Bir 23 Nisan kahramanlığı ve Kahramanları...

23 Nisan 1920'den 17 yıl sonra doğdum. Cumhuriyet gençlik çağına yeni  ulaşmıştı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, Atatürk Türkiye'si bir çok yenileşme hamlelerinin çoğu

23 Nisan 1920'den 17 yıl sonra doğdum. Cumhuriyet gençlik çağına yeni  ulaşmıştı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, Atatürk Türkiye'si bir çok yenileşme hamlelerinin çoğunu yapmıştı. 1950 yılına geldiğimde ilkokulu bitirmiştim.  Hafızamda/belleğimde,  1946 yılından "Çok Partili Dönem"e geçişe ilişkin ilk seçim anıları  kaldı o günden...  1950 yılında Türkiye'de DP iktidara gelmiş, demokrasiye kavuşulmuş olmanın bayramı yaşanırken Uzak Doğu'da Kore'de savaş başlamıştı. Türkiye, henüz Kuzey Atlantik Paktı (NATO)'na katılmamıştı. Sovyet Rusya'nın Türkiye'den toprak ve Boğazlar'dan üs istemesi devam ediyordu. Ortada bir tehdit vardı.. Batı Dünyası böyle bir durumda Türkiye'nin yanında yer alarak büyük jest yapmak kadar;  kendi güvenliğini de garantilemiş oldu. Kore'de ikiye bölünen ülke insanı Kuzey ve Güney olarak savaşırken, Batı Dünyası bu savaşa NATO kuvvetleriyle Güney Kore'nin yanında katıldı. Türkiye de NATO güçlerine bir tugay askerle destek verdi.  Türk Tugayının Kore savaşları destansı kahramanlıklarla geçti. 23 Nisan 1920'den tam 31 yıl sonra  23 Nisan 1951 Türk askeri Kore'de şanına yakışan örnek bir kahramanlığı daha tarihe yazıyordu.  "......... Kore'de Kunuri muharebeleri yaşanıyor. 25.Amerikan zenci tümenini kuşatmadan kurtarmak için (ABD'li general) Türk Tugayını gözden çıkarmıştı. 'Demir ordu' denilen Kuzey Çin ordusunun karşısına Türk Tugay'ı yem olarak sürülmüştü. 22 Nisan'ı 23 Nisan'a bağlayan gece 23.30 suları... Tugay'ın öncü birliği olan Üsteğmen Mehmet  Gönenç komutasındaki takım  dört bir yandan pusuya düşürülmüştü. Bu öncü Birlik, Kunuri dağında dört saat süreyle Çin ordusunu durdurdu. Hem Türk Tugayını, hem de Amerikan tümenini imha olmaktan kurtardı." "Üsteğmen Mehmet Gönenç, yaralı olarak yattığı yerden telsizle tabur komutanına şu mesajı çekti: Dört tarafımız kuşatıldı, şehidimiz çok... Ben dahil 6 yaralı kaldık. Koordinatları veriyorum. Topçu bataryalarını buraya yönlendirin. Topçu irtibat subayı Refik Saykut, şaşkındı, güçlükle; '-Ama , burası şu an sizin bulunduğunuz yer.' diyebildi. -Evet doğru... Bilerek söyledim. Çünkü, biz düşmana esir olmak istemiyoruz. Bizi onlara teslim etmeyin, kendi ateşimizle şehit olmak istiyoruz. Bu size olan son vasiyetimizden. Elveda. Telsiz konuşmalarını Topçu Tabur Komutanı Yarbay Kurtbay, Binbaşı Ahsen Saya,   ve Lemi Eralp, Yüzbaşı Alaaddin Haydaroğlu dinliyordu. Komuta heyeti şaşkındı, ne yapacaklarını bilemediler. Sonunda karar verildi; tüm toplar ateşlendi. Bataryalar gürlemiyor, hıçkırıyordu sanki..."(*)                                                      *** Çocuklarımızı Rahmetli Üsteğmen Mehmet Gönenç ve arkadaşlarının asil askerlik heyecanı, yurt ve insan sevgisiyle yetiştirmek gibi bir sorumluluğunuz olduğunu  hiç ama hiç unutmamalıyız. Bu vesileyle 23 Nisan 1920'yi biz arkadan gelen kuşaklara armağan eden ve koruyan kadroları Rahmet duygularıyla anıyor; sevgi ve saygıya selamlıyorum!  (*)Sayın Ataman Akdemir'e teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?