Güncel Haber Girişi: 10.02.2021 - 22:57, Güncelleme: 11.02.2021 - 11:06

Araştırmacı-Yazar, Belgesel Film Yönetmeni, Aktivist ve Fotoğraf Sanatçısı Ersin Alok: Dünyanın Merkezi Van’da

 

Araştırmacı-Yazar, Belgesel Film Yönetmeni, Aktivist ve Fotoğraf Sanatçısı Ersin Alok: Dünyanın Merkezi Van’da

Milyonlarca yıllık bir tarihe ev sahipliği yapan Anadolu’nun önemli şehirlerinden Van,zengin tarihi mirasıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Araştırmacı-Yazar Ersin AlokVan-Hakkari sınırları arasında Gürpınar ilçesi Norduz bölgesindeki Tırşin Yaylası'nda yer alan, Milattan Önce 18 bin ila 21 bin yıllarından kalma 14 bin adet kaya resimlerinin bulunduğunu belirterek bu resimlerin dünyanın merkezi olarak gösterilen 10 bin yıl önce kurulan Göbeklitepe’den de eski olduğunu söyledi.
Şanlıurfa'daki Göbeklitepe Antik Kenti, tüm dünyanın gözlerini Türkiye'ye çevirdi. Antik kentin Millattan Önce 10 bin yılında kurulduğu belirtildi. Bu dünya üzerinde insan ve yaşama dair bilinen en eski tarihti. Araştırmacı-Yazar, Belgesel Film Yönetmeni, Aktivist ve Fotoğraf Sanatçısı Ersin Alok ise Türkiye'de Göbeklitepe'den de daha eski bir yer olduğunu söyledi. Tırşin Yaylası'nı işaret etti.   14 BİN KAYA RESMi VAR 1953'de ilk kaya üstü resimleri  Van-Hakkari sınırları arasında Namlı yakınlarındaki Tırşin Yaylası'nda  gördüğünü belirten Ersin AlokTakvim'e  özel açıklamalarda bulunarak şunları söyledi. : Ben hayatımda zoolog olmak istedim. Çünkü dağlar inanılmaz gizemli köşeleri olan yerler. Bu zoolojik özelliklerin içinde yaşamış olanlar gözüme çarpmaya başladı. Psikoloji okurken prehistorya (tarih öncesi) okumaya başladım. 1953'de ilk kaya üstü resimleri gördüm. Van-Hakkari sınırları arasında Namlı yakınlarındaki Tırşin Yaylası'nda bulunan kaya üstü resimleri büyüleyiciydi. Çünkü kaya üstü resimlerini yapanlar istek ve arzu resimlerinin ifadesi olarak yaparlar. İtalya'da kaya üstü resimlerinin toplamı 3 bini geçmezken Tırşin'de 14 bin adet var. Doğu Anadolu kronolojisi içinde önemli yer tutan bu resimlerden, Tırşin Yaylası kaya resimleri, 40 yıldır bilim insanları tarafından çeşitli sebepler yüzünden ziyaret edilememiştir. 2 bin 800 metre yükseklikte bulunan kaya resimleri, taşlara vurgu yöntemi ile işlenmiş. RESMİN İLK BABALARI Resimlerde betimlenen dağ keçisi, geyik, koç, sürüngen, köpek, sırtlan gibi figürler bölgenin faunasını özetler nitelikte. Az sayıda da olsa insan ve geometrik figürler de görülüyor. Kaya bloklarında, bir kompozisyondan daha çok bağımsız betimlemeler şeklinde, bazen tekli bazense birden fazla figürün işlendiği görülüyor. Gariptir M.Ö. 16 bin yıldan dört bin yıla kadar Anadolu dağlarının sahipleri var. O sahipleri de gariptir, resmin ilk babaları. Bütün kayaların üstüne, yani patina tabakası üzerine resimler yapmışlar. Her bölge kendine göre ayrı bir dizayn içinde. İstek ve arzularını resimlemiş. Pek çoğu demiş ki, ben böyle bir dağ keçisini avlamak istiyorum. Dağ keçisi onun protein’ini karşılayacak. Ama belki ortada dağ keçisi yok. Henüz daha görememiş ama Tanrısı adına, yani bulutlara doğru dönük elindeki baltayla vurarak bir dağ keçisi resmi yapmış. KİLİMLERDE YÜZLERDE Günümüzde Tırşin Yaylası'nda adına zoma denilen kocaman, siyah çadırlarda yaşanılıyor. Bir zomada kaya üstü resimlerinde gördüğünüz figürlerin aynısını bulabilirsiniz. Yıllardır süregelen anlatım burada biraz şeklini değiştirmiştir ama istek ve arzular hâlâ aynıdır. Bir zamanların kaya üstü resimlerini pek çok kilim deseninde de görebiliyorsunuz. Hatta renkli olarak... Bir kadına sormuştum, bunu neden buraya koyuyorsun diye, meğerse çadırın içindeki o bölüm yatak odasıydı. "Yataktan inen ayağını buna sürsün" dedi, "Çünkü bu benim atam." Yani bu kadar benimsenmiş bir alanda bu iş yapılıyorsa o insanlar hala yaşıyor demektir. Onların yaptıklarına dokunmak bir hayatiyetin örneği. Bana soruyorsanız, örnekten de öte. Hani onunla beraber yaşıyoruz. Ne fark eder 10 bin sene evvel yaşamış, ben de bugün. 