Şen olasın Nisan ayı

Nisan ayı Van ayıdır. Tarihe yeni bir yolculuk ile başlar Nisan ayı.  Bulutlara rağmen güneş yüzünü daha parlak gösterir. Yer gök maviye döner.  Yağmurların yık

Nisan ayı Van ayıdır. Tarihe yeni bir yolculuk ile başlar Nisan ayı.  Bulutlara rağmen güneş yüzünü daha parlak gösterir. Yer gök maviye döner.  Yağmurların yıkadığı toprak bütün azametiyle uyanır. Bahçesaray zirvelerinde Kardelenler, Gevaş’ta Ters laleler, Edremit’te Zeringadekler,  Selimbey’de Van Laleleri süsler her yanı.  Eriyen kar sularının buluştuğu Bendi Mahi coşkuyla çağlar. Erek Dağı’ndan ferahlatıcı rüzgarlar eser. Uşkun kabuğu yere düşer. Umut tohumları yeniden ekilir. Süphan Dağı Van Denizi ile adeta kucaklaşır.  Bu güzelliklerin adı Nisan’dır.  7 şehirde Van Yemekleri 2 Nisan Buluşması ile başlayan Nisan ayı bereketi anlamlı, yararlı iz bırakan ilginç görüntülerle  başladı. Edremit Nur Tatar Spor Salonunda konuşacak olan Nihat Hatipoğlu’nu yakından görmek, el sallayarak selam vermek ve huşu içinde dinlemek üzere sabahın erken saatlerinde çoluk çocuk yollara düşen,  minibüsleri hınca hınç dolduran kadınların, kızların  heyecanlı koşuşturmaları görülmeye değerdi. Nihat Hatipoğlu’na kadınlardan öylesine büyük ilgi vardı ki 5 bin kişilik salonu 6 bin kişi doldurmuştu. Nihat Hocanın kadınlara seslendiği saatlerde Van Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Taşyapan belediyenin 2017 yılında gerçekleştireceği projeleri ve çalışmaları açıklıyordu. O günün akşamında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından düzenlenen 6. Aşıklar Şenliği’nde ise farklı kentlerden gelen sözün ve sazın ustası aşıklar atışmalarıyla katılımcıları güldürürken, 15 Temmuz darbe girişimine karşı direnen gençleri anlatan hüzünlü  dizeleriyle düşündürdüler.  Bir gün sonra İskele Yaşar Kemal Parkı’nda  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ve çocuk şenliğinde buluşan bu güzel kentin güleryüzlü çocuklarının sevinç cıvıltıları Van Gölü balık avına çıkan martıların çığlılıklarına karışırken mangalını kapan Vanlılar çoktan Edremit sahilinde yerlerini almışlardı. Van Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün daveti üzerine dağlar kenti Van’a gelen  Milli Dağcı Tunç Fındık, Patika Doğa Sporları Kulübü üyeleri ile birlikte 3 bin 200 metre yüksekliğindeki Erek Dağı’na tırmanırken Van’ın eski mahalli dağcıları saygıyla anımsandı. Mili Dağcı Fındık, Erek Dağı zirvesinde hatıra fotoğrafı çekip zirve defterine tarihe not yazarken Van’dan cümle aleme özellikle de gezginlere mesaj gönderdi. Ünlü dağcı Fındık dedi ki; " Doğu dağlarının ne kadar güzel ve değerli olduğunu her seferinde söylüyorum. Van gerçekten çok güzel bir coğrafyaya sahip.  Yazın kaya tırmanışı, dağlara tırmanış, uzun mesafeli yürüyüşler, kışın da donmuş şelale tırmanışları, kış çıkışları gibi doğa sporu aktiviteleri için çok ideal bir yerdir"  Bu sesleniş Van’a gelmeye hala karar vermeyenlere, nazlananlara Nisan ayının sitemli göndermesi oldu.  Yolumuz İran’a doğru.  Türkiye-İran ilişiklerine önemli katkı yapan Van’ın bölgesel önemine, ekonomik potansiyeline dikkat çekilen, 28 - 29 Aralık'ta Van'da düzenlenmesi planlanan 3.Türkiye-İran Forumu Türkiye- İran ilişiklerinde Suriye odaklı diplomatik dalgalanmalara denk gelince  iki kez ertelendi. Forum kazaya uğramadan nihayet geçen hafta Van’da gerçekleştirildi.   