(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 06.08.2013 - 09:58, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

HER TÜRLÜ GÖREVE HAZIRIM

 

HER TÜRLÜ GÖREVE HAZIRIM

Rıdvan Can/ Bedia BarakKalıcı barışın olabilmesi, silahların susabilmesi için silahı alıp dağlara giden insanların gerekçelerinin ortadan kalkması lazım diyen Van eski Belediye Başkanı Şehabettin Özarslaner Vansesi'ne konuştu. Özarslaner, gerekçeler ortadan kalkmadan iktidar ile yapılan görüşmeler sonucu iktidarın silahları bırakın çekilin demesi ile sorun çözülmüyor dedi.Kürt sorunu red ve inkârdan başlayarak günümüze kadar birçok mal ve can kaybına neden oldu diyen Özarslaner, Bu sorunun çözülebilmesi için Kürt kimliğinin ana yasal güvence altına alınması ana dilde eğitimden tutun boşalan üç bini aşkın köyün yeniden inşa edilmesi koruculuk sisteminin ortadan kalkması koruculara bölgede ciddi yatırımlar yapılarak istihdam alanı yaratılması, değiştirilmiş olan isimlerin ve köy isimlerinin yeniden iade edilmesi gerektiğini savundu.  Özarslaner, "Avrupa standartlarına uygun bir anayasanın hazırlanması şuanda mevcut darbe anayasa sının değiştirilerek demokratik bir anayasanın hazırlanması, anti demokratik olan seçim ve siyasi partiler yasasının değiştirilmesi, seçim barajının sıfır ya da yüzde üçlere çekilmesi, Kürt kimliğinin ve kültürünün gelişmesi için önünde ki bütün engellerin kaldırılması 'Sayın Başbakanın söylemi ile' ana dilde eğitim ana sütü gibi helaldir' söylemine uygun olarak ana dilde eğitimin yasal güvence altına alınması geçmiş yıllarda dönemin Başbakanı Sayın Demirel'in 'Kürt realitesi vardır bunu kabul ediyoruz ve yine 2005 yılında Sayın Başbakan Diyarbakır'da yaptığı açıklamada 'Kürt sorunu vardır bu sorun benim sorunumdur bunu mutlaka çözeceğim' demiştir. O günden bu güne bazı gelişmeler olmuş ancak yeterli değildir" diye konuştu. TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ KÜRT DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜ İÇİN BAZI ADIMLAR ATILMIŞ AMA YETERLİ DEĞİLDİRÖzarslaner, "Doğrudur Türkiye 2000'li yılları yaşamıyor. Dünya değişiyor Türkiye'de buna uygun olarak değişmek zorunda Kürtçe'nin bazı kanalda yayımlanıyor olması önemli bir adımdır ama bu kanalın yasal güvence altına alınması gerekir. Bu kanallarda yapılan yayınlar Kürt dilinin ve kültürünün gelişmesine hizmet etmektedir ama gördüğümüz kadarı ile Kürt dili ve kültürü zaman zaman özünden koparılarak dejenere edilmektedir. Bu kanalda Kürt dilinde Kürtçe şarkıların okunması önemlidir ama bazı filmlerin içi boşaltılarak yayımlanması yanlıştır. Bu kanalda izleyebildiğimiz kadarıyla bazı tv' lerin yaptığı dizilerin Kürt diline çevrilerek ve Kürt dilinin asimile edilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Devlet tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi yurttaşlarının dil, inanç, kültür ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldırmalıdır" dedi.