ÇAT KAPI GELSEN
ŞÜKRÜ ÇANKU
Hiç haber vermeden bir şafak vakti
Kapıyı çalmadan girsen içeri
Bitirsen bendeki derdi kederi
Nasıl sevinirim çat kapı gelsen
Hasrete dayanmaz dönersen eğer
Ne çiçek isterim ne başka şeyler
Odam çiçeklenir sen olsan yeter
Dertlerim son bulur çat kapı gelsen
Usulca sokulsan hemen yanıma
Tenin cemre olur soğuk tenime
Nefesin son verir çöken kışıma
Ömrüm bahar olur çat kapı gelsen
Sımsıkı sarılır yorgun kollarım
Saçını okşayıp öper koklarım
Ölüyken bedenim tekrar doğarım
Yeniden yaşarım çat kapı gelsen
Gel artık bekletme yorgun gönlümü
Acımasız yıllar çaldı ömrümü
Dönüşünü görüp tatsam ölümü
Dünyam cennet olur çat kapı gelsen
2 Nisan 2026
EY ÖZGÜRLÜK
ECİR DEMİRKIRAN
Ey özğürlük, bilinmeyen bir hikayenin gizemli meşalesinde ışık gibisin
Seni sonsuzluğa çeken kahramanların var
Ölümsüzlüğe sevdalı yürekler doğuyor bedeninden
Haberin varmı..
Gök kubbeye yükselen zühre yıldizı gibi
Hayalini kuran
başka bir boyuta sevdalı yürekler
Ölümü öldüren cengaverler doğuyor
Seda dolu, özlem dolu bir şerbet ki şehadet iksirine vurgun
Korkusuzluk meşalesinde parlayan ışık gibi
Varlığınla gelecek özlemlere kucak açan
Bir saklı cennette yürüyen endamın
nurlu cazibesinde.
Umut dolu yarınlar var
Ve sen ey özgürlük
Biliyorum dalgalanacak bayrak gibi yükselen yüreklerde doğumunu müjdelerken
sancılarında gezinecek doğumun
inanan yüreklerde çağlayan gibi
Zemheri bır kış isyanında kopan fırtınanın gazabıyla zalimlere zindan
Cehennem sıcağında sel olup süpürdükçe
geçtiğin yerlerde özgürlük şarkıları yükselen evrenin göğe yayılan
sevda yağmuruyla ıslanan
mazlum yüreklere hapsolan güzelliğini sunarken.
Güneş bir başka aydınlatacak karanlık yarınları
Müjdeler sana sonsuzluğun yılmaz yığitleri
Bedrin aslanlarının " şanından
Ve sonmeyen bir imanla yoğrulan
bir neslin yadıgarısın.
Özğürlüge aşkla mayalanmış bir neslin son sancağısın
Sende ölüm olmaz
Bilki dirilmek vardır...
Sende imanla yogrulan
Heyecan vardır.
Bombalar altında parçalanacak bedenler olsada
Şahadet şerbetine susamış yürekler vardır.
BİLESİN ARTIK
NURAN ÖLMEZ
Kısa sürsün ayrılık olmasın sakın sonsuz
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
Aşk çölünde vahamsın gönül yanarken susuz
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
O uzun gecelerde yıldızlardan sorarım
Sabahın seher vakti gül koynunda ararım
Senin için saçımı sol yanıma tararım
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
Her güzel şeyde varsın güzellikler hep sende
Benim gözüm ve gönlüm senin hâlâ gül tende
O solmayan aşkımız karasevdadır bende
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
Düşmüş mehtap denize öyle tatlı bir an ki
Okşarken saçlarımı hayalim gerçek san ki
Seni Kerem sansınlar aşkım ile bir yan ki
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
Bitmesini istemem zamanı hayal yensin
Hem gerçekte hayalde benim cananım sensin
Göklerde uçan kuşum yoruldu yere insin
Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.
GÖNÜL PENCERESİ
ÇİĞDEM ÇİMEN
Vefasız bir kalbi yar diye seçtim;
girdap gibi çekti o tanıdık his...