10 bin sene sonra yaşayacaklar da ona el sürecekler. TIRŞİN YAYLASI Trişin Yaylası Gürpınar ilçesi Norduz bölgesinde bulunmakta olup, yaklaşık denizden yüksekliği 2600-2850 m dir. Kaya resimleri üç bölgede toplanmıştır. Bunlar; Kahn-ı Melikan (2850 m), Taht-ı Melih (2650m) ve Taht-ı Melih’in doğusu (2600 m) dur. Bu merkezlerin her biri diğerinden bir-bir buçuk saat uzaklıktadır. Tırşin yaylasında bulunan kaya resimleri çok geniş, sarp ve çıplak araziye yayılmış durumdadır ve dünyanın zengin kaya resimleri merkezlerinden birisidir. Doğu Anadolu kronolojisi içinde önemli yer tutan bu resimlerden, Tırşin Yaylası kaya resimleri, 40 yıldır bilim insanları tarafından çeşitli sebepler yüzünden ziyaret edilememiştir. Kaya resimleri, kaya bloklarına vurgu yöntemi ile işlenmiş. Zaman içerisinde çevresel ve insan faktörü ile tahrip olmalarına karşın, bugün gözlemlenebilen onlarca kaya resmi bulunuyor. Resimlerde betimlenen dağ keçisi, geyik, koç, sürüngen, köpek, sırtlan(?) gibi figürler bölgenin faunasını özetler nitelikte. Az sayıda da olsa insan ve geometrik figürler de görülüyor. Kaya bloklarında, bir kompozisyondan daha çok bağımsız betimlemeler şeklinde, bazen tekli bazense birden fazla figürün işlendiği görülüyor.   ERSİN ALOK KİMDİR? Türk Fotoğraf tarihinde iz bırakan bir sanatçı, ancak yalnızca fotoğraf sanatçısı demek yetmez, belgesel film yapımcısı, yönetmeni, dağcı, yazar, psikolog, ressam, zamansız bir kültür insanı Ersin Alok 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü ile I.I.T.I Akademisi Ticaret ve Gazetecilik Bölümlerini bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Enstitüsü'nün kuruluşunu yaptı. 1953'te dağcılığa başladı. 287 yurtiçi, 21 yurtdışı zirvesi var. 1955’te Sualtı çalışmalarına başladı. Türkiye'de ilk Kızıldeniz dalışını gerçekleştirdi.  Türkiye'de Milli Parkların kurulmasında ilgili fotoğrafik belgeleri saptadı( 1966) IV. Paris Biennali'nde "Absurd" anlatımı içinde Birincilik  Ödülü aldı. (1967’de Paris’te Fotoğraf ilk defa sanat eseri olarak kabul edildi.)  1989'da Dünya Fotoğrafçıları Birliği, Helsinki'de Alok'a Asya'yı temsil etme hakkını verdi. Alok, Endüstri Fotoğrafçılığı konusunda önemli çalışmalar yaptı. Broşür, Pankart, Kitapçık ve Fuar Sergileri hazırladı. Arkeolojik ve Mimari Fotoğraf çekimi konusunda gerçekleştirdiği buluşları ile ünlüdür.  7.5 milyona yakın diadan oluşan arşiviyle Türkiye'nin ilk DIABANK'ını kurdu. Alok'un bugüne dek 24 kitabı yayınlandı.  268 kişisel serginin sahibi olan Alok'un,  93 kişisel yurtdışı sergisi vardır.  Kendisinin keşfi olan Doğu Anadolu Kaya Üstü resimleri yaklaşık olarak 10.000'in üstündedir. Türkiye'de, ilk olarak 360 derecelik görüşle, eskiz olarak fotoğraf çekimini gerçekleştirdi (1986).  Halen dijital fotoğrafın, fotoğraf özellikleri konusunda çalışmalar yapmaktadır.    
Milyonlarca yıllık bir tarihe ev sahipliği yapan Anadolu’nun önemli şehirlerinden Van,zengin tarihi mirasıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Araştırmacı-Yazar Ersin AlokVan-Hakkari sınırları arasında Gürpınar ilçesi Norduz bölgesindeki Tırşin Yaylası'nda yer alan, Milattan Önce 18 bin ila 21 bin yıllarından kalma 14 bin adet kaya resimlerinin bulunduğunu belirterek bu resimlerin dünyanın merkezi olarak gösterilen 10 bin yıl önce kurulan Göbeklitepe’den de eski olduğunu söyledi.

