur.
  1. Mali ibadetlerden sadaka-i fıtır, halk arasında fitre bu aya mahsustur. 2022 yılına ait fitre 40 tl dir.

Büyük alimlerden Ahmed Faruk Sirhindi (İmamı Rabbani) hazretleri bir mektubunda kadim kitaplarda bulunan hadisi şeriflere dayanarak şöyle buyurmaktadır. ‘’ Bu ayda yapılan nafile ibadet, başka aylarda yapılan sevap yönüyle farz ibadet mesabesindedir. (Bu ibadetler ister mali, ister bedeni, ister lafzi ibadetler olsun.) Bu ayda yapılan bir farz ibadet, başka aylarda yapılan yetmiş farz ibadete sevap yönüyle muadildir.’’

Özet olarak; Allahü Teala’nın razı olduğu ve beğendiği oruç, insanlarda bulunan biyolojik, psikolojik ve sosyo psikolojik zaaflara karşı bir kalkandır. Ramazan-ı Şerif, rabbani emir ve nehiyleri ve Muhammedi ahlakı öğrenmek, tahsil etmek ve uygulama hususunda, Muhammedi bir medrese mesabesindedir.

Ramazan boyunca inşallah oruç ibadeti ile ilgili yazılarımızı yazmaya devam edeceğiz. Cumanız ve akabinde idrak edeceğimiz Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.