Köşe Yazıları Haber Girişi: 01.07.2021 - 09:41, Güncelleme: 01.07.2021 - 09:41

Mavi Şehrin Kalemleri

 

Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri
SANIK KALK AYAĞA ! ŞAİR VE BESTEKAR AHMET YAĞMUR İçimde bir mahkeme,  savcı geçti karşıma Dilim dişim kitlendi,  baştan sona kederim... Kalk ayağa sosyalist, derken baktı yaşıma Hazırmısın idama, dese  birden ne derim... Öyle bir şey demedi, hadi anlat diyordu Beni dinlemek için, sanki geberiyordu Bakın halime dedim, geçmişim beni yordu Dinci ırkçı virüstüm, hep bu yüzden hederim... Aklımdaki doğrular,  beni sosyalist etmiş Yaşanan oyun düzen, sahte yanına çekmiş Vatan millet Sakarya, boyun eğilecekmiş "İsyan etme" diyerek,  yemin verdi pederim... Artık sabrım kalmadı, bu sistemde insan yok Para pulda özgürlük, insanlarda lisan yok Kim fakirdir kim zengin, akıl mantık izan yok Sevgi bitmiş ruhumda,  aç ölmekten beterim... Irkım dinim insanlık,  kutsal kitap öyle der Bu dünya bir sofradır, paylaşım hep beraber Fitre zekat niye var,  din imandan ne haber Mecnun oldum hukuka,  bu diyardan giderim... Büyük küçük dinlemem, dağa çıkarım hey hey Sisteminde gücün var, asılmama aldın pey Para gördün galiba,  pis pis gülme hakim bey İnsan yoksa ardımda,  kanun nizam yiterim... Virüs kadar  aklı yok, modern dünya böylemi Dinde, imanda satlık,  bunlar insan öylemi Benden terörist olmaz, o bir faşist söylemi Ben yaşlı bir sosyalist,  kimlere ne ederim... Sanki günah keçisi,  ihbar ettim kendimi İnsan dursun yerime,  asla vermem kedimi Sen yorulma hakim bey,  dinci ölmek dedimi ; Dîn'e sosyal düzen der, tek celsede biterim... QUASİMADO YAŞAMLAR GÜLHAN TAŞKIN Dayanamadığı bir nokta var ya, işte o noktada suskunlukları başlıyor insanın. Ve nasibine düşene eyvallah edip, sadece çığlık çığlığa susuyor. Konuşmanın, hele ki kendini anlatmanın hükümsüz kaldığı bir çağda, küçük masum bir gülümsemenin ardına gizliyor heybesinde biriktirdiği tüm sözcüklerini. Sadece anlamak istediğini anlatıyor ve sadece görmek istediğini gösteriyorsa eline aldığı ayna, geçipte karşısına Don Kişot' luk yapmanın da bir anlamı kalmıyor tabi ki. Ve uyu/yor oda  zamana. Sonuç mu? İnsanoğlunun kendisinin yazdığı, kendisinin seyrettiği ve sadece kendisinin alkışladığı garip bir tragedya. Yalnızlık... "Ayna ayna güzel ayna Varmı benden başka ............ Bu dünyada?" Benden daha güzeli var mı? Benden zengini, benden akıllısı, benden büyüğü. Hayatta, bundan daha korkunç bir yalnızlık olamaz sanırım. Ruhunu, göz göre göre kendi/nin,  ben/cilliğinin içerisine hapsediyor insanoğlu. Kimse kimseyi duymuyor, kimse kimseyi görmüyor, kimse kimseye dokunamıyor. Ve sonrasında, yeryüzüne dağılmış palyaço kılığında (gülümseyen yüzü ile) dolaşan, binlerce mutsuz insan kalabalığı. Bir gülümsemenin arkasına gizlenmeye çalışan, yalnızlık kamburlu,  UZAKLARA GİDECEĞİM  GÜRSEL İZCİER Uzaklara gitmek istiyorum çok uzaklara  İçimden gözyaşlarımın akmasına sebep olan insanlardan çok uzaklara Kelimelerin anlamını yitirdiği insanlara anlatmaktan yorulduğum uzaklara çok uzaklara gitmek istiyorum Yalnızlığımı kendimle, sokaklardaki kaldırımlarla paylaşarak kendi kendime tek kişilik yalnızlığımı yaşayarak uzaklara gitmek istiyorum İnsanların ulaşamadığı çok uzaklara gitmek istiyorum b Boş vererek her şeyi içimden geçen duyguları, hüzünleri beni üzenleri arkamda bırakıp gideceğim bu şehirden çok uzaklara hiç kimseyi düşünmeden gideceğim  Arkama bakmadan bir damla gözyaşı dökmeden, üzülmeden gülerek ve umursamadan senden çok uzaklara bir daha dönmemek üzere gideceğim. RAHVAN ATLAR GİBİ MENZİL MURAT ALIRSIN HALİL İBRAHİM DEMİR Meyledersen çok fazla fani dünya malına! Şükredemezsin daima hal ve ahvalına! Rahmani yollarda, ihlaslı bir yolcu olursan, Binmezsin asla ve