Şanlıurfa'daki Göbeklitepe Antik Kenti, tüm dünyanın gözlerini Türkiye'ye çevirdi. Antik kentin Millattan Önce 10 bin yılında kurulduğu belirtildi. Bu dünya üzerinde insan ve yaşama dair bilinen en eski tarihti. Araştırmacı-Yazar, Belgesel Film Yönetmeni, Aktivist ve Fotoğraf Sanatçısı Ersin Alok ise Türkiye'de Göbeklitepe'den de daha eski bir yer olduğunu söyledi. Tırşin Yaylası'nı işaret etti.

 

14 BİN KAYA RESMi VAR

1953'de ilk kaya üstü resimleri  Van-Hakkari sınırları arasında Namlı yakınlarındaki Tırşin Yaylası'nda  gördüğünü belirten Ersin AlokTakvim'e  özel açıklamalarda bulunarak şunları söyledi. :

Ben hayatımda zoolog olmak istedim. Çünkü dağlar inanılmaz gizemli köşeleri olan yerler. Bu zoolojik özelliklerin içinde yaşamış olanlar gözüme çarpmaya başladı. Psikoloji okurken prehistorya (tarih öncesi) okumaya başladım. 1953'de ilk kaya üstü resimleri gördüm. Van-Hakkari sınırları arasında Namlı yakınlarındaki Tırşin Yaylası'nda bulunan kaya üstü resimleri büyüleyiciydi. Çünkü kaya üstü resimlerini yapanlar istek ve arzu resimlerinin ifadesi olarak yaparlar.

İtalya'da kaya üstü resimlerinin toplamı 3 bini geçmezken Tırşin'de 14 bin adet var. Doğu Anadolu kronolojisi içinde önemli yer tutan bu resimlerden, Tırşin Yaylası kaya resimleri, 40 yıldır bilim insanları tarafından çeşitli sebepler yüzünden ziyaret edilememiştir. 2 bin 800 metre yükseklikte bulunan kaya resimleri, taşlara vurgu yöntemi ile işlenmiş.

RESMİN İLK BABALARI

Resimlerde betimlenen dağ keçisi, geyik, koç, sürüngen, köpek, sırtlan gibi figürler bölgenin faunasını özetler nitelikte. Az sayıda da olsa insan ve geometrik figürler de görülüyor. Kaya bloklarında, bir kompozisyondan daha çok bağımsız betimlemeler şeklinde, bazen tekli bazense birden fazla figürün işlendiği görülüyor.

Gariptir M.Ö. 16 bin yıldan dört bin yıla kadar Anadolu dağlarının sahipleri var. O sahipleri de gariptir, resmin ilk babaları. Bütün kayaların üstüne, yani patina tabakası üzerine resimler yapmışlar. Her bölge kendine göre ayrı bir dizayn içinde. İstek ve arzularını resimlemiş. Pek çoğu demiş ki, ben böyle bir dağ keçisini avlamak istiyorum. Dağ keçisi onun protein’ini karşılayacak. Ama belki ortada dağ keçisi yok. Henüz daha görememiş ama Tanrısı adına, yani bulutlara doğru dönük elindeki baltayla vurarak bir dağ keçisi resmi yapmış.

KİLİMLERDE YÜZLERDE

Günümüzde Tırşin Yaylası'nda adına zoma denilen kocaman, siyah çadırlarda yaşanılıyor. Bir zomada kaya üstü resimlerinde gördüğünüz figürlerin aynısını bulabilirsiniz. Yıllardır süregelen anlatım burada biraz şeklini değiştirmiştir ama istek ve arzular hâlâ aynıdır.
Bir zamanların kaya üstü resimlerini pek çok kilim deseninde de görebiliyorsunuz. Hatta renkli olarak... Bir kadına sormuştum, bunu neden buraya koyuyorsun diye, meğerse çadırın içindeki o bölüm yatak odasıydı. "Yataktan inen ayağını buna sürsün" dedi, "Çünkü bu benim atam." Yani bu kadar benimsenmiş bir alanda bu iş yapılıyorsa o insanlar hala yaşıyor demektir.

