Güncel Haber Girişi: 04.01.2021 - 16:27, Güncelleme: 18.01.2021 - 23:37

GALİÇYA ŞEHİTLERİ İÇİN TÜRKİYE’Yİ GEZİYOR

 

GALİÇYA ŞEHİTLERİ İÇİN TÜRKİYE’Yİ GEZİYOR

İstanbul’da yaşayan Gazeteci Yazar Hamit Puhaloğlu, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya harbinde savaştığı yedi cepheden biri olan ve 12 bini Ukrayna’da, 6 binide Polonya’da olmak üzere toplam 18 bin Türk askerinin metfun bulunduğu Galiçya’da bulunan 6 Türk şehitliğini tanıtıyor. 2017’den beri Anadolu’yu gezen, Hamit Puhaloğlu 401 ilçe, 80 il gezdikten sonra 81 ve son il olarak Van’a geldiğini söyledi.
Evren Doğruer   İstanbul Büyükşehir Belediyesi Karacaahmet Mezarlıklar Müdürlüğü’nden emekli, Gazeteci Yazar Hamit Puhaloğlu kendi imkânlarıyla Türkiye’yi ilçe ilçe, şehir şehir gezerek Çanakkale’de Gazi olmuş, Galiçya’da Şehit olmuş Türk askerlerini tanıtıyor. 401 ilçe ve 80 il gezen Hamit Puhaloğlu 80 ili gezdikten sonra son durağı Van oldu.  Hamit Puhaloğlu Van’ın bütün ilçelerini ziyaret ettiğini söyledi.   Vansesi’ni ziyaret eden, Yazı İşleri Müdürümüz İkram Kali’ye gezi amacını açıklayan Puhaloğlu Türkiye’nin her köşesinde ilgi gördüğünü anlattı.    TÜRK ŞEHİTLİKLERİNİN İZLERİ SİLİNİYOR  Şehitliklerden sadece birinin Hıristiyan Mezarlığı’nın içinde olduğunu ve bunun şehitliğe uygun olmadığını ifade eden Puhaloğlu; Bu yer Mitsişki Rokatin’dir" dedi. Galiçya'da yatan ecdadımıza sahip çıkılması gerektiğini anlatmak için adım adım Anadolu'yu gezdiğini söyleyen Gazeteci Hamit Puhaloğlu, son durağı Van’a gelerek Vansesi’ni ziyaret etti. Ziyaretinde Galiçya gezisinde gözlemlediği detayları paylaşan Puhaloğlu, Galiçya ziyaretinde bölgede bulunan 6 tane şehitlikten hepsine ulaştığını belirterek, ecdadımızın ruhaniyetine sahip çıkılması gerektiğini söyledi.   BURALARA SHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ  Puhaloğlu; “Türk şehitliklerinin bulunduğu alanın etrafı Hıristiyan mezarlarıyla çevrilmiş durumda. Türk şehitliklerinin izleri siliniyor. Bizim burada yatan 18 bin şehidimiz var. Dolayısıyla devlet olarak buralara sahip çıkmak zorundayız. Özellikle TİKA’nın burada ciddi faaliyet yürütmesi gerekiyor. Buradaki şehitliklerin bakımı yapılarak yok edilmesine müsaade edilmemeli. Galiçya’da 362 kilise var, ama bir tane ufak da olsa cami yok. Oysa bizim burada 6 şehitliğimiz var. Buraya bir cami ve aş evi yapılmalı. Mini bir külliye kurulmalı. Buralar adeta sarhoşların uğrak yeri konumuna gelmiş durumda. Bu şehitlerimizin ruhaniyetine saygısızlık. Bunları engelleyecek çalışmalar yapılmalı” dedi.    GALİÇYA’YA GÖNDERİLEN ASKERLER SIRADAN ASKER DEĞİLDİ   1916-1917 yılında Enver Paşa’nın emriyle kurulan Galiçya Cephesi'nde 33 bin askerin savaştığını ve bu savaşlarda 18 bin askerin şehit olduğunu ifade eden Hamit Puhaloğlu, Galiçya’nın en az Çanakkale kadar önemli olduğunu belirtti. Puhaloğlu; “Galiçya’ya gönderilen askerler sıradan asker değildi. Her biri peyk asker, yani Osmanlı Devleti’nin ilk döneminde postacılık, kuryelik ve muhafızlık yapan asker sınıfındandı. Bu askerler ayrıca eğitimli, dil bilen ve hafız