Haber Girişi: 09.09.2021 - 11:12, Güncelleme: 09.09.2021 - 11:14

ERBAY: TÜRKİYE GÖÇ TOPLAMA KAMPINA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

 

ERBAY: TÜRKİYE GÖÇ TOPLAMA KAMPINA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay, Taliban’ın Afganistan’a girmesiyle başlayan göçmen sorununa değinerek, “Göçmen sorunu çok ciddi bir sorundur. Ülkeler arası bazda ele alınması gerekir. Bu konuda bizim ciddi endişelerimiz var. Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli. Hükümetin bu konudaki çalışmalarının şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkesine göre gitmediğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi.
Rıdvan Can – Burhan Ergin Van, Hakkari, Bitlis ve Muş illerini kapsayan iş dünyası derneklerini çatısı altında barındıran DOĞUSİFED Başkanı Müslüm Erbay gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Van’daki odaların sivil anlayışa göre hareket etmesi gerektiğini belirten Erbay, “İlimizde maalesef sivil toplum örgütleri sivil duruşunu muhafaza edemiyor. Çoğu sivil toplum örgütleri bazı partilerin arka bahçesi olmuş, sadece bir partiyi eleştirmiş diğer partiyi de alkışlamış, neden? Çünkü partinin arka bahçesidir. Sivil alan, sivil toplum yön verici, yol gösterici olmalıdır. Hükümete, yerel aktörlere, kamu kurumlarına, mülkü amirlere doğru yön göstermeli. Sivil toplum örgütleri doğruları söylemek zorundadır. Söyleyemiyorsa o koltukları işgal etmemeliler. Herkes işini yaparsa ilimiz ve bölgemiz kalkınır” dedi. 2022 yılında yapılması planlanan Van TSO seçimlerine de değinen Erbay, “Siyasi partilerin Van TSO seçimlerine müdahil olmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz. Hiçbir adayında kendisini siyasi bir partinin adayıymış gibi lanse etmesini de doğru bulmuyoruz. Bu kırmızı çizgimizdir” diye konuştu. “Yönetim kurulumuzun yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor” Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu olarak kadın istihdamına önem verdiklerini söyleyen Erbay, “Van, Hakkari, Muş, Bitlis illerini kapsıyoruz. Federasyon olarak bünyemizde 11’e yakın dernek var. Türkiye’de 26 bölgesel, 4 sektörel olmak üzere 30 federasyon TÜRKONFED çatısı altında bulunuyor. TÜRKONFED Türkiye istihdamının en büyük sivil toplum örgütüdür. 40 bini aşkın şirketi bünyesinde bulunduruyor. 25 bin iş insanı, 360 civarında derneği bünyesinde barındırarak çalışmalarına devam ediyor. Bizde TÜRKONFED bölgesel federasyonuyuz. 2013 yılından bu yana faaliyetlerimiz devam ediyor. İki dönem Suat Çiftçi başkanlık görevini yürüttü. Bizde en önemsediğimiz temel ilkelerden biri iki dönem kuralıdır. Suat Çiftçi çok güzel hizmetleriyle birlikte iki dönemini tamamladı. Göreve devam etmeyerek iki dönem kuralına uyacağını söyledi. Seçimlerde arkadaşlarımız DOĞUSİFED’i bize emanet etti. Bu zamana kadar çok büyük projelere imza attı. DOĞUSİFED yönetim kurulu üyelerinin yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Bu bir ilktir. Biz kadın istihdamını, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki güçlülüğünü destekliyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Doğu-Batı arasındaki ticari köprülerinin kurulması amacıyla bir araya geliyoruz. Dolayısıyla bizde yerel ve bölgesel kalkınma için faaliyet gösteriyoruz. Hükümet raporlarına işlediğimiz bölgesel projelerimiz var. İleri ki süreçte bu projelerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Projelerimizi düşünürken bölgemizin dinamikleri tarım, hayvancılık, turizm, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri kaynaklarımızı baz aldık” şeklinde konuştu. “DOĞUSİFED pilot bölge seçildi” TÜRKONFED yürütücülüğünde Avrupa Birliği sosyal alan tarafından desteklenen proje kapsamında DOĞUSİFED’in pilot bölge seçildiğini belirten Erbay, “Maden mühendisi olarak bölgede 20 yıldır proje yatırım alanında faaliyet gösteriyoruz. Yeraltı zenginlikleri kaynaklarımızın ekonomik anlamda kurtuluşumuzun birinci unsuru olarak görenlerden biriyim. Bu alanda 4 projemiz var. Allah’ın izniyle bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Endüstriyel 5.0 için Diyarbakır-Şanlıurfa proje alanı