Coşkun: Siyasette aday belirleme sistemi değişmeli
Vanlı iş insanı ve CHP'li siyasetçi Selçuk Coşkun, milletvekili aday belirleme sürecine yönelik eleştirilerde bulunarak, mevcut yapının demokratik temsili zayıflattığını ve seçmen iradesini tam anlamıyla yansıtmadığını ifade etti. Çözüm olarak ise 'tercihli sistem'in hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
Son yıllarda gerçekleştirilen genel seçimlerde adayların büyük ölçüde parti genel merkezleri tarafından belirlendiğine dikkat çeken Coşkun, bu durumun seçmenlerin istemedikleri isimlere oy vermek zorunda kalmasına neden olduğunu ifade etti.
Mevcut yapının seçmen ile temsilci arasındaki bağı zayıflattığını belirterek, “Vatandaş çoğu zaman sadece partisine oy veriyor ancak listedeki isimler üzerinde doğrudan söz sahibi olamıyor. Bu durum demokratik katılımı sınırlıyor” dedi.
“Seçmen doğrudan adaya oy verebilecek”
Tercihli sistemin mevcut sorunlara çözüm getirebileceğini ifade eden Coşkun, bu modelde seçmenlerin parti listelerindeki adaylar arasında sıralama yapabildiğini belirtti. Böylece seçmenin yalnızca partiye değil, doğrudan adaylara da oy verebildiğini dile getirerek, “Seçmenler destekledikleri isimleri üst sıralara taşıyabilecek. Hatta listede alt sıralarda bulunan bir aday, yoğun destek alması halinde üst sıralara yükselerek milletvekili seçilebilir” dedi.
Bu yöntemin temsilde adaleti güçlendireceğini savunan Coşkun, milletvekillerinin halka karşı sorumluluğunun artacağını dile getirdi. “Bir vekil, doğrudan seçmenin tercihiyle Meclis’e gittiğini bilirse, hesap vereceği yerin genel merkez değil halk olduğunu daha iyi kavrar” ifadelerinde bulunan Coşkun, tercihli sistemin siyasette daha şeffaf ve hesap verebilir bir yapı oluşturacağını vurguladı.
“Mevcut sistemde ciddi sıkıntılar var”
Kapalı liste sisteminin aday belirleme sürecinde önemli sorunlar barındırdığını belirten Coşkun, parti yönetimlerinin liste sıralamasında belirleyici olmasının, nitelikli ancak güçlü bağlantılara sahip olmayan isimlerin önünü kestiğini dile getirdi. “Bugün birçok kişi milletvekili olabilmek için halktan çok genel merkezle ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Bu durum siyasetin doğasına aykırı bir tablo ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
Tercihli sistemin nitelikli adayların önünü açacağını ifade eden Coşkun, bu modelin küçük partilerin temsil imkânlarını güçlendireceğini dile getirdi. Nispi temsil sistemiyle birlikte uygulandığında daha dengeli bir Meclis yapısının ortaya çıkabileceğini ifade ederek, farklı görüşlerin parlamentoda daha güçlü şekilde temsil edilebileceğini dile getirdi.
“Milletvekilliği meslek haline getirildi”
Mevcut sistemin zamanla milletvekilliğini meslek haline dönüştürdüğünü savunan Coşkun, bazı isimlerin halk desteğini kaybetmesine rağmen üst sıralardan tekrar tekrar aday gösterildiğini belirtti. “Son birkaç dönemde seçmenin benimsemediği bazı isimler yeniden Meclis’e girebiliyor. Bu durum, halkın siyasete olan güvenini zedeliyor” dedi.
Tercihli sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte seçmenin daha aktif bir rol üstleneceğini ve siyasetin tabana yayılacağını ifade eden Coşkun, bu modelin demokratik kültürü güçlendireceğini vurguladı. “Seçmen iradesinin doğrudan sandığa yansıdığı bir sistem, Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından önemli bir adım olacaktır” dedi.
Siyasi partilere çağrıda bulunan Coşkun, aday belirleme süreçlerinin daha katılımcı ve şeffaf hale getirilmesi gerektiğini belirterek, “Demokrasinin güçlenmesi için seçmenin söz sahibi olduğu bir sistem şart. Tercihli sistem bu açıdan önemli bir fırsattır” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme