Köşe Yazıları Haber Girişi: 28.04.2022 - 09:06, Güncelleme: 28.04.2022 - 09:06

AŞIKLAR KAHVESİ

 

AŞIKLAR KAHVESİ

Ümit Kayaçelebi yazdı...
Daha önceki yıllarda yani 70’li yıllarda Van’da Davut Yenitürk’ün Muhabbet Çayevi maalesef Aşık Davut Sularının gitmesinden sonra popülaritesini ve aşıklar kahvesi olma vasfını kaybetti. Muhabbet Çayevi de artık Van’ın sıradan kahvehanelerinden biri olup çıktı. Aradan uzun yıllar geçti ve bizim Bahçıvan mahalleli çocukluk ve gençlik arkadaşımız Erzurum’dan çıka geldi. Bir sohbet esnasında birlikte olduğumuz bir anda arkadaşlar dedi ben Van’da bir aşıklar kahvesi açmak istiyorum? Ne dersiniz diye sorunca biz de iyi olur Sen aç biz de maddi ve manevi olarak sana elimizden geldiği kadar yardımcı oluruz inşallah dedik. Bunun akabinde yer aranmaya başlandı derken Kapalı Olan Emek Sinemasının Batıya Yüzbaşıoğlu sokağa doğru bakan bir yerinde boş bir  yer bulunca orayı birlikte kahvehane yapmaya karar verdik.Tabi işin maddi yönünü karşılayan Aşık Mehmet Akçay. Neyse yer çok müsait olmasa da mekan imkanlar nispetinde güzelleştirildi. İşin kötüsü kahveyi de kışın böyle tam zemheri de açtık. Yer çok soğuk soba da fazla kâr etmiyor ama neylersiniz işe başladık bir kere. Kiminle ve kimlerle başladık derseniz? İşin önde gelenleri olarak kahvehane sahibi olarak aşık Mehmet Akçay var onun can yoldaşı Aşık Celal Yenitürk, Şükrü Doğan, Mehmet Bağdatlı ve Dertli Kazım (Kazım Gülle) var. Bu dostlarımız hepsi çalan söyleyen Van’ımızın en gözde işinin erbabı sanatçılar. Bana gelince; Ben dedim saz ehli değilim ancak ben de sizinleyim dedim ve biz böyle kavillenip bu yola girdik. Zor günlerdi kış günleri çok fazla gelen olmasa da Van’da aşıklar kahvesinin açıldığını şahsi gayretlerimizle duyurduk. Gazeteciler geldi televizyoncular geldi ve reklam ilan duyuru derken artık aşıklar kahvesi her yerde söylenir oldu. Geceleri sırayla arkadaşlarımız çıkıp türküler, deyişler, uzun havalarla gelenleri mest ediyorlardı. Tabi bu arada Van’ın iki aşığı Celali ve Çağlari’nin atışmalarını merak ederek gelenlerle kahve doluyordu. Atışmaların ilginç olanı da Celali çoğu zaman sinirleniyordu. Ama bunlar işin gereği olan şeylerdi. Zaman geldi mekan dar gelmeye Başlayınca bu kez eski Ziraat Bankasının oradaki mekana nakli mekan eylendi ve orada ilgi alaka daha bir arttı. Artık Aşıklar kahvesi sadece erkeklerin değil özellikle kadınların ve kızların geldikleri bir yer olmaya başladı. Bu meyanda üniversiteli hocalar ve talebeler de gelmeye başladılar ve bu anlamda sevgili Abdurrahim Tufan Tozun katkıları çok olmuştur. Aşıklar kahvesi artık herkesin belirli gecelerde bir araya geldiği bir mekan haline geldi. Artık eski Muhabbet Çay evi gibi şarkıların türkülerin okunduğu şairlerin şiir okuyarak geceleri renklendirdikleri bir yer haline geldi. Sahnemiz bile yoktu. İki masayı yan yana getirerek sahne yapıyor ve bu masalara iki sandalye atarak aşık çağları ile celalinin atışma yapmalarını sağlıyorduk. Zaten şarkı söyleyenler türkü söyleyenler ve şiir okuyan şairler de bu tahta masaya çıkarak sanatlarını icra ediyorlardı. Tabi aşıklar kahvesine gelen türkücüler, aşıklar, yazarlar, şairler Van’da burada icrayi sanat ederlerken haliyle daha çok tanınır hale geldiler. İşte bu manada Celali, Çağları ve Dertli Kazım o zaman ki Van televizyonlarına çıkarak orada programlara başladılar. Celali, Kazım Gülle ve Mehmet Akçay “Gönülden Mızraba” adlı programa başladılar. Ben de Mehmet Bağdatlıyla önce “Eyvan geceleri” daha sonra tek başıma “Faslı Muhabbet” programına başladım. Nurhan Atmaca ve Yusuf Sahikte “Türkü sefası” programlarına başladılar. Bu arada Genç arkadaşımız Abdusselam Arvas uzun yıllar oraya gelerek orada yapılanları kayıt altına alarak bunları kitap haile getirdi. Abdurrahman Adıyan kardeşimiz de uzun yıllar gelip not alarak orada yapılanları kitap haline getirdi. Kısacası başta yazdığım biz o altı kişi sayesinde aşıklar kahvesi uzun yıllar değişik mekanlarda olsa bile Van’a hizmette kusur etmedi. Çok güzel anlarımız oldu çok güzel insanlarla tanışıp buluştuk. Ezcümle Aşıklar Kahvesi hala hatırlardadır ve herkes hala o günleri tebessümle anmaktadır. Dolayısıyla bu işin mihmandarı Mehmet Akçay’a (Çağlari) Van halkı minnettardır. Ben de bu işin önde gelenlerinden biri olarak her zaman kendimi çok mutlu hissettim. Ölenlere rahmet kalanlara selam olsun. İyi ki Varsın Çağlari.
Ümit Kayaçelebi yazdı...

