Mavi Şehrin Kalemleri

Köşe Yazıları 19.01.2023 - 09:22, Güncelleme: 19.01.2023 - 09:22
 

Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

ŞEHRİ VANIM MEHMET AKÇAY ( AŞIK ÇAĞLARİ) Yazın güzel kışın güzel Ne güzelsin şehri Van’ım Kurun güzel yaşın güzel Ne güzelsin şehri Van’ım   Derelerin durmaz akar Mavi gölün canlar yakar Edremit’in Van’a bakar Ne güzelsin şehri Van’ım   Kalen asırlardır yaşı Durur Van Gölü’ne karşı Tek parçadan olmuş taşı Ne güzelsin şehri Van’ım   Tarihlerde vardır yadın Doğaldır lezzetin tadın Tuşba derler diğer adın Ne güzelsin şehri Van’ım   Bir kazan var Bahçesaray Sende doğar güneşle ay Kanisipi olur bir çay Ne güzelsin şehri Van’ım   Erciş’tir en büyük kazan Çok şair var şiir yazan Ordan çıkar âşık ozan Ne güzelsin şehri Van’ım   Başkale saray yanyana Çaldıran sınır İran’a Gürpınar’dır yakın vana Ne güzelsin şehri Van’ım   Hoşap’ın meşhur kalesi Gevaş’ında ters lalesi Muradiye Şelalesi Ne güzelsin şehri Van’ım   Çatak tadır yüksek dağlar Vadisinde bahçe bağlar Suları buz gibi çağlar Ne güzelsin şehri Van’ım   Özalp tadır çayır çimen Kuşlar konar tümen tümen Erçek’te de aynı dümen Ne güzelsin şehri Van’ım   Destandır tekgöz kedisi Erciş’in Zilan Vadisi Gürpınar’ın alim kadısı Ne güzelsin şehri Van’ım   Yazmakla bitmez çağları Edremit’in yeşil bağları Erek Artos Van Dağları Ne güzelsin şehri Van’ım MİLİTAN YÜREĞİM TUBA DEVRİM (GÜLCE & DEVRİ ) Bazen buralardan tası tarağı Toplasam bağrımı  yakan yangınla Bir gitsem diyorum   gönül durağı Kül olmuş doğru mu çıkan yangınla   Kundaklanmış viran halimle aşka Militan yüreğim şimdi bir başka Kadife düşlere dalsaydım keşke Duysaydın çağrı mı yıkan yangınla   Seni özlemedim desem de yalan Yolun gözlemedim desem de yalan Aşkın gizlemedim desem de yalan Bilseydin ağrımı çöken yangınla   Yutkunduğum yarım nefes içimde Suç üstü yaşadım kader göçümde Ömrüm geçiyorken demli biçimde Yanıma uğrama sakın yangınla   Aklımı aldı o güzel bakışın Bana umut veren hayat akışın Ben oldum yanına en çok yakışan İçimi doğrama bıkan yangınla GÜNLER ZULÜMDÜR BANA BÜLENT BAYSAL Esti sam yelleri, yükü ağırdır bana Yalanmış sözlerin, eziyettir bu cana Anlatmak imkansız, bil ki değmezmiş sana Düşler alev, ateş, günler ölümdür bana   Ne seyrine yar, yaslanmaya dağ kalmadı Ne boşluk doldu, ne dolu derdimi almadı Solar dedim gönül bahçem, hala solmadı Geceler göz yaşı, günler suskundur bana   Vaz geçtim şu candan, efkarı güne gömdüm Beklerim gelmez, şu viran hallere döndüm Tutuştu can evim, göz yangınımda söndüm Yürekte isyanım, günler zalimdir bana   Güne yazdım derdi, gün ağladı ben sustum Aşkın harında yandım, hep gölgeme pustum Her akşam, her kadehte, bir çift gözde coştum Geceler feryadım, günler küskündür bana   Boşuna tükettim, beyhude ömür gömdüm Bir hayel peşinde, yıllarca yandım döndüm Hiç yarın olamadım, sende