seçilmişti, dayatmalarımız sonucu önümüzdeki 50 yıl için Erzurum ve Van’ı da dahil ettik. İstanbul Sabancı Üniversitesi Politikalar Merkezi Prof. Dr. Fuat Keyman başkanlığında bir çalışma başlatıldı. Bana göre bölgenin en real raporudur. Orada da ilimiz Van sınır kenti olması hasebiyle önümüzdeki 50 yılda Türkiye’de en çok gelecek vadeden 10 il arasına girmiştir. Bu da çok güzel bir haberdir. Bu bağlamda çalışmalarımız devam ediyor. Yine bir ilke imza atarak TÜRKONFED yürütücülüğünde Avrupa Birliği sosyal alan tarafından desteklenen üçüncü oturumda TÜRKONFED’in projesi kapsamında DOĞUSİFED pilot bölge seçildi. 13 Eylül tarihinde ilimizde dijital toplantı düzenlenecek. Sonrasında 22,23,24 Eylül tarihlerinde proje yürütücüleri geniş kapsamlı diğer federasyonlarla beraber Van’da proje startını vereceğiz. Burada da sivil alanın güçlendirilmesi, derinleşme, genişleme, yerel ve bölgesel kalkınma konularında ciddi eğitimler verilecek. Örnek projeler yarıştırılacak. Bu projelerde dereceye giren ilk veya ikinci proje yatırıma dönüşecek. Biz bunu 4-5 yıl önce ön görüyorduk. Bununla ilgili iki sene önce hem kooperatifçilik alanında hem de sivil alanın güçlendirilmesi amacıyla iki tane geniş katılımlı seminer düzenlemiştik. 2013 yılından bu yana yapmış olduğumuz çalışmalar stratejik plana göre gidiyor” dedi. “Pandeminin ciddi anlamda ekonomik olarak zararları oldu” Tüm dünyayı olumsuz etkileyen pandeminin herkesime ekonomik zarar verdiğini belirten Erbay, “2020 yılından bu yana küresel çapta çok ciddi bir koronavirüs sürecini yaşıyoruz. Koronavirüs süreci sadece bölge ve ülkesel bazda değil küresel bazda bütün ülkeleri ekonomik, tedarik zinciri, üretim, girdi maliyetleri anlamında ciddi bir sarsıntıya uğrattı. Haliyle ülkemizde bunun olumsuz etkilerini yaşıyor. Koronavirüsle dijitalin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. İnternet üzerinden satış yapan siteler çok ciddi rekor satışlara imza attı. Bu bize kendinizi buna adapte edin, bu çağa uymamız gerektiğini gösteriyor. Pandemi sonrası dijital alanda ve benzeri konularda bize yeni yol haritası gösteriyor. Buna ayak uydurmak zorundayız aksi takdirde geçmişte olduğu gibi teknolojinin gerisinde kalacağız. Pandeminin ciddi anlamda ekonomik olarak zararları oldu. Üretim ve tedarik alanında ciddi aksaklıklar meydana geldi. Piyasadaki daralmanın sebeplerinden biri de sanal paradır. Şuan resmi kurumlarda memurlar sanal para alışverişi yapıyor. Asgari ücretle çalışanlar maaşını olduğu gibi sanal paraya yatırıyor. Hal böyle olunca sanal paraya yönelenler borcunu ödemiyor. Piyasada ciddi kayıplar meydana geliyor” ifadelerini kullandı. “Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli” Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesiyle başlayan göçmen sorununun önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Erbay, “Mülteci sorunu Ortadoğu’nun temel sorunlarından biridir. Bu sadece ülkemizin sorunu değil. Göçmen sorunu çok ciddi bir sorundur. Ülkeler arası bazda ele alınması gerekir. Bu konuda bizim ciddi endişelerimiz var. Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli. İlimizdeki göç sorunu yeni değil. Yıllardır insanlar İran sınır hattını kullanarak Van’a göç ediyor. Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesiyle beraber veya Afganistan’ın Taliban’a teslim edilmesiyle beraber ciddi bir göç dalgası geldi. Gelenlerin çoğu gençtir. Bizim bildiğimiz mülteci karma olur. Kadın, yaşlı, çocuk olur ama bu gelenlerin tamamı gençtir. Görüntülere bakıyoruz gelen göçmenler 3 metrelik duvarın üstünden atlıyor. Gelen göçmenlerle ilgili nasıl bir çalışma yürütülecek bilmiyoruz ama sivil alanda sürekli geziyoruz. Suriyelerle görüştüğümüz zaman çoğu gitmek istemiyor. İki gün önce Şanlıurfa’daydık. Orada resmi rakamlara göre 500 bin, gayri resmi rakamlara göre 1 buçuk milyondan fazla Suriyeli var. Orada her sokakta yerel halktan çok Suriyeli görüyorsunuz. Tabi hepimiz insanız, hepimizin duyguları var. Bunları anlıyoruz ama ülke olarak bütün Ortadoğu’nun göç gemisi de olmak istemiyoruz. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Bu konuda endişelerimiz var. Hükümetin bu konudaki çalışmalarını şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkesine göre gitmediğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz” diye konuştu. “Biz Van olarak rakam veremiyoruz” Van’ın ekonomi olarak iyi yerde olmadığını savunan Erbay, “Pandemiyle birlikte birçok toplantı online ortamda yapılıyor. Her hafta 3-4 Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı toplantıya katılarak fikirlerini söyler. Hemen hemen çoğuna DOĞUSİFED’i temsilen katılma fırsatım oldu. Zaman zaman söz alıp fikirlerimi beyan ettim. Ben toplantılarda şunu gördüm. Bunu maalesef çok üzülerek ifade etmek istiyorum. Çok ama çok küçük olduğumuzu gördüm. Gaziantep Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı konuştuğu zaman milyar dolarlarca ihracat yaptık diye söyleyebiliyor. Yine aynı şekilde Şanlıurfa, Kayseri, Konya, Kocaeli, Tekirdağ çok ciddi rakamlar konuştu ama bizim Van olarak rakam veremiyoruz. Necdet başkanın rakam vermekten kaçındığını gördüm. Çünkü adamlar milyar dolarlardan bahsediyor ama bizim söyleyeceğimiz rakam belki milyon dolar bile değildir. Bunun faturası elbette sadece Van Ticaret ve Sanayi Odası’na kesilmemelidir. Yerel halkın, sivil toplum kuruluşların, siyasilerin, kamu kurumlarının, basının ve hepimizin bu faturayı üstlenmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Ortak akıl, uzlaşı kültürüyle bir araya gelmeliyiz” Van’ın sorunlarını çözmek için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyleyen Erbay, “İlimizde maalesef sivil toplum örgütleri sivil duruşunu muhafaza edemiyor. Sivil duruşunu muhafaza edemeyen bir sivil toplum örgütünden bahsetmek yanlıştır. İlimizde çoğu sivil toplum örgütü bazı partilerin arka bahçesi olmuş, sadece bir partiyi eleştirmiş diğer partiyi de alkışlamış, neden? Çünkü partinin arka bahçesidir. Sivil alan, sivil toplum yön verici, yol gösterici olmalıdır. Hükümete, yerel aktörlere, kamu kurumlarına, mülkü amirlere doğru yön göstermeli. Sivil toplum örgütleri doğruları söylemek zorundadır. Söyleyemiyorsa o koltukları işgal etmemeliler. Herkes işini yaparsa ilimiz ve bölgemiz kalkınır. Ortak akıl, uzlaşı kültürü temelinde evrensel değerler çerçevesinde ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin büyük fotoğrafında buluşalım. Biz ilimiz ve bölgemizle ilgili analiz yaptık. Bütün bölge odalarına, ticaret odalarına, STK’lara hem iadeli taahhütlü postayla hem de birebir analizlerimizi bildirdik ama maalesef kimseden dönüş olmadı. Bakın gelin ilimizin en temel 5 sorununu tespit edip çözümüne hepimiz katkı sunalım. Bunu yapamaz mıyız? Diyarbakır, Gaziantep yaptığı için başarılı oluyor. Bunu STK, kamu kurumları, belediyeler öncülüğünde bizde yapabiliriz. Sorunlarımızı belirleyerek hedef odaklı çözmeliyiz. İlimizi ziyaret eden bakanlara sorunlarımız doğru bir şekilde aktarılmıyor. Gelen her branşa göre sorunlarımızı iletirsek çözebiliriz. Bütün kamu kurumları, bütün odalarla birlikte sorunlarımızı iyi bir dosyayla, iyi bir ön fizibiliteyle sunalım ve çözülene kadar takibini de yapalım. Bunu yaparsak ilimizde sorun kalmaz. Kimsenin Van’a veya bize düşmanlığı yok. Bakan geliyor ama ilimizdeki meslek odası başkanları aynı masada bir araya gelemiyor. Bu memlekette meslek odası başkanları birbirine küserek bir masa etrafında birleşemiyorsa sorunların çözülmesini beklemeyin. Eğer birbirimizden kaçacaksak bu ilde de yaşamayalım. Diyarbakır’da Diyarbakır’ın menfaati var. Gaziantep’te Gaziantep’in menfaati var. Van’da da Van’ın menfaati olmalıdır. Van’da oda başkanlarının birbirine küsme lüksü yok. Biz önce birbirimize Van için katlanacağız. Kişisel husumetlerimizi bir kenara bırakarak temsil ettiğimiz koltukların hakkını vermek zorundayız” dedi. “Uzlaşı çalıştayı gerçekleştireceğiz” Van’da uzlaşı kültürü çalıştayı düzenleyeceklerini belirten Erbay, “Biz uzlaşı kültürü çalıştayını gerçekleştireceğiz. Bana göre ilimizin, bölgemizin, ülkemizin ve Ortadoğu’nun en temel sorunlarının başında zayıf veya olmayan uzlaşı kültürü gelmektedir. Mesela Türkiye orta gelir tuzağını aşamadı. Hep orada durdu. Bununla ilgili düzenlediğimiz