Kendimden vazgeçip, serimden geçtim.
Şimdi kalbim yorgun, ruhum dumanlı bir is.
Semiha’nın Nazım’ı sevmesi gibi...
Öyle derin sevdim
öyle vurgun.
Sanki sevmelerin en kuytu dibi
Öyle sessiz öyle yorgun.
Yağmurda gövdeni şemsiye yapan,
çayı üfleyerek elime sunan,
güneşten sakınıp gölgeler kuran
o fedakar halin nerede şimdi?
"Uyumazsan söyle, koşar gelirim" diyen sen...
"Gecenin bağrını deşer gelirim" diyen...
Yalan mıydı her şey?
Nasıl oynadın, hangi sahnelerle bağladın beni?
Sen mi çok ustaydın,
yoksa ben mi saftım?
Şimdi neredesin?
Yüreğim kanıyor,
ama "gel sar" diyemiyorum...
Bende kerat cetveli gibisin;
kaç kere "sen" ile "beni" çarptın?
Kaç kez topladın bizi kaç kez çıkardın?
Sonuç hep sıfır sonuç hep hüsran.
Hangi zehirli kelimeden türedin de
benliğimdeki o ince çizgiyi bozdun?
Kökümden sarstın beni
Bölündüm parça parça
Sende kalan payım bile yabancı artık bana
Oysa...
Ben de birinin dinmeyen sevinciydim bir zamanlar.
Bir annenin kirpiğinde asılı bir dua,
bir babanın gözündeki nur,
kardeş kıymetlisi,
dost türküsüydüm...
Şimdi hissiz, duygusuz...
Yabancı kaldım o "seviyorum" sözüne.
Yaramaz çocuklar gibi hırsla,
yürek pencerelerini kırıp döküyorum.
Öyle acıyor ki içim;
gidişinle baldıran zehri içmiş gibiyim,
nefes alamıyorum.
Artık tek dermanım kağıt ve kalem,
bir de hiç susmayan hislerim.
Dindirir belki,
sarar yaramı bu dertli sözlerim.
Vefasıza el açıp sevda dilemem
Sildim seni cetvelimden
Çarpımım sıfır, bölümüm yokluk,
Kalanım ise sadece kendim
havadan say gitsin,
Yalvarıp yakarsan da
Sana artık geri dönmem.
ŞİİR
HANDAN UÇAK TUNCA
21 Mart Dünya Şiir Günü ve Nevruz Bayramı kutlu olsun.
Şiirdir huzurla geçirilen an
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir tabiat, al bayrak, vatan
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir kayadan, taştan soluyan
Şiirdir sözleri aşkla sulayan
Şiirdir pasaktan, kirden koruyan
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir gerdanda dizili incim
Şiirdir dermanım, gücüm, direncim
Şiirdir eğlencem, nazım, sevincim
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir yürekten dışarı vuran
Şiirdir çok leziz sofralar kuran
Şiirdir yüreği, ruhu doyuran
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir kefensiz yerde yatanım
Şiirdir mersiyem, şarkım, destanım
Şiirdir al yazmam, güllü fistanım
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
Şiirdir imgeye, duygulara aç
Şiirdir oynanan en duygusal maç
Şiirdir kalemle, dille izdivaç
Şiirdir kalbimin bir tek ilacı
SİTEM
Mazur gör hâlimi gücenme sakın
Sitemim feleğe, kula değil ki
Bu seferin sonu inan çok yakın
Sitemim feleğe, yola değil ki
Dilimde titriyor her bir kelime
Sabahsız geceler şahit çileme
Mevsimsiz bir hazan değdi gülüme
Sitemim feleğe, yele değil ki
Taşlara takıldı attığım adım
Verdiği elemi unutamadım
Diyar diyar gezdim tutunamadım
Sitemim feleğe, ele değil ki