ben hep dündüm Geceler zindanım, günler zulümdür bana BENİ SEVEN GELSİN ZEKİNE KARAKÖÇEK Sensizde geçer di benim günlerim Dost ısrar etme beni seven gelsin Farkına vardım acıymış sözlerim Dost ısrar etme beni seven gelsin   Kırk parçaya bölündüm ben yine Dilin kemiği yok batsın sineye İyi niyetimden düştüm çileye Dost ısrar etme beni seven gelsin   Eli kendin gibi bilme yanarsın Dost meclisinde dara durasın Söz sükut doğru yolu bulasın Dost ısrar etme beni seven gelsin   Gönül kapısı han yıkıpta geçme Dostluğa aklınca bir fiyat biçme Gözümde altınken bir pula düşme Dost ısrar etme beni seven gelsin   Geçti gönlümden bir dostun kervanı Uyan külünden doğmanın zamanı Zekinem çok yoruldu yok dermanı Dost ısrar etme beni seven gelsin SEVGİYİ BİLEN GÖNÜL GELSİN MERT CAN Sensiz de yaşarım ben bu hayatı Sensiz nefes almayı da bilirim elbet Acıyı hüznü de çekerim sineye Sevgiyi bilen gönül gelsin   Paramparça olsada yüreğim Dilim sussada içim yanar yine Çile çekmeyi de bilirim elbet Sevgiyi bilen gönül gelsin   Herkesi  seven diye bilme sakın Kırar kalbini sızlatır seni Söz sükut olsada acıtır bedeni Sevgiyi bilen gönül gelsin   Kalp sever elbet yüreği Yıkıp viran eyleme sakın Gözlerimi şelale olup akıtma sakın Sevgiyi bilen gönül gelsin   Geldi geçti ömrümün baharı Soldu Bahar da güz oldu Yorgun düştü sonunda seven kalbimde Sevgiyi bilen gönül gelsin..... VAVEYLA BAHAR BÜKE  Gecenin derinliklerinde tiz bir vaveyla Ve yağıyor üstüme acılar damla damla Uykusuz gözler kan çanağı Uyuşuk umutların ablukası altında Bakar durur arşa Bir maceranın mecrasında Gönlü pare pare Leyla. Sukutta gizli vaveyla Salkım saçak yıldızlar da Karanlığın uğultusu yankılanıyor Lamı cimi yok Sızım sızım sızlarken sevda Ya beni yutacak, ya seni bu karanlığa En iyisi şimdi sen Yaşanmış hatıralarımıza bir selam çak,en afillisinden Bir gün yapışacak bağrına Sukutta gizli vaveyla Yankılanırken karanlığın uğultusu Acıtırken tiz vaveylanın oyukları Düşersin apansız, amansız Zamansız ve mekansız Üzgünüm ki, işte o gün gelip çatacağım aklına Şimdilik müsaade diyorum Müsaade bize, müsaade Gecelerin de yankılanırken tiz bir vaveyla Bir yangın meydanın da Nasıl olsa Seslenecek ruhun ruhuma.... MEDET NEŞENUR EBRAR Ah be yalnızlık..! Yok mu senin hiç tenha bir yerin.. Şoyle uzaklaşıp kendimden koşar adım, Kıyısında dinlenebileceğim.. Yoksa, zamanın kollarında kaybolup gideceğim..   Ey dermanı döşünde saklayan zaman..! Sustur  zihnimdeki yıkıp, kırıp geçen gürültüleri, Korkuyorum..! Gün görmemiş bir aşkın gölgesinde Göçebe yüreklere düşeceğim.   Görmüyor musun..?! Sol yanımı kavuran bu azgın yaram Nasılda ağrılı büyüyor içimde. Gün boyu havsalamda uyuyan anılar, Hırpalarken uykularımı gecelerce. Ve savrulurken düşlerim, meskensiz yüreğimde, Uykularım firari her gece. Yerim, yurdum göçebe.  
Mavi Şehrin Kalemleri