çalıştaylarda ortaya çıkan raporlar var. Demokrasi ekonomiyle direk bire bir orantılıdır. Demokrasi olmayan yerde temel hak ve hürriyetlerin revaçta olmadığı yerlerde yatırım olmaz. Korkaklık, çekingenlik olur. Uzlaşı konusunda çok ciddi sıkıntımızın olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda uzlaşı çalıştayı gerçekleştireceğiz. Van’ın bütün sivil toplum örgütleri, odalar, borsalar, aktörler, sorunlarını bir masa etrafında anlatacaklar. Ben şunu sevmiyorum toplantıya da gelmiyorum diyemezsin. Orası senin babanın şirketi değil. Sen orada bir kurumun başındasın. Madem gelmeyeceksen bırak biri gelip kurumu temsil etsin. Sorunlarımızı çözme yöntemi konusunda net bir şekilde stratejimizin olmadığını söylersem kimse alınmasın. Çünkü bu açık ve nettir. Konu Van olunca hepimiz yuvarlak masanın etrafında toplanmak zorundayız ama masaya gelirken de yumruklarımızı sıkmayacağız, açacağız. Bizim birbirimize kalbimizi de açmamız lazım. Birbirimizi görüşüne göre dışlayamayız” ifadelerini kullandı. “Van TSO meclisimizde maalesef bir kadın yok” Van TSO Meclis üyelerine sert eleştirilerde bulunan Erbay, “Van TSO çatı bir kuruluştur. Van TSO seçimlerinde kesinlik ve kesinlikle kadın kotasının yükseltilmesi elzemdir. Şuan 56 kişilik Van TSO meclisimizde maalesef bir kadın yok. Sadece bir tane enerji madencilik komisyonunda bizde var. Oda da başka kadın yok. Van’da kadın esnaf mı yok? Elbette vardır, peki neden meclise yansımıyor. Van TSO’muzun eğitim kalitesini mutlaka artırmamız gerekiyor. Van TSO Meclis üyeliğine seçilen meclis üyesi kıymetlidir, sektörün temsilcisidir. Sadece oraya gelip elini kaldır, kabul edenler, etmeyenler mantığını ben doğru bulmuyorum. Demokratik bulmadığımızı da ifade etmek istiyorum. Bu konuda meclisimizin ortalaması hiç arzu ettiğimiz bir seviyede değil. Bir meclis üyesi 4 yıl boyunca bir kez konuşmaz mı? İki tane rapor hazırlamaz mı? Üç tane rapor öneri sunmaz mı? Van TSO’muzun kayıtlarına baktım. Kimse konuşmamış, sadece yoklama, imza atmakla meclis üyesi olunmaz. Bütün sektörler kıymetlidir. Biz madencilik komisyonuyuz. Bugüne kadar 8-10 tane rapor hazırlamışım, karşılık bulmuş veya bulmamış bu ayrı bir konu ama rapor vermişim. Sektörlerin hiç mi sıkıntısı yok?” şeklinde konuştu. “Oda seçimlerinde 2 dönem kuralı uygulanmalı” Son olarak 2022 yılında yapılması planlanan Van TSO seçimlerine değinen Erbay, “2022 yılında gerçekleşecek Van Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde DOĞUSİFED olarak önceliğimiz demokrasi vazgeçilmezimizdir. Van TSO seçimlerinde medeni cesaretinden dolayı her bir adayı saygıyla karşılarız fakat ilkesel bazda söylememiz gereken birkaç husus var. Birincisi kesinlikle ve kesinlikle siyasi partilerin Van TSO seçimlerine müdahil olmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz. Hiçbir adayında  kendisini siyasi bir partinin adayıymış gibi lanse etmesini de doğru bulmuyoruz. Bu kırmızı çizgimizdir. Geçen seçimde ilimizin en güçlü siyasi partisi Halkların Demokratik Partisi açıklama yaparak oda seçimlerine müdahil olmayacaklarını açıkladı. Hiç kimsede bizim adımıza konuşamaz dediler. Bu çok doğru ve yerinde bir tespittir. Çünkü seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir. Siyaset ayrı bir şey sivil alan ayrı birşeydir. Oda seçimlerinde eğer siyasi bir atmosfer oluşursa esnafın oyu doğru bir şekilde sandığa yansımayacaktır. Bu konuda bizim kararımız nettir. Oda seçimlerinde 2 dönem kuralı uygulanmalı. Biz kendi federasyonumuzda bunu uyguladık. İki dönem görev yaptıktan sonra bana dünyayı da verseler burada kalmam. Koltuklar iki dönem heyecan dönemidir” şeklinde sözlerini bitirdi.   
Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay, Taliban’ın Afganistan’a girmesiyle başlayan göçmen sorununa değinerek, “Göçmen sorunu çok ciddi bir sorundur. Ülkeler arası bazda ele alınması gerekir. Bu konuda bizim ciddi endişelerimiz var. Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli. Hükümetin bu konudaki çalışmalarının şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkesine göre gitmediğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi.

