Haber Girişi: 01.10.2021 - 16:29, Güncelleme: 01.10.2021 - 16:29

İLİMİLİM BİLMEKTİR

 

İLİMİLİM BİLMEKTİR

Van Emekli Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...
Yüce Rabbimiz, İnsanı, diğer canlılardan ayıran bazı özellikler ile donatmıştır. Bu özelliklerin başında akıl gelir. İnsanoğlu tertemiz bir yaradılış üzere dünyaya teşrif eder. Bembeyaz bir kağıt gibidir, temiz ve lekesizdir. Zamanla çevreye ve eşyaya karşı merakı artar. Eşyayı sorgulamaya başlar. Sorularına cevap arar. İşte eğitim onun sorularına cevap verir ve o çocuğun aldığı cevap, onun düşünce dağarcığında şekillenmeye başlar. Edindiği bilgiler, doğru bilgi kaynaklarına dayanıyorsa, o çocuğun bakış açısı onu sağlam bilgiye ulaştırır. Eğer yanlış bilgi kaynaklarına dayanıyorsa, yaradılış gayesinin dışında başka yönlere sevk eder.Toplumlarda meydana gelen, buhran ve bunalımlar, bunun bir sonucudur. Bilindiği üzere Müslümanlar için bilgi kaynaklarından bir tanesi de vahiydir. Vahiy Allahü Teala tarafından, Hz. Cebrail vasıtasıyla, Peygamber Efendimize bildirilen ilahi malumatlardır. Peygamberimize vahiy ile ilk emir ‘’Oku’’ emridir. Yüce Rabbimiz Alak suresinin ilk beş ayetinde ‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.’’buyurmuştur. Bu ayeti kerimeyi çok kısa bir şekilde anlamaya çalışalım.   -Okumaya Allah’ın adıyla başlamak -Bütün varlıkları yani maddeyi yoktan yaratanın Allah olduğunu -İnsanı kan pıhtısından yarattığını -İkinci bir defa okumayı emretmiştir. -İlmin araçlarından biri olan kaleme işaret edilmektedir. -Allah’ın kerem sahibi olduğunu herkese lütufta bulunduğunu hatırlatmaktadır. -İnsana bilmediğini bildirenin Allah olduğunu beyan buyurmaktadır. Alak suresindeki bu beş ayet ile bize akıldan başka iki bilgi kaynağı daha vermektedir. Bunlardan bir tanesi vahiy(doğru haber). İkincisi, dikkatlerimizi en büyük kainat kitabı, yani evrene çevirmektedir. Evrende bulunan bütün canlı ve cansız varlıkları tefekkür ederek okumamızı işaret etmektedir. Burada sadece insanın yaradılışına dikkatimizi çekerek, insanın Allah’ın kudretiyle nasıl yaratıldığını bildirmektedir. Ancak tıp ve fen bilimleri ilerledikçe insanın yaratılışının muazzam bir kudret tarafından var edildiğini ortaya koymaktadır. Henüz bilimin, yaratılışla ilgili keşfedemediği birçok hususun bulunduğu bilim insanları tarafından dile getirilmektedir. İnsanı yaratan kudretin eksiksiz sıfatlara(özelliklere) sahip olması gerekmektedir. Örneğin: yaratanın alim(bilgi sahibi) olması, görmesi, kudret(güç) sahibi olması, dilediğini, dilediği anda, dilediği şekilde yaratması gibi özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bizim inanç esaslarımızdan bir tanesi de, Allah’a inanmak ve Allah’ın eksiksiz sıfatlara sahip olduğunu iman etmemizdir. Özet olarak, ilmin ve bilimin kaynaklarından bir tanesi olan, Kitab-ı Ekber olan kainatı iyi okumak sonucunda, gerçek bilgiye ulaşmamız mümkün olabilecektir. Tasavvuf edebiyatımızda ‘’Kim ki nefsini tanıdı, rabbini de tanıdı’’buyurulmuştur. Büyük kainatın özü ve özeti, insandır. Cisim olarak küçük fakat mana olarak büyüktür. İnsan yüce Allah’ın bir eseridir. Eser, müessire yani onu yaratana işaret etmektedir. ‘’Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?’’(Fussilet 53)  Yeni bir eğitim ve öğretim yılına girmiş bulunuyoruz. Dünyayı tesiri altında bırakan pandemi, ülkemizde de etkisi gösterdi. Uzaktan eğitimle eksikliklerimizi tamamlamaya çalıştık. Ancak bu yüz yüze eğitim gibi değildir. Bu yıl yüz yüze eğitim için devletimiz seferber oldu. Allah tamamına erdirsin. İmam Şafi eğitimin amacına ulaşması için altı şartın gerekli olduğunu söylüyor. Bir şiirinde: Kardeş sen ilmi ancak altı şartla elde edebilirsin Onları sana izah edeceğim Zeka, hırs(isteme arzusu), çalışmak, okuduğunu kavrayıp anlamak Üstadın(öğretici) eşlik etmesi ve yeterince zaman  Memleketimize, milletimize ve insanlık alemine rehberlik yapacak düzeyde, ilmin ve bilimin her alanında, bakarken ilerisini görebilecek nesiller yetiştirmemiz lazımdır. Bizim misyonumuz bunu gerektirmektedir. Öğretimden önce eğitim şarttır. Milli eğitim bakanlığımızın eski ismi ‘’Terbiye Ve Talim’’ idi. Bizim Yunus’un veciz ifadesi ile bugünkü yazımızı noktalıyoruz. İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendin bilmezsin Ya nice okumaktır Okumaktan murat ne Kişi Hak'kı bilmektir Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru ekmektir Okudum bildim deme Çok taat kıldım deme Eğer Hak bilmez isen Abes yere gelmektir Dört kitabın mânâsı Bellidir bir elifte Sen elifi bilmezsin Bu nice okumaktır Yiğirmi dokuz hece Okursun uçtan uca Sen elif dersin hoca Mânâsı ne demektir Yunus Emre der hoca Gerekse bin var hacca Hepisinden iyice Bir gönüle girmektir Hayırlı Cumalar.  
Van Emekli Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...