Onların yaptıklarına dokunmak bir hayatiyetin örneği. Bana soruyorsanız, örnekten de öte. Hani onunla beraber yaşıyoruz. Ne fark eder 10 bin sene evvel yaşamış, ben de bugün. 10 bin sene sonra yaşayacaklar da ona el sürecekler.

TIRŞİN YAYLASI

Trişin Yaylası Gürpınar ilçesi Norduz bölgesinde bulunmakta olup, yaklaşık denizden yüksekliği 2600-2850 m dir. Kaya resimleri üç bölgede toplanmıştır. Bunlar; Kahn-ı Melikan (2850 m), Taht-ı Melih (2650m) ve Taht-ı Melih’in doğusu (2600 m) dur.
Bu merkezlerin her biri diğerinden bir-bir buçuk saat uzaklıktadır. Tırşin yaylasında bulunan kaya resimleri çok geniş, sarp ve çıplak araziye yayılmış durumdadır ve dünyanın zengin kaya resimleri merkezlerinden birisidir. Doğu Anadolu kronolojisi içinde önemli yer tutan bu resimlerden, Tırşin Yaylası kaya resimleri, 40 yıldır bilim insanları tarafından çeşitli sebepler yüzünden ziyaret edilememiştir. Kaya resimleri, kaya bloklarına vurgu yöntemi ile işlenmiş. Zaman içerisinde çevresel ve insan faktörü ile tahrip olmalarına karşın, bugün gözlemlenebilen onlarca kaya resmi bulunuyor.
Resimlerde betimlenen dağ keçisi, geyik, koç, sürüngen, köpek, sırtlan(?) gibi figürler bölgenin faunasını özetler nitelikte. Az sayıda da olsa insan ve geometrik figürler de görülüyor. Kaya bloklarında, bir kompozisyondan daha çok bağımsız betimlemeler şeklinde, bazen tekli bazense birden fazla figürün işlendiği görülüyor.

 

ERSİN ALOK KİMDİR?

Türk Fotoğraf tarihinde iz bırakan bir sanatçı, ancak yalnızca fotoğraf sanatçısı demek yetmez, belgesel film yapımcısı, yönetmeni, dağcı, yazar, psikolog, ressam, zamansız bir kültür insanı Ersin Alok 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü ile I.I.T.I Akademisi Ticaret ve Gazetecilik Bölümlerini bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Enstitüsü'nün kuruluşunu yaptı. 1953'te dağcılığa başladı. 287 yurtiçi, 21 yurtdışı zirvesi var. 1955’te Sualtı çalışmalarına başladı. Türkiye'de ilk Kızıldeniz dalışını gerçekleştirdi.  Türkiye'de Milli Parkların kurulmasında ilgili fotoğrafik belgeleri saptadı( 1966) IV. Paris Biennali'nde "Absurd" anlatımı içinde Birincilik  Ödülü aldı. (1967’de Paris’te Fotoğraf ilk defa sanat eseri olarak kabul edildi.)  1989'da Dünya Fotoğrafçıları Birliği, Helsinki'de Alok'a Asya'yı temsil etme hakkını verdi. Alok, Endüstri Fotoğrafçılığı konusunda önemli çalışmalar yaptı. Broşür, Pankart, Kitapçık ve Fuar Sergileri hazırladı. Arkeolojik ve Mimari Fotoğraf çekimi konusunda gerçekleştirdiği buluşları ile ünlüdür.  7.5 milyona yakın diadan oluşan arşiviyle Türkiye'nin ilk DIABANK'ını kurdu. Alok'un bugüne dek 24 kitabı yayınlandı.  268 kişisel serginin sahibi olan Alok'un,  93 kişisel yurtdışı sergisi vardır.  Kendisinin keşfi olan Doğu Anadolu Kaya Üstü resimleri yaklaşık olarak 10.000'in üstündedir. Türkiye'de, ilk olarak 360 derecelik görüşle, eskiz olarak fotoğraf çekimini gerçekleştirdi (1986).  Halen dijital fotoğrafın, fotoğraf özellikleri konusunda çalışmalar yapmaktadır.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.