ÇÖZÜM SÜRECİNİN TAMAMLANMASI VE KALICI BİR BARIŞA KAVUŞMASINI DESTEKLİYORUMÖzarslaner, " Hükümetin ve Kürtleri temsil eden muhalefetin bu sürecin sekteye uğramadan sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması için azami hassasiyeti ve çabayı göstermesi gerekir ayrıca tüm siyasi partilerin sivil toplum örgütlerinin ve insan hakları savunucularının bu süreci desteklemesi gerekir. Ama ne yazık ki hükümet sözcülerinden bazılarının barışı ve barışın muhataplarını rencide edecek sözler sarf etmekte bundan özenle kaçınılması gerekir muhalefet ve iktidar bu soruna Türkiye'nin temel sorunlarından biri gibi yaklaşarak el ele verip bu can yakıcı sorunu bitirmek zorundalar yoksa bu ülke ve bu ülke halklarına ve tarihe karşı sorumlu olurlar. Özellikle iktidarın ve muhalefetin oy kaygısından önce ülke ve halk çıkarlarını esas almalıdır, zaman zaman iktidar ve bu çözümde muhatap olan muhalefetin samimiyet testi yaptıklarını görüyoruz Sayın Başbakanın seçim sürecini sağ salim geçireyim Kürtlerden de biraz sempati alayım düşüncesinin olmadığını umut etmek istiyorum. Kürt'ler artık eski Kürt'ler değil. Son derece bilinçlenmiş siyasallaşmış bir Kürt kitlesi vardır. Karşılıklı öz güvenin yaratılması gerekir" diye konuştu. KÜRTLER VE TÜRKLER BİN YILDIR BİRLİKTE YAŞAMIŞLARDIR EŞİT VE DEMOKRATİK ORTAMDA BİNLERCE YIL BİRLİKTE YAŞAYABİLİRLERTürkiye'de ki tüm siyasi partiler Kürt'lerin kardeşleri olduğunu ifade ederler ama ne yazık ki hak ve özgürlükler konusunda Kürt'leri ya red etmişlerdir ya da Kürt kardeşlerine her zaman haksızlık etmişlerdir, Kürtlerin Türk halkı ile ya da diğer etnik gruplarla bir sorunu yok sorun sadece sistem sorunudur. Değerli siyasetçi rahmetle andığım bilge adam Abdulmelik Fırat'ın çok önemsediğim bir sözü var 'Kürtler ayda bile bir yuva yapsa ya da Afrika'da bile bir yuva yapsa resmi ideoloji ona bile tahammül etmez o yuvayı yıkmak ister' Örneğin; Irak'ta Kürtlerin kurduğu Suriye'de Kürtlerin kurmak istediği bir yapıdan resmi devlet anlayışı ve kalıntıları onu yıkmak ister, aslında Ortadoğu'da yaşayan tüm Kürtler Türkiye'yi kendine yakın bulur. Şuanda birlikte yaşadığı Arap, Fars v.s halklarından ziyade Türkiye halklarını kendilerine yakın bulur. Türkiye'nin Kürtlerin yaşadığı her yerde Kürtlerle iyi ilişkiler içerisinde olması gerekir" dedi.OTUZ YILDIR DEVAM EDEN BU SAVAŞTA ÇOK CANLAR KAYBOLDU ÇOK CANLAR YANDIÖzarslaner, "Otuz yıldır devam eden savaşta bazı rakamlara göre altmış- yetmiş bin yurttaşımızın yaşamını yitirdiğini öğrendik. İster Kürt olsun ister Türk olsun ister Arap, Çerkez olsun tüm anaların acıları aynıdır gözyaşının da rengi yoktur. Bu acıyı en çok analar ve bütün babalar ve yakınları yaşıyor. Otuz yıldır resmi ideoloji halkların birbirine düşman olması için düşmanlığı körüklemektedir. Örneğin bir polis ya da asker yaşamını yitirdiğinde onunla ilgili efsaneler anlatılıp halklar birbirine düşman edilmeye çalışılmaktadır. Ama halkların sağ duyusu hakim olmuş bu kışkırtmaya alet olmamıştır. Polisi ile askeriyle dağda yaşamını yitiren gerillası ile bu çocuklar ülkenin çocukları bu acıları ortaklaştığı zaman biz barışa kardeşliğe ve demokratik çözüme bir o kadar yaklaşmış olacağız. Ben bu acıların hepsini yüreğimde hissediyorum. Bu süren savaşta yaşamını yitiren gençlerin tümü yoksul halk çocuklarıdır. Bu savaşta bir Bakanın,bir Genaralin,bir millet vekilinin,bir bürokratın ya da bir zengin ailenin olduğunu söylemek mümkün değil bu güne dek asker ve polis canazelerin de kürklü bir anne yada lüks giyimli bir baba ya rastlanmamıştır. Ölen çocukların tümü yoksul halk çocuklarıdır siyasi partiler bu yoksul halk çocukları üzerinden politika yapmaktan vazgeçmelidir" dedi.SİYASET BENİM İÇİN HİZMET