Rıdvan Can – Burhan Ergin

Van, Hakkari, Bitlis ve Muş illerini kapsayan iş dünyası derneklerini çatısı altında barındıran DOĞUSİFED Başkanı Müslüm Erbay gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Van’daki odaların sivil anlayışa göre hareket etmesi gerektiğini belirten Erbay, “İlimizde maalesef sivil toplum örgütleri sivil duruşunu muhafaza edemiyor. Çoğu sivil toplum örgütleri bazı partilerin arka bahçesi olmuş, sadece bir partiyi eleştirmiş diğer partiyi de alkışlamış, neden? Çünkü partinin arka bahçesidir. Sivil alan, sivil toplum yön verici, yol gösterici olmalıdır. Hükümete, yerel aktörlere, kamu kurumlarına, mülkü amirlere doğru yön göstermeli. Sivil toplum örgütleri doğruları söylemek zorundadır. Söyleyemiyorsa o koltukları işgal etmemeliler. Herkes işini yaparsa ilimiz ve bölgemiz kalkınır” dedi.

2022 yılında yapılması planlanan Van TSO seçimlerine de değinen Erbay, “Siyasi partilerin Van TSO seçimlerine müdahil olmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz. Hiçbir adayında kendisini siyasi bir partinin adayıymış gibi lanse etmesini de doğru bulmuyoruz. Bu kırmızı çizgimizdir” diye konuştu.

“Yönetim kurulumuzun yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor”

Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu olarak kadın istihdamına önem verdiklerini söyleyen Erbay, “Van, Hakkari, Muş, Bitlis illerini kapsıyoruz. Federasyon olarak bünyemizde 11’e yakın dernek var. Türkiye’de 26 bölgesel, 4 sektörel olmak üzere 30 federasyon TÜRKONFED çatısı altında bulunuyor. TÜRKONFED Türkiye istihdamının en büyük sivil toplum örgütüdür. 40 bini aşkın şirketi bünyesinde bulunduruyor. 25 bin iş insanı, 360 civarında derneği bünyesinde barındırarak çalışmalarına devam ediyor. Bizde TÜRKONFED bölgesel federasyonuyuz. 2013 yılından bu yana faaliyetlerimiz devam ediyor. İki dönem Suat Çiftçi başkanlık görevini yürüttü. Bizde en önemsediğimiz temel ilkelerden biri iki dönem kuralıdır. Suat Çiftçi çok güzel hizmetleriyle birlikte iki dönemini tamamladı. Göreve devam etmeyerek iki dönem kuralına uyacağını söyledi. Seçimlerde arkadaşlarımız DOĞUSİFED’i bize emanet etti. Bu zamana kadar çok büyük projelere imza attı. DOĞUSİFED yönetim kurulu üyelerinin yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Bu bir ilktir. Biz kadın istihdamını, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki güçlülüğünü destekliyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Doğu-Batı arasındaki ticari köprülerinin kurulması amacıyla bir araya geliyoruz. Dolayısıyla bizde yerel ve bölgesel kalkınma için faaliyet gösteriyoruz. Hükümet raporlarına işlediğimiz bölgesel projelerimiz var. İleri ki süreçte bu projelerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Projelerimizi düşünürken bölgemizin dinamikleri tarım, hayvancılık, turizm, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri kaynaklarımızı baz aldık” şeklinde konuştu.

“DOĞUSİFED pilot bölge seçildi”

