Ayyıldızları Solmuş Bir Şehir: Van

Gevaş'ı, Edremit'i ve Alaköy'ü biliyorum. Eminim içinizden daha başka yerleri de bilenleriniz çoktur. Neden buraları andım, derseniz… Saydığım bu yerler, hâkim

Gevaş'ı, Edremit'i ve Alaköy'ü biliyorum. Eminim içinizden daha başka yerleri de bilenleriniz çoktur.

Neden buraları andım, derseniz… Saydığım bu yerler, hâkim yamaçlarından Van Denizi'ne şanlı Ayyıldızlarımızın baktığı yerler. En azından eskiden öyleymiş. Şimdiki durum nedir derseniz, işte o biraz üzücü.

Çünkü artık üstünde dalgalandığı vatanın taşlarıyla, vatan topraklarına işlenmiş Ayyıldızlarımızın rengi solmuş.

Bir zamanlar "Yok sayarsak yok olur, yok olursa da toplumsal barış olur…" diyerek düşünüldüğünden midir bilinmez, şanlı Türk şehri Van'ın yamaçlarında Türk varlığını simgeleyen ibareler ve simgeler yokluğa terk edilmiş vaziyette.

Gevaş'tan Van Denizi'ne bakan yamaçlardan vatanın bölünmezliğini hatırlatan Ayyıldızlı yeni bengütaşlar kimi rahatsız eder?

Ya da bereketli toprakları Van Denizi'ne uzanan ışıl ışıl Alaköy'ün sırtını dayadığı yamaçların tapu senedi Ayyıldızımız'ın düşmandan başka kime zararı olur?

Edremit'te, "İtdurmaz Tepesi'ne" ığrana ığrana tırmanan yolun kıyısında, kim bilir zamanında ne zorluklarla yapılmış o güzel Ayyıldız'dan daha fazla Kıztaşı'na yakışan bir ziynet var mıdır?

Ya da bir zamanlar ölüme gülüp geçen şanlı dağcı komandolarımızın Toprakkale'nin bağrına nakşettiği " Ne mutlu Türküm diyene!" vecizesi silinince gerçekte kimi sevindiririz?

Bana öyle geliyor ki biz Van'ı terk etmeğe pek hevesliyiz.

Bana öyle geliyor ki biz aslında sadece "ekmeğine bakan" köksüz bir kitleyiz.

Bana öyle geliyor ki biz Türklüğünden utanan geçici bir menfaat birliğiyiz.

Öyle olmasak namusu ve bayrağı düşman çizmesi altında üç yıl kalıp da taş üstünde taş kalmamacasına yıkılmış bir şehrin evlâdı olarak milletimizin nişanlarına gözümüz gibi bakar, sahip çıkardık.

Hani Vanlıydık, şanlıydık da kılıcı kanlı bir kahramanlar zümresiydik ya…

En azından Türk dilinin incisi türkülerimize lâyık olmak için şanlı Türk Ordusu'nun şanlı erlerinin vatan sathına nakşettikleri nişanlarımıza sahip çıkalım. Yamaçlarımızdan Van Denizi'ne mahzun fakat bir o kadar mağrur bakan Ayyıldızlı taşlarımıza her yıl bakalım, onları her yıl tekrar tekrar boyayarak artık görünür kılalım.

Bu arada " Ne mutlu Türküm diyene!" vecizesinin hudut kartallarımızın yuvalarında silinip gitmemesi için de uğraşalım. Hudut Alayı'mızın Türk vatanının çelikten duvarı olduğunu dosta düşmana gösterelim.

Çok yaşa sen Van Şehri!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Afşar Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?