ARACIDIRSiyasetten hiçbir zaman kopmadığını, Van'a hizmet etmekten onur duyduğunu ifade eden eski Van Belediye Başkanı Şahabettin Özaslaner Van'ın kendisine ihtiyaç duyduğu her alanda hizmet etmeye, görev almaya hazır olduğunu belirterek yerel seçimler konusunda şunları söyledi: " Van benim doğduğum, doyduğum, dostlarımın, arkadaşlarımın, akrabalarımın olduğu, bir dönem belediye başkanı olarak hizmet ettiğim memleketimdir. Siyaset benim için hizmet aracıdır. Yerel seçimlere ilgili henüz verilmiş bir kararım bulunmamaktadır. Ancak halkımızın bana ihtiyaç duyduğu her türlü göreve hazırım. Hizmet anlamında belediye başkanlığı gibi ön şartım yoktur. Bu orda olur burada olur. Benim için önemli olan Van'a ve insanımıza hizmet etmektir. Bu nedenle şimdilik bekleme içersindeyim."EN BAŞARILI HEMŞERİ DERNEĞİMİZ MERSİNDEÖzarslaner, "Ben Mersin dâhil Türkiye'nin birçok ilinde insanları bir paydada buluşturup, kaynaştırarak, hemşerilik duygusu ile bir birlerine destek olmasının çok faydalı olduğunu düşünüyorum şuan Sivas ve Kars'ın dernekler konfederasyonu var. Ne yazık ki bizim Vanlılar olarak, Türkiye çapında dört derneğimiz var en ciddi çalışan ve faaliyet gösteren derneğimiz Mersin'de bulunan Van Kültür ve Dayanışma derneğimizdir. Başkanları Murat Karahan'ı ve Dernek çalışanlarını kutluyorum başarılar diliyorum. Hemşeri dernekleri hiçbir siyasi parti ve siyasi anlayışın arka bahçesi durumuna gelmemeli. Hemşeri dernekleri hemşerileri bir araya getiren onların sosyal ve dayanışma sorunlarını çözen, üniversite gençliğine yardımcı olan iyi günde kötü günde hemşerilerinin yanında olan bir misyon üstlenmelidir. Mersin Vanlılar derneğimiz açıldığından beri bu anlamda öz veri ile devam ettiğini görmekten sevinç duymaktayım. Siyasi görüşleri farklı inançları derneğe taşımak ve bu doğrultuda hareket etmenin hemşerilere bir faydası yoktur zaten her görüşün siyasi partileri vardır. Parti çalışmalarına katılmak isteyenler, partilerde faaliyet gösterebilirler. Derneğin işlevi farklı dernekte ortak payda hemşerilik esas alınmalıdır. Ben Mersin'e çok sık gidip geliyorum. Mersin Vanlılar Derneği Başkanı Murat Karahan ile sürekli görüşmekteyim. Onun dernekle ilgili görüşlerini, çalışmalarını ve projelerini destekliyor ve takdir ediyorum. Ben de elimden geldiğince kendilerine destek olmaya çalışıyorum. Ben ülkemizin tüm sorunları ile ilgili halkımızın barış ve demokrasi talepleri ilke ilgili ve çok sevdiği Van ve Vanlı hemşerilerimin sorunları ile ve sorunlarının çözümü ile ilgili bütün çalışmalar da elimden geldiğince destek ve yardımcı olarak çalışacağımı ifade etmek istiyorum. Van'ımın taşını toprağını insanını çok sevdiğimi vasıtamızla tüm Vanlı hemşerilerime sevgi ve saygılarımı iletiyorum bu vesile ile bayramlarını kalıcı barışa ve demokrasiye vesile olması dileğiyle kutluyorum" diye konuştu. vanhaber,van,haber,van haber barış,demokrasi,Mersin ,Siyasi,Murat Karahan,Şahabettin Özaslaner,belediye başkanı
Rıdvan Can/ Bedia Barak
Kalıcı barışın olabilmesi, silahların susabilmesi için silahı alıp dağlara giden insanların gerekçelerinin ortadan kalkması lazım diyen Van eski Belediye Başkanı Şehabettin Özarslaner Vansesi'ne konuştu. Özarslaner, gerekçeler ortadan kalkmadan iktidar ile yapılan görüşmeler sonucu iktidarın silahları bırakın çekilin demesi ile sorun çözülmüyor dedi.