askerlerdi. Çanakkale Savaşları’na katıldıkları için hepsi Sat ve Sas Komandosu. Bunlar kendilerini metre kareye 3 bin merminin düştüğü yerlerde ispat etmişler. Seçkin ve eğitimli askerler. Yaşları 30’un altında. Uzun boylu dil bilen kültürlü insanlar. Ayrıca Çanakkale 50’ci Alay Müftüsü Hasan Fehmi Efendi Galiçya Cephesi’nde şehit düştü. Ayrıca Enver Paşa’nın Yaveri Ahmet Şükrü Oğuz 30 Temmuz 1917’de Hücum Taburu Komutanı olarak Galiçaya’ya gitti. Galiçya’da Gazi oldu.  Daha sonra İstanbul Milletvekili olan Ahmet Şükrü Oğuz İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Galiçya, Çanakkale kadar önemli” diye konuştu.   GALİÇYA’YA GİDERKEN YANIMDA 100 TANE TÜRK BAYRAĞI GÖTÜRDÜM   Galiçya ziyaretinde bölge insanına yanında götürdüğü Türk bayraklarını dağıttığını söyleyen Gazeteci yazar Hamit Puhaloğlu, Galiçya’ya gidecek olan vatandaşlardan da bölgede mücadele etmiş Türk ecdadını hatırlatmak için yanlarında Türk bayrağı götürerek dağıtmaları tavsiyesinde bulundu. Puhaloğlu; “Ben Galiçya’ya giderken yanımda 100 tane Türk Bayrağı götürdüm ve oradaki vatandaşlara dağıttım. Oraya gidenler de yanlarında Türk Bayrağı götürsün. Türk tarihini anlatan kitaplar götürmekte yine yarar var” dedi.   DEVLET BU KONUNUN ÜZERİNE CİDDİ OLARAK EĞİLMELİ    Galiçya şehitliklerinin mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini vurgulayan Puhaloğlu, “18 Mart tarihinde Anzaklar atalarını ziyaret etmek için binlerce kilometre öteden geliyorsa, bizde kendi atalarımızı ziyaret etmek zorundayız. Devlet bu konunun üzerine ciddi olarak eğilmeli. Özellikle yıl dönümlerinde buraya turlar düzenlenmeli ki, unutulmasınlar. Aksi halde buradaki şehitlikler yok olup gidecek” ifadelerini kullandı. Galiçya’da meftun bulunan şehitlerimizin Çanakkale gazileri olduğunu hatırlatan Puhaloğlu, “33 bin Türk askeri gidiyor. Bunlardan 18 bini şehadet şerbeti içiyor. Bunlar seçkin askeri birlikler. Her sene ülkemizin her ilinden kafilelerle buralar ziyaret edilmeli. Kuran-ı Kerim okunmalı ve de bugünün anlamına özel etkinlikler düzenlenmeli. Son Rokatin Tren İstasyonu’nda tuzağa düşen Türk askerlerinin şehitliği düzenlenip, müze ve şehitlik haline getirilmeli. Burası Türk toprağı. Ama Atalarımız Hıristiyan Mezarlığı’nda gömülü. Buraya cami yapılmalı”   ZEVE ŞEHİTLİĞİNE SAHİP ÇIKILMALI    Şehitliklerin önemine dikkat çeken Puhaloğlu, şehitliklere devletin,  belediyelerin sahip çıkması gerektiğini söyledi.  1915’te Rus işgali ve Ermeni isyanları sırasında 2 bin 500 Müslüman kadın, yaşlı ve çocuğun Van’da toplu katledildiği Zeve Şehtiliği ve 120 Vanlı Kahraman Çocuklar destanının Van tarihi için çok özel bir önem arz ettiğini anlatan Hamit Puhaloğlu”  Ben bir vatandaş olarak Galiçya şehitlerinin tanınması ve unutulmaması için tek başıma kendi imkanlarımla mücadele ediyorum.  Gittiğim her şehirde, ilçede hüsnü kabul gördüm. Van’ı ve ilçelerini de adım adım gezdim, kıymetli dostlar edindim.  