Yaşamın anlamı ve siyasette ilkbahar iklimi...

Hepsi insanın eseri... Giderek daha zorlaşan bir dünyada yaşıyoruz. Bu arada zaman da su gibi akıp gidiyor, kaybeden de yine insan oluyor. En yakınımızdaki/uzağımızdaki nice tanıdık/tanımadık insanları bir başka dünya uğurluyor, sağ kalanlara ise zaman ayıramıyoruz. Takılmışız yaşam kavgasının  peşine, habire koşuyoruz. Sonuç; tüm insanlık, kimi açlıktan, kimi doyumsuzluktan yakınıyor. Neden acaba? Şair Munis Faik Ozansoy vakt-i zamanında bugünleri görerek sanki yazmış şiirini... Bakınız Şair ne diyor; "Değişti yaşamın mantığı, Tabiat eski tabiat değil; ................................. Dünyamızın dengesi bozuldu Gün artık yirmidört saat değil. Zaman, o düşler, umutlar boyu, Keyfimce koşturduğum at değil." Dengesi  -yine insan eliyle bozulan-  dünyanın getirdiği mutsuzluk kimin yaşamından, hayalinin/paydasından neler alıp götürmüyor ki? Peki, suçlu kim? Toplumsal değil, kişisel olarak yaşanan her olumsuzluğun özünde hepimizin  payı var ve bunu bilerek yaşıyoruz, ne yazık ki... Kimse bir başkasının sorununu/derdini yeterince sahiplenmiyor. Oysa, küçük küçük mutsuzluklar; kangren olmadan, büyümeden ilgilenilip ortadan kaldırılsa dünyamız bu faciaları/savaşları/duyumsuzlukları yaşar mı? İnsanlık, insanın kendi dünyasına yabancılaşan bir dönemi yaşıyor. Şair Yalçın Ergin, belki de bu olumsuzluğu görerek " Küçük Mutluluklar" adlı şiirinde küçücük mutluluk anlarını dizeleriyle anlatırken bize de bir yol tarifi yapıyor. Acaba niçin? "Küçük derslerdir büyük nehirleri oluşturan Küçük mutluluklar, küçük küçücük derelerdir. Büyük nehri ararken üzerinden atladığın Arkana dönüp de bakmadığın Küçük mutluluklar: Çıtır çıtır Kızılay simididir çayın yanında. Aniden radyodan karşına çıkan şarkı Kar yağınca tatil olunca okul. .......... Annenin yemeği Tamir ettiğin alet. ......... Elini sımsıkı tutan minik bir el Dudağında ıslık, yürüdüğün yol Birden çıktığın yolculuk. Sana açılan kapılar Sana kapıyı açanlar Hoş gelenler Hoş buldukların.. Yalnız kalabilmek Özlediğinde." Dr. Albert Schweitzer de şöyle diyor bizlere: "Hayat yolunu kapayan kötü duyguları ve anıları, bir süpürge ile süpürür gibi temizlemeliyiz. İnsan olduğu yerde, özveri ve sevgi dolu olağanüstü bir yaşam sürebilir. Böyle bir yaşama kavuşabilmek için irade kuvvetine, sevgi dolu bir kalbe, sabır ve cesarete ihtiyaç vardır." O zaman dersimizi alalım: Ülkemin siyasetçileri bu öğretiler sizin için... Artık bırakın kısır  çekişmeleri de; "ülkem için nasıl daha çok yararlı oluruz" diye birbirinize sarılın, bir ilkbahar siyaset iklimini estirin  bu topraklarda...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hikmet Aksoy - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Vansesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Vansesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Vansesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Vansesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Van'da maske takmak zorunlu olsun mu?