Yüce Rabbimiz, İnsanı, diğer canlılardan ayıran bazı özellikler ile donatmıştır. Bu özelliklerin başında akıl gelir. İnsanoğlu tertemiz bir yaradılış üzere dünyaya teşrif eder. Bembeyaz bir kağıt gibidir, temiz ve lekesizdir. Zamanla çevreye ve eşyaya karşı merakı artar. Eşyayı sorgulamaya başlar. Sorularına cevap arar. İşte eğitim onun sorularına cevap verir ve o çocuğun aldığı cevap, onun düşünce dağarcığında şekillenmeye başlar.

Edindiği bilgiler, doğru bilgi kaynaklarına dayanıyorsa, o çocuğun bakış açısı onu sağlam bilgiye ulaştırır. Eğer yanlış bilgi kaynaklarına dayanıyorsa, yaradılış gayesinin dışında başka yönlere sevk eder.Toplumlarda meydana gelen, buhran ve bunalımlar, bunun bir sonucudur.

Bilindiği üzere Müslümanlar için bilgi kaynaklarından bir tanesi de vahiydir. Vahiy Allahü Teala tarafından, Hz. Cebrail vasıtasıyla, Peygamber Efendimize bildirilen ilahi malumatlardır. Peygamberimize vahiy ile ilk emir ‘’Oku’’ emridir. Yüce Rabbimiz Alak suresinin ilk beş ayetinde ‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.’’buyurmuştur. Bu ayeti kerimeyi çok kısa bir şekilde anlamaya çalışalım.

