Hüda Par: İnsani yardım girişimlerine yönelik engellemeler kabul edilemez
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) İl Başkanlığı, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Türkiye limanlarından hareket eden Sumud Filosuna yönelik İsrail tarafından gerçekleştirildiği belirtilen müdahale ve engellemelere tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, Gazze'ye yönelik ablukanın bölgede yaşanan insani dramı her geçen gün daha da ağırlaştırdığı belirtilirken, yardım girişimlerine yönelik müdahalelerin uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğu ifade edildi.
HÜDA PAR İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahalelerin uluslararası hukuk ve deniz hukuku açısından ciddi ihlaller içerdiği savunularak, yardım filosunda bulunan sivil aktivistlerin can güvenliğinin sağlanması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, Gazze’de uzun süredir devam eden abluka nedeniyle bölgede ciddi insani sorunların yaşandığı belirtilerek, temel yaşam ihtiyaçlarına erişimde yaşanan sıkıntıların her geçen gün daha da derinleştiği ifade edildi.
“Kırktan fazla tekneye müdahale edildi”
Yapılan açıklamada, Türkiye limanlarından hareket eden ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Sumud Filosuna yönelik gerçekleştirilen operasyonlara dikkat çekildi.
Filoda yer alan çok sayıda tekneye müdahalede bulunulduğu belirtilen açıklamada, yüzlerce aktivistin alıkonulduğu öne sürüldü.
HÜDA PAR İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Siyonist rejim uluslararası hukuku hiçe sayarak açık denizlerde müdahalede bulunmuş, Gazze’deki ablukayı kırmayı amaçlayan yardım filosundaki 40’tan fazla tekneyi durdurmuş ve aralarında Türkiye vatandaşlarının bulunduğu 300’den fazla aktivisti alıkoymuştur” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahalelerin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu savunularak, insani yardım faaliyetlerine yönelik baskıların kabul edilemeyeceği belirtildi.
Yardım faaliyetlerinin engellenmesinin yalnızca bölgedeki insani krizi derinleştirdiği ifade edilen açıklamada, Gazze halkının temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığı kaydedildi.
“10 tekne yoluna devam ediyor”
Yaşanan tüm müdahale ve engellemelere rağmen yardım filosunun tamamen durmadığı belirtilen açıklamada, bazı teknelerin Gazze’ye doğru ilerleyişini sürdürdüğü ifade edildi.
Açıklamada, “Her türlü baskı, tehdit ve müdahaleye rağmen filoda yer alan 10 tekne Gazze’ye doğru yoluna devam etmektedir” denildi.
Gazze’ye yönelik insani yardım faaliyetlerinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, yardım girişimlerinin engellenmesinin bölgede yaşanan insani tabloyu daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, yardım filosunda yer alan gönüllülerin yalnızca insani amaçlarla hareket ettiği belirtilerek, sivillerin güvenliğinin korunmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu kaydedildi.
“Sivil yardım girişimleri korunmalıdır”
Uluslararası sularda daha önce de benzer olayların yaşandığı hatırlatılan açıklamada, yardım filosunun güvenliği için uluslararası toplumun daha etkin ve somut adımlar atması gerektiği savunuldu.
HÜDA PAR İl Başkanlığı açıklamasında, yardım faaliyetlerine katılan sivillerin korunmasının uluslararası hukuk açısından zorunluluk olduğu belirtilerek, yeni müdahalelerin önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, “Sivil yardım girişimlerinin can güvenliği garanti altına alınmalı, yeni hukuksuz müdahalelerin yaşanmasına izin verilmemelidir” değerlendirmesinde bulunuldu.
Yardım çalışmalarının siyasi değil tamamen insani amaç taşıdığı vurgulanan açıklamada, Gazze’de yaşanan mağduriyetlerin hafifletilmesi için uluslararası kuruluşların daha aktif rol üstlenmesi gerektiği kaydedildi.
“Türkiye tarihi sorumluluk üstlenmelidir”
Açıklamada Türkiye’nin süreçteki rolüne dikkat çekildi. Yardım filosunun Türkiye limanlarından hareket etmesinin ülkeye tarihi ve sembolik bir sorumluluk yüklediği ifade edilerek, Türkiye’nin bölgede daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiği belirtildi.
HÜDA PAR İl Başkanlığı açıklamasında, “Türkiye mazlum halkların yanında olma misyonunu daha güçlü şekilde yerine getirmeli ve insani yardım girişimlerinde aktif sorumluluk üstlenmelidir” ifadelerine yer verildi.
Türkiye’nin diplomatik ve insani girişimlerini artırmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, Gazze’de yaşanan insanlık krizinin uluslararası kamuoyunun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin diplomatik, lojistik ve insani imkanlarını daha etkin şekilde kullanması gerektiği ifade edilerek, yardım faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesinin önemine işaret edildi.
Libya’daki yardım konvoyuna dikkat çekildi
Deniz yoluyla sürdürülen yardım faaliyetlerinin yanı sıra Libya’da bulunan kara yardım konvoyunun Gazze’ye ulaşmasının önemine işaret edilen açıklamada, Mısır üzerinden geçiş sürecinin kritik olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Libya’daki bazı güçler ile Mısır tarafından yardım konvoyuna yönelik çeşitli engelleme girişimlerinin gözlemlendiği belirtilerek, konvoyun güvenli geçişinin sağlanması için diplomatik temasların artırılması çağrısında bulunuldu.
Bölgedeki insani yardım çalışmalarının kesintiye uğramaması gerektiği belirtilen açıklamada, yardım koridorlarının açık tutulmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.
“Türkiye sahada daha aktif olmalı”
Açıklamanın sonunda Türkiye’nin insani yardım girişimlerine daha güçlü destek vermesi gerektiği vurgulandı. Gazze’de yaşanan insani krizin her geçen gün daha da ağırlaştığı belirtilen açıklamada, yardım faaliyetlerinin önünün açılması gerektiği ifade edildi.
Türkiye’nin diplomatik, lojistik ve insani imkanlarını daha etkin şekilde kullanması gerektiği belirtilirken, Gazze’ye yönelik yardım çalışmalarında daha aktif ve somut adımlar atılmasının önemine dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiği belirtilerek, bölgede yaşanan insani dramın sona ermesi için ortak hareket edilmesi çağrısında bulunuldu.