Köşe Yazıları (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 04.04.2012 - 10:08, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:18

Buruk kutlama

 

Buruk kutlama

Bugün güzel Van' ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun  94. Yıldönümüdür. Bazı sözcükler  vardır ki İnsana heyecan, sevinç, gurur, huzur gibi manaları içerdiğinden  İnsanı rahatlatır. İçten içe de olsa ayrı bir haz verir.İşte bu anlamlı sözcüklerden biride kurtuluş yada kurtulmadır. İşgalden kurtulma, kazalardan kurtulma, hastalıktan kurtulma, depremden kurtulma, yangından kurtulma, v.s. v.s. Elbette ki kurtuluşların  en anlamlısı ve sevimlisi, en gurur vericisi hiç şüphesiz işgalden, esaretten kurtulmadır.İşte, biz Van' lılar da  bundan 94 yıl önce  işgale uğrayan memleketimizin kurtuluş gününü büyük bir heyecanla kutlarken, bir taraftan da buruk bir kutlama haleti ruhiyesi içindeyiz. Ben yazımızın başına Buruk Kutlama  ismini koyarken, şehrimizin 23 Ekim 2011 tarihinde maruz kaldığı deprem olayının meydana getirdiği tahribatın hemşerilerim üzerindeki üzüntü, sıkıntı ve burukluktan dolayıdır. Zira, Van; 1915 yılında maruz kaldığı muhaceret olayından bu yana en büyük hicreti bu deprem dolayısı ile yaşadı. Ayrıca mevsimin kış olması nedeniyle Van halkının yaşamış bulunduğu büyük sıkıntılar, savaştan çıkılmış gibi zorlukları hatırlatıyor insana. Zira bu sıkıntılar en az Van dan aldığımız duyumlara göre 200 binin üzerinde insanımızın ülkemizin diğer illerine göç etmesine neden olmuştu. İşte bu yüzden yazıma buruk kutlama demiştim.Ayrıca Doğma büyüme bir Van' lı olarak kendimizden sevgili Van' ımdan ayrılmam, ayrılıştan bu yana ilk defa kurtuluş bayramını Van dışında kutlamak, yaşamak bende fevkalade bir üzüntü ve burukluk husule getirdi.  Onun için yazımın başlığını da kendimde de hissettiğim buruk sevinçten  dolayı, buruk kutlama olarak belirttim.Fakat her şeye, tüm olumsuz şartlara rağmen, kurtuluşun anlamını gelecek kuşaklara anlatmak, onları yaşanan bu tarihlerle ilgili salim bilgilerle donatmak elbette ki bizlerin görevleridir. Aslında Van' ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun şumulü içinde, Anadolumuzun kurtuluş hareketinin anlamıda mündemiçtir.