TÜRKONFED yürütücülüğünde Avrupa Birliği sosyal alan tarafından desteklenen proje kapsamında DOĞUSİFED’in pilot bölge seçildiğini belirten Erbay, “Maden mühendisi olarak bölgede 20 yıldır proje yatırım alanında faaliyet gösteriyoruz. Yeraltı zenginlikleri kaynaklarımızın ekonomik anlamda kurtuluşumuzun birinci unsuru olarak görenlerden biriyim. Bu alanda 4 projemiz var. Allah’ın izniyle bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Endüstriyel 5.0 için Diyarbakır-Şanlıurfa proje alanı seçilmişti, dayatmalarımız sonucu önümüzdeki 50 yıl için Erzurum ve Van’ı da dahil ettik. İstanbul Sabancı Üniversitesi Politikalar Merkezi Prof. Dr. Fuat Keyman başkanlığında bir çalışma başlatıldı. Bana göre bölgenin en real raporudur. Orada da ilimiz Van sınır kenti olması hasebiyle önümüzdeki 50 yılda Türkiye’de en çok gelecek vadeden 10 il arasına girmiştir. Bu da çok güzel bir haberdir. Bu bağlamda çalışmalarımız devam ediyor. Yine bir ilke imza atarak TÜRKONFED yürütücülüğünde Avrupa Birliği sosyal alan tarafından desteklenen üçüncü oturumda TÜRKONFED’in projesi kapsamında DOĞUSİFED pilot bölge seçildi. 13 Eylül tarihinde ilimizde dijital toplantı düzenlenecek. Sonrasında 22,23,24 Eylül tarihlerinde proje yürütücüleri geniş kapsamlı diğer federasyonlarla beraber Van’da proje startını vereceğiz. Burada da sivil alanın güçlendirilmesi, derinleşme, genişleme, yerel ve bölgesel kalkınma konularında ciddi eğitimler verilecek. Örnek projeler yarıştırılacak. Bu projelerde dereceye giren ilk veya ikinci proje yatırıma dönüşecek. Biz bunu 4-5 yıl önce ön görüyorduk. Bununla ilgili iki sene önce hem kooperatifçilik alanında hem de sivil alanın güçlendirilmesi amacıyla iki tane geniş katılımlı seminer düzenlemiştik. 2013 yılından bu yana yapmış olduğumuz çalışmalar stratejik plana göre gidiyor” dedi.

“Pandeminin ciddi anlamda ekonomik olarak zararları oldu”

Tüm dünyayı olumsuz etkileyen pandeminin herkesime ekonomik zarar verdiğini belirten Erbay, “2020 yılından bu yana küresel çapta çok ciddi bir koronavirüs sürecini yaşıyoruz. Koronavirüs süreci sadece bölge ve ülkesel bazda değil küresel bazda bütün ülkeleri ekonomik, tedarik zinciri, üretim, girdi maliyetleri anlamında ciddi bir sarsıntıya uğrattı. Haliyle ülkemizde bunun olumsuz etkilerini yaşıyor. Koronavirüsle dijitalin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. İnternet üzerinden satış yapan siteler çok ciddi rekor satışlara imza attı. Bu bize kendinizi buna adapte edin, bu çağa uymamız gerektiğini gösteriyor. Pandemi sonrası dijital alanda ve benzeri konularda bize yeni yol haritası gösteriyor. Buna ayak uydurmak zorundayız aksi takdirde geçmişte olduğu gibi teknolojinin gerisinde kalacağız. Pandeminin ciddi anlamda ekonomik olarak zararları oldu. Üretim ve tedarik alanında ciddi aksaklıklar meydana geldi. Piyasadaki daralmanın sebeplerinden biri de sanal paradır. Şuan resmi kurumlarda memurlar sanal para alışverişi yapıyor. Asgari ücretle çalışanlar maaşını olduğu gibi sanal paraya yatırıyor. Hal böyle olunca sanal paraya yönelenler borcunu ödemiyor. Piyasada ciddi kayıplar meydana geliyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli”

Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesiyle başlayan göçmen sorununun önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Erbay, “Mülteci sorunu Ortadoğu’nun temel sorunlarından biridir. Bu sadece ülkemizin sorunu değil. Göçmen sorunu çok ciddi bir sorundur. Ülkeler arası bazda ele alınması gerekir. Bu konuda bizim ciddi endişelerimiz var. Türkiye bir göç toplama kampına dönüştürülmemeli. İlimizdeki göç sorunu yeni değil. Yıllardır insanlar İran sınır hattını kullanarak Van’a göç ediyor. Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesiyle beraber veya Afganistan’ın Taliban’a teslim edilmesiyle beraber ciddi bir göç dalgası geldi. Gelenlerin çoğu gençtir. Bizim bildiğimiz mülteci karma olur. Kadın, yaşlı, çocuk olur ama bu gelenlerin tamamı gençtir. Görüntülere bakıyoruz gelen göçmenler 3 metrelik duvarın üstünden atlıyor. Gelen göçmenlerle ilgili nasıl bir çalışma yürütülecek bilmiyoruz ama sivil alanda sürekli geziyoruz. Suriyelerle görüştüğümüz zaman çoğu gitmek istemiyor. İki gün önce Şanlıurfa’daydık. Orada resmi rakamlara göre 500 bin, gayri resmi rakamlara göre 1 buçuk milyondan fazla Suriyeli var. Orada her sokakta yerel halktan çok Suriyeli görüyorsunuz. Tabi hepimiz insanız, hepimizin duyguları var. Bunları anlıyoruz ama ülke olarak bütün Ortadoğu’nun göç gemisi de olmak istemiyoruz. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Bu konuda endişelerimiz var. Hükümetin bu konudaki çalışmalarını şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkesine göre gitmediğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz” diye konuştu.