Daha önceki yıllarda yani 70’li yıllarda Van’da Davut Yenitürk’ün Muhabbet Çayevi maalesef Aşık Davut Sularının gitmesinden sonra popülaritesini ve aşıklar kahvesi olma vasfını kaybetti. Muhabbet Çayevi de artık Van’ın sıradan kahvehanelerinden biri olup çıktı.

Aradan uzun yıllar geçti ve bizim Bahçıvan mahalleli çocukluk ve gençlik arkadaşımız Erzurum’dan çıka geldi. Bir sohbet esnasında birlikte olduğumuz bir anda arkadaşlar dedi ben Van’da bir aşıklar kahvesi açmak istiyorum? Ne dersiniz diye sorunca biz de iyi olur Sen aç biz de maddi ve manevi olarak sana elimizden geldiği kadar yardımcı oluruz inşallah dedik.

Bunun akabinde yer aranmaya başlandı derken Kapalı Olan Emek Sinemasının Batıya Yüzbaşıoğlu sokağa doğru bakan bir yerinde boş bir  yer bulunca orayı birlikte kahvehane yapmaya karar verdik.Tabi işin maddi yönünü karşılayan Aşık Mehmet Akçay.

Neyse yer çok müsait olmasa da mekan imkanlar nispetinde güzelleştirildi. İşin kötüsü kahveyi de kışın böyle tam zemheri de açtık. Yer çok soğuk soba da fazla kâr etmiyor ama neylersiniz işe başladık bir kere.

Kiminle ve kimlerle başladık derseniz? İşin önde gelenleri olarak kahvehane sahibi olarak aşık Mehmet Akçay var onun can yoldaşı Aşık Celal Yenitürk, Şükrü Doğan, Mehmet Bağdatlı ve Dertli Kazım (Kazım Gülle) var. Bu dostlarımız hepsi çalan söyleyen Van’ımızın en gözde işinin erbabı sanatçılar.

