Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri 429. hafta

Mavi Şehrin Kalemleri

ÇAT KAPI GELSEN

ŞÜKRÜ ÇANKU 

Hiç haber vermeden bir şafak vakti 

Kapıyı çalmadan girsen içeri 

Bitirsen bendeki derdi kederi 

Nasıl sevinirim çat kapı gelsen 

 

Hasrete dayanmaz dönersen eğer 

Ne çiçek isterim ne başka şeyler 

Odam çiçeklenir sen olsan yeter 

Dertlerim son bulur çat kapı gelsen 

 

Usulca sokulsan hemen yanıma 

Tenin cemre olur soğuk tenime 

Nefesin son verir çöken kışıma 

Ömrüm bahar olur çat kapı gelsen 

 

Sımsıkı sarılır yorgun kollarım 

Saçını okşayıp öper koklarım 

Ölüyken bedenim tekrar doğarım 

Yeniden yaşarım çat kapı gelsen 

 

Gel artık bekletme yorgun gönlümü 

Acımasız yıllar çaldı ömrümü 

Dönüşünü görüp tatsam ölümü 

Dünyam cennet olur çat kapı gelsen 

2 Nisan 2026

Mavi Şehrin Kalemleri

EY ÖZGÜRLÜK 

ECİR DEMİRKIRAN

Ey özğürlük,  bilinmeyen bir  hikayenin  gizemli meşalesinde  ışık gibisin

Seni sonsuzluğa  çeken  kahramanların var

Ölümsüzlüğe sevdalı  yürekler doğuyor bedeninden

Haberin varmı..

 

Gök  kubbeye  yükselen zühre yıldizı gibi

Hayalini  kuran   

başka bir boyuta sevdalı yürekler 

Ölümü  öldüren   cengaverler doğuyor

Seda dolu,  özlem dolu  bir   şerbet ki şehadet   iksirine    vurgun 

Korkusuzluk meşalesinde parlayan  ışık gibi

Varlığınla   gelecek  özlemlere   kucak açan 

Bir saklı cennette yürüyen   endamın 

nurlu cazibesinde. 

Umut  dolu yarınlar  var

 

Ve sen  ey  özgürlük

Biliyorum   dalgalanacak  bayrak  gibi  yükselen yüreklerde   doğumunu müjdelerken 

 

sancılarında gezinecek  doğumun 

inanan yüreklerde çağlayan gibi

 

Zemheri  bır  kış  isyanında   kopan  fırtınanın gazabıyla   zalimlere zindan 

 

Cehennem sıcağında   sel olup   süpürdükçe 

geçtiğin yerlerde  özgürlük şarkıları  yükselen evrenin  göğe  yayılan

sevda yağmuruyla  ıslanan 

 

mazlum   yüreklere   hapsolan güzelliğini  sunarken.

Güneş bir başka aydınlatacak  karanlık  yarınları

 

Müjdeler sana sonsuzluğun yılmaz  yığitleri

Bedrin  aslanlarının " şanından

Ve sonmeyen bir imanla yoğrulan 

bir neslin yadıgarısın.

Özğürlüge aşkla mayalanmış bir neslin son  sancağısın

Sende ölüm olmaz 

Bilki dirilmek vardır...

Sende imanla yogrulan 

Heyecan vardır.

Bombalar altında parçalanacak  bedenler olsada

Şahadet şerbetine susamış yürekler vardır.

Mavi Şehrin Kalemleri

BİLESİN ARTIK

NURAN ÖLMEZ

Kısa sürsün ayrılık olmasın sakın sonsuz

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

Aşk çölünde vahamsın gönül yanarken susuz

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

 

O uzun gecelerde yıldızlardan sorarım

Sabahın seher vakti gül koynunda ararım

Senin için saçımı sol yanıma tararım

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

 

Her güzel şeyde varsın güzellikler hep sende

Benim gözüm ve gönlüm senin hâlâ gül tende

O solmayan aşkımız karasevdadır bende

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

 

Düşmüş mehtap denize öyle tatlı bir an ki

Okşarken saçlarımı hayalim gerçek san ki

Seni Kerem sansınlar aşkım ile bir yan ki

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

 

Bitmesini istemem zamanı hayal yensin

Hem gerçekte hayalde benim cananım sensin

Göklerde uçan kuşum yoruldu yere insin

Her şeyimsin sen benim, bunu bilesin artık.

