Köşe Yazıları Haber Girişi: 20.01.2022 - 09:53, Güncelleme: 20.01.2022 - 09:53

DOĞAN PASTA SALONU VE PASTACI NURİ

 

DOĞAN PASTA SALONU VE PASTACI NURİ

Ümit Kayaçelebi yazdı...
Van’da geçmiş zaman içinde çok güzel insanlar tanıdık onlarla çok muhabbetimiz oldu. Hatıralarımız oldu. İşte bu gün yaş kemale erince ister istemez hep dünle yatıp dünle kalkıyoruz. O eski mekanlar o eski mekanlardaki insanlar her zaman bir sinema şeridi gibi ha bire gözümüzün önünden akıp gidiyor. Yakın bir zamanda yaz’ın Edremit’te dolanırken arkadaşlar dediler ki hadi şuradan bir dondurma alalım da serinleriz. Dondurmayı elime alınca önce aklıma Dondurmacı Sıdık Taşdemir aklıma geldi. Onun mütevazi seyyar arabası aklıma geldi. Diğer dondurma satanları hatırladım. Cebimizde paramız olmazdı o dondurma satan amcalarımıza bakar içimiz erirdi. Bir külah dondurma bizi ne kadar mutlu ederdi. Dondurmayı öyle hemen meyve yer gibi yemezdik. Hiç bitmesin dercesine yavaş yavaş eme eme yerdik. En sonunda da külahını da yerdik. Para vermişiz ya!’ O dağdan gelen karla buzla ne güzel bi dondurmalar yapılırdı lezzetine doyum olmazdı. Böyle mekanlar falan yoktu ki merkep sırtında kar getirilirdi ve dondurma yapanlara testere ile kesilip verilirdi.  Hala o manzaralar dünkü gibi gözümün önünde satanlar. Bir de limonata satanlar vardı ya araba üzerinde veya ibrikle o da az iştahımızı çekmezdi. Çok iyi malzeme ile yapılmış olmasa da yinede yudumlarken büyük keyif alırdık. İşte o zamanlar dondurmanın mekan olarak sabit yerde satıldığı tek yer tek mekan Cumhuriyet Caddesindeki şimdiki Halk Bankasının olduğu yerde müstecirliğini Nuri Sönmez’in yaptığı <Doğan Pasta Salonu> idi. Zamanın en lüks pastanesiydi zaten başka pasta salonu da yoktu. O bakımdan Van halkı için lüks bir yerdi. Özellikle elit tabakanın varlıklı insanların en çok gittiği bir yerdi. Nuri Sönmez’i sağlığında ve vefat ettikten sonra herkes <Pastacı Nuri> diye çağırırdı. Öyle tanındı ve öyle bilindi. Öyle bir nam yapıp bu fani dünyadan göçüp gitti. Şöyle orta boylu biraz kilolu mütebessim kemer yerine askı kullanan ve hep ayakta gezinen yerinde durmayan tonton babacan biriydi. Biz çocuklar onu Horoz Nuriye yani  Vahi Öz’e benzetirdik. Nuri Amca mekanını çok temiz tutan ve işini çok iyi yapan gerçekten bu işi iyi bilen, iyi yapan biriydi. Van’da o yıllarda karadenizden gelip yerleşen çok aile vardı. Nuri amca da o ailelerden biriydi ve o da bizden biri olarak yaşadı ve öylede hafızalarda iz bırakıp göçtü. Dondurmayı müşterilere şöyle metal şeklinde kadeh gibi kaselerde sunardı. Biz onun mekanına fazla girip çıkamazdık. Çünkü onun dondurması dışarıda satılan dondurmalara göre daha pahalıydı. Böyle bakar geçerdik ama öyle gidip oturup o süslü kaselerde dondurma yemek ardından limonata içmek bize çok da nasip olmadı. Bizim annelerimiz bize hep Van pastası yaparlardı en çok biz de Van pastası ile mutlu olurduk. Bazen demir tatlısı yaparlardı bazen kaşık tatlısı yaparlardı. Kısacası çok tatlı çeşitleri yoktu. Baklavayı da yine bizim evdeki annelerimiz yaparlardı. O bakımdan biz gidip pastacı Nuriden kilo ile baklava alalım falan tatlıyı alalım diye pastacı Nuriye gitme düşüncemiz olmadı. Orada yapılan hazır pastaları Van’ın varlıklı aileleri dışarıdan gelip Van’da hizmet erbabı olan kişiler alırdı. Oranın hedef müşteri kitlesi onlardı. Koca bir çocukluk döneminde ne yaş pastanın ismini duydum ne de gördüm. Oysa vardı ama evlerde yoktu. Yani bazı evlerde olsa da çoğu evlerde yoktu maalesef. Biz ne yaş pastayı bildik ne de yaş günü kutladık. Yaş pastayı ta yıllar sonra tattık. Yaş günlerini yıllar sonra kutlamaya başladık. O yıllarda yaş günü yaş pasta, kola diye bir şey çok bilinen ve yapılan bir şey değildi. Ne yaş pastayı bildik ne de mum dikip önce yandırıp sonra üfleyip söndürmeyi de bilmedik. Dondurmacı Sıdık Amcadan dondurma alır Yakup Sandıkçıdan da kendi fabrikasında ürettiği <Uludağ > gazozunu yudumlamak bizim için en büyük zevk ve keyifti. Bu arada daha sonraları Salih Prens te pastane işiyle uğraştı  daha sonra Tuşba, Evren bir sürü pastane açılsa da bizim hatıratımızda Pastacı Nuri ve Doğan Pasta Salonunun apayrı bir yeri vardır her zaman. Ve yazımızı sonlarken Pastacı Nuri, Dondurmacı Sıdık Taşdemir, Yakup Sandıkçı, Pastacı Bahattin Çalışkan ve şu anda ismini hatırlayamadığım pasta ve dondurma işiyle uğraşan herkesi rahmetle ve hürmetle anıyorum. Hey gidi günler heyyyy
Ümit Kayaçelebi yazdı...

