"Açık" ve "Kapalı" kişilikler...

TBMM Genel Kurulu'nda anayasa değişikliği teklifinin ikinci tur oylamaları da "açık oy" tartışmalarıyla geçiyor. AKP'li kimi saylavların/vekillerin,  kabinlere girmeden oy kullanmaları görüşmelerin tansiyonunu yükseltiyor. Kavgalar, yumruklaşmalar, bu arada ısırmalar, kürsü işgalleri oluyor, gerilimler yaşanıyor.

Sonuçta, AKP'nin değişmesini istediği anayasa maddeleri yapılan oylamalarda MHP'nin de desteğiyle tıkır tıkır geçiyor, "evet" oyu alıyor.

Ama ortada, karşı tarafın, yani "hayır"  diyen muhalefetin tutumu var.

Değişmeyen bir görüş...

Öte yanda, maddeler geçiyor ona bak sen!..

Oysa, anayasalar toplumsal uzlaşıların mabet kitapları değiller mi?

TBMM'de günlerdir yaşanan gergin ortamın;  halkoylaması sırasında devam edeceği kanısında değiliz.

Çünkü, seçmen yurttaş kendi aralarında siyasal çekişme/titişme yapmayı sevmiyor/ istemiyor. Bunun yararını değil;  zararını gördü/yaşadı da ondan...

Yaşlı olanlar bilirler; eskiden, yani 1950'li yıllarda propaganda ve seçim döneminde yurttaş seçmenler arasında kavgalar olur, cinayetler işlenirdi.

Çok şükür o günler/dönemler gerilerde kaldı.

xxx

Meclis İç Tüzüğüne göre bu görüşmelerde  "gizli oy kullanılması" emrine karşın;  kimi saylavların buna saygı duymayıp, kural tanımazlık yaparak açıkça/aşikar/aleni  oy kullanmalarının nedeni ne olabilir ki acaba?

Bir kişi, bile-bile kural çiğnerse bunu niçin yapar?

xxx

Bilgili kişinin kendine özgüveni tartışılır mı?

Tabii ki hayır...

Bilen kişi; aydın kişi, duruşuyla, söylemiyle, sosyal, kültürel, siyasal vb. alanlardaki  davranışlarıyla  "demokrat kişiliği"ni  her yerde ve her zaman ortaya koymaktan çekinmez.

Açık yürekli, açık kimlikli kişidir çünkü...

"Demokratlık" da budur zaten...

Böyle düşünüldüğünde; anayasa değişikliği oylamalarında "açık oy" kullanan kimileri ile  "demokrat kişi" olarak tanımlananın bireyin tutumu arasındaki farkı düşünür müsünüz, lütfen?..

 "İçi ve dışı bir olmama" durumu değil mi?

"Biri "gerçekçi", diğeri "çıkarcı" kimlikler...

xxx

Bir  "çıkar hesabı" peşine takılıp; kendi iç benliğinde fare tuzağı  kurup yeri geldiğinde bununla "siyasal rant" sağlama peşinde koşan çok  kişiler gelip-geçti bu dünyadan.

Ne gibi, nasıl bir iz bırakabildiler bu dünyada?..

Ama "doğruyu savunan, demokrat olan kişilikler" çile de çekseler; toplumsal tarih onları yazarken  heyecan duyduğunu bilmeyen var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?