Mavi Şehrin Kalemleri

GÖNÜL PENCERESİ

ÇİĞDEM ÇİMEN

Vefasız bir kalbi yar diye seçtim;

girdap gibi çekti o tanıdık his...

Kendimden vazgeçip, serimden geçtim.

Şimdi kalbim yorgun, ruhum dumanlı bir is.

 

Semiha’nın Nazım’ı sevmesi gibi...

Öyle derin sevdim

öyle vurgun.

Sanki sevmelerin en kuytu dibi

Öyle sessiz öyle yorgun.

 

Yağmurda gövdeni şemsiye yapan,

çayı üfleyerek elime sunan,

güneşten sakınıp gölgeler kuran

o fedakar halin nerede şimdi?

 

"Uyumazsan söyle, koşar gelirim" diyen sen...

"Gecenin bağrını deşer gelirim" diyen...

Yalan mıydı her şey?

Nasıl oynadın, hangi sahnelerle bağladın beni?

Sen mi çok ustaydın,

yoksa ben mi saftım?

 

Şimdi neredesin?

Yüreğim kanıyor,

ama "gel sar" diyemiyorum...

 

Bende kerat cetveli gibisin;

kaç kere "sen" ile "beni" çarptın?

Kaç kez topladın bizi kaç kez çıkardın?

Sonuç hep sıfır sonuç hep hüsran.

 

Hangi zehirli kelimeden türedin de

benliğimdeki o ince çizgiyi bozdun?

Kökümden sarstın beni 

Bölündüm parça parça

Sende kalan payım bile yabancı artık bana 

 

Oysa...

Ben de birinin dinmeyen sevinciydim bir zamanlar.

Bir annenin kirpiğinde asılı bir dua,

bir babanın gözündeki nur,

kardeş kıymetlisi,

dost türküsüydüm...

 

Şimdi hissiz, duygusuz...

Yabancı kaldım o "seviyorum" sözüne.

Yaramaz çocuklar gibi hırsla,

yürek pencerelerini kırıp döküyorum.

 

Öyle acıyor ki içim;

gidişinle baldıran zehri içmiş gibiyim,

nefes alamıyorum.

 

Artık tek dermanım kağıt ve kalem,

bir de hiç susmayan hislerim.

Dindirir belki,

sarar yaramı bu dertli sözlerim.

 

Vefasıza el açıp sevda dilemem

Sildim seni cetvelimden

Çarpımım sıfır, bölümüm yokluk,

Kalanım ise sadece kendim 

havadan say gitsin,

Yalvarıp yakarsan da

 Sana artık geri dönmem.

Mavi Şehrin Kalemleri

ŞİİR

HANDAN UÇAK TUNCA

21 Mart Dünya Şiir Günü ve Nevruz Bayramı kutlu olsun.

Şiirdir huzurla geçirilen an

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

Şiirdir tabiat, al bayrak, vatan

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

 

Şiirdir kayadan, taştan soluyan

Şiirdir sözleri aşkla sulayan

Şiirdir pasaktan, kirden koruyan

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

 

Şiirdir gerdanda dizili incim

Şiirdir dermanım, gücüm, direncim

Şiirdir eğlencem, nazım, sevincim

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

 

Şiirdir yürekten dışarı vuran

Şiirdir çok leziz sofralar kuran

Şiirdir yüreği, ruhu doyuran

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

 

Şiirdir kefensiz yerde yatanım 

Şiirdir mersiyem, şarkım, destanım

Şiirdir al yazmam, güllü fistanım

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

 

Şiirdir imgeye, duygulara aç

Şiirdir oynanan en duygusal maç

Şiirdir kalemle, dille izdivaç

Şiirdir kalbimin bir tek ilacı

SİTEM

Mazur gör hâlimi gücenme sakın

Sitemim feleğe, kula değil ki 

Bu seferin sonu inan çok yakın

Sitemim feleğe, yola değil ki 

 

Dilimde titriyor her bir kelime

Sabahsız geceler şahit çileme

Mevsimsiz bir hazan değdi gülüme

Sitemim feleğe, yele değil ki

 

Taşlara takıldı attığım adım

Verdiği elemi unutamadım

Diyar diyar gezdim tutunamadım

Sitemim feleğe, ele değil ki

 