ŞEHRİ VANIM

MEHMET AKÇAY ( AŞIK ÇAĞLARİ)

Yazın güzel kışın güzel

Ne güzelsin şehri Van’ım

Kurun güzel yaşın güzel

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Derelerin durmaz akar

Mavi gölün canlar yakar

Edremit’in Van’a bakar

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Kalen asırlardır yaşı

Durur Van Gölü’ne karşı

Tek parçadan olmuş taşı

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Tarihlerde vardır yadın

Doğaldır lezzetin tadın

Tuşba derler diğer adın

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Bir kazan var Bahçesaray

Sende doğar güneşle ay

Kanisipi olur bir çay

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Erciş’tir en büyük kazan

Çok şair var şiir yazan

Ordan çıkar âşık ozan

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Başkale saray yanyana

Çaldıran sınır İran’a

Gürpınar’dır yakın vana

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Hoşap’ın meşhur kalesi

Gevaş’ında ters lalesi

Muradiye Şelalesi

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Çatak tadır yüksek dağlar

Vadisinde bahçe bağlar

Suları buz gibi çağlar

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Özalp tadır çayır çimen

Kuşlar konar tümen tümen

Erçek’te de aynı dümen

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Destandır tekgöz kedisi

Erciş’in Zilan Vadisi

Gürpınar’ın alim kadısı

Ne güzelsin şehri Van’ım

 

Yazmakla bitmez çağları

Edremit’in yeşil bağları

Erek Artos Van Dağları

Ne güzelsin şehri Van’ım

MİLİTAN YÜREĞİM

TUBA DEVRİM (GÜLCE & DEVRİ )

Bazen buralardan tası tarağı

Toplasam bağrımı  yakan yangınla

Bir gitsem diyorum   gönül durağı

Kül olmuş doğru mu çıkan yangınla

 

Kundaklanmış viran halimle aşka

Militan yüreğim şimdi bir başka

Kadife düşlere dalsaydım keşke

Duysaydın çağrı mı yıkan yangınla

 

Seni özlemedim desem de yalan

Yolun gözlemedim desem de yalan

Aşkın gizlemedim desem de yalan

Bilseydin ağrımı çöken yangınla

 

Yutkunduğum yarım nefes içimde

Suç üstü yaşadım kader göçümde

Ömrüm geçiyorken demli biçimde

Yanıma uğrama sakın yangınla

 

Aklımı aldı o güzel bakışın

Bana umut veren hayat akışın

Ben oldum yanına en çok yakışan

İçimi doğrama bıkan yangınla

GÜNLER ZULÜMDÜR BANA

BÜLENT BAYSAL

Esti sam yelleri, yükü ağırdır bana

Yalanmış sözlerin, eziyettir bu cana

Anlatmak imkansız, bil ki değmezmiş sana

Düşler alev, ateş, günler ölümdür bana

 

Ne seyrine yar, yaslanmaya dağ kalmadı

Ne boşluk doldu, ne dolu derdimi almadı

Solar dedim gönül bahçem, hala solmadı

Geceler göz yaşı, günler suskundur bana

 

Vaz geçtim şu candan, efkarı güne gömdüm

Beklerim gelmez, şu viran hallere döndüm

Tutuştu can evim, göz yangınımda söndüm

Yürekte isyanım, günler zalimdir bana

 

Güne yazdım derdi, gün ağladı ben sustum

Aşkın harında yandım, hep gölgeme pustum

Her akşam, her kadehte, bir çift gözde coştum

Geceler feryadım, günler küskündür bana

 

Boşuna tükettim, beyhude ömür gömdüm

Bir hayel peşinde, yıllarca yandım döndüm

Hiç yarın olamadım, sende ben hep dündüm

Geceler zindanım, günler zulümdür bana

BENİ SEVEN GELSİN

ZEKİNE KARAKÖÇEK

Sensizde geçer di benim günlerim

Dost ısrar etme beni seven gelsin

Farkına vardım acıymış sözlerim

Dost ısrar etme beni seven gelsin

 

