• Haberler
  • Sağlık
  • Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve ilaç yükünden kaçınmak hayat kurtarıyor

Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve ilaç yükünden kaçınmak hayat kurtarıyor

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Remzi Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın önemine dikkat çekti.

Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve ilaç yükünden kaçınmak hayat kurtarıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İnsanlık tarih boyunca uzun yaşamayı arzulamış olsa da, Sarıkaya’ya göre esas amaç yalnızca yılların sayısı değil, bu yılların sağlıklı ve bağımsız geçebilmesidir. “Anadolu’da büyüklerimizin sıkça söylediği bir dua vardır: ‘Allah ele ayağa düşürmesin.’ Bu cümle, yaşlanma biliminin en yalın özetidir” diyen Sarıkaya, yaş almanın değil, bağımlı hale gelmenin korkutucu olduğunu vurguladı.

SAĞLIKLI YAŞLANMA GENÇLİKTE BAŞLAR

Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinin gençlik ve orta yaşta atıldığını belirtti. “Yaşlılık bir anda başlayan bir dönem değildir; yıllar içinde şekillenen biyolojik bir süreçtir. Bugün yapılan tercihler, yarının yaşlılığını inşa eder” dedi. Sağlıklı yaşlanma, küçük yaşlardan itibaren sağlıklı yaş alma sanatı olarak tanımlanıyor. Hipokrat’ın binlerce yıl önce dile getirdiği dengeli beslenme, hareket ve ölçülü yaşam prensiplerinin modern bilim tarafından doğrulandığını ifade eden Sarıkaya, yalnızca yaşam süresini değil, sağlıklı yaşam süresini artırmanın hedeflenmesi gerektiğini söyledi.

FONKSİYON KAYBI YAŞLANMANIN ASIL SORUNUDUR

Başhekim, yaşlanmanın kendisinin problem olmadığını, asıl zorluğun fonksiyon kaybı olduğunu açıkladı. “Hareket kaybı, güçsüzlük, unutkanlık, düşmeler, kronik hastalıklar ve ilaç bağımlılığı, yaş ilerledikçe yaşam kalitesini belirler” diyen Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın en önemli faktörlerinden birinin kas gücünü korumak olduğunu belirtti. Kas dokusu sadece hareketi sağlamaz; metabolizma, denge ve bağımsız yaşamın merkezini oluşturur. Kas kaybının düşme, kırık ve hastaneye yatış riskini artırdığına dikkat çekti.

DÜZENLİ EGZERSİZ VE YÜRÜYÜŞ HAYATİ ÖNEME SAHİP

Sarıkaya, hareketin ileri yaşın en güçlü ilacı olduğunu vurguladı. Düzenli yürüyüşün yanı sıra kuvvet egzersizlerinin de kas kaybını önlemek ve yaşam kalitesini korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Egzersizin metabolik sağlık üzerinde de olumlu etkiler yarattığını belirten Sarıkaya, tansiyon, kan şekeri, kolesterol ve vücut ağırlığının kontrol altında tutulmasının kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi hastalık risklerini önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.

BEYİN SAĞLIĞI VE SOSYAL İLİŞKİLERİN ROLÜ

Sağlıklı yaşlanmada beyin sağlığının da önemli olduğunu belirten Sarıkaya, kaliteli uyku, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, yeni bilgiler öğrenmeye devam edilmesi ve fiziksel aktivitenin bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini söyledi. Beynin kullanım gördükçe canlı kaldığını, hareketsizlik, yalnızlık ve zihinsel durağanlığın ise sessiz risk faktörleri oluşturduğunu belirtti. Ayrıca kronik stres, sigara, kötü beslenme ve hareketsizliğin vücutta düşük düzeyli inflamasyonu artırarak yaşlanmayı hızlandırdığını vurguladı.

İLAÇ YÜKÜ VE KRONİK HASTALIKLARIN ÖNLENMESİ

Sarıkaya, sağlıklı yaş alma ile birlikte obezite, hipertansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıklarının riskinin azalacağını, bunun sonucunda ileri yaşta kullanılan ilaç sayısının da düşeceğini söyledi. Böylece sadece hastalıklardan değil, kronik ilaç kullanımının yol açtığı yan etkilerden ve yaşam kalitesi kaybından korunmanın mümkün olduğunu belirtti.

GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR HAYAT KURTARIYOR

Sonuç olarak, sağlıklı yaşlanmanın tesadüf olmadığını vurgulayan Sarıkaya, günlük hareket, kas gücünü koruma, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma, iyi uyuma, zihni aktif tutma ve düzenli sağlık kontrollerinin temel taşlar olduğunu söyledi. Amaç sadece uzun yaşamak değil, yaş aldıkça kendi ayakları üzerinde durabilmek, özgürlüğünü koruyabilmek ve sevdiklerine yük olmadan hayatın içinde kalabilmektir.

Vansesi Özel Haber

Bakmadan Geçme