Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

BU DEVİRDE

ÜMİT KAYAÇELEBİ 

Doğru sözü üzerine

Alan mı var bu devirde

Yaş da dolsa gözlerine 

Silen mi var bu devirde.

**

Dostum diyor herkes yüzde

Yağcılar hep olmuş gözde

Bir kere verdiği sözde

Duran mı var bu devirde?

**

Akrep ettik akrabayı

Kestik selamı merhabayı

Fakir ile fukarayı

Soran mı var bu devirde

**

Siyaset diyorlar buna

Yalan derler sana bana

,Şu milletin imdadına

Gelen mi var bu devirde.

**

Tokların gür çıkar sesi

Açların kokar nefesi

Şöyle namus abidesi

Olan mı var bu devirde.

**

Mezarlıkta çaldı sazı

Herkes buna oldu razı

Şöyle dosdoğru namazı

Kılan mı var bu devirde.

**

Helal haram gelmez akla

Şovmenler atıyor takla

İslamin beş şartını da

Bilen mi var bu devirde.

**

Rahat oynatır atını

Yükseltir mal fiyatını

Kırkta bir zekâtını

Veren mi var bu devirde.

**

N’olacak esnafın hali

Kötüdür hal ve ahvali

Çok az bir kar ile malı

Satan mı var bu devirde.

**

Rağbet yok şair yazara

Överler girse mezara

Eğri ipliği pazara

Seren mi var bu devirde.

**

Mesele ve sorunları

Şu milleti soyanları

Ümit gibi doğruları

Yazan mı var bu devirde

Mavi Şehrin Kalemleri

İZLER BIRAKIR

MERYEM IRKILATA

Gülüşler saklamaz, hüzünlerini

Yangın gider amma,közler bırakır

Hayat sende dener, hazanlarını

Yaşananlar derin, izler bırakır

 

Baykuş konar, hanen virane olur

Akıllıyken adın, divane olur

Sanırsınki çaren , meyhane olur

Yüreğin her daim,  sızlar bırakır

 

İnce bir çizgide yürür gibisin

Urganın boynunda , sürür gibisin

Heryerde hayalin , görür gibisin

Aşkın yarım yürek, gizler  bırakır

 

Bir belirsiz hayat, sürükler seni

Söndürmez ateşin, körükler seni

Karışır düzenin ,araklar seni

Kaybolur yılların, hazlar bırakır...

14.03.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

ZULMÜN SOYADI TEKTİR 

SELMA ÇANAKÇIOĞLU 

Zulmün soy adı tektir bil ki o da İsrail

Feryatları yükselir mazlumun inil inil. 

 

Toprağa düşen her can buhar ile asuman

Zulüm ile kurulan mülkün sonudur virân. 

 

Binlerce masum bakar semâya duâ ile

Şu gönül yanar durur sinede nevâ ile. 

 

Sabilerin gözyaşı derya olur da taşar, 

Her vicdan ehli kalp bu yangınla nasıl yaşar ? 

 

Ey dünya! Görmez misin bu zulüm-ü siyâhı

Bir gün soracak elbet Yaradanım bu ahı. 

 

Ortadoğu arşında yükselir  yüce ahlar 

Her damlası kan ile yazılan koca vahlar

 

Sanma ki ebedidir zulm ile takılan taç

Bir gün yıkar hepsini göğe yükselen miraç

 

Unutma ki ey zalim! Bu devran böyle gitmez

Hakk’ın nuru doğmadan bu savaş yerde bitmez.

 

Mazlumların ahıyla  titriyor arş-ı zemin

Zulmün adı tekse de hüküm  Rabbil-Âlemin.

8 Mart 2026

Mavi Şehrin Kalemleri

DÜŞÜMDE GÖRDÜM 

SEMİHA ARASBORA

​Gönül gurbet biter sanma bitmiyor

Bugün yine düşte, gördüm köyümü

Hasretlik çekenden dertler gitmiyor

Bugün yine düşte, gördüm köyümü.

 

Hiç evlenmemişim daha bekarım

Kâh odun çeker kah saman yıkarım

Tandırın başında ateş yakarım

Bugün yine düşte, gördüm köyümü.

 

​Yazması oyalı, cefakâr anam

Ellerimde kömür gibi al kınam

Hangi birisine acaba yanam

Bugün yine düşte,gördüm köyümü

 

​Çok çalıştım bunca çabam emeğim

Bakır tasta pişen, bulgur yemeğim

Ardıcın altında, yenen ekmeğim

Bugün yine düşte, gördüm köyümü 

 

​Kış geldi mi duman, tüterdi damdan

Köyümü izlerdim buğulu camdan

Bıkmışım feleğin, verdiği gamdan

Bugün yine düşte, gördüm köyümü 

 

​Pınarlardan ab-ı, hayat içtiğim

Harman vakti arpa buğday biçtiğim

Aklıma gelince candan geçtiğim

Bugün yine düşte, gördüm köyümü 

 

​Aras der ki gurbet, oldu bir sızı

Ta ezelden böyle yazılmış yazı

Dinmez bu gönlümün, feryat avazı

Bugün yine düşte, gördüm köyümü 

Mavi Şehrin Kalemleri

BUGÜN SENSİZLİĞİN ERTESİ

ÇİĞDEM ÇİMEN

Gönlümün radyosu çalmıyor artık sana dair şarkıları,

Sana gelen yollarım gül gülistan değil;

Kevenli, dikenli...

