VAN'I 'DÖRT T' KURTARIR!

 
Bugünlerde Van'a kurulması planlanan Tekstil Kent ile ilgili önemli gelişmeler yaşanmakta. Tekstilde lider olan şehirlere yapılan teknik gezilerle olgunlaştırılan bu dev proje, yakında ihale aşamasına gelecek. İlimiz adına çok geç kalınmış bir girişim olsa da işsizliğin had safhada olduğu bölgeye çok olumlu katkısı olacaktır tekstil kentin. Ayrıca yoğun emek ve işgücü isteyen sektörde, bölgenin en mağdur kesimi olan kadınlara da bu proje ile çok fazla iş olanağı sağlanacağı kesin. Özellikle tekstil endüstrisine sırtını dayayan şehirlerde istihdam sorunu yaşandığını hiç duydunuz mu? Örneğin Kahramanmaraş, Denizli ve son yıllarda bu alanda en başarılı örnekleri veren Adıyaman gibi illerde işsizlik hiçbir zaman can sıkıcı rakamlara ulaşmamıştır.
Kalkınma Bakanlığı tarafından Van'a toplamda 5 milyar liralık destek verilmesi düşünülmekte. Önümüzdeki aylarda hayata geçirilmesi planlanan Van Tekstil Kent Projesi; içinde sosyal birimler, eğitim merkezleri, banka şubeleri ve elli kadar fabrikayı içeriyor. Ucuz maliyet sebebiyle Çin ve Hindistan'a giden işadamları öncelikle davet edilecek. Eğer kısa sürede hayata geçirilirse Van'ın istihdam sorunu büyük ölçüde çözülecektir.  Esasen bu sektörde Van'ın potansiyeli sanılandan çok fazladır. İstanbul'da Van'dan göç etmiş olanların ''özellikle kırsal kesimden'' neredeyse %80 i tekstil işiyle uğraşmaktadır. Başta Güngören, Merter, Bağcılar ve Esenyurt gibi ilçelerde Vanlı olupta yıllar önce İstanbul'a iş bulma umuduyla gelen ailelerin birçoğu artık patron oldu. Hatta bazıları kendi markalarını yaratıp giyim ürünlerinde Van'ın logolarını dahi kullanmaya başladılar.
Daha önce tekstil sektörü için açıklanan yeni teşvik sisteminde, taşınma desteği de veriliyor. İstanbul'daki bu potansiyel, Van'da açılacak olan tekstil kent'e, uygun koşullar da sağlanırsa olduğu gibi taşınacaktır. Böylece hem istihdam artarken hem de geriye dönüşler kalıcı olmak üzere hızlanacaktır. 
Ben okuduğum üniversitenin yurdunda, askerlik yaptığım koğuşta ''Vanyün'' markalı battaniyelerde uyudum. Krizler sonrası kapatılan Vanyün fabrikası bile onca darboğaza rağmen marka olmuştu. Yeniden Van markalarıyla üretim yapan tekstil fabrikaları düşünmek çokta hayali değil bölge için bence.
 Ayrıca Van bir üniversite kentidir. Hiç tekstil işiyle uğraşmayan insanların bile 15 günde eğitilebildiği bu sektör için üniversitede kurulacak tekstil bölümüyle, kalifiye teknik eleman sorunu da çözülebilir. Belki de Türkiye'nin hammadde için Çin'den ithal ettiği mamullerin artık Van da üretilmesi mümkün olacaktır.
 Aslında sadece tekstil değil kalkınmanın diğer üç T'si olan Tarım, Ticaret ve Turizm sektörlerinde de Van müthiş bir potansiyele sahip. 80'li yıllarda üç milyona yaklaşan küçükbaş hayvan varlığıyla Van, canlı hayvan ticaretinin gözbebeği idi. Hayvan borsasının kalbi Van'da atardı. Her gün kamyonlar dolusu canlı hayvan ihraç edilirdi. Başta Gaziantep olmak üzere oradan da tüm Ortadoğu ülkelerine satılırdı. Van'da hayvancılık halen bu düzeye ulaşamamış olsa da, artan hayvancılık potansiyeli ile bu eski özlenen günlere, Van'da başarıyla uygulanan ve Türkiye'de bir ilk olan organize hayvancılık bölgesi gibi yatırımlarla kısa zamanda ulaşılacaktır.
Hem köy varlığı hem de sahip olduğu mera alanlarıyla bu bir hayal değil. Ayrıca sulu tarımın yaygınlaşması ile ilin eskiden beri hayvancılık potansiyeli nedeniyle kaba yem açığını kapatma adına bolca ekim yapılan baklagil yem bitkileri dışında sebze ve meyve tarımı adına da büyük bir atılım yakalanabilir.
Gelelim turizme. Van'ın lokomotif sektörü olmaya aday bu alanda, konaklama ve güvenlik zafiyetiyle ilgili sorunlar minimize edilirse, sektörde patlama yaşanacağından emin olun.
Van küçük bir Türkiye mozaiğidir. Dünyaca ünlü güzelliklerinin yanı sıra,  Başkale Yavuzlar köyündeki peribacaları, Akçalı köyündeki Pamukkale'yi andıran travertenlere de sahiptir. Yine Antalya'yı aratmayacak plajları, muhteşem güneşi ve nihayet şahane kar kalitesiyle ön plana çıkan Abalı kayak tesisiyle birlikte turizmde çoktan marka olmaya aday bir şehirdir. Bir turistin görmek istediği daha sayamadığım birçok güzelliğine ek olarak birde, 5 yıldızlı otellerle birlikte konaklama sorunu da çözülünce Van'ı kimse tutamaz.
Diğer bir kalkınma potansiyeli ise sınır ticaretinde yatmaktadır. Halen küçük araçların geçebildiği ve uzun yıllardan beri Türkiye'nin Asya'ya açılan demiryolu ile İran'a bağlandığı uluslararası taşımacılığa açık Kapıköy sınır kapısı, yakın zamanda tırların da transit geçişine açılacaktır. Böylece küçük ölçüde yürütülen ve sadece mücavir illerle kısıtlanmış olan sınır ticareti hacmi devasa boyutlara ulaşacaktır.
Aynı zamanda uçakların direkt Van' a inmesini sağlayacak olan Van-Tahran seferleri ve buna ek olarak Charter uçak seferlerinin eklenmesiyle uluslar arası hüviyete kavuşacak olan havalimanımız ile artık kabuğunu kıracaktır Van.
Uzun lafın kısası, her ilin kolay kolay altından kalkamayacağı dev depremlerle sarsılan Van, tüm olanlara rağmen yinede mevcut potansiyeli ile göz kamaştırıyor. Hele bunlara ivme kazandıracak olan 2014 yılı için öngörülen büyükşehir statüsüyle Van, birçok alanda özel sektör yatırımlarını da çekecektir. Tüm mesele, bu potansiyeli görebilecek ve uygulayacak siyasi iradeyle, akılcı bir kalkınma politikasıyla çözülebilecektir.

Bakmadan Geçme