Kürt sorunu red ve inkârdan başlayarak günümüze kadar birçok mal ve can kaybına neden oldu diyen Özarslaner, Bu sorunun çözülebilmesi için Kürt kimliğinin ana yasal güvence altına alınması ana dilde eğitimden tutun boşalan üç bini aşkın köyün yeniden inşa edilmesi koruculuk sisteminin ortadan kalkması koruculara bölgede ciddi yatırımlar yapılarak istihdam alanı yaratılması, değiştirilmiş olan isimlerin ve köy isimlerinin yeniden iade edilmesi gerektiğini savundu. 
Özarslaner, "Avrupa standartlarına uygun bir anayasanın hazırlanması şuanda mevcut darbe anayasa sının değiştirilerek demokratik bir anayasanın hazırlanması, anti demokratik olan seçim ve siyasi partiler yasasının değiştirilmesi, seçim barajının sıfır ya da yüzde üçlere çekilmesi, Kürt kimliğinin ve kültürünün gelişmesi için önünde ki bütün engellerin kaldırılması 'Sayın Başbakanın söylemi ile' ana dilde eğitim ana sütü gibi helaldir' söylemine uygun olarak ana dilde eğitimin yasal güvence altına alınması geçmiş yıllarda dönemin Başbakanı Sayın Demirel'in 'Kürt realitesi vardır bunu kabul ediyoruz ve yine 2005 yılında Sayın Başbakan Diyarbakır'da yaptığı açıklamada 'Kürt sorunu vardır bu sorun benim sorunumdur bunu mutlaka çözeceğim' demiştir. O günden bu güne bazı gelişmeler olmuş ancak yeterli değildir" diye konuştu.
TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ KÜRT DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜ İÇİN BAZI ADIMLAR ATILMIŞ AMA YETERLİ DEĞİLDİR
Özarslaner, "Doğrudur Türkiye 2000'li yılları yaşamıyor. Dünya değişiyor Türkiye'de buna uygun olarak değişmek zorunda Kürtçe'nin bazı kanalda yayımlanıyor olması önemli bir adımdır ama bu kanalın yasal güvence altına alınması gerekir. Bu kanallarda yapılan yayınlar Kürt dilinin ve kültürünün gelişmesine hizmet etmektedir ama gördüğümüz kadarı ile Kürt dili ve kültürü zaman zaman özünden koparılarak dejenere edilmektedir. Bu kanalda Kürt dilinde Kürtçe şarkıların okunması önemlidir ama bazı filmlerin içi boşaltılarak yayımlanması yanlıştır. Bu kanalda izleyebildiğimiz kadarıyla bazı tv' lerin yaptığı dizilerin Kürt diline çevrilerek ve Kürt dilinin asimile edilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Devlet tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi yurttaşlarının dil, inanç, kültür ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldırmalıdır" dedi.
