Güncel Haber Girişi: 14.04.2016 - 19:10, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:21

PKK İngiltere'de azerilere saldırdı

 

PKK İngiltere'de azerilere saldırdı

PKK'nın Kürtleri savunan bir örgüt olmadığını cümle alem biliyor. Kandırılmış ve beyni yıkanmış kürtler hariç… PKK Kürtleri koruyan değil yalnızca Kürt gençlerini kullanan bir örgüttür. Bir çok yakın akrabalarımızda bu yanılgının içindedirler. Umarım en kısa zamanda doğruyu görürler…
Ermenilerin ASALA diye bir terör örgütü vardı. Bu terör örgütü ülkemizde bir kaç terör eylemi yaptı. Avrupada görevli bulunan onlarca büyükelçimizi ve büyük elçilikte görevli vatandaşlımızı katletti. Ancak devletimizin kararlı tedbirleriyle, örgütün liderleri ve önemli militanları yok edildi. Bunlar Türk Devleti ile baş edemeyeceklerini anladılar. Örgütlerinin faaliyetlerini askıya aldılar. Sesleri solukları kesildi. ASALA’nın görevini PKK’ya devrettiler. ASALA genellikle Ermeni gençlerinden oluşan bir örgüttü. PKK Ermeniler için bulunmaz bir fırsattı. Bu fırsatı iyi bir şekilde değerlendiren Ermeniler, PKK ile anlaştılar. Bir söylentiye göre her PKK militanına beş bin dolar maaş ödemeyi taahhüt ettiler. PKK’ya Kürt makyajı yaparak örgütsel faaliyetlerini sürdürdüler. Ancak PKK her ne kadar da Kürt makyajı ile gizlense de bir Ermeni örgütü olarak görev yapmaya devam etti. Doğu ve Güney doğuda Devletin Kürtlere ilişkin 80 yıl yürüttüğü yanlış politika nedeni ile Kürtlerin haklı tepkilerini PKK çok iyi kullanarak Türk Devleti düşmanlığına dönüştürmeyi başardı.  Devlet, 80 yıl gibi uzun bir süre Kürtleri adam yerine koymamış, Kürt diye bir varlığı kabullenmemiş, bu ülkede yaşayan herkes Türktür diyerek Türkten başka millet kabullenmemiştir. Kürtçe konuşmayı yasaklamış, Kürdüm diyeni yargılamış, hapse atmış, eğitim götürmemiş, hizmet götürmemiş;  vergisini almış, askere almış, iş yok, Aş yok, Yol yok, Okul yok,  kelimenin tam anlamı ile çifte standart uygulamış… Böyle bir topluluğun gençlerini örgütleyen bir PKK çıkıyor ve o gençlere Türkiye devletinin yaptığı haksızlıkları anlatıyor ve onlara gelin birlikte mücadele ederek haklarımızı alalım diyerek gençleri bünyesine katıyor. Bölgede PKK için önemli bir potansiyel mevcuttur. PKK bu potansiyeli çok iyi şekilde değerlendirmiştir. On binlerce Kürt gencini bünyesine katmıştır. Örgüte katılanların, örgütten ayrılmaları mümkün değildir. Ayrılmak isteyenler derhal öldürülür. Giren bir daha çıkamaz. Örgütte kaldıkları süre içinde beyin yıkama yöntemi kullanarak yarı robot hale getirerek istedikleri eylemi yaptırabilme gücüne ulaşıyorlar. Son on yılda Kürtler Devletimizin birinci sınıf vatandaşı olarak kabul edilmiş, kendi dillerini diledikleri gibi kullanarak, Radyo, Televizyon, Dergi, Gazete gibi yayınları özgürce çıkarabilme imkanına kavuşmuşlardır. Kürtlerin tüm istekleri Devletimizce karşılanmıştır. Bölgeye her türlü hizmet ulaştırılmıştır. Bu kez PKK gerçek yüzünü göstermeye başlamıştır. Hizmetleri engellemiş. Okulları yakmış. İş makinalarına el koymuş. Havaalanı çalışmalarını engellemiş. Fabrika yapımlarına izin vermemiş. Yol ve köprü geçişlerini