Unuttum mevsimin, ayın adını

Tatmadım yaşamın şirin tadını

Duymadı yüreğin bir feryadını

Sitemim feleğe, dile değil ki

 

Acı bade ile sundu gerçeği

Öldürdü gönlümden börtü böceği

Solmadı neyleyim hüzün çiçeği

Sitemim feleğe dala değil ki

 

Ömrümde zamansız döküldü yaprak     

Bir gece içinde ağardı şakak

Kalbimdeki acı hâlâ sımsıcak

Sitemim feleğe, küle değil ki

19 Ocak 2022 Mersin

Mavi Şehrin Kalemleri

BENİM YOLLARIM

İLHAN ŞAHAN

Hasret kokar özlem kokar aşk kokar

Uzundur keşmekeş benim yollarım

Irmak gibi durmaz deryaya akar

Hırçın dalgalıdır benim yollarım

 

Renk renk çiçek açar bazı borandır

Vuslata gidendir canıma candır

Tatlı bir telaşe mutlu bir andır

Neşedir sevinçtir benim yollarım

 

Sonsuzluk alemi beni beklerken

Yarınım bilinmez bir hiç derken

Koskoca göklere durup bakarken

Umuttur arzudur benim yollarım

 

Kimi zaman ıssız dağlara çıkar

Oradan yemyeşil bağlara çıkar

Tarih olan eski çağlara çıkar

Uludur durudur benim yollarım

Mavi Şehrin Kalemleri

KAÇ HAYAT EDERİM

GÜLER ERDEM

​Uykuya yenik düşerken gözlerim

Kirpiklerimin ucunda asılı durur özlemin

Geçmiyor sensiz ne hüznüm ne kederim.

Sen yoksan söyle ben kaç hayat ederim..?

​Yastığa düşen her nefes, adını sayıklayan bir veda gibi şimdi,

Odanın kuytu köşelerinde hayalinle çarpışıyor bakışlarım.

Ne yana dönsem eksik, ne yana baksam yarım kalmış bir masal;

 

Sanki zaman seni benden aldığı o saniyede durdu,

Geri kalan her şey beyhude, her şey bir gölgeden ibaret.

​Takvimlerden yapraklar düşüyor ama mevsim hep sensizlik,

Bir şehri kalabalık yapan insanlarmış derler ya; yalan...

 

Bu koca şehri ıssız kılan, senin bir tek gülüşünün eksikliği.

Dilimin ucuna gelen binlerce kelime,

Sen yoksan koca bir sessizliğe mahkum.

​Gecenin en siyah yerinde, kalbimin atışlarını dinliyorum,

Her vuruşta "belki" diyen o umut, gerçeklerin duvarına çarpıp kırılıyor.

 

Sen benim sadece Canım değil, bu dünyaya tutunduğum o kocaman umutsun;

Şimdi o umuda tutunuyorum.

 

Söyle bana, ben hangi gökyüzüne aitim, hangi toprağa kök salarım?

​"Ruhum seninle gitti, geride kalan sadece bir gölge... Sen yoksan, ben koca bir hiçten ibaretim."

Mavi Şehrin Kalemleri

NASIL SAKLAMIŞTIM??

NECLA KARATEKİN KAPLAN

Işte tam, sırasıydı nasılda sahip olamadım! yine cebim, delinmiş...

 Umutlar'ım yollar'a saçıldı, bari umudu, bitene rastlasada,, boşa gitmese!

 Oysa nasıl, gözüm gibi saklamıştım...! 

 

Nasıl biriktiririm birdaha ...

Geçen yıllarım'ı sakladığım anılarım'ı ...

Oysa rüzgarlardan güneşten dahi esirgemiştim, anılarımı.!

 

En can acıtanda çocukluğum'a gençlik yıllarımda, deli dolu geçen günülerimedir budur, kederim...

Biz ne güzel çocuktuk, sanki yanlız hayat bizim için vardı...

Umursamadan yaşadık, herşeyi...

 

Gençlik bukadar, çabukmu geçerdi?

Şimdi hâlâ nasıl biriktirdiğim...

 Anıları, umutları düşürdüm, cebimde boşamı arıyorum?

Artık anılar, birikmez umutlar asla birdaha olmayacak bu bendeki sakarlık, bir cebime sahip olamadım...

Bari umudu bitmişlere, raslasada boşa gitmese..!!

Bakmadan Geçme