Suriyeliler derhal geri gönderilmeli...

Suriye ve Suriyeli üzerine çok şey söylendi, yazıldı. Bize de yazma sırası gelmiş olmalı... Suriyeliler şöyle-böyle söylemlerinin elbette gerçeklik payı var.

Suriye ve Suriyeli üzerine çok şey söylendi, yazıldı.

Bize de yazma sırası gelmiş olmalı... Suriyeliler şöyle-böyle söylemlerinin elbette gerçeklik payı var.

Türkiye, artık "Suriyeli göçmen sorunu" gerçeği ile karşı karşıya bulunuyor.

Suriye yönetiminin başına çorap örmek isteyen Batılı güçler, istedikleri ortamı bu ülkedeki rejim karşıtlarıyla sahneleyince olanları gördük/yaşadık.

Irak olayında olduğu gibi, Suriye'den de insanlar sel olup Türkiye'ye aktı.

Okumuşu, cahili, fakiri, zengini, sağlıklısı, hastalıklısı...

Terörist mi, değil mi, ajan mı, gariban mı?

Allah bilir...

Bulanık bir nüfus Türkiye'ye akın etti.

Türkiye'nin dört köşesinde dilenerek yaşama tutunmaya çalışanlar çoğunluktaydı göç eden nüfusun...

İnsanımızın böyle durumlarda kabaran merhamet damarı Suriyeli olup dilenen çocuklara, kadınlara fitrelerini, zekatlarını verdiler.

Ayrıca yiyecek ve para yardımı yaptılar.

Yaptıkları yardımın arkasına bakan da olmadı. Allah rızası için herşey...

Buraya kadar filmin giriş bölümü idi.

Filmin ikinci bölümü ise...

Suriye'den ülkemize akın edenlerin barındırılmasını, iaşelerinin sağlanmasını, yaşama tutunmalarını Irak deneyiminde olduğu gibi devletimiz dert edindi.

Bu, bir insanlık görevi çünkü... Ulusumuza da bu yakışır doğrusu...

Avrupa ülkelerinden ses gelmeden böyle bir insani görevi üstlenmek de bizim asaletimize yakışan bir davranıştı zaten.

Ama ne oldu?

Avrupa ülkeleri "Siz göçmenleri barındırın, yiyeceklerini, giyeceklerini verin, biz size yardım edeceğiz" vaadleri hava da kalınca, Türkiye ekonomisinde yeni bir kambur daha oluştu.

Suriye ve Suriyeli sorunu...

Şimdi bu gelişmeleri irdelediğimizde durduk yerde Suriye sorunu çıkaran Batı dünyasının ard niyetinin gelişen Türkiye ekonomisini çökertmek olduğunu söylemiş olsak hata etmiş olmayız.

Amaç; Suriye'yi parçalayıp/bölmek kadar, Türkiye'yi de ileride uygulanacak BOP amacına hazır duruma getirmek...

Türkiye'yi her alanda zayıf düşürmek, çaresiz bırakmak...

Suriye'nin bugün içinde bulunduğu manzara bir yana; Türkiye'ye kurulan tuzağın da günden güne oluşturulduğunu inkar mı edeceğiz?

ABD'nin güney sınırımızda, PKK uzantılarıyla oluşturmaya çalıştığı alan neyin işareti olduğunu bir düşünelim.

Dışarıda bu olumsuz gelişmeler yaşanırken Türkiye sınırları içinde kendilerine barınma olanağı tanınan Suriyelilerin de kent merkezlerinde kendilerine "kurtarılmış alan" yaratma peşine düşüp esnafı, halkı, gelip geçen herkesi rahatsız ettiği, dövdüğü, kavga çıkarıp yaraladığı haberlerini gazetelerden, TV'lerden öğreniyoruz.

En son Suriyeli bir militanın yaşlı bir yurttaşın parasını gasp ettiği gördük/yaşadık.

Yani, Suriyeli dedik, barındırdık, ekmeğini suyunu verdik, yardım ettik. Şimdi onlar "Besle kargayı oysun gözünü..." örneği durum yaratmaya başladılar.

Ekonomik sorunları aşma savaşı verilen Türkiye'de; dış güçlerin itelemesiyle gelen ne idüğü belirsiz kişilerin yaratmaya çalıştığı bir huzursuzluk ortamı ile karşı karşıyayız.

Sorun büyümeden, kangren olmadan, insan görüp her türlü yardımı esirgemediğimiz Suriyelilerin zaten savaş ortamı olmaktan çıkan Suriye'ye derhal iade edilmesinde ulusal yarar görüyoruz. Suriyeliler derhal geri gönderilmeli...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?