Kırk parçaya bölündüm ben yine

Dilin kemiği yok batsın sineye

İyi niyetimden düştüm çileye

Dost ısrar etme beni seven gelsin

 

Eli kendin gibi bilme yanarsın

Dost meclisinde dara durasın

Söz sükut doğru yolu bulasın

Dost ısrar etme beni seven gelsin

 

Gönül kapısı han yıkıpta geçme

Dostluğa aklınca bir fiyat biçme

Gözümde altınken bir pula düşme

Dost ısrar etme beni seven gelsin

 

Geçti gönlümden bir dostun kervanı

Uyan külünden doğmanın zamanı

Zekinem çok yoruldu yok dermanı

Dost ısrar etme beni seven gelsin

SEVGİYİ BİLEN GÖNÜL GELSİN

MERT CAN

Sensiz de yaşarım ben bu hayatı

Sensiz nefes almayı da bilirim elbet

Acıyı hüznü de çekerim sineye

Sevgiyi bilen gönül gelsin

 

Paramparça olsada yüreğim

Dilim sussada içim yanar yine

Çile çekmeyi de bilirim elbet

Sevgiyi bilen gönül gelsin

 

Herkesi  seven diye bilme sakın

Kırar kalbini sızlatır seni

Söz sükut olsada acıtır bedeni

Sevgiyi bilen gönül gelsin

 

Kalp sever elbet yüreği

Yıkıp viran eyleme sakın

Gözlerimi şelale olup akıtma sakın

Sevgiyi bilen gönül gelsin

 

Geldi geçti ömrümün baharı

Soldu Bahar da güz oldu

Yorgun düştü sonunda seven kalbimde

Sevgiyi bilen gönül gelsin.....

VAVEYLA

BAHAR BÜKE

 Gecenin derinliklerinde tiz bir vaveyla

Ve yağıyor üstüme acılar damla damla

Uykusuz gözler kan çanağı

Uyuşuk umutların ablukası altında

Bakar durur arşa

Bir maceranın mecrasında

Gönlü pare pare Leyla.

Sukutta gizli vaveyla

Salkım saçak yıldızlar da

Karanlığın uğultusu yankılanıyor

Lamı cimi yok

Sızım sızım sızlarken sevda

Ya beni yutacak, ya seni bu karanlığa

En iyisi şimdi sen

Yaşanmış hatıralarımıza bir selam çak,en afillisinden

Bir gün yapışacak bağrına

Sukutta gizli vaveyla

Yankılanırken karanlığın uğultusu

Acıtırken tiz vaveylanın oyukları

Düşersin apansız, amansız

Zamansız ve mekansız

Üzgünüm ki, işte o gün gelip çatacağım aklına

Şimdilik müsaade diyorum

Müsaade bize, müsaade

Gecelerin de yankılanırken tiz bir vaveyla

Bir yangın meydanın da

Nasıl olsa

Seslenecek ruhun ruhuma....

MEDET

NEŞENUR EBRAR

Ah be yalnızlık..!

Yok mu senin hiç tenha bir yerin..

Şoyle uzaklaşıp kendimden koşar adım,

Kıyısında dinlenebileceğim..

Yoksa, zamanın kollarında kaybolup gideceğim..

 

Ey dermanı döşünde saklayan zaman..!

Sustur  zihnimdeki yıkıp, kırıp geçen gürültüleri,

Korkuyorum..!

Gün görmemiş bir aşkın gölgesinde

Göçebe yüreklere düşeceğim.

 

Görmüyor musun..?!

Sol yanımı kavuran bu azgın yaram

Nasılda ağrılı büyüyor içimde.

Gün boyu havsalamda uyuyan anılar,

Hırpalarken uykularımı gecelerce.

Ve savrulurken düşlerim, meskensiz yüreğimde,

Uykularım firari her gece.

Yerim, yurdum göçebe.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.