Unuttum mevsimin, ayın adını
Tatmadım yaşamın şirin tadını
Duymadı yüreğin bir feryadını
Sitemim feleğe, dile değil ki
Acı bade ile sundu gerçeği
Öldürdü gönlümden börtü böceği
Solmadı neyleyim hüzün çiçeği
Sitemim feleğe dala değil ki
Ömrümde zamansız döküldü yaprak
Bir gece içinde ağardı şakak
Kalbimdeki acı hâlâ sımsıcak
Sitemim feleğe, küle değil ki
19 Ocak 2022 Mersin
BENİM YOLLARIM
İLHAN ŞAHAN
Hasret kokar özlem kokar aşk kokar
Uzundur keşmekeş benim yollarım
Irmak gibi durmaz deryaya akar
Hırçın dalgalıdır benim yollarım
Renk renk çiçek açar bazı borandır
Vuslata gidendir canıma candır
Tatlı bir telaşe mutlu bir andır
Neşedir sevinçtir benim yollarım
Sonsuzluk alemi beni beklerken
Yarınım bilinmez bir hiç derken
Koskoca göklere durup bakarken
Umuttur arzudur benim yollarım
Kimi zaman ıssız dağlara çıkar
Oradan yemyeşil bağlara çıkar
Tarih olan eski çağlara çıkar
Uludur durudur benim yollarım
KAÇ HAYAT EDERİM
GÜLER ERDEM
Uykuya yenik düşerken gözlerim
Kirpiklerimin ucunda asılı durur özlemin
Geçmiyor sensiz ne hüznüm ne kederim.
Sen yoksan söyle ben kaç hayat ederim..?
Yastığa düşen her nefes, adını sayıklayan bir veda gibi şimdi,
Odanın kuytu köşelerinde hayalinle çarpışıyor bakışlarım.
Ne yana dönsem eksik, ne yana baksam yarım kalmış bir masal;
Sanki zaman seni benden aldığı o saniyede durdu,
Geri kalan her şey beyhude, her şey bir gölgeden ibaret.
Takvimlerden yapraklar düşüyor ama mevsim hep sensizlik,
Bir şehri kalabalık yapan insanlarmış derler ya; yalan...
Bu koca şehri ıssız kılan, senin bir tek gülüşünün eksikliği.
Dilimin ucuna gelen binlerce kelime,
Sen yoksan koca bir sessizliğe mahkum.
Gecenin en siyah yerinde, kalbimin atışlarını dinliyorum,
Her vuruşta "belki" diyen o umut, gerçeklerin duvarına çarpıp kırılıyor.
Sen benim sadece Canım değil, bu dünyaya tutunduğum o kocaman umutsun;
Şimdi o umuda tutunuyorum.
Söyle bana, ben hangi gökyüzüne aitim, hangi toprağa kök salarım?
"Ruhum seninle gitti, geride kalan sadece bir gölge... Sen yoksan, ben koca bir hiçten ibaretim."
NASIL SAKLAMIŞTIM??
NECLA KARATEKİN KAPLAN
Işte tam, sırasıydı nasılda sahip olamadım! yine cebim, delinmiş...
Umutlar'ım yollar'a saçıldı, bari umudu, bitene rastlasada,, boşa gitmese!
Oysa nasıl, gözüm gibi saklamıştım...!
Nasıl biriktiririm birdaha ...
Geçen yıllarım'ı sakladığım anılarım'ı ...
Oysa rüzgarlardan güneşten dahi esirgemiştim, anılarımı.!
En can acıtanda çocukluğum'a gençlik yıllarımda, deli dolu geçen günülerimedir budur, kederim...
Biz ne güzel çocuktuk, sanki yanlız hayat bizim için vardı...
Umursamadan yaşadık, herşeyi...
Gençlik bukadar, çabukmu geçerdi?
Şimdi hâlâ nasıl biriktirdiğim...
Anıları, umutları düşürdüm, cebimde boşamı arıyorum?
Artık anılar, birikmez umutlar asla birdaha olmayacak bu bendeki sakarlık, bir cebime sahip olamadım...
Bari umudu bitmişlere, raslasada boşa gitmese..!!