Son olarak Van Kalesi güneyinde yer alan 1915’te yakılıp yıkılan eski Van şehrini ve Zeve Şehitliğini gezip şehitlerimizin ruhuna Fatiha okuyarak, duada bulunarak minnet ve şükranlarımı arz edeceğim. Bu şekilde Edirne’den Van’a, Çanakkale’den Zeve’ye, Zeve’den Galiçya’ya gönül köprüsü kurmaya çalışacağım. Zeve küçük Çanakkale olarak tanımlanıyor.  1915’de canları pahasına askerlerimize Van’dan Hoy cephesine cephane taşıyan dönüş yolunda donarak hayatlarını kaybeden körpe yavrularımızın aziz hatıralarına sahip çıkılmalı. Küçük bedenlerin büyük fedakârlığı unutulmamalı. Şehitlerimize vefa gösterilmeli.  Ülkemizin her karış toprağı güzel ve kutsal, her köşesinde yaşayan insanımız misafirperver ve kıymetlidir.  Bunu gezerek görerek, konuşarak yaşadım. Ziyaretlerimde konukseverlik gösteren herkese Vansesi aracılığı ile minnet ve şükranlarımı arz ediyorum. Maalesef tarihe ilişkin toplumsal hafızamız siliniyor. Milletimiz şuursuz bir hale dönüştürülüyor maalesef. Paradan kişisel çıkarlardan başka bir düşüncesi olmayan toplum haline geliyoruz. Yetkililerin bu soruna çok dikkat etmesi gerekir ” dedi.   GALİÇYA CEPHESİ  1.Dünya Savaşındaki müttefikimiz olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı bir eyalet olan Galiçya; doğusunda Rusya, kuzeyinde Polonya, güneyinde de Karpat dağlarının bulunduğu yaklaşık 80.000 m² verimli ve yeraltı zenginlikleriyle meşhur bir kara parçası olup, daha savaşın ilk günlerinde Rusya’nın saldırısına uğramıştır. 26 Ağustos 1914’te başlayan ve 11 Eylül 1914’te biten savaşta, Ruslar galip gelmiş ve cephe hattı yaklaşık 50 km yarılarak tüm Avusturya-Macaristan toprakları savunmasız hale gelmiştir. Yaklaşık yüz bin askerini Rusya’ya esir olarak veren Avusturya-Macaristan ordusu, yine bu savaşta ordusu içerisinde bulunan Slav ırkından olan binlerce askerinin Rus tarafına geçmesine engel olamamıştır.  1915 yılında Almanlarca takviye edilen müttefik güçler, Rusları mağlup ederek tekrar Galiçya'yı ele geçirdiler. 1917 yılı Temmuzunda Ruslar Galiçya'da tekrar taarruza geçtiler. Başlangıçta hızla ilerleyen Rus birlikleri, on gün sonra duraklayarak geri çekildiler. I. Dünya Savaşı'nda Macaristan'ın kuzeydoğusuna düşen Galiçya (Lehistan) bölgesinde bir Osmanlı Kolordusu Alman, Macar ve Avusturya kuvvetleriyle birlikte Ruslara karşı savaştı.  I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Osmanlı Ordusunun 15. Kolordusu, müttefik güçler ( Almanya, Avusturya-Macaristan) ile birlikte Rus İmparatorluk Ordusuna karşı bu bölgede çarpışmıştır (1916-1917).  GALİÇYA NEREDE?  Galiçya Birinci Dünya Savaşı sırasında Macaristan'ın toprakları arasında kalıyordu. Galiçya toprakları bugün, 1945 yılında yapılan sınır değişikliği sonucu Güney-Doğu Polonya ve Batı Ukrayna Cumhuriyetleri sınırları içinde yer almaktadır. 
İstanbul’da yaşayan Gazeteci Yazar Hamit Puhaloğlu, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya harbinde savaştığı yedi cepheden biri olan ve 12 bini Ukrayna’da, 6 binide Polonya’da olmak üzere toplam 18 bin Türk askerinin metfun bulunduğu Galiçya’da bulunan 6 Türk şehitliğini tanıtıyor. 2017’den beri Anadolu’yu gezen, Hamit Puhaloğlu 401 ilçe, 80 il gezdikten sonra 81 ve son il olarak Van’a geldiğini söyledi.