“Biz Van olarak rakam veremiyoruz”

Van’ın ekonomi olarak iyi yerde olmadığını savunan Erbay, “Pandemiyle birlikte birçok toplantı online ortamda yapılıyor. Her hafta 3-4 Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı toplantıya katılarak fikirlerini söyler. Hemen hemen çoğuna DOĞUSİFED’i temsilen katılma fırsatım oldu. Zaman zaman söz alıp fikirlerimi beyan ettim. Ben toplantılarda şunu gördüm. Bunu maalesef çok üzülerek ifade etmek istiyorum. Çok ama çok küçük olduğumuzu gördüm. Gaziantep Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı konuştuğu zaman milyar dolarlarca ihracat yaptık diye söyleyebiliyor. Yine aynı şekilde Şanlıurfa, Kayseri, Konya, Kocaeli, Tekirdağ çok ciddi rakamlar konuştu ama bizim Van olarak rakam veremiyoruz. Necdet başkanın rakam vermekten kaçındığını gördüm. Çünkü adamlar milyar dolarlardan bahsediyor ama bizim söyleyeceğimiz rakam belki milyon dolar bile değildir. Bunun faturası elbette sadece Van Ticaret ve Sanayi Odası’na kesilmemelidir. Yerel halkın, sivil toplum kuruluşların, siyasilerin, kamu kurumlarının, basının ve hepimizin bu faturayı üstlenmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Ortak akıl, uzlaşı kültürüyle bir araya gelmeliyiz”

Van’ın sorunlarını çözmek için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyleyen Erbay, “İlimizde maalesef sivil toplum örgütleri sivil duruşunu muhafaza edemiyor. Sivil duruşunu muhafaza edemeyen bir sivil toplum örgütünden bahsetmek yanlıştır. İlimizde çoğu sivil toplum örgütü bazı partilerin arka bahçesi olmuş, sadece bir partiyi eleştirmiş diğer partiyi de alkışlamış, neden? Çünkü partinin arka bahçesidir. Sivil alan, sivil toplum yön verici, yol gösterici olmalıdır. Hükümete, yerel aktörlere, kamu kurumlarına, mülkü amirlere doğru yön göstermeli. Sivil toplum örgütleri doğruları söylemek zorundadır. Söyleyemiyorsa o koltukları işgal etmemeliler. Herkes işini yaparsa ilimiz ve bölgemiz kalkınır. Ortak akıl, uzlaşı kültürü temelinde evrensel değerler çerçevesinde ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin büyük fotoğrafında buluşalım. Biz ilimiz ve bölgemizle ilgili analiz yaptık. Bütün bölge odalarına, ticaret odalarına, STK’lara hem iadeli taahhütlü postayla hem de birebir analizlerimizi bildirdik ama maalesef kimseden dönüş olmadı. Bakın gelin ilimizin en temel 5 sorununu tespit edip çözümüne hepimiz katkı sunalım. Bunu yapamaz mıyız? Diyarbakır, Gaziantep yaptığı için başarılı oluyor. Bunu STK, kamu kurumları, belediyeler öncülüğünde bizde yapabiliriz. Sorunlarımızı belirleyerek hedef odaklı çözmeliyiz. İlimizi ziyaret eden bakanlara sorunlarımız doğru bir şekilde aktarılmıyor. Gelen her branşa göre sorunlarımızı iletirsek çözebiliriz. Bütün kamu kurumları, bütün odalarla birlikte sorunlarımızı iyi bir dosyayla, iyi bir ön fizibiliteyle sunalım ve çözülene kadar takibini de yapalım. Bunu yaparsak ilimizde sorun kalmaz. Kimsenin Van’a veya bize düşmanlığı yok. Bakan geliyor ama ilimizdeki meslek odası başkanları aynı masada bir araya gelemiyor. Bu memlekette meslek odası başkanları birbirine küserek bir masa etrafında birleşemiyorsa sorunların çözülmesini beklemeyin. Eğer birbirimizden kaçacaksak bu ilde de yaşamayalım. Diyarbakır’da Diyarbakır’ın menfaati var. Gaziantep’te Gaziantep’in menfaati var. Van’da da Van’ın menfaati olmalıdır. Van’da oda başkanlarının birbirine küsme lüksü yok. Biz önce birbirimize Van için katlanacağız. Kişisel husumetlerimizi bir kenara bırakarak temsil ettiğimiz koltukların hakkını vermek zorundayız” dedi.

