ÜRKEK SERİNLİK
YUSUF KAZAK
Sabahın ürkek serinliği var yanaklarında
Gölgelerin altında uyuklayan mucize
Aşkımı öğütecek değirmen var şakaklarında
Kalbimi tutam tutam serpmek istediğim…
Nergis kokulu umut var teninde;
Nisanla mayısı el ele tutuşturan
Çocukları her sabah erken kaldıran sevinç var,
Beni kocamış rüyalardan uyandıran…
Sazlıklardaki ördeklerin dansı var yürüyüşünde
Oldukça nazlı ve havadar
Leyleklerin, yavrularına şefkati var gülüşünde
Beni gurbet ellerden kurtaran…
Saçlarında omuzlarımın izi var
Dutların lekelerinden bile daha silinmez
Ömrümde ömrünün izleri var
Ölümden fersah fersah uzak…
ELVEDA DEME
ŞÜKRÜ ÇANKU
Hiç zamanı değil çekip gitmenin
Ne anlamı kalır candan sevmenin
Hani nerde kaldı büyük yeminin
Bana küs küs ama elveda deme
Parmak uçlarına basıp bir gece
Dilersen bir daha bakma geriye
Ayak izin kalsın bana hediye
Sessizce git ama elveda deme
Vedanın yükünü taşıyamam ben
Sensiz bir hayata alışamam ben
Mutlaka gitmeye karar verdiysen
Arkanı dön ama elveda deme
Bırak bu inadı daha sürdürme
Aşkın ateșini birden söndürme
Göğüs kafesimi çöle döndürme
Kızarak git ama elveda deme
Saman alevisin belki sönersin
Kızgınlığın biter geri dönersin
Kim bilir belki de tekrar seversin
Küserek git ama elveda deme
Yeter ayrılığı dile getirme
Ömür defterimi kapatıp dürme
Beni Azrail’le yüz göz ettirme
Ölümü gör ama elveda deme
7 Nisan 2026
HAKİM BEY
HAVVA KESKİN
Bana soruyorsan şikayetçiyim,
Ansızın kapımı çaldı Hakim bey,
Ar sızmış hırsızmış nerden bileyim,
Gönlüme habersiz daldı Hakim bey,
Baktım ki siması bana yabancı,
Ben aşkım –aşkım ben diyor yalancı
Takıldı gözlerim tuttu bir sancı
Baktı yüreğimi deldi Hakim bey
Bilmezdim adını anmazdım amma,
Ben bu ateşlerde yanmazdım amma,
Aşkına meşkine kanmazdım amma,
Aklımı başımdan aldı Hakim bey
Hüzünle kederi bir gün bitmiyor,
Derdimi demeye dilim yetmiyor,
Ben git diyemedim o da gitmiyor,
O gün bu gün bende kaldı Hakim bey.
Zavallı gönlüme geceme çöken,
Karanlık geceye hüsranı eken,
Sevgiden sevdadan bi haber iken,
Benim aklımı bu çeldi Hakim bey.
Oysa bu hallere haşa gelmezdim,
Gördüğüm her yüze hemen gülmezdim,
Ben sıladan gayrı mekân bilmezdim
İşte bu AŞK çöle saldı Hakim bey.
