Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

BİR ZAMAN (1)

ÜMİT KAYAÇELEBİ

Torunum Alp Berkay’a

Bebecik gözlerini açtığı anda

Feryat figan ağlar bir zaman

Kulağına ezan okunduğunda

Dünyaya geldiğini anlar bir zaman.

..

Cibinliğiyle hemen beşik kurulur

Yastığın altına Mushaf konulur

Anne, babaya göz aydını verilir

Kırk bir kere maşallah derler bir zaman.

Kundak devri biter dişleri çıkar

Dili açılır ardından ayağa kalkar

Annesi nazar için üzerlik yakar

Hane halkı üstüne titrer bir zaman.

Oğlan çocuğu bu sığmaz ele avuca

Fırfıra çevirir sokağa çıkınca

Hemen peşine verir bir top bulunca

Sokakta koşturur durur bir zaman..

Mektebe gider yedi olunca yaşı

Yazılı, sözlü, ev ödevi uğraşı

Tommiks, Teksas olmuştur arkadaşı

Çocuk gizli gizli okur bir zaman.

Orta Mektebe başlar on ikisinde

Bilya oynar, çember çevirir mehlesinde

Bakarsın bir paket sigara cebinde

Anadan babadan gizli içer bir zaman…

..

Bıyıklar terleyince azar ne çare

Kahveye, kafeye takılır bir süre

Zavallı anne, baba düşmüştür derde

Pencerede yolunu bekler bir zaman.

..

Lise çağında başlar aşk ile sevda

Sıkı sıkıya takip edilir moda 

Delikanlı nerde aş dımbılbaş orda

Kendini Tarık Akan sanır bir zaman.

..

Davul zurna ile gider askere

Karavana Yıkamaktır tek çare 

Hayırlısıyla alır gelir teskere

Anne, baba kadrini bilir bir zaman.

..

Bu oğlanı artık baş göz edelim

Ali Babanın kızını isteyelim

Maksimde de düğün verelim

Evinin yolunu bilir bir zaman

..

Oğlan evliler kervanına karıştı

Çok şükür muradına ulaştı

Bir yıl sonra bebe ayağına dolaştı

Geceleri çok zor uyur bir zaman.

..

Çocuklar çoğaldı kesildi nefes

Bizim babacıkta kalmadı heves

Durmadan bir şeyler istiyor herkes

Loto oynar, piyango alır bir zaman.

..

Daha kırkında bükülmüştür beli

Bembeyaz olmuştur saçlarının teli

Maaş yetmiyor perişandır ahvali

Kız tutturmuş çeyiz ister bir zaman.

..

Yaş kırk beş lakin dedelere olmuş eş

Ağzında da doğru düzgün kalmamış diş

Pek hayra alamet değil bu gidiş

Mide ağrıları da azar bir zaman.

..

Oğlanlar evlendi, kızlarda gitti

Babacıkta borçtan tükendi bitti

Derken altmış yaş geldi de çattı

Sözde ikinci bahar yaşar bir zaman.

..

Dün genç adamdı şimdi oldu beybaba

Geçmişte gelmiyor hesap kitaba

Artık anlamıştır boşmuş bu kadar çaba

Sakal bırakır camiye gider bir zaman.

..

Altmış beş, altmışaltı ve oldu yetmiş

Seneler günahlarla tükenmiş bitmiş

Azrail de çok yakınına gelmiş

Tövbe estağfurullah çeker bir zaman.

..

Derken yetmiş de geçti ey dede

Çocukluk, gençlik de kaldı geride

Sayılı gün bitti dolmuştur vade

Bu fani dünyadan göçer bir zaman.

..

Er kişi niyetine namaza durulur

Dost ve ahbaplardan saf kurulur

Derken efendim dört kolluya konulur

Ruhuna el Fatiha denir bir zaman

Mavi Şehrin Kalemleri

DÜNYA BOŞTUR 

NAZMİ SARAÇOĞLU

Başı bahar, sonu kıştır 

İnan gardaş dünya boştur 

Sonu gelmez bir yarıştır

İnan gardaş dünya boştur 

 

Bazen rüya, bazen düştür 

Bazen bir anlık gülüştür 

Elde durmaz uçan kuştur 

İnan gardaş dünya boştur 

 

Boş bir çaba boş bir iştir

Hepi topu bir karıştır 

Kolay  savaş  zor barıştır

İnan gardaş dünya boştur

 

Bazen taştan sert bir döştür 

Avaz avaz haykırıştır 

Son zamanda gözde yaştır 

İnan gardaş dünya boştur 

 

Teneşirde soğuk duştur 

Musallada düz duruştur 

En son mezara varıştır 

İnan gardaş dünya boştur 

Vallah gardaş dünya boştur 

Mavi Şehrin Kalemleri

YALANCIDIR HEP AYNALAR

RIDVAN ŞENSEVER 

Şehir suskun hece suskun

 Gece suskun,

Hava puslu karanlığa oynaşı

Gam dediğin dünya yükü 

Taşı ha taşı,

Boşuna be yüreğim 

Yutkun ha yutkun.

Su aktımı bilmez susmayı,

Alır aklımı hiç yere,

Vururum kendimi yerden yere...

Şöyle gönlüme ufak bir dokun.

Ne çok önemsedik iğnenin yıldızını,

Göremedik göğsümüzün üstünde,

Çiçekler kadar yıldızları,

Ne denizde yakamoz ,

Ne ılık poyrazları,

Aklımızda kalan,

Sessiz kumlarda dört nala savrulan

Atların kısrakları atların kısrakları...

Zamanı biz mi çaldık 

Zaman mı bizden çaldı ,

Pek de anlayamadık .

