Deprem bitmez…

Deprem bölgesinde çalışmalar sona erip insanların barınma ihtiyaçları karşılanınca ve hayat normale dönünce, deprem bitti sanılır.

Deprem bölgesinde çalışmalar sona erip insanların barınma ihtiyaçları karşılanınca ve hayat normale dönünce, deprem bitti sanılır.

Depremi geçici ve bir defaya mahsus bir doğal felaket olarak algılamak cehaletimizin ve vurdumduymazlığımızın somut bir göstergesidir.

Depremlerde arama ve kurtarma faaliyetlerimiz fevkaledenin fevkindedir.

Devletimizin ilgisi ve gayreti fevkaledenin fevkindedir.

Milletimizin ilgi ve alakası fevkaledenin fevkindedir.

Devlet millet, el ele, kol kola deprem bölgesine giderek yaraları sarmaya başlıyorlar. Arama kurtarma sona eriyor. Evsiz vatandaşlara ev ve barınma yerleri temin ediliyor. Borçları erteleniyor. Enkazlar temizleniyor. İnsanlar yaşamaya devam ediyor.

Hiç kimse, ölenle ölmüyor.

Kısa bir zaman sonra bu acı unutuluyor.

Ancak deprem gerçeği ile birlikte unutuluyor.

Gitti bir daha gelmeyecek gibi görülüyor.

Vatandaş unutunca Devlet de unutuyor.

Başta vatandaşın sonra Devletin duyarsızlığı sonunda yeni yeni felaketlerle karşı karşıya kalıyoruz.

Ülkemizin deprem bölgesinde olduğu gerçeğini bilip, tedbirli davranmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.

Japonya Devletini örnek alalım.

Japonya’da 9 şiddetinde meydana gelen depremlerde yapılar yıkılmıyor.

Deprem süresince evlerinden dışarı çıkmıyorlar.

Çünkü evleri dışarıdan daha güvenli.

Ev ve işyerlerinde kullandıkları malzemeler devrilmiyor.

Japonlar deprem bölgesinde yaşadıklarının bilincinde olmuş ve tüm yaşamlarını depremden zarar görmeme üzerine inşa etmişlerdir.

Ülkemiz insanları depremden dolayı çok acılar yaşamış ve yaşamaya da devam edecektir.

Devlet yurttaşların can ve mal güvenliğini korumakla mükelleftir.

Ne acıdır ki Devlet de bu konuda duyarsız, yurttaşlar da daha çok duyarsızdır.

Bu anlayış mutlaka değişmeli.

İstanbul da deprem oldu olacak.

Allah korusun 7-7.5 şiddetinde bir deprem olursa on binlerce can kaybımız olur.

İstanbul yerle bir olur.

Devletin başlattığı kentsel dönüşüm projelerine karşılık vatandaş alabildiğince duyarsız davranmaktadır.

Kentsel dönüşüm projesinin iki tarafı vardır.

Bir tarafı Devlet diğer tarafı mülk sahibi vatandaştır.

Her iki tarafın anlaşması ile bu proje hayata geçebilir.

Aksi taktirde proje uygulanamaz.

Tarafların uyumu da çok sağlıklı değil.

Peki ne olacak!

O zaman bekleyelim deprem olsun binlerce canımız hayatını kaybetsin.

Kentsel dönüşümle ilgili yasa yeniden düzenlenmelidir.

Gerektiğinde Devlet cebri işlem yapmalıdır.

Bu şahısların menfaatinden daha çok toplumsal menfaatleri içermelidir.

Kentsel dönüşüm projelerinin şu andaki mevcut durumu ile uygulanması çok zor görünüyor.

Bu yasa gözden geçirilerek yeniden dizayn edilmelidir.

Üzerinde çalışılmış yasa ise bir an önce çıkarılarak yürürlüğe konulmalıdır. Yeni yapılarda mutlaka deprem yönetmeliği yasası baz alınmalıdır. Çok ciddi bir denetim sağlanmalıdır. Denetim elemanları ilgili belediyelere ait teknik personel ile Şehircilik Bakanlığı teknik personeli tarafından yapılması sağlanmalıdır.

Aksi taktirde daha çok can ve mal kayıplarımız kaçınılmaz olacaktır.

İnşallah ilgililer bu önerilerimizi dikkate alarak, toplumumuzun yaşadığı bu acıları bir an önce giderme doğrultusunda adımları atmış olurlar...

Saygılarımla.

Bakmadan Geçme