(Saklıdır.) Çünkü, Anadolu' nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında ki hareketler hep doğudan batıya doğru başlamıştır. Malazgirt  öncesi Anadoluya akan alperenler akını 1071 Malazgirt zaferi ile yeni ve ebedi yurt olan Anadolumuzun kapıları nasıl Türkler için ikinci ve ebedi yurt durumuna getirilmişse, istiklal savaşımızın başlaması da Erzurum kongresi ile fitillenmiştir. Erzurum kongresine Van delegesi olarak Tevfik ALYANAK ve Cesim ABUŞOĞLU isminde iki şahsiyet katılmıştır. (23 Temmuz 1919)Görüldüğü üzere, van' lılar, ülkemizin her hamlesinde daima kendi çapında katkı sağlamış bir il olarak onurlu bir biçimde tarihteki yerini almıştır. Asya' dan batıya akan insan hareketleri içinde zaman zaman değişik kavimlerce işgal hareketlerine uğramışsa da, Selçuklulardan bu yana yaklaşık bin yıldır vatan topraklarının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Son zamanlarda yıldızı aydan ayırmaya, Anadolunun bazı topraklarını ondan bölmeye matuf talihsiz hareketlerle karşılaşıyoruz. Ama bunun mümkün olmadığını o ayırma bölme sevdalıları da biliyorlardır elbette. İşte kurtuluşların anlamı iyi tahlil edersek, Vatan mevhumunun kavramını iyi anlarsak, Kafkasyada, Çanakkalede, Balkanlarda ve bir çok yerde verilen şehitlerin şehadetlerinin kim için, ne için yapıldığını çok daha iyi anlarız zannımca. Ayrıca, van' ımızın muhtelif yerlerinde verilen 30 bin şehidin kefensiz yattığını, şehrin kuzey batısında, şehre 15 km. uzaklıkta ki "ZEVE" mevkiinde yatan 3000 şehidimizin kimler tarafından, niçin şehit edildiğini yeni kuşaklara iyi anlatmak gerekiyor galiba.Yazımı, elbetteki kin ve intikam duygusu ile değil, sadece tarihi gerçekleri geleceğe aktarmak için kaleme aldım. Fakat unutmamak lazım ki, Büyük Türk milletine duyulan ve bir türlü bitmeyen kin ve intikam duyguları, zaman zaman dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli entrikalarla ortaya sürülüyor. Dünya kamuoyu nedense bunları görmek istememekte. Bu tip olaylara karşı  kör, sağır, dilsiz ve hissiz kalmaktadır. Bu durum dünde böyleydi, maalasef bugünde böyle. İşte bütün bunların genç ve körpe zihinlere iyi anlatılması lazım. Yazımı sevgili Van için yazılmış şu anlamlı dörtlükle noktalamak istiyorum. " İNCİ VAN' IM, HOŞ VAN' IM, DÜNYALARA EŞ VAN' IMUFKUMDA DOĞAN ŞAFAK, RUHUMDA GÜNEŞ VAN' IM.BİNBİR HATIRA SAKLAR HER KÖŞEN,HER BUCAĞIN, GÖLGESİ ÜZERİNDEN DÜŞMESİN AL SANCAĞIN…" Bütün hemşerilerimizin kurtuluş bayramını kutluyorum. Derin sevgi ve saygılarımla.