 

-Okumaya Allah’ın adıyla başlamak

-Bütün varlıkları yani maddeyi yoktan yaratanın Allah olduğunu

-İnsanı kan pıhtısından yarattığını

-İkinci bir defa okumayı emretmiştir.

-İlmin araçlarından biri olan kaleme işaret edilmektedir.

-Allah’ın kerem sahibi olduğunu herkese lütufta bulunduğunu hatırlatmaktadır.

-İnsana bilmediğini bildirenin Allah olduğunu beyan buyurmaktadır.

Alak suresindeki bu beş ayet ile bize akıldan başka iki bilgi kaynağı daha vermektedir. Bunlardan bir tanesi vahiy(doğru haber). İkincisi, dikkatlerimizi en büyük kainat kitabı, yani evrene çevirmektedir. Evrende bulunan bütün canlı ve cansız varlıkları tefekkür ederek okumamızı işaret etmektedir. Burada sadece insanın yaradılışına dikkatimizi çekerek, insanın Allah’ın kudretiyle nasıl yaratıldığını bildirmektedir. Ancak tıp ve fen bilimleri ilerledikçe insanın yaratılışının muazzam bir kudret tarafından var edildiğini ortaya koymaktadır. Henüz bilimin, yaratılışla ilgili keşfedemediği birçok hususun bulunduğu bilim insanları tarafından dile getirilmektedir. İnsanı yaratan kudretin eksiksiz sıfatlara(özelliklere) sahip olması gerekmektedir. Örneğin: yaratanın alim(bilgi sahibi) olması, görmesi, kudret(güç) sahibi olması, dilediğini, dilediği anda, dilediği şekilde yaratması gibi özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bizim inanç esaslarımızdan bir tanesi de, Allah’a inanmak ve Allah’ın eksiksiz sıfatlara sahip olduğunu iman etmemizdir. Özet olarak, ilmin ve bilimin kaynaklarından bir tanesi olan, Kitab-ı Ekber olan kainatı iyi okumak sonucunda, gerçek bilgiye ulaşmamız mümkün olabilecektir.

Tasavvuf edebiyatımızda ‘’Kim ki nefsini tanıdı, rabbini de tanıdı’’buyurulmuştur. Büyük kainatın özü ve özeti, insandır. Cisim olarak küçük fakat mana olarak büyüktür. İnsan yüce Allah’ın bir eseridir. Eser, müessire yani onu yaratana işaret etmektedir.

‘’Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?’’(Fussilet 53) 

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına girmiş bulunuyoruz. Dünyayı tesiri altında bırakan pandemi, ülkemizde de etkisi gösterdi. Uzaktan eğitimle eksikliklerimizi tamamlamaya çalıştık. Ancak bu yüz yüze eğitim gibi değildir. Bu yıl yüz yüze eğitim için devletimiz seferber oldu. Allah tamamına erdirsin. İmam Şafi eğitimin amacına ulaşması için altı şartın gerekli olduğunu söylüyor. Bir şiirinde:

Kardeş sen ilmi ancak altı şartla elde edebilirsin

Onları sana izah edeceğim

Zeka, hırs(isteme arzusu), çalışmak, okuduğunu kavrayıp anlamak

Üstadın(öğretici) eşlik etmesi ve yeterince zaman 

Memleketimize, milletimize ve insanlık alemine rehberlik yapacak düzeyde, ilmin ve bilimin her alanında, bakarken ilerisini görebilecek nesiller yetiştirmemiz lazımdır. Bizim misyonumuz bunu gerektirmektedir. Öğretimden önce eğitim şarttır. Milli eğitim bakanlığımızın eski ismi ‘’Terbiye Ve Talim’’ idi. Bizim Yunus’un veciz ifadesi ile bugünkü yazımızı noktalıyoruz.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak'kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru ekmektir

Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eğer Hak bilmez isen
Abes yere gelmektir

Dört kitabın mânâsı
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Mânâsı ne demektir

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir

Hayırlı Cumalar.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.