Bana gelince; Ben dedim saz ehli değilim ancak ben de sizinleyim dedim ve biz böyle kavillenip bu yola girdik. Zor günlerdi kış günleri çok fazla gelen olmasa da Van’da aşıklar kahvesinin açıldığını şahsi gayretlerimizle duyurduk. Gazeteciler geldi televizyoncular geldi ve reklam ilan duyuru derken artık aşıklar kahvesi her yerde söylenir oldu.

Geceleri sırayla arkadaşlarımız çıkıp türküler, deyişler, uzun havalarla gelenleri mest ediyorlardı. Tabi bu arada Van’ın iki aşığı Celali ve Çağlari’nin atışmalarını merak ederek gelenlerle kahve doluyordu. Atışmaların ilginç olanı da Celali çoğu zaman sinirleniyordu. Ama bunlar işin gereği olan şeylerdi.

Zaman geldi mekan dar gelmeye Başlayınca bu kez eski Ziraat Bankasının oradaki mekana nakli mekan eylendi ve orada ilgi alaka daha bir arttı. Artık Aşıklar kahvesi sadece erkeklerin değil özellikle kadınların ve kızların geldikleri bir yer olmaya başladı. Bu meyanda üniversiteli hocalar ve talebeler de gelmeye başladılar ve bu anlamda sevgili Abdurrahim Tufan Tozun katkıları çok olmuştur.

Aşıklar kahvesi artık herkesin belirli gecelerde bir araya geldiği bir mekan haline geldi. Artık eski Muhabbet Çay evi gibi şarkıların türkülerin okunduğu şairlerin şiir okuyarak geceleri renklendirdikleri bir yer haline geldi.

Sahnemiz bile yoktu. İki masayı yan yana getirerek sahne yapıyor ve bu masalara iki sandalye atarak aşık çağları ile celalinin atışma yapmalarını sağlıyorduk.

Zaten şarkı söyleyenler türkü söyleyenler ve şiir okuyan şairler de bu tahta masaya çıkarak sanatlarını icra ediyorlardı.

Tabi aşıklar kahvesine gelen türkücüler, aşıklar, yazarlar, şairler Van’da burada icrayi sanat ederlerken haliyle daha çok tanınır hale geldiler.

İşte bu manada Celali, Çağları ve Dertli Kazım o zaman ki Van televizyonlarına çıkarak orada programlara başladılar.

Celali, Kazım Gülle ve Mehmet Akçay “Gönülden Mızraba” adlı programa başladılar.

Ben de Mehmet Bağdatlıyla önce “Eyvan geceleri” daha sonra tek başıma “Faslı Muhabbet” programına başladım.

Nurhan Atmaca ve Yusuf Sahikte “Türkü sefası” programlarına başladılar.

Bu arada Genç arkadaşımız Abdusselam Arvas uzun yıllar oraya gelerek orada yapılanları kayıt altına alarak bunları kitap haile getirdi.

Abdurrahman Adıyan kardeşimiz de uzun yıllar gelip not alarak orada yapılanları kitap haline getirdi.

Kısacası başta yazdığım biz o altı kişi sayesinde aşıklar kahvesi uzun yıllar değişik mekanlarda olsa bile Van’a hizmette kusur etmedi.

Çok güzel anlarımız oldu çok güzel insanlarla tanışıp buluştuk. Ezcümle Aşıklar Kahvesi hala hatırlardadır ve herkes hala o günleri tebessümle anmaktadır.

Dolayısıyla bu işin mihmandarı Mehmet Akçay’a (Çağlari) Van halkı minnettardır.

Ben de bu işin önde gelenlerinden biri olarak her zaman kendimi çok mutlu hissettim.

Ölenlere rahmet kalanlara selam olsun.

İyi ki Varsın Çağlari.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.