Van’da geçmiş zaman içinde çok güzel insanlar tanıdık onlarla çok muhabbetimiz oldu. Hatıralarımız oldu. İşte bu gün yaş kemale erince ister istemez hep dünle yatıp dünle kalkıyoruz.

O eski mekanlar o eski mekanlardaki insanlar her zaman bir sinema şeridi gibi ha bire gözümüzün önünden akıp gidiyor.

Yakın bir zamanda yaz’ın Edremit’te dolanırken arkadaşlar dediler ki hadi şuradan bir dondurma alalım da serinleriz.

Dondurmayı elime alınca önce aklıma Dondurmacı Sıdık Taşdemir aklıma geldi. Onun mütevazi seyyar arabası aklıma geldi. Diğer dondurma satanları hatırladım.

Cebimizde paramız olmazdı o dondurma satan amcalarımıza bakar içimiz erirdi. Bir külah dondurma bizi ne kadar mutlu ederdi.

Dondurmayı öyle hemen meyve yer gibi yemezdik. Hiç bitmesin dercesine yavaş yavaş eme eme yerdik. En sonunda da külahını da yerdik. Para vermişiz ya!’

O dağdan gelen karla buzla ne güzel bi dondurmalar yapılırdı lezzetine doyum olmazdı. Böyle mekanlar falan yoktu ki merkep sırtında kar getirilirdi ve dondurma yapanlara testere ile kesilip verilirdi.  Hala o manzaralar dünkü gibi gözümün önünde satanlar.

Bir de limonata satanlar vardı ya araba üzerinde veya ibrikle o da az iştahımızı çekmezdi. Çok iyi malzeme ile yapılmış olmasa da yinede yudumlarken büyük keyif alırdık.

İşte o zamanlar dondurmanın mekan olarak sabit yerde satıldığı tek yer tek mekan Cumhuriyet Caddesindeki şimdiki Halk Bankasının olduğu yerde müstecirliğini Nuri Sönmez’in yaptığı <Doğan Pasta Salonu> idi.

