Haber Girişi: 24.08.2020 - 18:36, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:27

BAKAN SELÇUK: OKULLARIMIZIN KAPILARINI AÇACAĞIZ

 

BAKAN SELÇUK: OKULLARIMIZIN KAPILARINI AÇACAĞIZ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin mevcut sağlık durumları konusunda detaylı bir rapor hazırladıklarını, kronik hastalığı bulunan ya da 60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerin hepsiyle ilgili bilgiye sahip olduklarını belirtti. Okulların açılmasına değinen Bakan Selçuk, “Uzaktan eğitim nedeniyle öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerinde tamamlayamadığımız ne varsa 21 Eylül'e kadar bunlar için gerekli plan ve programları hazırlayarak okullarımızın kapılarını birlikte açacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Vansesi Haber Merkezi    Bakan Selçuk, mesleki gelişim programının başlaması dolayısıyla öğretmenlere ve okul yöneticilerine Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden hitap etti.    “Öğrencileriniz için çabaladığınız kadar toplum için de çabaladınız”   Uzun bir aradan sonra öğretmenlerle beraber okullarda olduklarını ifade eden Selçuk, “ Salgın günlerinde öğretmenlerin gösterdiği fedakarlıklarla, eğitim camiasının ne denli özverili ve saygıdeğer olduğunu gösterdiklerini vurgulayan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gece gündüz demeden öğrencilerinizle, velilerinizle iletişimde kaldınız. Kiminiz evinde kendi imkanlarıyla bir sınıf oluşturdu, kiminiz ise öğrencisine ihtiyacı olan ders araçlarını kendi elleriyle ulaştırdı. An geldi kendi çocuklarınızın önüne öğrencilerinizin ihtiyaçlarını koydunuz. Meslek liselerimiz, halk eğitim merkezlerimiz ve BİLSEM'ler toplumumuzun acil ihtiyacı olan maske, siperlik, dezenfektan gibi ürünleri üreterek sadece eğitim camiasına değil, toplumun bütününe katkı sundu."   “Yeni eğitim-öğretim yılına çok daha güçlü başlanıyor”   Selçuk, salgın döneminin en riskli günlerinde dahi evde kalamadıklarını anlatarak, bir öğrencinin yarım saat izleyeceği bir TV dersinin hazırlanması ya da canlı dersin kesintiye uğramaması için ekipleriyle birlikte gece gündüz demeden çalıştıklarına dikkati çekti.   "Öyle görünüyor ki uzaktan eğitim az ya da çok mesleğimizin vazgeçilmez bir parçası olacak." diyen Selçuk, uzun süreden beri başarmaya çalıştıkları eğitimde dijital dönüşümü bir musibetin oluşturduğu şartların sağladığını anlattı.   "Sizlerin sağlığı ise bizim için öncelikli öneme sahip" Bakan Selçuk, çocukların tekrar okullarına dönebilmesi ve sağlıklı bir şekilde eğitim alabilmesi için çabaladıklarını, bu olağanüstü şartlarda, en doğrusunu yapmak için pek çok adım attıklarını söyledi. Öğretmenlerin ve çocukların okullara dönebilmesi için birçok kurum ve kuruluşla ortak çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Selçuk, "Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile imzaladığımız Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme İş Birliği Protokolü kapsamında hazırladığımız kılavuz bu çalışmalardan biri. Bu kılavuzu tamamlar nitelikte öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen rehberleri de hazırladık. Bu rehberlerin hepsini dikkatle okuyarak öğrencilerinizi ve velilerinizi yönlendirmenizi özellikle rica ediyorum. Sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için öncelikle sizlerin farkındalığının yüksek olması gerekiyor” dedi.   “60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerimizin hepsiyle ilgili bilgiye sahibiz”   Sizlerin sağlığı ise bizim için öncelikli öneme sahiptir diyen Bakan Selçuk, “Bu nedenle öğretmenlerimizin mevcut sağlık durumları konusunda detaylı bir rapor hazırladık. Kronik hastalığı bulunan ya da 60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerimizin hepsiyle ilgili bilgiye sahibiz. Bu öğretmenlerimizin en az riskle mesleki faaliyetlerini yürütebilmeleri için imkanlarımızı seferber ederek tüm kolaylığı sağlayacağız. Buna ek olarak, sizlerin daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim verebilmeniz için öğretmenlerimizden öğrencilerimize, servis personelinden temizlik personeline okulla ilgili herkesin HES kodları marifetiyle takibi sağlanacak, herhangi bir risk durumunda Sağlık Bakanlığımızla birlikte çalıştığımız yazılım aracılığıyla okullarımıza bildirim yapılacaktır" diye konuştu.    “Okullarımızın kapılarını birlikte açacağız”  Selçuk, 31 Ağustos-18 Eylül tarihleri arasında öğretmenlerden, okullarda bulunacakları süre zarfında özellikle geçen dönem uzaktan eğitim sürecinde hiç temas edemedikleri, canlı derslere katılamayan öğrencilerle ve aileleri ile iletişim kurmaya çalışmalarını istedi. Bu öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal eksikliklerini tespit ederek onlar için gerekli en iyi çözümleri öğretmenlerin sunacağından emin olduğunu belirten Selçuk, "Yapacağınız bu çalışmalar, okullar açıldığında sizlerin iş yükünü de hafifletecektir. Uzaktan eğitim nedeniyle öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerinde tamamlayamadığımız ne varsa 21 Eylül'e kadar bunlar için gerekli plan ve programları hazırlayarak okullarımızın kapılarını birlikte açacağız" değerlendirmesinde bulundu.   "Öğretmenlik sadece bir geçim vasıtası değildir”   Öğretmenlerden okullarına, sınıflarına, öğrencilere sahip çıkmalarını isteyen Selçuk, şöyle devam etti: "Öğretmenlik sadece bir geçim vasıtası değildir, insanlaşmanın, kemale ermenin bir vasıtasıdır, bir emanete yani çocuğa dair bir sınanma durumudur. Vicdanımız, iç sesimiz 'tamam' diyene kadar mücadeleye, çalışmaya devam. Çünkü çocukla ödeşmek zordur, çocuğun hukukunu korumak çetindir. Ana-babanın rızasını alır gibi çocuğun rızasını almamız gerekir. Şükür ki bu yoldayız ve daha fazlasını yapmak için yüreğimiz yetiyor. Öğretmenlik mesleğinin algısını geleceğe nasıl bırakmak istiyorsak öyle çalışacağız. Durmayacağız."   “El ele, kalp kalbe vereceğiz”   Bizim mesleğimiz, yüksek bir farkındalık ve bilinç gerektiriyor diyen Selçuk konuşmasının sonunda “İyi ki çocuklara ve ailelere yardım etme fırsatımız var. Kuracağınız ilişki, tüm işleri kolaylaştıracaktır. Çocuklarımızın okulda olması, arkadaşlarıyla birlikte olması, öğretmeniyle kurduğu manevi bağ çok önemli. Bu bağın kurulmasında ve devamında yüz yüze olmak, göz göze gelmek çok kritik. Bununla birlikte tüm bunların sağlanması ancak sağlıklı bir ortamın varlığı ile mümkün. Hep beraber yaşadığımız bu büyük tecrübe kendimizi nasıl yenileyebildiğimizi, zamanın ruhunu nasıl yakaladığımızı, birlikte neler başarabildiğimizi ve zor şartların el birliği ile nasıl da kolaylaştığını bizlere bir kez daha gösterdi. Biz bu süreçte, sahada hep sizlerle olacağız. Sürecin çocuklarımız, velilerimiz ve camiamız için sağlıklı ve verimli geçmesi için el ele, kalp kalbe vereceğiz. Ülkemizin geleceği için vereceğiniz katkılara, sağlıklı günler için göstereceğiniz çabaya şimdiden teşekkür ediyor, hepinize sağlıklı, verimli ve başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum" dedi.   
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin mevcut sağlık durumları konusunda detaylı bir rapor hazırladıklarını, kronik hastalığı bulunan ya da 60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerin hepsiyle ilgili bilgiye sahip olduklarını belirtti. Okulların açılmasına değinen Bakan Selçuk, “Uzaktan eğitim nedeniyle öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerinde tamamlayamadığımız ne varsa 21 Eylül'e kadar bunlar için gerekli plan ve programları hazırlayarak okullarımızın kapılarını birlikte açacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Vansesi Haber Merkezi   

