Ben de öğretmenlik yaptım...

Sanatçıların, meslek sahiplerinin, işçilerin, iş sahiplerinin hasılı herkesin yaşamında "altın yıllar" diye değerlendirdiği dönemler bulunur. Bu dönemler, bu yı

Sanatçıların, meslek sahiplerinin, işçilerin, iş sahiplerinin hasılı herkesin yaşamında "altın yıllar" diye değerlendirdiği dönemler bulunur. Bu dönemler, bu yıllar hiç unutulmaz. Unutulamaz... Çünkü yaşamınızın toplumsal hizmet açısından en anlamlı, en  başarılı bulduğunuz  dönemdir o yıllar... Hele de genç iseniz.

1963 yılında vatani görevimi yedek subay  öğretmen olarak yapmak için Kütahya'nın Pazarlar köyüne (Şimdi ilçe) giderken 26 yaşımdaydım. Kafam biraz karışık... Daktiloyu, fotoğraf makinesini bırakmış bir gazeteci şimdi köye öğretmen olarak gidiyor.

Ne eğitim psikolojisi, ne sosyoloji, ne pedagoji, ne çocuk psikolojisi okumuşum. O nedenle kafam karışık. Üstelik ilk kez köy yaşamıyla tanışacağım.

Pazarlar'daki yaşayacağım  iki yılın başarılı geçmesi için, öncelikle öğretmenlik konusundaki ders kitaplarını kısa sürede okudum, bilgilendim. Kendime güvenim geldi.

Pazarlar'a  gazeteci kimliğime edindiğim öğretmenlik bilgilerimi arkadaş edip gittiğimde aşılması gereken çok yol, yapılması  gereken çok çalışma olduğuna tanık oldum. Ama bunların hiç biri aşılamaz/yapılamaz sorunlar değildi. Başta okul müdürüm Köy Enstitülü sevgili Süleyman Aydoğmuş, Atatürk'ün ilk dönem eğitmenlerinden (Rahmetli) Yakup Özcan, yedek  subay  öğretmen Kani Gözlemeci, öğretmenler Doğan Cırık, Ekrem Kaytan elele, gönül- gönüle verip Pazarlar'ı eğitim fırınında pişecek bir hamura dönüştürdük.

Bu bir eğitim hamlesi, çıkışı idi. Eğitim/öğretimde, sosyal yaşamda, tarımda atılan her ileri adımın karşılığı Pazarlar'ın çok kısa zamanda ilçe statüsüne kavuşmasıyla alındı.

İşte o yıllar... 1963-1965 yıllarım yaşamımın "Altın Yılları" oldu.

***

Yaşamın renk kazanması, kişinin mutlu olması;  kendini topluma ne denli adayabiliyorsa işte o noktada başlıyor...

Her yıl  "24 Kasım Öğretmenler Günü" geldiğinde Pazarlar'da geçen yıllarımı, oradaki dostlarımı ve sevgili öğrencilerimi anımsarım.

Bir büyük mutluluk halkasının ortasında bulurum kendimi... Kanatsız kuş olur; Karadeniz'den Pazarlar'a değin soluksuz uçarım.

***

Pazarlar şimdi ilçe... Ekonomisi tarıma dayalı... Güzel ülkemin en kaliteli vişne ve kirazı bu ilçemizde üretiliyor. Toprağı verimli mi, verimli...

Güzel insanları da o denli çalışkan...

Ama bir dertleri var ki... O kalite ürünleri vişne ve kirazın işlenmesi ve pazarlanmasında sorunlar var, tıkanıklıklar yaşanıyor. O nedenle de Pazarlar'ın ekonomisinde içgöçmenlik  yaşanıyor, başka illere taşınıp, geçim derdine yokluklar içinde çare aranıyor.

***

Türkiye'de boşalan köyler ve kasabaların yaşadığı içgöçmenlik olayının durdurulmasıyla yurttaşların yüzlerinin güleceğini, ülkemin ve insanının toplumsal  "Altın Yıllar" yaşayacağına inanıyorum.

"Aydınlık Türkiye" ideali uğruna şehit düşen, bu uğurda çaba gösterip aramızdan ayrılan öğretmenlerimize Yüce Rabb'imden Rahmet niyaz ediyorum. Halen bu uğurda çaba gösteren öğretmenlerimizin anlamlı günlerini kutluyor, saygılarımla esenlikler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?