Evren Doğruer 

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Karacaahmet Mezarlıklar Müdürlüğü’nden emekli, Gazeteci Yazar Hamit Puhaloğlu kendi imkânlarıyla Türkiye’yi ilçe ilçe, şehir şehir gezerek Çanakkale’de Gazi olmuş, Galiçya’da Şehit olmuş Türk askerlerini tanıtıyor. 401 ilçe ve 80 il gezen Hamit Puhaloğlu 80 ili gezdikten sonra son durağı Van oldu.  Hamit Puhaloğlu Van’ın bütün ilçelerini ziyaret ettiğini söyledi.   Vansesi’ni ziyaret eden, Yazı İşleri Müdürümüz İkram Kali’ye gezi amacını açıklayan Puhaloğlu Türkiye’nin her köşesinde ilgi gördüğünü anlattı.   

TÜRK ŞEHİTLİKLERİNİN İZLERİ SİLİNİYOR 

Şehitliklerden sadece birinin Hıristiyan Mezarlığı’nın içinde olduğunu ve bunun şehitliğe uygun olmadığını ifade eden Puhaloğlu; Bu yer Mitsişki Rokatin’dir" dedi. Galiçya'da yatan ecdadımıza sahip çıkılması gerektiğini anlatmak için adım adım Anadolu'yu gezdiğini söyleyen Gazeteci Hamit Puhaloğlu, son durağı Van’a gelerek Vansesi’ni ziyaret etti. Ziyaretinde Galiçya gezisinde gözlemlediği detayları paylaşan Puhaloğlu, Galiçya ziyaretinde bölgede bulunan 6 tane şehitlikten hepsine ulaştığını belirterek, ecdadımızın ruhaniyetine sahip çıkılması gerektiğini söyledi. 

 BURALARA SHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ

 Puhaloğlu; “Türk şehitliklerinin bulunduğu alanın etrafı Hıristiyan mezarlarıyla çevrilmiş durumda. Türk şehitliklerinin izleri siliniyor. Bizim burada yatan 18 bin şehidimiz var. Dolayısıyla devlet olarak buralara sahip çıkmak zorundayız. Özellikle TİKA’nın burada ciddi faaliyet yürütmesi gerekiyor. Buradaki şehitliklerin bakımı yapılarak yok edilmesine müsaade edilmemeli. Galiçya’da 362 kilise var, ama bir tane ufak da olsa cami yok. Oysa bizim burada 6 şehitliğimiz var. Buraya bir cami ve aş evi yapılmalı. Mini bir külliye kurulmalı. Buralar adeta sarhoşların uğrak yeri konumuna gelmiş durumda. Bu şehitlerimizin ruhaniyetine saygısızlık. Bunları engelleyecek çalışmalar yapılmalı” dedi.   