Belki de o yalancı aynalara aldandık.

Babamın çok sevdigi bir şarkısı vardı hani..

Bir salkım Söğüt altında dinlediğim,

Biraz işte  ondan lezzet aldık ,

Kendimiz bir keman nağmesine 

Bir ud sesine hastalandık .

Uykusuzluk ne gezer?

Dolan dolan dolanırım Gesi bağlarında,

Bir gider bir gelirim,

Türkü ile şarkı arasında,

Kürdilihicazkâra demir atarım.

Babamı yad eder anarım.

Yalancıdır hep aynalar 

Gir gönlüme gör kendini,

Gerçek yüzün bir ben de var,

Gir gönlüme gör kendini...

15.05.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

TÜKENDİM

SUNA YANAR ÇİLEM

Bir meczup misali düştüm yollara,

Aşılmaz dağları aştım tükendim. 

Felek koydu beni haldan hallara,

Gâhi hayâl gâhi düştüm tükendim,

Hasretin od'uyla piştim tükendim

Türlü meşekkati cana yük ettim,

Ömrümü uğrunda boşa tükettim

Ne yaptımda bu azabı hak ettim,

Dost bilip ardından koştum tükendim, 

Hak bildiğim yoldan şaştım tükendim

Pervaneler gibi muma çevirdim

Ulu çınar idim düştüm devrildim

Harman oldum aksi yöne savruldum,

Durgun çaylar gibi coştum tükendim

Topraktım tükendim, taştım tükendim

 

Soyka dünya baştan sona masaldın,

Bana ne verdiysen hep geri aldın.

Ah edip ağlarken sen düğün çaldın,

Yâr uğruna bir meyhoştum tükendim

Sanmaki ben bir ayyaştım tükendim 

Suna’m, dert eyleme; Allah biliyor,

Sabri karar göz yaşımı siliyor

Gönül yaratandan rahmet diliyor

Kendi mezarımı eştim tükendim,

Yâr başında yazma, şeştim tükendim.

15.04.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

SU GİBİ HAYATSIN

ÇİĞDEM ÇİMEN

Gökleri süsleyen şahin bakışlım,

Yüzün bir aynadır yıldıza, aya.

Ruhuma işlenen hilal nakışlım,

Dilerim Hak’tan ki düşme cefaya.

 

Bilirsin severim yürekten seni,

Gamınla kavrulur, duman olurum.

Özlerim her gece sıcak buseni,

Canına can katar, sende dururum.

 

Gönlümün kalemi hep seni yazar,

Kifayetsiz kalır cümleyle cüzüm.

Adını sayıklar, göklere kazar;

Geceme sığmazsın, dolar gündüzüm.

 

Su gibi hayatsın yüreğe akan,

Yeşeren yaprağım, ben olsam dalın.

Öteden gelip de gözüme bakan,

Önünde eğilir öptüğün alın.

 

Sen varsan neşemle titrer her yanım,

Gözümden akmasın yaşlar ne olur.

Helaldir uğruna dökülen kanım,

Güneşim seninle doğar, kaybolur.

Mavi Şehrin Kalemleri

YAZ BANA DİYORDU

CENGİZ ÇELİK

Aldım kalemi elime

Kağıt yaz bana diyordu

Adan zeye her kelime

Ağıt yaz bana diyordu

 

İlhamın gelmese bile

Hile yap şiire hile

Karalayıp sile sile 

Dağıt yaz bana diyordu

 

Çok erkenden bunayarak

Yüreğini sınayarak

Aklı fikri kınayarak

Öğüt  yaz bana diyordu

 

Boş ver lügatı şaşkını

Görme  gözleri taşkını

Acemi olan aşkını

Eğit yaz bana diyordu

 

Yar hayaline dalınca

Rüyanda haber salınca

Cengiz koş bana halınca

Seğirt yaz bana diyordu

29.05.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

KIRGINIM ÇOK 

HAVVA UYSAL

Bırak ki kalayım ıssız çölümde 

Vur kırılmadık yer yok gönlümde 

Saçıma yıldız talacak yok ömrümde 

Adımda silinsin izimde kalmasın 

 

Hatırlarımı dolduruyorum kuyuya 

Emek yok gibi yazı yazmışım suya 

Üç günlük dünyada bitecek bir rüya 

Adımda silinsin izimde kalmasın 

 

Şefkat eli okşamaz kızıl saçlarımı

Çelikten ok çarpıyor kan kızıl bağrımı 

Kara kar yağmış buz tuttumuş dağlarıma 

Adımda silinsin izimde kalmasın

Mavi Şehrin Kalemleri

KOLAY OLSA UNUTURDUM

ŞAHİNDE BAŞPINAR

Unut diyorum gönlüme

Çekme yeter bu kadar acı

Dinlemiyor hiç sözümü

Üzülüp kahrolacağım biliyorum

Ama olsun diyorum

Senin için acı çekmek ibadet

Ben hep yazacağım böğle

Zaman zaman çaresizce

Biliyorum yağmur olacak göz yaşlarım

Korkardım hep çekip gitmenden

Delicesine özlemekten belki

Vaz geçemiyorum senden hayallerimden

Sen okuya bilseydin yazdıklarımı konuşamazdın

Anlata bilseydim sana kendimi

Boğazında düğümlenirdi sözcükler

Ağlardın biliyorum benim gibi sende

Ne kadar zorlasam da acıyan yüreğimi

Görmese konuşmasa da hiç seni 

Vaz geçmiyor gönlüm senden hayallerimden

Kolay olsa unuturdum hiç düşünmeden

Kolay olsa unuturdum unuturdum hiç düşünmeden

Bakmadan Geçme