Nisan ayının huzurlu ve umut dolu ikliminde gerçekleşen forumda, “Sınır Ticareti ve Lojistik”, “Turizmin Derinleşmesi ve Sınır İllerinin Rolü”, “Türkiye- İran İlişkilerinin geliştirilmesinde İki Ülke Medyasının Rolü”, “Enerji ve Altyapı alanında Yeni Anlaşma ve Yatırım Potansiyelleri”, “Kamu Diplomasisi”, “Dil ve Eğitim”, “Ekonomi ve ikili İlişkiler” konuları konuşuldu. Konuşmacılar iki ülke ilişkilerinde sınır illerinin önemine vurgu yaparak Van’ın konumuna dikkat çektiler. İran ve Türkiye Dışişleri Bakanlarının 2014 yılı başında Van’da bir araya gelmesinden alınan ilhamla Türkiye - İran Forumu adı altında ilki aynı yıl Van’da, dönüşüm sırası gereği ikincisi 2015 yılında Tahran’da düzenlenen ve iki yıllık kurumsallaşma birikimi ile üçüncüsü tekrar Türkiye’de, Van’da düzenlenen forum iki ülke ve sektörler açısından oldukça verimli geçti.  Yayımlanan Van Deklarasyonu Forum’un devamı dışında sürecin alt çalışmalarla derinleşerek kurumsallaşması için önemli bir dönüm noktası oldu.  Forumda Van’ın yüzünün İran’a dönük olması gerçeğinin altı bir kez daha çizildi:  Van ekonomik ve sosyal planlamasında İran gerçeğini de göz ardı etmediği sürece daha çok kazanır, kazandıkça da  gelişir. Nisan ayının  önemli kazanımlarından bir de buydu. Nisan ayı bereketi devam etti. Referandumun ardından YYÜ ev sahipliğinde düzenlenen’14. Kamu Yönetimi Formu’ nun Van’da yapılması Nisan ayının hareketliliğine damga vuran güncel gelişmeydi. Alanında uzman kişilerin katladığı ve iki gün süren forumda yapılan oturumlarda "Nasıl bir kamu yönetimi istiyoruz" sorusuna cevap arandı.   Sorunun yanıtı yayınlanacak formun sonuç bildirisinde ortaya çıkacak.  Formu"nun kapanış oturumunda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 16 Nisan'da gerçekleştirilen halk oylaması ile "Nasıl bir kamu yönetimi" sorusuna cevap verildiğini belirterek,  "Bu yönetim nasıl olacak?', 'Bizi kim yönetecek ve nasıl yönetileceğiz ?' Bu anlamda Türkiye’de gerçekten siyaset yapma paradigmasının biçiminin değiştiğini ifade etmek isterim. 16 Nisan'daki değişimi bizdeki gecikmiş bir değişim olarak görüyorum. Türk kamu yönetiminin kendisine rol model aldığı ülke Fransa, beşinci cumhuriyetle beraber istikrarsızlığa son vermek için getirilen yarı başkanlık, gerçekten Fransa'yı yeniden küllerinden doğurdu.Yine İtalya’da son yapılan düzenlemelerle daha güçlü hükümetlerin çıkması konusunda bir takım talepler var. Dünya'da da artık daha güçlü ve istikrarlı bir hükümet arayışı var. Çünkü küresel dünya risklerin, belirsizliklerin yükseldiği bir dünya haline geldi" dedi.  Nisan ayını bu şekilde  noktalayamadık.   Çünkü birde kayıplar var.   Türkiye'de bebek ölüm hızının en yüksek olduğu iller arasında yer alan Van'da " Buzağı Hastalıkları Sempozyumu'  düzenlendi. Sempozyumda 170 bin büyükbaş hayvanın olduğu Van’da yetersiz bakım şartları, bilgisizlik ve ihmal neticesinde 1 yaşına gelmeden kaybedilen buzağı kayıplarının 100 milyon TL’ye  ulaştığı açıklandı.    Bilgisizliğin hem candan hem de maldan ettiğini anlatan başka söze gerek var mı?  Öyle böyle Nisan ayına veda ettik. Hoş geldin Mayıs ayı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İkram Kali - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?