imha etmiş. Hiç bir hizmeti kabul etmemiş. Bölge halkını korku tüneli içine sokarak istediği her şeyi bölgede yaptırmaya muktedir hale gelmiştir. Bölgede Paralel bir Devlet yapısı oluşturmuş ve Türk Devletini göstermelik Devlet konumuna düşürmüştür. Her il ve ilçede güçlü bir şekilde örgütlenenerek ülkenin her yerini cephanelik haline dönüştürmüştür. Seçimlerde korku yöntemi kullanarak yerel yönetimlerin büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Belediyelerin her türlü imkanlarını kendi amaçları doğrultusunda kullanmışlardır. En büyük destekçileri ise Devlette egemen olan FETO terör örgütüdür. Bu örgütün desteği ile savaşın her koşulunu yerine getiren yapıyı oluşturmuşlardır. Bunların diğer destekçileri ise Amerika, Rusya, Avrupanın bir çok ülkesi ile İsrail ve İran’dır. Bölgede halkın büyük bir bölümünü de silahlandıran PKK, ağababalarının talimatı ile 6-7 Ekim olaylarını başlattılar. 50 insanın ölümü ile sonuçlanan girişim, bir iç savaş  provası niteliğindeydi. Bu provadan sonra bu işi bitirebileceklerine kesinlikle inandılar. Haziran seçimlerinden sonra da eyleme başladılar. Sert kayaya çarpınca geri adım da atamadılar. Tüm güçlerini kullandılar. Bölge halkını iç savaşa zorladılar. Bölge halkı istenilen desteği vermeyince, asker ve polisle birlikte vatandaşları da öldürmeye başladılar. Tüm güçlerini kullanarak savaşı sürdüren PKK şu anda bitme noktasına gelmiştir. Bölge halkı bunların çirkin yüzünü görerek verdikleri destekten vaz geçtiler. Şu anda bölge halkı Devletle birlikte olmaya başlamıştır.  Bunların kökünün kazınmasını istemektedirler. Bu örgüt, mağlubiyetin verdiği hırçınlıkla her yere saldırmaktadır. Hatırlayalım! Almanya’da Türk vatandaşları Türkiyedeki terör olaylarını protesto etmek amacı ile bir yürüyüş düzenlemişlerdi. PKK’lılar yürüyüş yapan Türklere saldırdılar. İngiltere’de Azeriler Ermeni Büyükelçiliğinin önüne siyah çelenk koymaya giderken PKK’lıların saldrılarına uğradılar. Artık gerçek ve kirli yüzlerini gizlemiyorlar. Ermeni örgütü olduklarını yaptıkları eylemleriyle ispatlıyorlar. Bu Ermeni teşkilatının Kürtlerin de Türklerin de düşmanı olduğunu bölge halkının büyük bir bölümü öğrendi. Bundan sonra Kürtlerden destek göremeyecekler. Allah ülkemizi kötülerin şerrinden korusun. Her şerde bir hayır vardır. Bu şer örgütü, şimdiye kadar Kürtlerin temsilcisi gibi görmekteydi kendisini. Kürtlerin ve Türklerin düşmanı olduğunu, son zamanda yaptığı eylemlerle açıkca göstermiş oldu. Kürt halkı bu Ermeni çetelerinin gerçek yüzünü gördü. Bundan böyle bu çete elemanları Kürtlerin içinde yaşayabilme imkanı bulamayacaklardır. Bunlara sempati duyanların da yanıldıklarını anlayacaklarından kesinlikle kuşku duymamaktayım. Bu yanılgı içinde bulunan kardeşlerimizin bir an önce bu yapıdan kurtulmalarını yüce Allahtan dilerim. Saygılarımla…
PKK'nın Kürtleri savunan bir örgüt olmadığını cümle alem biliyor. Kandırılmış ve beyni yıkanmış kürtler hariç… PKK Kürtleri koruyan değil yalnızca Kürt gençlerini kullanan bir örgüttür. Bir çok yakın akrabalarımızda bu yanılgının içindedirler. Umarım en kısa zamanda doğruyu görürler…