“Uzlaşı çalıştayı gerçekleştireceğiz”

Van’da uzlaşı kültürü çalıştayı düzenleyeceklerini belirten Erbay, “Biz uzlaşı kültürü çalıştayını gerçekleştireceğiz. Bana göre ilimizin, bölgemizin, ülkemizin ve Ortadoğu’nun en temel sorunlarının başında zayıf veya olmayan uzlaşı kültürü gelmektedir. Mesela Türkiye orta gelir tuzağını aşamadı. Hep orada durdu. Bununla ilgili düzenlediğimiz çalıştaylarda ortaya çıkan raporlar var. Demokrasi ekonomiyle direk bire bir orantılıdır. Demokrasi olmayan yerde temel hak ve hürriyetlerin revaçta olmadığı yerlerde yatırım olmaz. Korkaklık, çekingenlik olur. Uzlaşı konusunda çok ciddi sıkıntımızın olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda uzlaşı çalıştayı gerçekleştireceğiz. Van’ın bütün sivil toplum örgütleri, odalar, borsalar, aktörler, sorunlarını bir masa etrafında anlatacaklar. Ben şunu sevmiyorum toplantıya da gelmiyorum diyemezsin. Orası senin babanın şirketi değil. Sen orada bir kurumun başındasın. Madem gelmeyeceksen bırak biri gelip kurumu temsil etsin. Sorunlarımızı çözme yöntemi konusunda net bir şekilde stratejimizin olmadığını söylersem kimse alınmasın. Çünkü bu açık ve nettir. Konu Van olunca hepimiz yuvarlak masanın etrafında toplanmak zorundayız ama masaya gelirken de yumruklarımızı sıkmayacağız, açacağız. Bizim birbirimize kalbimizi de açmamız lazım. Birbirimizi görüşüne göre dışlayamayız” ifadelerini kullandı.

“Van TSO meclisimizde maalesef bir kadın yok”

Van TSO Meclis üyelerine sert eleştirilerde bulunan Erbay, “Van TSO çatı bir kuruluştur. Van TSO seçimlerinde kesinlik ve kesinlikle kadın kotasının yükseltilmesi elzemdir. Şuan 56 kişilik Van TSO meclisimizde maalesef bir kadın yok. Sadece bir tane enerji madencilik komisyonunda bizde var. Oda da başka kadın yok. Van’da kadın esnaf mı yok? Elbette vardır, peki neden meclise yansımıyor. Van TSO’muzun eğitim kalitesini mutlaka artırmamız gerekiyor. Van TSO Meclis üyeliğine seçilen meclis üyesi kıymetlidir, sektörün temsilcisidir. Sadece oraya gelip elini kaldır, kabul edenler, etmeyenler mantığını ben doğru bulmuyorum. Demokratik bulmadığımızı da ifade etmek istiyorum. Bu konuda meclisimizin ortalaması hiç arzu ettiğimiz bir seviyede değil. Bir meclis üyesi 4 yıl boyunca bir kez konuşmaz mı? İki tane rapor hazırlamaz mı? Üç tane rapor öneri sunmaz mı? Van TSO’muzun kayıtlarına baktım. Kimse konuşmamış, sadece yoklama, imza atmakla meclis üyesi olunmaz. Bütün sektörler kıymetlidir. Biz madencilik komisyonuyuz. Bugüne kadar 8-10 tane rapor hazırlamışım, karşılık bulmuş veya bulmamış bu ayrı bir konu ama rapor vermişim. Sektörlerin hiç mi sıkıntısı yok?” şeklinde konuştu.

“Oda seçimlerinde 2 dönem kuralı uygulanmalı”

Son olarak 2022 yılında yapılması planlanan Van TSO seçimlerine değinen Erbay, “2022 yılında gerçekleşecek Van Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde DOĞUSİFED olarak önceliğimiz demokrasi vazgeçilmezimizdir. Van TSO seçimlerinde medeni cesaretinden dolayı her bir adayı saygıyla karşılarız fakat ilkesel bazda söylememiz gereken birkaç husus var. Birincisi kesinlikle ve kesinlikle siyasi partilerin Van TSO seçimlerine müdahil olmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz. Hiçbir adayında  kendisini siyasi bir partinin adayıymış gibi lanse etmesini de doğru bulmuyoruz. Bu kırmızı çizgimizdir. Geçen seçimde ilimizin en güçlü siyasi partisi Halkların Demokratik Partisi açıklama yaparak oda seçimlerine müdahil olmayacaklarını açıkladı. Hiç kimsede bizim adımıza konuşamaz dediler. Bu çok doğru ve yerinde bir tespittir. Çünkü seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir. Siyaset ayrı bir şey sivil alan ayrı birşeydir. Oda seçimlerinde eğer siyasi bir atmosfer oluşursa esnafın oyu doğru bir şekilde sandığa yansımayacaktır. Bu konuda bizim kararımız nettir. Oda seçimlerinde 2 dönem kuralı uygulanmalı. Biz kendi federasyonumuzda bunu uyguladık. İki dönem görev yaptıktan sonra bana dünyayı da verseler burada kalmam. Koltuklar iki dönem heyecan dönemidir” şeklinde sözlerini bitirdi.   

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.