Zamanın en lüks pastanesiydi zaten başka pasta salonu da yoktu. O bakımdan Van halkı için lüks bir yerdi. Özellikle elit tabakanın varlıklı insanların en çok gittiği bir yerdi.

Nuri Sönmez’i sağlığında ve vefat ettikten sonra herkes <Pastacı Nuri> diye çağırırdı. Öyle tanındı ve öyle bilindi. Öyle bir nam yapıp bu fani dünyadan göçüp gitti.

Şöyle orta boylu biraz kilolu mütebessim kemer yerine askı kullanan ve hep ayakta gezinen yerinde durmayan tonton babacan biriydi. Biz çocuklar onu Horoz Nuriye yani  Vahi Öz’e benzetirdik. Nuri Amca mekanını çok temiz tutan ve işini çok iyi yapan gerçekten bu işi iyi bilen, iyi yapan biriydi. Van’da o yıllarda karadenizden gelip yerleşen çok aile vardı. Nuri amca da o ailelerden biriydi ve o da bizden biri olarak yaşadı ve öylede hafızalarda iz bırakıp göçtü.

Dondurmayı müşterilere şöyle metal şeklinde kadeh gibi kaselerde sunardı. Biz onun mekanına fazla girip çıkamazdık. Çünkü onun dondurması dışarıda satılan dondurmalara göre daha pahalıydı. Böyle bakar geçerdik ama öyle gidip oturup o süslü kaselerde dondurma yemek ardından limonata içmek bize çok da nasip olmadı.

Bizim annelerimiz bize hep Van pastası yaparlardı en çok biz de Van pastası ile mutlu olurduk. Bazen demir tatlısı yaparlardı bazen kaşık tatlısı yaparlardı. Kısacası çok tatlı çeşitleri yoktu.

Baklavayı da yine bizim evdeki annelerimiz yaparlardı. O bakımdan biz gidip pastacı Nuriden kilo ile baklava alalım falan tatlıyı alalım diye pastacı Nuriye gitme düşüncemiz olmadı. Orada yapılan hazır pastaları Van’ın varlıklı aileleri dışarıdan gelip Van’da hizmet erbabı olan kişiler alırdı. Oranın hedef müşteri kitlesi onlardı.

Koca bir çocukluk döneminde ne yaş pastanın ismini duydum ne de gördüm. Oysa vardı ama evlerde yoktu. Yani bazı evlerde olsa da çoğu evlerde yoktu maalesef. Biz ne yaş pastayı bildik ne de yaş günü kutladık. Yaş pastayı ta yıllar sonra tattık. Yaş günlerini yıllar sonra kutlamaya başladık.

O yıllarda yaş günü yaş pasta, kola diye bir şey çok bilinen ve yapılan bir şey değildi. Ne yaş pastayı bildik ne de mum dikip önce yandırıp sonra üfleyip söndürmeyi de bilmedik.

Dondurmacı Sıdık Amcadan dondurma alır Yakup Sandıkçıdan da kendi fabrikasında ürettiği <Uludağ > gazozunu yudumlamak bizim için en büyük zevk ve keyifti.

Bu arada daha sonraları Salih Prens te pastane işiyle uğraştı  daha sonra Tuşba, Evren bir sürü pastane açılsa da bizim hatıratımızda Pastacı Nuri ve Doğan Pasta Salonunun apayrı bir yeri vardır her zaman.

Ve yazımızı sonlarken Pastacı Nuri, Dondurmacı Sıdık Taşdemir, Yakup Sandıkçı, Pastacı Bahattin Çalışkan ve şu anda ismini hatırlayamadığım pasta ve dondurma işiyle uğraşan herkesi rahmetle ve hürmetle anıyorum.

Hey gidi günler heyyyy

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ömer güleryüz
(20.01.2022 13:47 - #72680)
ümit abi bizi nerelere götürdün ellerine sağlık olsun selam ve saygılarımı sunarım.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.