ÇÖZÜM SÜRECİNİN TAMAMLANMASI VE KALICI BİR BARIŞA KAVUŞMASINI DESTEKLİYORUM
Özarslaner, " Hükümetin ve Kürtleri temsil eden muhalefetin bu sürecin sekteye uğramadan sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması için azami hassasiyeti ve çabayı göstermesi gerekir ayrıca tüm siyasi partilerin sivil toplum örgütlerinin ve insan hakları savunucularının bu süreci desteklemesi gerekir. Ama ne yazık ki hükümet sözcülerinden bazılarının barışı ve barışın muhataplarını rencide edecek sözler sarf etmekte bundan özenle kaçınılması gerekir muhalefet ve iktidar bu soruna Türkiye'nin temel sorunlarından biri gibi yaklaşarak el ele verip bu can yakıcı sorunu bitirmek zorundalar yoksa bu ülke ve bu ülke halklarına ve tarihe karşı sorumlu olurlar. Özellikle iktidarın ve muhalefetin oy kaygısından önce ülke ve halk çıkarlarını esas almalıdır, zaman zaman iktidar ve bu çözümde muhatap olan muhalefetin samimiyet testi yaptıklarını görüyoruz Sayın Başbakanın seçim sürecini sağ salim geçireyim Kürtlerden de biraz sempati alayım düşüncesinin olmadığını umut etmek istiyorum. Kürt'ler artık eski Kürt'ler değil. Son derece bilinçlenmiş siyasallaşmış bir Kürt kitlesi vardır. Karşılıklı öz güvenin yaratılması gerekir" diye konuştu.
KÜRTLER VE TÜRKLER BİN YILDIR BİRLİKTE YAŞAMIŞLARDIR EŞİT VE DEMOKRATİK ORTAMDA BİNLERCE YIL BİRLİKTE YAŞAYABİLİRLER
Türkiye'de ki tüm siyasi partiler Kürt'lerin kardeşleri olduğunu ifade ederler ama ne yazık ki hak ve özgürlükler konusunda Kürt'leri ya red etmişlerdir ya da Kürt kardeşlerine her zaman haksızlık etmişlerdir, Kürtlerin Türk halkı ile ya da diğer etnik gruplarla bir sorunu yok sorun sadece sistem sorunudur. Değerli siyasetçi rahmetle andığım bilge adam Abdulmelik Fırat'ın çok önemsediğim bir sözü var 'Kürtler ayda bile bir yuva yapsa ya da Afrika'da bile bir yuva yapsa resmi ideoloji ona bile tahammül etmez o yuvayı yıkmak ister' Örneğin; Irak'ta Kürtlerin kurduğu Suriye'de Kürtlerin kurmak istediği bir yapıdan resmi devlet anlayışı ve kalıntıları onu yıkmak ister, aslında Ortadoğu'da yaşayan tüm Kürtler Türkiye'yi kendine yakın bulur. Şuanda birlikte yaşadığı Arap, Fars v.s halklarından ziyade Türkiye halklarını kendilerine yakın bulur. Türkiye'nin Kürtlerin yaşadığı her yerde Kürtlerle iyi ilişkiler içerisinde olması gerekir" dedi.
OTUZ YILDIR DEVAM EDEN BU SAVAŞTA ÇOK CANLAR KAYBOLDU ÇOK CANLAR YANDI
Özarslaner, "Otuz yıldır devam eden savaşta bazı rakamlara göre altmış- yetmiş bin yurttaşımızın yaşamını yitirdiğini öğrendik. İster Kürt olsun ister Türk olsun ister Arap, Çerkez olsun tüm anaların acıları aynıdır gözyaşının da rengi yoktur. Bu acıyı en çok analar ve bütün babalar ve yakınları yaşıyor. Otuz yıldır resmi ideoloji halkların birbirine düşman olması için düşmanlığı körüklemektedir. Örneğin bir polis ya da asker yaşamını yitirdiğinde onunla ilgili efsaneler anlatılıp halklar birbirine düşman edilmeye çalışılmaktadır. Ama halkların sağ duyusu hakim olmuş bu kışkırtmaya alet olmamıştır. Polisi ile askeriyle dağda yaşamını yitiren gerillası ile bu çocuklar ülkenin çocukları bu acıları ortaklaştığı zaman biz barışa kardeşliğe ve demokratik çözüme bir o kadar yaklaşmış olacağız. Ben bu acıların hepsini yüreğimde hissediyorum. Bu süren savaşta yaşamını yitiren gençlerin tümü yoksul halk çocuklarıdır. Bu savaşta bir Bakanın,bir Genaralin,bir millet vekilinin,bir bürokratın ya da bir zengin ailenin olduğunu söylemek mümkün değil bu güne dek asker ve polis canazelerin de kürklü bir anne yada lüks giyimli bir baba ya rastlanmamıştır. Ölen çocukların tümü yoksul halk çocuklarıdır siyasi partiler bu yoksul halk çocukları üzerinden politika yapmaktan vazgeçmelidir" dedi.