asla, şeytanın sandalına! Seversen dostlarını canı gönülden! Takdim edersin onlara her çeşit gülden! Sevdalı yüreklerin harareti, dindikçe diner, Senin bir tatlı hoş tebessümünden. Kucaklarsan dostlarını bir baba misali! Helal süt emmişlerin yanında olursun ali! Sorgusuz, sualsiz cennetlik olursun belki, Kalmazsa sende, hiç kimsenin ah ile vebali. Dostlarına, Allah rızası için gidip geliyorsan, Her şeye kadir olan Allah, razı olur her daim senden! Fikri güzel, gönlü güzellerin duasını alırsın, Ya göründüğün gibi, ya da olduğun gibi görünüyorsan! Karnını, helal lokmalarla doyuruyorsan! Kat be kat bereketlenir sofran! Namertlerin köprüsünden geçmiyorsan, Takdir görürsün, insan gibi insanlardan. Asırlık çınar ağacı gibi, gölgen pür gür oluyorsa, Yufka gönlün, içi dolu sevgi ve muhabbetle doluyorsa, İnsanı cehennemlik eden, kör iblis çatlar! Öldüğünde, arkandan Fatihalar, Yasinler okunuyorsa. Buz gibi Pınar olup akıyor, hararet gideriyorsan! Gönlün de genişler Allah için alıp, Allah için veriyorsan! Sevdalı gönlün, neşe ve mutluluklarla dolar, Kimsesiz dul ve yetimlerin, gözyaşlarını siliyorsan! Adabı muaşereti biliyor, bildiğini bire bir yaşıyorsan, Küçüklerine sevgili, büyüklerine saygılı oluyorsan, Taşlaşmış gönüllerin, yumuşamasına vesile olursun, Gönülden gönüle giden yollarda, gönül köprüleri kuruyorsan. Karınca kararınca, yüce Allah’a kul olmaya çalışıyorsan, Yerin göğün sahibin aşkıyla, yanıp tutuşuyorsan, Cehennem narları seni yakmaz, İnsan gibi insan olanlarla, oturup kalkıyorsan. Buldukça, birbirinden güzel nimetleri, şükrediyorsan, Söz verdiğinde, kesinlikle sözünde duruyorsan, Rahvan atlar gibi menzil murat alırsın, İlmi ile amel eden Alimlerin meclisinde, edebinle oturuyorsan. DURUR HÜSNÜ SÖNMEZER  Bir fırtına her akşam eser durur başımda Savurur tüm dünyamı hayallerim kaybolur O an buselik akar çağlayan gözyaşımda Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur Yıldırımlar çakarak yanardağlar patlasa Dertlerim katmer olup her yerimi kaplasa Bir el dert hançerini tam bağrıma saplasa Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur Bir tufan koparaktan alıp götürse beni Duygularımı yakıp kör etse gözlerimi  Silmeye kalksa birden gönlümden izlerini Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur Dereler coşup taşsa suları köpürse de Seni alıp da bir el uzağa götürse de Beni dertlere karıp yok edip bitirse de Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur Bak sevgili kükreyip okyanuslar kudursa Uzaklar ıslık çalıp gönlüme hesap sorsa Kederler his dünyama balyozlar gibi vursa Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur GİTME BE KADINIM  MELTEM BALCAN Gitme be Kadınım  Bak kördüğüm oldum Açılmıyor ne dilim ne gözüm Bıraktığın BEN gibi  Karanlık her yer Zifiri, bir karanlık  Gölgeler oyun oynuyor Seninle olan An'lara  Yoksulluğumla alay ediyorlar  Duvara yansıyan  Rüyalarımın hayalleri ile. Gitme be Kadınım  Umudu sözlerine,  Kalbimi gözlerine yazdım  Dolanıp duruyorum,dört duvar arasında.  Bıraktığın kokunu bulabilmek için  Gökkuşağımın rengi kayboldu Görmüyorum artık senin içinde  olmadığın hayatı,  Baharlar bitti,bir ayaz çöktü  Yüzüme vuruyor yağan yağmurlar,  Akıyor damla damla, Sensizliğim gözlerime doldu Bilmediğim bir sızı  Gözlerimden  Kalbimden Ellerime akıyor  Gitme...desem  gidişine sebepken   Gözlerinle gözlerimi asan sen Duyarmısın Bu nefesi sensiz kesileni Bakarmısın geriye dönüp  Bir kez daha  Tutuklu kalırmı gözlerimiz eskisi gibi   Kavuşurmu nefesin nefesimle. Dudaklarında kalan son bir ateşe,  Yangın olalım gel Kadınım seninle Erisin bu beden senin varlığınla.  Şahit olsun yer gök  Seni Bende nasıl sevdiğime  Gitme be Kadınım  Söz, bütün Aşk şarkılarını  Ezberleteceğim sana...  
Mavi Şehrin Kalemleri