Ermenilerin ASALA diye bir terör örgütü vardı. Bu terör örgütü ülkemizde bir kaç terör eylemi yaptı. Avrupada görevli bulunan onlarca büyükelçimizi ve büyük elçilikte görevli vatandaşlımızı katletti. Ancak devletimizin kararlı tedbirleriyle, örgütün liderleri ve önemli militanları yok edildi. Bunlar Türk Devleti ile baş edemeyeceklerini anladılar. Örgütlerinin faaliyetlerini askıya aldılar. Sesleri solukları kesildi. ASALA’nın görevini PKK’ya devrettiler. ASALA genellikle Ermeni gençlerinden oluşan bir örgüttü. PKK Ermeniler için bulunmaz bir fırsattı. Bu fırsatı iyi bir şekilde değerlendiren Ermeniler, PKK ile anlaştılar. Bir söylentiye göre her PKK militanına beş bin dolar maaş ödemeyi taahhüt ettiler.

PKK’ya Kürt makyajı yaparak örgütsel faaliyetlerini sürdürdüler. Ancak PKK her ne kadar da Kürt makyajı ile gizlense de bir Ermeni örgütü olarak görev yapmaya devam etti. Doğu ve Güney doğuda Devletin Kürtlere ilişkin 80 yıl yürüttüğü yanlış politika nedeni ile Kürtlerin haklı tepkilerini PKK çok iyi kullanarak Türk Devleti düşmanlığına dönüştürmeyi başardı.

 Devlet, 80 yıl gibi uzun bir süre Kürtleri adam yerine koymamış, Kürt diye bir varlığı kabullenmemiş, bu ülkede yaşayan herkes Türktür diyerek Türkten başka millet kabullenmemiştir. Kürtçe konuşmayı yasaklamış, Kürdüm diyeni yargılamış, hapse atmış, eğitim götürmemiş, hizmet götürmemiş;  vergisini almış, askere almış, iş yok, Aş yok, Yol yok, Okul yok,  kelimenin tam anlamı ile çifte standart uygulamış…

Böyle bir topluluğun gençlerini örgütleyen bir PKK çıkıyor ve o gençlere Türkiye devletinin yaptığı haksızlıkları anlatıyor ve onlara gelin birlikte mücadele ederek haklarımızı alalım diyerek gençleri bünyesine katıyor. Bölgede PKK için önemli bir potansiyel mevcuttur. PKK bu potansiyeli çok iyi şekilde değerlendirmiştir. On binlerce Kürt gencini bünyesine katmıştır.

Örgüte katılanların, örgütten ayrılmaları mümkün değildir. Ayrılmak isteyenler derhal öldürülür. Giren bir daha çıkamaz. Örgütte kaldıkları süre içinde beyin yıkama yöntemi kullanarak yarı robot hale getirerek istedikleri eylemi yaptırabilme gücüne ulaşıyorlar.

Son on yılda Kürtler Devletimizin birinci sınıf vatandaşı olarak kabul edilmiş, kendi dillerini diledikleri gibi kullanarak, Radyo, Televizyon, Dergi, Gazete gibi yayınları özgürce çıkarabilme imkanına kavuşmuşlardır.