SİYASET BENİM İÇİN HİZMET ARACIDIR
Siyasetten hiçbir zaman kopmadığını, Van'a hizmet etmekten onur duyduğunu ifade eden eski Van Belediye Başkanı Şahabettin Özaslaner Van'ın kendisine ihtiyaç duyduğu her alanda hizmet etmeye, görev almaya hazır olduğunu belirterek yerel seçimler konusunda şunları söyledi: " Van benim doğduğum, doyduğum, dostlarımın, arkadaşlarımın, akrabalarımın olduğu, bir dönem belediye başkanı olarak hizmet ettiğim memleketimdir. Siyaset benim için hizmet aracıdır. Yerel seçimlere ilgili henüz verilmiş bir kararım bulunmamaktadır. Ancak halkımızın bana ihtiyaç duyduğu her türlü göreve hazırım. Hizmet anlamında belediye başkanlığı gibi ön şartım yoktur. Bu orda olur burada olur. Benim için önemli olan Van'a ve insanımıza hizmet etmektir. Bu nedenle şimdilik bekleme içersindeyim."
EN BAŞARILI HEMŞERİ DERNEĞİMİZ MERSİNDE
Özarslaner, "Ben Mersin dâhil Türkiye'nin birçok ilinde insanları bir paydada buluşturup, kaynaştırarak, hemşerilik duygusu ile bir birlerine destek olmasının çok faydalı olduğunu düşünüyorum şuan Sivas ve Kars'ın dernekler konfederasyonu var. Ne yazık ki bizim Vanlılar olarak, Türkiye çapında dört derneğimiz var en ciddi çalışan ve faaliyet gösteren derneğimiz Mersin'de bulunan Van Kültür ve Dayanışma derneğimizdir. Başkanları Murat Karahan'ı ve Dernek çalışanlarını kutluyorum başarılar diliyorum. Hemşeri dernekleri hiçbir siyasi parti ve siyasi anlayışın arka bahçesi durumuna gelmemeli. Hemşeri dernekleri hemşerileri bir araya getiren onların sosyal ve dayanışma sorunlarını çözen, üniversite gençliğine yardımcı olan iyi günde kötü günde hemşerilerinin yanında olan bir misyon üstlenmelidir. Mersin Vanlılar derneğimiz açıldığından beri bu anlamda öz veri ile devam ettiğini görmekten sevinç duymaktayım. Siyasi görüşleri farklı inançları derneğe taşımak ve bu doğrultuda hareket etmenin hemşerilere bir faydası yoktur zaten her görüşün siyasi partileri vardır. Parti çalışmalarına katılmak isteyenler, partilerde faaliyet gösterebilirler. Derneğin işlevi farklı dernekte ortak payda hemşerilik esas alınmalıdır. Ben Mersin'e çok sık gidip geliyorum. Mersin Vanlılar Derneği Başkanı Murat Karahan ile sürekli görüşmekteyim. Onun dernekle ilgili görüşlerini, çalışmalarını ve projelerini destekliyor ve takdir ediyorum. Ben de elimden geldiğince kendilerine destek olmaya çalışıyorum. Ben ülkemizin tüm sorunları ile ilgili halkımızın barış ve demokrasi talepleri ilke ilgili ve çok sevdiği Van ve Vanlı hemşerilerimin sorunları ile ve sorunlarının çözümü ile ilgili bütün çalışmalar da elimden geldiğince destek ve yardımcı olarak çalışacağımı ifade etmek istiyorum. Van'ımın taşını toprağını insanını çok sevdiğimi vasıtamızla tüm Vanlı hemşerilerime sevgi ve saygılarımı iletiyorum bu vesile ile bayramlarını kalıcı barışa ve demokrasiye vesile olması dileğiyle kutluyorum" diye konuştu.
vanhaber,van,haber,van haber
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.