Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

DOST BİLDİKLERİM

NURSEL SEÇER

Ahvalimi duyan, davranmaz gafil

Bana benden yakın, dost bildiklerim

Başım dara düşse, bırakmaz sefil

Hep yanımda bakın, dost bildiklerim

 

Elekten geçirdim kulları tek tek

Kimi kamil, kimi eşekten eşek

Kimi ağzı sıkı, kimisi gevşek

Üç, beş tane yekûn, dost bildiklerim

 

Karanlığa ışık katacak olsam

Ticaret yaparken, batacak olsam

Hasta yatağında, yatacak olsam

Duysa eder akın, dost bildiklerim

 

Dert yükünden sayar elem, sızını

Mutlu eylemeye diker gözünü

Duymadım birinden hayır sözünü

Düşmanıdır yokun, dost bildiklerim

 

Olmadı düşlerde ipe un seren

Handan medet ummaz, sırrına eren

Çıkmak istemiyor kalbine giren

Nurseli’ne çekin, dost bildiklerim

Mavi Şehrin Kalemleri

SONA DOĞRU

SİBEL ORCAN

Dert bağrıma kurdu bağdaş,

Boynum eğik yana doğru.

Yanağımdan süzüldü yaş,

O gittiğin güne doğru.

 

Düşünceler kelep kelep,

Aklım ise oldu celep.

Gece gündüz yürüdü hep,

Hatıralar bana doğru.

 

Yandı kâğıt sözlerimden,

Aşk tanıdı izlerimden.

Zaman sarktı gözlerimden,

Baka kaldı düne doğru.

 

Yokluğun ki sanki zehir,

Görmedim ben böyle sihir.

Kalbimde bir sessiz nehir

Aktı her gün sana doğru.

 

Şimdi gönlün toprağında,

Çiçek açmaz yaprağında.

Ak ecelin dudağında,

Ömür gider sona doğru.

20.04.2025-Manavgat/Antalya

Mavi Şehrin Kalemleri

ÖYLE GÜLME BENLE GÜL

MURAT ŞENDUR

Kırk şairin yazdığı bozuk bir kafiyesin, 

Benim derdim çok başka oturup yazamam seni. 

Korkuların sezdiği istilacı  hafiyesin, 

Esir düşmeden aşka bitirip yazamam seni. 

 

Uzunca yollar gerek bir kazma bir de kürek. 

Maziye gömülecek satılmış  onca yürek. 

Göge baktığım durak öyle gülmeyi bırak, 

Terk edeceğim  köşke getirip  yazamam seni. 

 

Çukurovalı söyle inatçı asi huyla, 

Yaşanır mı hiç öyle bir ekmek bir de suyla. 

Gel de gönlümü eyle gün güneş gece ayla, 

Hayalimdeki meşke götürüp yazamam seni. 

Mavi Şehrin Kalemleri

GELİN KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM

NAZMİ SARAÇOĞLU

Bu dünya üç günlük hevesler fani

Hani o  sultanlar krallar hani 

Gafletle geçmesin ömrün bir anı

Ömrü  boş işlerle doldurmayalım

 

Mal mülk makam mevki mezara gelmez 

Ahı alan kişi ahrette gülmez 

Bu dünya fanidir kimseye kalmaz

Kendimizi boşa kandırmayalım

 

Miras kavgasıdır altın doların 

Evlatlar kavgaya girişir yarın

Mahkemelik olur damatla karın

Mahkemede saç başı yoldurmayalım

 

Bak gömerler seni şöyle derine

Ev birine kalır, para birine

Zekatın vermezler senin yerine

Bunlara umudu bağlamayalım

 

Mezarında otlar sararır kurur

Baş ucunda garip silik taş durur 

Ne olursa bir tek ölene olur 

Mezarı ateşle doldurmayalım

Gelin kendimizi kandırmayalım

Mavi Şehrin Kalemleri

NEYLEYİM GARDAŞ 

TALİP KAZGI

İnsanda erdemden bir yön olmalı

Töreye çatıyor neyleyim gardaş

Vatana verecek bir can olmalı

Ellere tütüyor neyleyim gardaş.

 

Kafayı çatlatmış batı diyerek

Kıbleyi unutmuş kafa çekerek

Dünyaya tapınmış başka ne gerek

Ukbayı satıyor neyleyim gardaş.

 

Bakarsan tipine hokkabaz gibi

Elinde eldiven bir cambaz gibi

Kadehle masadan hiç aymaz gibi

Dine su katıyor neyleyim gardaş.