Kürtlerin tüm istekleri Devletimizce karşılanmıştır. Bölgeye her türlü hizmet ulaştırılmıştır. Bu kez PKK gerçek yüzünü göstermeye başlamıştır. Hizmetleri engellemiş. Okulları yakmış. İş makinalarına el koymuş. Havaalanı çalışmalarını engellemiş. Fabrika yapımlarına izin vermemiş. Yol ve köprü geçişlerini imha etmiş. Hiç bir hizmeti kabul etmemiş. Bölge halkını korku tüneli içine sokarak istediği her şeyi bölgede yaptırmaya muktedir hale gelmiştir.

Bölgede Paralel bir Devlet yapısı oluşturmuş ve Türk Devletini göstermelik Devlet konumuna düşürmüştür. Her il ve ilçede güçlü bir şekilde örgütlenenerek ülkenin her yerini cephanelik haline dönüştürmüştür. Seçimlerde korku yöntemi kullanarak yerel yönetimlerin büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Belediyelerin her türlü imkanlarını kendi amaçları doğrultusunda kullanmışlardır. En büyük destekçileri ise Devlette egemen olan FETO terör örgütüdür. Bu örgütün desteği ile savaşın her koşulunu yerine getiren yapıyı oluşturmuşlardır. Bunların diğer destekçileri ise Amerika, Rusya, Avrupanın bir çok ülkesi ile İsrail ve İran’dır.

Bölgede halkın büyük bir bölümünü de silahlandıran PKK, ağababalarının talimatı ile 6-7 Ekim olaylarını başlattılar. 50 insanın ölümü ile sonuçlanan girişim, bir iç savaş  provası niteliğindeydi. Bu provadan sonra bu işi bitirebileceklerine kesinlikle inandılar. Haziran seçimlerinden sonra da eyleme başladılar. Sert kayaya çarpınca geri adım da atamadılar. Tüm güçlerini kullandılar. Bölge halkını iç savaşa zorladılar. Bölge halkı istenilen desteği vermeyince, asker ve polisle birlikte vatandaşları da öldürmeye başladılar. Tüm güçlerini kullanarak savaşı sürdüren PKK şu anda bitme noktasına gelmiştir. Bölge halkı bunların çirkin yüzünü görerek verdikleri destekten vaz geçtiler. Şu anda bölge halkı Devletle birlikte olmaya başlamıştır.  Bunların kökünün kazınmasını istemektedirler. Bu örgüt, mağlubiyetin verdiği hırçınlıkla her yere saldırmaktadır.

Hatırlayalım! Almanya’da Türk vatandaşları Türkiyedeki terör olaylarını protesto etmek amacı ile bir yürüyüş düzenlemişlerdi. PKK’lılar yürüyüş yapan Türklere saldırdılar. İngiltere’de Azeriler Ermeni Büyükelçiliğinin önüne siyah çelenk koymaya giderken PKK’lıların saldrılarına uğradılar. Artık gerçek ve kirli yüzlerini gizlemiyorlar. Ermeni örgütü olduklarını yaptıkları eylemleriyle ispatlıyorlar.

Bu Ermeni teşkilatının Kürtlerin de Türklerin de düşmanı olduğunu bölge halkının büyük bir bölümü öğrendi. Bundan sonra Kürtlerden destek göremeyecekler. Allah ülkemizi kötülerin şerrinden korusun.

Her şerde bir hayır vardır. Bu şer örgütü, şimdiye kadar Kürtlerin temsilcisi gibi görmekteydi kendisini. Kürtlerin ve Türklerin düşmanı olduğunu, son zamanda yaptığı eylemlerle açıkca göstermiş oldu. Kürt halkı bu Ermeni çetelerinin gerçek yüzünü gördü. Bundan böyle bu çete elemanları Kürtlerin içinde yaşayabilme imkanı bulamayacaklardır. Bunlara sempati duyanların da yanıldıklarını anlayacaklarından kesinlikle kuşku duymamaktayım. Bu yanılgı içinde bulunan kardeşlerimizin bir an önce bu yapıdan kurtulmalarını yüce Allahtan dilerim.

Saygılarımla…

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.