Yerel-Yaygın gazeteleri bekleyen tehlike...

İSTANBUL - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) 2016 yılı değerlendirme toplantısında her zaman ki gibi bu kez de yerel basının sorunları gündemi oluşturdu.  

İSTANBUL - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) 2016 yılı değerlendirme toplantısında her zaman ki gibi bu kez de yerel basının sorunları gündemi oluşturdu.    TGC il temsilcilerinin gündeme getirdiği  Basın İlan Kurumu'nun resmî ilan uygulamaları yaşanan sorunların yine lokomotifi oldu. Bu kurumun aldığı ve 1 Ocak 2017'den itibaren uygulamaya konulacak son kararlarıyla yerel basında gazete yayınlamanın koşulları ciddi anlamda zorlaştırılmış bulunuyor.

Oysa yerel basın; yaşadığı sorunların üstesinden gelmek için yaşama savaşı verip kolaylıklar  beklerken,  zorluklarla karşılaşması tam bir sükut- ı hayal havası yarattı.

Yerel basında il gazetelerinin sayısal açıdan fazlalık yarattığı, bunun gazeteleri içerik, habercilik ve yenileşme açısından  olumsuz etkilediği konularının dile getirildiği toplantıda, kimi illerde Büyükşehir belediyelerinin gazeteler satın alıp kendilerinin reklamını yapmak için medya alanına soyunduğunu da hayretle öğrendik.

Bu arada kimi illerde de gazetelerin, televizyonların gerekçesiz  kapatıldığı da acı bir gerçek olarak dile getirildi.

Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Yerel medyanın yaşama savaşı daha da zorlaşıyor.

xxx

Günümüzde gazeteler ister yerel, ister yaygın olsun ortak sorunlar yaşıyorlar.

 Gazetecilik, gelişen iletişim olanakları  nedeniyle artık kendilerini yenilemek  zorunda/durumunda bulunuyor.

Çağın son derece gelişmiş iletişim olanaklarını kullanan ve aralarında hızlı bir habercilik yarışı yapan TV ve radyoların karşısında; gazetelerin teknik açıdan bu hızlılığa yanıt vermelerine maalesef olanak bulunmuyor.

Sorun da bu noktada başlıyor zaten...

TV ve radyoların anında olay yerinden yayın yapmalarına , gazeteler bir gün sonra yanıt vermeleri habercilik yarışında  olumsuz bir manzara olarak değerlendirilmesi yanlış olmaz.

Bu açıdan yerel/yaygın gazetelerin yayıncılık açısından kendilerine "yeni bir yol", yeni bir yöntem ve gazetecilik anlayışı bulmaları/benimsemeleri gerekiyor.

Öyle ya, televizyon ve radyoların verdikleri haberlere gazetelerin bir gün sonra sayfalarında yer vermeleri "nal toplamak" değil de ne?

 Böyle bir bakış açısıyla gazetelerin varlıklarını sürdürmelerinin zorluğu bir kez daha ortaya çıkıyor.

xxx

Gazeteler okurlarının önüne kimlik değiştirerek değil, günümüzün modasına uyan giysileriyle yenilenerek çıkıp varlıklarını sürdürme noktasına gelmiş bulunuyorlar.

Bunun için gazeteler artık eski alışkanlıklarını terk edip; okurlarının ilgi alanlarına giren, TV ve radyolarda bulamadığı haber konularına eğilmeleri gerekiyor.

Bu tarz çağdaş gazeteciliği kısmen de olsa yerel basında yapan gazetelerin varlığı gelecek için umut verici bir ışık... Ama bu yeterli değil tabii ki...

xxx

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün gazetelerin geleceği açısından "yeni gazetecilik" için hemen/öncelikle bu alanda çalışmalar başlatmasını bekliyoruz. Yoksa, yerel basında nice basım tesisi atıl konuma düşecek ve bu alandan ekmek parası çıkaran nice basın emekçisi işsiz kalacak.

Yaklaşan tehlikeye TGC toplantısında işaret ettim.

 Dileriz, ilgililer bu çağrımızı duyar, biz de deneyimlerimizi düzenlenecek seminer ve böyle bir vesileyle duyurma/aktarma şansı buluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?