22.09.2020 İZMİR
TOPRAĞIMDAN ALIN
TUBA DEVRİM (GÜLCE &DEVRİ)
Bir gün ben ölürsem öylece gömün
Kuşlar gelsin gözüm açık gitmesin
Toprağımdan alın sormayın kimin
Düşler kalsın gözüm açık gitmesin
Öksüzüm hastayım uzak diyarda
Yakınlarım hepsi aynı ayarda
Sahipsiz mezara onlar koyar da
Taşlar örün gözüm açık gitmesin
Gamlı yüreğimde sonsuz acıyla
Gençliğin özlemi rabbın tacıyla
Vicdanın sızlerken gömün sancıyla
Başlar vefa gözüm açık gitmesin
Esen rüzgar selam getirsin deyin
Melekler cennete götürsün deyin
Dua ile seni yatırsın deyin
Yaşlar aksın gözüm açık gitmesin
Gülce yaşamadı huzur bulmadı
Bu hayatta birgün yüzü gülmedi
Kimse neden kadir kıymet bilmedi
İşler bitsin gözüm açık gitmesin
BU SEVDA
DERYA ŞEN
Daha fazla saklayamam ben bunu
İçimde tutuşup yandı bu sevda
Sevdik ama bilemedik sonunu
Bir ömür yaşanır sandı bu sevda
Üstüme yıkıldı umut dağları
Erkenden bozuldu gönül bağları
Kader önümüze ördü ağları
Oysa cananına candı bu sevda
Çıktığım yolların sonu sen oldun
Bazı güller açtın bazı da soldun
Sen benim ömrüme bir uzun yoldun
Söylenen yalana kandı bu sevda
Yeniden doğarım kendi külümden
Adın hiç düşmüyor anla halimden
Geçerken bir kere tutsan elimden
Sen yolcuydun sana handı bu sevda
Yüreğime sığmıyor ki duygular
Gözlerime haram oldu uykular
Huzurun yerini aldı korkular
Yaşanan çok güzel andı bu sevda
Bakışlarım arar oldu yüzünü
Söz verdin de tutamadın sözünü
Gönlüme doldurdun aşkın közünü
Yanağımdan sızan kandı bu sevda
07.04.2026
ADRESİM SENSİN
ÖZCAN KIYICI
Seninle geçen zaman,
Koskoca bir ömür…
Belki de kısacık bir an.
Ektiğin fidanlar ağaç oldu.
İçimde koskoca bir orman…
.
Kimi zaman güneş gibiydin.
Yağmur gibiydin kimi zaman.
Her zaman ayakları yere basan,
Bir de boyundan büyük sevdan.
.
An geldi kayboldum kendi yalnızlığımda.
An geldi karardı dünyam.
Yüreğin her zaman sığındığım,
Üstelik de güvenli bir liman…
Erkekler ağlamaz derler ya
Bu kimin umurunda ki…
Yakama yapışınca tarifsiz acılar,
Umutsuzluk sarınca benliğimi,
Peş peşe sıralandığında elem, hasret, keder…
Sen;
Yaşama umudum, hayata tutunuşum, kendimi buluşum…
Sen, adresim…
Bahar ne zaman gelir, yaz ne zaman biter,
Bilemedim yanında.
Kış ayazı dondururmuş, dökülürmüş yapraklar sonbaharda.
Ne hayallerim üşüdü, ne de döküldü yapraklarım.
Bunca zaman geçti yanında,
Nasıl geçti hâlâ anlamadım.
VAR MI?
ÖZCAN KARTAL
Şu sevdanın çilesini,
Bilen var mı, bilen var mı?
Kanlı akan, göz yaşını,
Silen var mı, silen var mı?
Maşuğun çoktur hilesi.
Bitmez aşığın çilesi.
Dertlidir, gelmez gülesi.
Gülen var mı, gülen var mı?
İnsanca, kırıp dökmeden,
Gönlü güzele akmadan,
Bu dünyada dert çekmeden,
Ölen var mı, ölen var mı?
Aşıksan çekersin zârı.
Göze gelmez, dünya varı.
Kalbi kalbe uyan yârı,
Bulan var mı, bulan var mı?
Bozma kalbin yapısını.
Bırak dünya tapusunu.
Çıkarsız, dost kapısını.
Çalan var mı, çalan var mı?
Çoğu çalar, emeğini,
Zehir eder, yemeğini,
Karşılıksız ekmeğini,
Bölen var mı, bölen var mı?
Doldurmadan miyadını.
Hakka dön, kır inadını.
Şu dünyadan muradını,
Alan var mı, alan var mı?
Aşkı bulan malı neyler?
Maşuk ile gönlün eyler,
Özcan gördüğünü söyler,
Yalan var mı, yalan var mı?
Ankara