Gücüm yok, dermanım yok gelmeye.

Senden geçtim,

Kendime geri döndüm, bilesin.

 

Şiirimin süsüydün,

Gönlümün kilidi, gözümün nuru, dizlerimin feriydin.

Seni sensiz yaşadım, haberin olmadan...

Sabah yüzümü yıkadığım sabunum,

Yudumladığım çayım, içtiğim suyumdun.

Her şiirimde sen vardın;

Kaşın, gözün, o bitmeyen sözün...

Hecelerimde kafiyem, dizelerimde durağımdın,

Mısralarımda vurduğum en derin vurgumdun.

 

Üzerime yıktığın, o tek kişilik aşktı;

Sınırları çizili, duvarları örülü...

Şimdi kendime bir adım daha yaklaştım,

Senin gözünden bakmayı bıraktım,

Ben, özüme döndüm.

 

Kendime gülmeyi hatırladım,

Anladım ki beni sadece "ben" bekliyormuş.

Ben kendimle mutluyum, umudum öldü senden yana;

Kapılarım mühürlü artık sana ve anılarına.

 

Doğru durak sen değilmişsin, yorgunsun;

Ulu divanda hakkımın hesabını verecek olansın.

 

Bugün sensizliğin ertesi...

Güneş durdu, zaman saati vurmuyor.

Işığım artık karanlığını aydınlatmayacak,

Kılıçlarımı kınına soktum;

Savaşım bitti seninle.

Senin olmayacağın yurduma dönüyorum,

Yani kendime...

 

Yükümü attım;

Senin yerin artık yüreğimdeki o darağacı;

Kederli, ıslak ve karanlık...

 

Umudum bitti,

Düşlerim sönük, sevdam yitik.

Bana artık en büyük yabancısın;

Tanıdık gelmeyecek sana dair hiçbir replik.

Bir hikaye, bir masal olarak kalacaksın,

Yüreğimin tozlu raflarında;

Sessiz, sedasız, bir köşede; hiç ve manasız.

 

Bir hikaye sona erdi,

Temyizi yok, dönüşü imkansız.

Anladım ki ne coğrafyandayım artık, ne de ülkende;

Gittiğin yer, senin olsun.

Mavi Şehrin Kalemleri

GEÇ KALDIN

HAVVA KESKİN

Senden kalan bulutta yağmur dindi birtanem,

Akan göz yaşlarımı silmelere geç kaldın.

Güneş sensiz kaç defa ufka indi birtanem,

Kırılan şu gönlümü almalara geç kaldın.

 

Yıllardır neredeydin yollar mı tuttu seni,

Gelecektim diyordun kimler avuttu seni,

Yok eski heyecanı kalbim unuttu seni,

Sen benim yüreğime gelmelere geç kaldın.

 

Maya tutturamadık aşk denilen o dem e,

Her zaman aklımdasın seviyorum hiç deme,

Kime anlatıyorsun bu yalanları kime,

Sen benim kıymetimi bilmelere geç kaldım.

 

Arama hiç boşuna öyle sevda yok artık,

Yay olsan bu kalbime atamazsın ok artık,

Söylenen yalanlara şu yüreğim tok artık,

O eski sevgiliyi bulmalara geç kaldın.

 

Gel seninle deryaya maya atalım deme,

Gel seninle hüzüne neşe katalım deme,

Gel bu gece seninle yıldız tutalım deme,

Sen benimle hayale dalmalara geç kaldın,

 

Geç bunları arkadaş geç bunları sen artık,

Bu gönül sana dargın dargın sana ten artık,

Ne söylesen inanmam inanmam ki ben artık,

Sen tevbe namazını kılmalara geç kaldın.

Mavi Şehrin Kalemleri

KULU NEYLEYİM

LEVENT KIZILIRMAK

Beş vakit namazda anlı secdede 

Yetim hakkı yiyen kulu neyleyim 

Huzur kalmadıysa evde hanede 

Sofraya koyduğum balı neyleyim

 

Kırılan kalplerde çınlar ah sesi

Yolunu şaşırtıp dünya hevesi 

Hak mizan kuracak yoktur ötesi 

Tartıya gelmeyen malı neyleyim

 

Saf gönülün kiri tutmaz yüzünde 

Hak diye ağlatma mazlum gözünde

Durasın verdiğin her bir sözünde

Sözünü tutmayan dili neyleyim

 

Dost görünen nice elden yoz çıktı

Söz verdiler, söz içinden söz çıktı

Yol eğrildi, iz üstüne iz çıktı

Eğriye giden o yolu neyleyim

 

Her çağın pazarı kurulur yine

Levent der sığmıyor dünya düzene 

Bir ateş vuruyor insan yüzüne

Vicdanda sönmeyen külü neyleyim

Mavi Şehrin Kalemleri

BİZDE MUTLULUĞA ERELİM

ALİ ANAR

Bizde mutluluğa erelim dersen

Gönlüne danışıp, sor da öyle gel

Bir ömür, el ele, verelim dersen

Aşk ile hayaller kur da öyle gel

 

Sevgidir saygıdır sevmenin başı

İnan ki düşürmem gözünden yaşı

Aşk dolu bu kalbim, bir sabır taşı

Vuslatla kafanı, yor da öyle gel

 

Gönül verdiğime ihanet etmem

Beni üzsen bile, asla kin gütmem

Diz dize olurum bir yere gitmem

Kalbini sevgiye, kur da öyle gel

Bakmadan Geçme