"Mazeret Ağacı"na nasıl çıkılır?

Kimileri sarıldıkları yalanın tükendiğini görünce bu kez lafı ovuşturmaya başvururlar.  Böylece de köprüyü geçerken dürüst olanlar kadar zorlanmazlar hiç bir za

Kimileri sarıldıkları yalanın tükendiğini görünce bu kez lafı ovuşturmaya başvururlar.

 Böylece de köprüyü geçerken dürüst olanlar kadar zorlanmazlar hiç bir zaman...

 Çünkü kaşarlanmış kimlikleriyle en pişkin tavırlarını hemen takınmakta ustadırlar da ondan...

 Çünkü "suyun başını tutan laf ovuşturuculardır" da ondan..

 Çünkü toplumsal boyutta kültürel birikim oluşmamıştır ayrıca...

 O zaman "laf ovuşturucu"ya yalana dayalı desteksiz atma kalır bu durumlarda, bu alanlarda...

 Fakat, lakin, ama...

 "Mazeret kulesine" çıkmak isteyen-arzulayan "laf ovuşturucuları"; en çok sarıldıkları/sevdikleri ve hiç bir desteği/dayanağı olmayan "fakat... lakin... ama..."ların kurtarıcılığı hiç bitsin istemezler.

 Çünkü bu durumları onların bir yaşam tarzı olmuştur çoktan...

 Geçerli olan, kabul gören toplumsal her öneri "laf ovuşturucuları"nın önüne geldiğinde bir başkasının görüşü/fikri olduğu için yalnızlığa itildiğini görenler şaşarlar bu duruma... Ama saf düşünceleriyle bu yalnızlığın suyun başını kesen "laf ovuşturucusun"dan kaynaklandığını nereden bilsinler...

 Ama... Lakin... Fakat...

 Maytap tabancasıyla gece havaya atılan, renk-renk havai fişeklere benzer bu sözcüklerle başlayan sözler... Gece gözünüzde renk cümbüşünün enva-i çeşidini sergiler de sabah kalkıp baktığınızda herşey "eski tas, eski hamam" örneğidir, ne yazık ki...

 Gerçek eski gerçektir. Ortadadır yine...

XXX

 Toplumsal yaşamın kıyısından/köşesinden kırpıp kendilerine çıkar sağlayanlardır en çok "lakin"li, "ama"lı, "fakat"lı konuşanlar... Onlar, "mazeret" ağacına çıkıp yalan çulunu kendi üzerlerinden atmanın gayretindedirler yaşamları boyunca hep...

 Peşin satıp gerçekçi olmak güzeldir... Buna karşın; " ama"lı, "lakin"li, "fakat"lı söylemin/çağrının, kişi üzerinde yarattığı bir anlık pembe dünya "laf ovuşturucusu"nun yalan gemisi karaya vurduğu zaman gerçek ortaya çıkar...

 Çıkmasına çıkar da, "laf ovuşturucusu" sussa... Günahım var... Hatalıyım... Sonuçtan üzgünüm, dese... Diyebilse...

 Ama... Lakin... Fakat... Yine geçerli akçedir böyleleri için...

 XXX

 Mazeret/özür durumuna düşen kişinin erdemi; hatasını/günahını ikrar etmesi ve özür dilemesiyle ölçülür.

 Bana lütfen söyler misiniz? Siyaset piyasasında bunca hataları yapanlardan kaç kişi var, hiç "mazeret ağacı"na çıkmadan hatalı olduğunu söyleyip, özür dileyen.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?