 

Arap kültürüymüş dini yaşamak

Kanunun batıdan uyan ey ahmak

Çürüyüp gider bindiğin hamak

Miskince yatıyor neyleyim gardaş.

 

Osmanlıcayı at latinceyi al

Elif ba yasakla jandarmayı sal

Türküyü söyletme operaya dal

Keseden atıyor neyleyim gardaş.

 

Yahudi'nin dinine karışmaz kimse

Müslümansa sevmez çeker el ense

Hakk katında tek din islam bilinse

O bile batıyor neyleyim gardaş.

 

Talibi sus artık fazla konuşma !

Kibirli entele fazla yanaşma

Bidon kafalısın haddini aşma!

Kölesin tutuyor neyleyim gardaş.

Mavi Şehrin Kalemleri

GÖNÜL YARASI

ORHAN BURAN

Hançerin yarası deldi ciğeri

Durmadan kanıyor yaramız bizim

Görmedik dostlardan olan değeri

Can ile açıldı aramız bizim

 

Felek vurdu bize çilemiz bitmez 

Umutlar kurudu su versen yetmez 

Bağrımız da dertler ne etsen gitmez

Durmadan dökülür terimiz bizim 

 

Dünya dedikleri bir derin kuyu

Gözümden eksilmez hasretin suyu

Düşer tüm mazluma gariplik payı 

Zehirle yoğruldu darımız bizim

 

Yaşlandı kalbimiz durup tekliyor 

Her gün diğer güne dertler ekliyor 

Şu Ölüm dediğin kapı bekliyor

Toprağa karışır nurumuz bizim

 

Vakti zamanında gülüm dediğin 

Yaparlar insana zulüm dediğin 

Gün gelir götürür ölüm dediğin 

BURANÎ bekliyor sıramız bizim

Mavi Şehrin Kalemleri

ZOR SEÇİM

MEHMET BÜYÜKBAŞ 

Kıvrılmış yatıyorsun, saat altı buçukta,

Bekleyişine ortak, parkta yeşil kucakta.

 

Üzerini süslemiş, seherin kızıllığı,

Hemen dikkat çekiyor, uykunun güzelliği.

 

Geceyi yorgan yapan, koca gövden büzülmüş,

Belki aç aç dolaşıp, yorgunluktan ezilmiş,

 

Dağda bayırda sürü başında olmak varken,

Zor insanı seçmişsin, bir vesile ararken.

 

Şehir eşkiyalığı, belli mizacına ters,

Aldığından fazlası, vermek istediğin ders.

 

Ufak bir göz teması, yeter de artar bile,

Kim ne kadar savrulmuş, bak etrafına şöyle.

 

Teslimiyetin ancak herkese örnek olur,

Sana üzülmek değil evlası sevmek olur.

 

Kalabalık yalnızlık moda mesele bizde,

Samimiyet yerine, gösteriş daha gözde.

 

Tek başına çoğunluk bulmayı başarmışsın,

Ne aslını unutmuş ne ego şişirmişsin.

 

Etrafında binalar, duruşlarında gurur,

Bir dargın bir barışık, aradıkları huzur.

 

Kimi yanık gecede kimi ürkek sabahta,

Masmavi belirsizlık saklanıyor siyahta.

 

Halil çok konuşuyor güya sen susuyorsun,

Sükûtun kuytusunda, manada pusuyorsun.

14.02.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

SALKIM BULUT ÇÖZ SAÇINI

RABİA BARIŞ

Yelkenimi açtırmadı amansız fırtınalar,

Bir barınak bulamadım gezsem de diyar diyar.

 

Döğ bağrımı seher yeli, gönlüm hüzünde zinhar,

Varacağım yâr kapısı gezsem de diyar diyar.

 

Salkım söğüt çöz saçını et gönlümü bahtiyar,

Hakk’a verdim yüreğimi gezsem de diyar diyar.

 

Hangi fani ölümsüzdür, hangi fani hep bahar,

Azrail’le yan yanayım gezsem de diyar diyar.

 

Tutunamam sana dünya başıma yağdırdın kar,

Seni sana bırakmışım gezsem de diyar diyar.

 

Hangi gülü yakmamış ki hüsnüne düşen o hâr,

Bülbül gibi zardayım ben, gezsem de diyar diyar.

 

Hele bir kez nazar eyle, gönlümdeki yüce yâr,

Senden başka yâr sevmedim gezsem de diyar diyar.

 

Bana benden de yakınsın, şahdamarımdaki yâr,

Senle varım bu âlemde gezsem de diyar diyar.

Bakmadan Geçme