GALİÇYA’YA GÖNDERİLEN ASKERLER SIRADAN ASKER DEĞİLDİ 

 1916-1917 yılında Enver Paşa’nın emriyle kurulan Galiçya Cephesi'nde 33 bin askerin savaştığını ve bu savaşlarda 18 bin askerin şehit olduğunu ifade eden Hamit Puhaloğlu, Galiçya’nın en az Çanakkale kadar önemli olduğunu belirtti. Puhaloğlu; “Galiçya’ya gönderilen askerler sıradan asker değildi. Her biri peyk asker, yani Osmanlı Devleti’nin ilk döneminde postacılık, kuryelik ve muhafızlık yapan asker sınıfındandı. Bu askerler ayrıca eğitimli, dil bilen ve hafız askerlerdi. Çanakkale Savaşları’na katıldıkları için hepsi Sat ve Sas Komandosu. Bunlar kendilerini metre kareye 3 bin merminin düştüğü yerlerde ispat etmişler. Seçkin ve eğitimli askerler. Yaşları 30’un altında. Uzun boylu dil bilen kültürlü insanlar. Ayrıca Çanakkale 50’ci Alay Müftüsü Hasan Fehmi Efendi Galiçya Cephesi’nde şehit düştü. Ayrıca Enver Paşa’nın Yaveri Ahmet Şükrü Oğuz 30 Temmuz 1917’de Hücum Taburu Komutanı olarak Galiçaya’ya gitti. Galiçya’da Gazi oldu.  Daha sonra İstanbul Milletvekili olan Ahmet Şükrü Oğuz İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Galiçya, Çanakkale kadar önemli” diye konuştu.  

GALİÇYA’YA GİDERKEN YANIMDA 100 TANE TÜRK BAYRAĞI GÖTÜRDÜM  

Galiçya ziyaretinde bölge insanına yanında götürdüğü Türk bayraklarını dağıttığını söyleyen Gazeteci yazar Hamit Puhaloğlu, Galiçya’ya gidecek olan vatandaşlardan da bölgede mücadele etmiş Türk ecdadını hatırlatmak için yanlarında Türk bayrağı götürerek dağıtmaları tavsiyesinde bulundu. Puhaloğlu; “Ben Galiçya’ya giderken yanımda 100 tane Türk Bayrağı götürdüm ve oradaki vatandaşlara dağıttım. Oraya gidenler de yanlarında Türk Bayrağı götürsün. Türk tarihini anlatan kitaplar götürmekte yine yarar var” dedi.  

DEVLET BU KONUNUN ÜZERİNE CİDDİ OLARAK EĞİLMELİ  

 Galiçya şehitliklerinin mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini vurgulayan Puhaloğlu, “18 Mart tarihinde Anzaklar atalarını ziyaret etmek için binlerce kilometre öteden geliyorsa, bizde kendi atalarımızı ziyaret etmek zorundayız. Devlet bu konunun üzerine ciddi olarak eğilmeli. Özellikle yıl dönümlerinde buraya turlar düzenlenmeli ki, unutulmasınlar. Aksi halde buradaki şehitlikler yok olup gidecek” ifadelerini kullandı. Galiçya’da meftun bulunan şehitlerimizin Çanakkale gazileri olduğunu hatırlatan Puhaloğlu, “33 bin Türk askeri gidiyor. Bunlardan 18 bini şehadet şerbeti içiyor. Bunlar seçkin askeri birlikler. Her sene ülkemizin her ilinden kafilelerle buralar ziyaret edilmeli. Kuran-ı Kerim okunmalı ve de bugünün anlamına özel etkinlikler düzenlenmeli. Son Rokatin Tren İstasyonu’nda tuzağa düşen Türk askerlerinin şehitliği düzenlenip, müze ve şehitlik haline getirilmeli. Burası Türk toprağı. Ama Atalarımız Hıristiyan Mezarlığı’nda gömülü. Buraya cami yapılmalı”  