Bugün güzel Van' ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun  94. Yıldönümüdür. Bazı sözcükler  vardır ki İnsana heyecan, sevinç, gurur, huzur gibi manaları içerdiğinden  İnsanı rahatlatır. İçten içe de olsa ayrı bir haz verir.
İşte bu anlamlı sözcüklerden biride kurtuluş yada kurtulmadır. İşgalden kurtulma, kazalardan kurtulma, hastalıktan kurtulma, depremden kurtulma, yangından kurtulma, v.s. v.s. Elbette ki kurtuluşların  en anlamlısı ve sevimlisi, en gurur vericisi hiç şüphesiz işgalden, esaretten kurtulmadır.
İşte, biz Van' lılar da  bundan 94 yıl önce  işgale uğrayan memleketimizin kurtuluş gününü büyük bir heyecanla kutlarken, bir taraftan da buruk bir kutlama haleti ruhiyesi içindeyiz. Ben yazımızın başına Buruk Kutlama  ismini koyarken, şehrimizin 23 Ekim 2011 tarihinde maruz kaldığı deprem olayının meydana getirdiği tahribatın hemşerilerim üzerindeki üzüntü, sıkıntı ve burukluktan dolayıdır. Zira, Van; 1915 yılında maruz kaldığı muhaceret olayından bu yana en büyük hicreti bu deprem dolayısı ile yaşadı. Ayrıca mevsimin kış olması nedeniyle Van halkının yaşamış bulunduğu büyük sıkıntılar, savaştan çıkılmış gibi zorlukları hatırlatıyor insana. Zira bu sıkıntılar en az Van dan aldığımız duyumlara göre 200 binin üzerinde insanımızın ülkemizin diğer illerine göç etmesine neden olmuştu. İşte bu yüzden yazıma buruk kutlama demiştim.
Ayrıca Doğma büyüme bir Van' lı olarak kendimizden sevgili Van' ımdan ayrılmam, ayrılıştan bu yana ilk defa kurtuluş bayramını Van dışında kutlamak, yaşamak bende fevkalade bir üzüntü ve burukluk husule getirdi.  Onun için yazımın başlığını da kendimde de hissettiğim buruk sevinçten  dolayı, buruk kutlama olarak belirttim.
Fakat her şeye, tüm olumsuz şartlara rağmen, kurtuluşun anlamını gelecek kuşaklara anlatmak, onları yaşanan bu tarihlerle ilgili salim bilgilerle donatmak elbette ki bizlerin görevleridir. Aslında Van' ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun şumulü içinde, Anadolumuzun kurtuluş hareketinin anlamıda mündemiçtir.(Saklıdır.) Çünkü, Anadolu' nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında ki hareketler hep doğudan batıya doğru başlamıştır. Malazgirt  öncesi Anadoluya akan alperenler akını 1071 Malazgirt zaferi ile yeni ve ebedi yurt olan Anadolumuzun kapıları nasıl Türkler için ikinci ve ebedi yurt durumuna getirilmişse, istiklal savaşımızın başlaması da Erzurum kongresi ile fitillenmiştir. Erzurum kongresine Van delegesi olarak Tevfik ALYANAK ve Cesim ABUŞOĞLU isminde iki şahsiyet katılmıştır. (23 Temmuz 1919)
Görüldüğü üzere, van' lılar, ülkemizin her hamlesinde daima kendi çapında katkı sağlamış bir il olarak onurlu bir biçimde tarihteki yerini almıştır. Asya' dan batıya akan insan hareketleri içinde zaman zaman değişik kavimlerce işgal hareketlerine uğramışsa da, Selçuklulardan bu yana yaklaşık bin yıldır vatan topraklarının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Son zamanlarda yıldızı aydan ayırmaya, Anadolunun bazı topraklarını ondan bölmeye matuf talihsiz hareketlerle karşılaşıyoruz. Ama bunun mümkün olmadığını o ayırma bölme sevdalıları da biliyorlardır elbette. İşte kurtuluşların anlamı iyi tahlil edersek, Vatan mevhumunun kavramını iyi anlarsak, Kafkasyada, Çanakkalede, Balkanlarda ve bir çok yerde verilen şehitlerin şehadetlerinin kim için, ne için yapıldığını çok daha iyi anlarız zannımca. Ayrıca, van' ımızın muhtelif yerlerinde verilen 30 bin şehidin kefensiz yattığını, şehrin kuzey batısında, şehre 15 km. uzaklıkta ki "ZEVE" mevkiinde yatan 3000 şehidimizin kimler tarafından, niçin şehit edildiğini yeni kuşaklara iyi anlatmak gerekiyor galiba.
Yazımı, elbetteki kin ve intikam duygusu ile değil, sadece tarihi gerçekleri geleceğe aktarmak için kaleme aldım. Fakat unutmamak lazım ki, Büyük Türk milletine duyulan ve bir türlü bitmeyen kin ve intikam duyguları, zaman zaman dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli entrikalarla ortaya sürülüyor. Dünya kamuoyu nedense bunları görmek istememekte. Bu tip olaylara karşı  kör, sağır, dilsiz ve hissiz kalmaktadır. Bu durum dünde böyleydi, maalasef bugünde böyle. İşte bütün bunların genç ve körpe zihinlere iyi anlatılması lazım. Yazımı sevgili Van için yazılmış şu anlamlı dörtlükle noktalamak istiyorum.


" İNCİ VAN' IM, HOŞ VAN' IM,
DÜNYALARA EŞ VAN' IM
UFKUMDA DOĞAN ŞAFAK,
RUHUMDA GÜNEŞ VAN' IM.
BİNBİR HATIRA SAKLAR HER KÖŞEN,HER BUCAĞIN,
GÖLGESİ ÜZERİNDEN DÜŞMESİN AL SANCAĞIN…"

Bütün hemşerilerimizin kurtuluş bayramını kutluyorum. Derin sevgi ve saygılarımla.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.