SANIK KALK AYAĞA !
ŞAİR VE BESTEKAR AHMET YAĞMUR

İçimde bir mahkeme,  savcı geçti karşıma
Dilim dişim kitlendi,  baştan sona kederim...
Kalk ayağa sosyalist, derken baktı yaşıma
Hazırmısın idama, dese  birden ne derim...

Öyle bir şey demedi, hadi anlat diyordu
Beni dinlemek için, sanki geberiyordu
Bakın halime dedim, geçmişim beni yordu
Dinci ırkçı virüstüm, hep bu yüzden hederim...

Aklımdaki doğrular,  beni sosyalist etmiş
Yaşanan oyun düzen, sahte yanına çekmiş
Vatan millet Sakarya, boyun eğilecekmiş
"İsyan etme" diyerek,  yemin verdi pederim...

Artık sabrım kalmadı, bu sistemde insan yok
Para pulda özgürlük, insanlarda lisan yok
Kim fakirdir kim zengin, akıl mantık izan yok
Sevgi bitmiş ruhumda,  aç ölmekten beterim...

Irkım dinim insanlık,  kutsal kitap öyle der
Bu dünya bir sofradır, paylaşım hep beraber
Fitre zekat niye var,  din imandan ne haber
Mecnun oldum hukuka,  bu diyardan giderim...

Büyük küçük dinlemem, dağa çıkarım hey hey
Sisteminde gücün var, asılmama aldın pey
Para gördün galiba,  pis pis gülme hakim bey
İnsan yoksa ardımda,  kanun nizam yiterim...

Virüs kadar  aklı yok, modern dünya böylemi
Dinde, imanda satlık,  bunlar insan öylemi
Benden terörist olmaz, o bir faşist söylemi
Ben yaşlı bir sosyalist,  kimlere ne ederim...

Sanki günah keçisi,  ihbar ettim kendimi
İnsan dursun yerime,  asla vermem kedimi
Sen yorulma hakim bey,  dinci ölmek dedimi ;
Dîn'e sosyal düzen der, tek celsede biterim...

QUASİMADO YAŞAMLAR
GÜLHAN TAŞKIN

Dayanamadığı bir nokta var ya, işte o noktada suskunlukları başlıyor insanın. Ve nasibine düşene eyvallah edip, sadece çığlık çığlığa susuyor. Konuşmanın, hele ki kendini anlatmanın hükümsüz kaldığı bir çağda, küçük masum bir gülümsemenin ardına gizliyor heybesinde biriktirdiği tüm sözcüklerini. Sadece anlamak istediğini anlatıyor ve sadece görmek istediğini gösteriyorsa eline aldığı ayna, geçipte karşısına Don Kişot' luk yapmanın da bir anlamı kalmıyor tabi ki. Ve uyu/yor oda  zamana. Sonuç mu? İnsanoğlunun kendisinin yazdığı, kendisinin seyrettiği ve sadece kendisinin alkışladığı garip bir tragedya. Yalnızlık...
"Ayna ayna güzel ayna
Varmı benden başka ............
Bu dünyada?"
Benden daha güzeli var mı? Benden zengini, benden akıllısı, benden büyüğü. Hayatta, bundan daha korkunç bir yalnızlık olamaz sanırım. Ruhunu, göz göre göre kendi/nin,  ben/cilliğinin içerisine hapsediyor insanoğlu. Kimse kimseyi duymuyor, kimse kimseyi görmüyor, kimse kimseye dokunamıyor. Ve sonrasında, yeryüzüne dağılmış palyaço kılığında (gülümseyen yüzü ile) dolaşan, binlerce mutsuz insan kalabalığı. Bir gülümsemenin arkasına gizlenmeye çalışan, yalnızlık kamburlu, 

UZAKLARA GİDECEĞİM 
GÜRSEL İZCİER

Uzaklara gitmek istiyorum çok uzaklara 
İçimden gözyaşlarımın akmasına sebep olan insanlardan çok uzaklara
Kelimelerin anlamını yitirdiği insanlara anlatmaktan yorulduğum uzaklara çok uzaklara gitmek istiyorum
Yalnızlığımı kendimle, sokaklardaki kaldırımlarla paylaşarak kendi kendime tek kişilik yalnızlığımı yaşayarak uzaklara gitmek istiyorum
İnsanların ulaşamadığı çok uzaklara gitmek istiyorum b
Boş vererek her şeyi içimden geçen duyguları, hüzünleri beni üzenleri arkamda bırakıp gideceğim bu şehirden çok uzaklara hiç kimseyi düşünmeden gideceğim 
Arkama bakmadan bir damla gözyaşı dökmeden, üzülmeden gülerek ve umursamadan senden çok uzaklara bir daha dönmemek üzere gideceğim.


RAHVAN ATLAR GİBİ MENZİL MURAT ALIRSIN
HALİL İBRAHİM DEMİR

Meyledersen çok fazla fani dünya malına!
Şükredemezsin daima hal ve ahvalına!
Rahmani yollarda, ihlaslı bir yolcu olursan,
Binmezsin asla ve asla, şeytanın sandalına!

Seversen dostlarını canı gönülden!
Takdim edersin onlara her çeşit gülden!
Sevdalı yüreklerin harareti, dindikçe diner,
Senin bir tatlı hoş tebessümünden.

Kucaklarsan dostlarını bir baba misali!
Helal süt emmişlerin yanında olursun ali!
Sorgusuz, sualsiz cennetlik olursun belki,
Kalmazsa sende, hiç kimsenin ah ile vebali.

Dostlarına, Allah rızası için gidip geliyorsan,
Her şeye kadir olan Allah, razı olur her daim senden!
Fikri güzel, gönlü güzellerin duasını alırsın,
Ya göründüğün gibi, ya da olduğun gibi görünüyorsan!

Karnını, helal lokmalarla doyuruyorsan!
Kat be kat bereketlenir sofran!
Namertlerin köprüsünden geçmiyorsan,
Takdir görürsün, insan gibi insanlardan.