Bakan Selçuk, mesleki gelişim programının başlaması dolayısıyla öğretmenlere ve okul yöneticilerine Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden hitap etti.   

“Öğrencileriniz için çabaladığınız kadar toplum için de çabaladınız”  

Uzun bir aradan sonra öğretmenlerle beraber okullarda olduklarını ifade eden Selçuk, “ Salgın günlerinde öğretmenlerin gösterdiği fedakarlıklarla, eğitim camiasının ne denli özverili ve saygıdeğer olduğunu gösterdiklerini vurgulayan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gece gündüz demeden öğrencilerinizle, velilerinizle iletişimde kaldınız. Kiminiz evinde kendi imkanlarıyla bir sınıf oluşturdu, kiminiz ise öğrencisine ihtiyacı olan ders araçlarını kendi elleriyle ulaştırdı. An geldi kendi çocuklarınızın önüne öğrencilerinizin ihtiyaçlarını koydunuz. Meslek liselerimiz, halk eğitim merkezlerimiz ve BİLSEM'ler toplumumuzun acil ihtiyacı olan maske, siperlik, dezenfektan gibi ürünleri üreterek sadece eğitim camiasına değil, toplumun bütününe katkı sundu."  

“Yeni eğitim-öğretim yılına çok daha güçlü başlanıyor”  

Selçuk, salgın döneminin en riskli günlerinde dahi evde kalamadıklarını anlatarak, bir öğrencinin yarım saat izleyeceği bir TV dersinin hazırlanması ya da canlı dersin kesintiye uğramaması için ekipleriyle birlikte gece gündüz demeden çalıştıklarına dikkati çekti. 

 "Öyle görünüyor ki uzaktan eğitim az ya da çok mesleğimizin vazgeçilmez bir parçası olacak." diyen Selçuk, uzun süreden beri başarmaya çalıştıkları eğitimde dijital dönüşümü bir musibetin oluşturduğu şartların sağladığını anlattı.  

"Sizlerin sağlığı ise bizim için öncelikli öneme sahip"

Bakan Selçuk, çocukların tekrar okullarına dönebilmesi ve sağlıklı bir şekilde eğitim alabilmesi için çabaladıklarını, bu olağanüstü şartlarda, en doğrusunu yapmak için pek çok adım attıklarını söyledi. Öğretmenlerin ve çocukların okullara dönebilmesi için birçok kurum ve kuruluşla ortak çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Selçuk, "Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile imzaladığımız Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme İş Birliği Protokolü kapsamında hazırladığımız kılavuz bu çalışmalardan biri. Bu kılavuzu tamamlar nitelikte öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen rehberleri de hazırladık. Bu rehberlerin hepsini dikkatle okuyarak öğrencilerinizi ve velilerinizi yönlendirmenizi özellikle rica ediyorum. Sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için öncelikle sizlerin farkındalığının yüksek olması gerekiyor” dedi.  

