• Haberler
  • Sağlık
  • HPV enfeksiyonu kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir

HPV enfeksiyonu kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Remzi Sarıkaya, insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonunun yalnızca kanserle değil, kalp ve damar hastalıklarıyla da ilişkili olabileceğine dair dikkat çekici bir araştırmayı değerlendirdi.

Sarıkaya, Journal of the American Heart Association’da yayımlanan yeni bir çalışmanın genç kadınlarda HPV ile kardiyovasküler hastalık riski arasında önemli bir bağlantıya işaret ettiğini söyledi.

Yaklaşık 30 bin kadının verilerinin incelendiği araştırmada, HPV ile ilişkili servikal prekanseröz lezyon öyküsü bulunan kadınların ilerleyen yıllarda kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olabileceği belirlendi. Çalışma kapsamında 15–24 yaş arası kadınların sağlık kayıtları analiz edildi.

Araştırma sonuçlarına göre, HPV ile ilişkili servikal lezyon öyküsü olan kadınlarda miyokard enfarktüsü (kalp krizi) riski yüzde 58 daha yüksek bulunurken, serebrovasküler hastalık yani beyin damar hastalığı riski yüzde 42 oranında artış gösterdi. Ayrıca kardiyovasküler nedenlere bağlı ölüm riskinin de yüzde 49 daha yüksek olduğu tespit edildi.

Sarıkaya, araştırmacıların bu ilişkinin arkasındaki olası biyolojik mekanizmalar üzerinde de durduğunu belirterek, HPV enfeksiyonunun yol açabileceği kronik sistemik inflamasyonun damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Sarıkaya’ya göre bu durum, ateroskleroz yani damar sertliği sürecini hızlandırarak kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.

Araştırmada ayrıca endotel disfonksiyonu olarak bilinen damar iç yüzeyindeki bozulmanın ve damar duvarındaki inflamatuvar aktivasyonun erken dönemde vasküler hasara neden olabileceği değerlendirildi. Bunun yanı sıra HPV ile ilişkili bireylerde sigara kullanımı ve metabolik risk faktörlerinin daha sık görülmesinin de kardiyovasküler risk artışına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Kanser gelişimi ile damar sertliği süreçlerinde rol oynayan bazı ortak inflamatuvar ve bağışıklık sistemi yolaklarının da kalp-damar olaylarının gelişiminde etkili olabileceği düşünülüyor.

Sarıkaya, elde edilen bulguların HPV ile ilişkili servikal lezyon öyküsü bulunan genç kadınların yalnızca onkolojik açıdan değil, aynı zamanda kardiyovasküler risk değerlendirmesi açısından da dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu vurguladı. Uzmanlar, erken tanı, düzenli takip ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekiyor.

Vansesi Özel Haber

Bakmadan Geçme