Asırlık çınar ağacı gibi, gölgen pür gür oluyorsa,
Yufka gönlün, içi dolu sevgi ve muhabbetle doluyorsa,
İnsanı cehennemlik eden, kör iblis çatlar!
Öldüğünde, arkandan Fatihalar, Yasinler okunuyorsa.

Buz gibi Pınar olup akıyor, hararet gideriyorsan!
Gönlün de genişler Allah için alıp, Allah için veriyorsan!
Sevdalı gönlün, neşe ve mutluluklarla dolar,
Kimsesiz dul ve yetimlerin, gözyaşlarını siliyorsan!

Adabı muaşereti biliyor, bildiğini bire bir yaşıyorsan,
Küçüklerine sevgili, büyüklerine saygılı oluyorsan,
Taşlaşmış gönüllerin, yumuşamasına vesile olursun,
Gönülden gönüle giden yollarda, gönül köprüleri kuruyorsan.

Karınca kararınca, yüce Allah’a kul olmaya çalışıyorsan,
Yerin göğün sahibin aşkıyla, yanıp tutuşuyorsan,
Cehennem narları seni yakmaz,
İnsan gibi insan olanlarla, oturup kalkıyorsan.

Buldukça, birbirinden güzel nimetleri, şükrediyorsan,
Söz verdiğinde, kesinlikle sözünde duruyorsan,
Rahvan atlar gibi menzil murat alırsın,
İlmi ile amel eden Alimlerin meclisinde, edebinle oturuyorsan.

DURUR
HÜSNÜ SÖNMEZER 

Bir fırtına her akşam eser durur başımda
Savurur tüm dünyamı hayallerim kaybolur
O an buselik akar çağlayan gözyaşımda
Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur

Yıldırımlar çakarak yanardağlar patlasa
Dertlerim katmer olup her yerimi kaplasa
Bir el dert hançerini tam bağrıma saplasa
Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur

Bir tufan koparaktan alıp götürse beni
Duygularımı yakıp kör etse gözlerimi 
Silmeye kalksa birden gönlümden izlerini
Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur

Dereler coşup taşsa suları köpürse de
Seni alıp da bir el uzağa götürse de
Beni dertlere karıp yok edip bitirse de
Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur

Bak sevgili kükreyip okyanuslar kudursa
Uzaklar ıslık çalıp gönlüme hesap sorsa
Kederler his dünyama balyozlar gibi vursa
Yüreğimdeki aşkın hep mabet gibi durur

GİTME BE KADINIM 
MELTEM BALCAN

Gitme be Kadınım 
Bak kördüğüm oldum
Açılmıyor ne dilim ne gözüm
Bıraktığın BEN gibi 
Karanlık her yer
Zifiri, bir karanlık 
Gölgeler oyun oynuyor
Seninle olan An'lara 
Yoksulluğumla alay ediyorlar 
Duvara yansıyan 
Rüyalarımın hayalleri ile.
Gitme be Kadınım 
Umudu sözlerine, 
Kalbimi gözlerine yazdım 
Dolanıp duruyorum,dört duvar arasında. 
Bıraktığın kokunu bulabilmek için 
Gökkuşağımın rengi kayboldu
Görmüyorum artık senin içinde  olmadığın hayatı, 
Baharlar bitti,bir ayaz çöktü 
Yüzüme vuruyor yağan yağmurlar, 
Akıyor damla damla,
Sensizliğim gözlerime doldu
Bilmediğim bir sızı 
Gözlerimden 
Kalbimden
Ellerime akıyor 
Gitme...desem 
gidişine sebepken  
Gözlerinle gözlerimi asan sen
Duyarmısın
Bu nefesi sensiz kesileni
Bakarmısın geriye dönüp 
Bir kez daha 
Tutuklu kalırmı gözlerimiz eskisi gibi  
Kavuşurmu nefesin nefesimle.
Dudaklarında kalan son bir ateşe, 
Yangın olalım gel Kadınım seninle
Erisin bu beden senin varlığınla. 
Şahit olsun yer gök 
Seni Bende nasıl sevdiğime 

Gitme be Kadınım 
Söz, bütün Aşk şarkılarını 
Ezberleteceğim sana...

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.