ZEVE ŞEHİTLİĞİNE SAHİP ÇIKILMALI  

 Şehitliklerin önemine dikkat çeken Puhaloğlu, şehitliklere devletin,  belediyelerin sahip çıkması gerektiğini söyledi.  1915’te Rus işgali ve Ermeni isyanları sırasında 2 bin 500 Müslüman kadın, yaşlı ve çocuğun Van’da toplu katledildiği Zeve Şehtiliği ve 120 Vanlı Kahraman Çocuklar destanının Van tarihi için çok özel bir önem arz ettiğini anlatan Hamit Puhaloğlu”  Ben bir vatandaş olarak Galiçya şehitlerinin tanınması ve unutulmaması için tek başıma kendi imkanlarımla mücadele ediyorum.  Gittiğim her şehirde, ilçede hüsnü kabul gördüm. Van’ı ve ilçelerini de adım adım gezdim, kıymetli dostlar edindim.  Son olarak Van Kalesi güneyinde yer alan 1915’te yakılıp yıkılan eski Van şehrini ve Zeve Şehitliğini gezip şehitlerimizin ruhuna Fatiha okuyarak, duada bulunarak minnet ve şükranlarımı arz edeceğim. Bu şekilde Edirne’den Van’a, Çanakkale’den Zeve’ye, Zeve’den Galiçya’ya gönül köprüsü kurmaya çalışacağım. Zeve küçük Çanakkale olarak tanımlanıyor.  1915’de canları pahasına askerlerimize Van’dan Hoy cephesine cephane taşıyan dönüş yolunda donarak hayatlarını kaybeden körpe yavrularımızın aziz hatıralarına sahip çıkılmalı. Küçük bedenlerin büyük fedakârlığı unutulmamalı. Şehitlerimize vefa gösterilmeli.  Ülkemizin her karış toprağı güzel ve kutsal, her köşesinde yaşayan insanımız misafirperver ve kıymetlidir.  Bunu gezerek görerek, konuşarak yaşadım. Ziyaretlerimde konukseverlik gösteren herkese Vansesi aracılığı ile minnet ve şükranlarımı arz ediyorum. Maalesef tarihe ilişkin toplumsal hafızamız siliniyor. Milletimiz şuursuz bir hale dönüştürülüyor maalesef. Paradan kişisel çıkarlardan başka bir düşüncesi olmayan toplum haline geliyoruz. Yetkililerin bu soruna çok dikkat etmesi gerekir ” dedi.  

GALİÇYA CEPHESİ 

1.Dünya Savaşındaki müttefikimiz olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı bir eyalet olan Galiçya; doğusunda Rusya, kuzeyinde Polonya, güneyinde de Karpat dağlarının bulunduğu yaklaşık 80.000 m² verimli ve yeraltı zenginlikleriyle meşhur bir kara parçası olup, daha savaşın ilk günlerinde Rusya’nın saldırısına uğramıştır. 26 Ağustos 1914’te başlayan ve 11 Eylül 1914’te biten savaşta, Ruslar galip gelmiş ve cephe hattı yaklaşık 50 km yarılarak tüm Avusturya-Macaristan toprakları savunmasız hale gelmiştir. Yaklaşık yüz bin askerini Rusya’ya esir olarak veren Avusturya-Macaristan ordusu, yine bu savaşta ordusu içerisinde bulunan Slav ırkından olan binlerce askerinin Rus tarafına geçmesine engel olamamıştır. 

1915 yılında Almanlarca takviye edilen müttefik güçler, Rusları mağlup ederek tekrar Galiçya'yı ele geçirdiler. 1917 yılı Temmuzunda Ruslar Galiçya'da tekrar taarruza geçtiler. Başlangıçta hızla ilerleyen Rus birlikleri, on gün sonra duraklayarak geri çekildiler. I. Dünya Savaşı'nda Macaristan'ın kuzeydoğusuna düşen Galiçya (Lehistan) bölgesinde bir Osmanlı Kolordusu Alman, Macar ve Avusturya kuvvetleriyle birlikte Ruslara karşı savaştı. 

I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Osmanlı Ordusunun 15. Kolordusu, müttefik güçler ( Almanya, Avusturya-Macaristan) ile birlikte Rus İmparatorluk Ordusuna karşı bu bölgede çarpışmıştır (1916-1917). 

GALİÇYA NEREDE? 

Galiçya Birinci Dünya Savaşı sırasında Macaristan'ın toprakları arasında kalıyordu. Galiçya toprakları bugün, 1945 yılında yapılan sınır değişikliği sonucu Güney-Doğu Polonya ve Batı Ukrayna Cumhuriyetleri sınırları içinde yer almaktadır. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(01.01.1970 02:00 - #)
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
() ()
(01.01.1970 02:00 - #)
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
() ()
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.