“60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerimizin hepsiyle ilgili bilgiye sahibiz”  

Sizlerin sağlığı ise bizim için öncelikli öneme sahiptir diyen Bakan Selçuk, “Bu nedenle öğretmenlerimizin mevcut sağlık durumları konusunda detaylı bir rapor hazırladık. Kronik hastalığı bulunan ya da 60 yaşın üzerinde olan öğretmenlerimizin hepsiyle ilgili bilgiye sahibiz. Bu öğretmenlerimizin en az riskle mesleki faaliyetlerini yürütebilmeleri için imkanlarımızı seferber ederek tüm kolaylığı sağlayacağız. Buna ek olarak, sizlerin daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim verebilmeniz için öğretmenlerimizden öğrencilerimize, servis personelinden temizlik personeline okulla ilgili herkesin HES kodları marifetiyle takibi sağlanacak, herhangi bir risk durumunda Sağlık Bakanlığımızla birlikte çalıştığımız yazılım aracılığıyla okullarımıza bildirim yapılacaktır" diye konuştu.   

“Okullarımızın kapılarını birlikte açacağız” 

Selçuk, 31 Ağustos-18 Eylül tarihleri arasında öğretmenlerden, okullarda bulunacakları süre zarfında özellikle geçen dönem uzaktan eğitim sürecinde hiç temas edemedikleri, canlı derslere katılamayan öğrencilerle ve aileleri ile iletişim kurmaya çalışmalarını istedi. Bu öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal eksikliklerini tespit ederek onlar için gerekli en iyi çözümleri öğretmenlerin sunacağından emin olduğunu belirten Selçuk, "Yapacağınız bu çalışmalar, okullar açıldığında sizlerin iş yükünü de hafifletecektir. Uzaktan eğitim nedeniyle öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerinde tamamlayamadığımız ne varsa 21 Eylül'e kadar bunlar için gerekli plan ve programları hazırlayarak okullarımızın kapılarını birlikte açacağız" değerlendirmesinde bulundu.  

"Öğretmenlik sadece bir geçim vasıtası değildir”  

Öğretmenlerden okullarına, sınıflarına, öğrencilere sahip çıkmalarını isteyen Selçuk, şöyle devam etti: "Öğretmenlik sadece bir geçim vasıtası değildir, insanlaşmanın, kemale ermenin bir vasıtasıdır, bir emanete yani çocuğa dair bir sınanma durumudur. Vicdanımız, iç sesimiz 'tamam' diyene kadar mücadeleye, çalışmaya devam. Çünkü çocukla ödeşmek zordur, çocuğun hukukunu korumak çetindir. Ana-babanın rızasını alır gibi çocuğun rızasını almamız gerekir. Şükür ki bu yoldayız ve daha fazlasını yapmak için yüreğimiz yetiyor. Öğretmenlik mesleğinin algısını geleceğe nasıl bırakmak istiyorsak öyle çalışacağız. Durmayacağız."  

“El ele, kalp kalbe vereceğiz”  

Bizim mesleğimiz, yüksek bir farkındalık ve bilinç gerektiriyor diyen Selçuk konuşmasının sonunda “İyi ki çocuklara ve ailelere yardım etme fırsatımız var. Kuracağınız ilişki, tüm işleri kolaylaştıracaktır. Çocuklarımızın okulda olması, arkadaşlarıyla birlikte olması, öğretmeniyle kurduğu manevi bağ çok önemli. Bu bağın kurulmasında ve devamında yüz yüze olmak, göz göze gelmek çok kritik. Bununla birlikte tüm bunların sağlanması ancak sağlıklı bir ortamın varlığı ile mümkün. Hep beraber yaşadığımız bu büyük tecrübe kendimizi nasıl yenileyebildiğimizi, zamanın ruhunu nasıl yakaladığımızı, birlikte neler başarabildiğimizi ve zor şartların el birliği ile nasıl da kolaylaştığını bizlere bir kez daha gösterdi. Biz bu süreçte, sahada hep sizlerle olacağız. Sürecin çocuklarımız, velilerimiz ve camiamız için sağlıklı ve verimli geçmesi için el ele, kalp kalbe vereceğiz. Ülkemizin geleceği için vereceğiniz katkılara, sağlıklı günler için göstereceğiniz çabaya şimdiden teşekkür ediyor, hepinize sağlıklı, verimli ve başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum" dedi.   

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.