ACIMIZ ÇOK BÜYÜK

Van'ın Gürpınar ilçesine bağlı Yalınca köyünün Çeli mezrasında cenazesi çuvalda taşınan 3 yaşındaki Muharrem Taş’ın ailesi taziyeleri kabul ediyor.

Vefat eden Muharrem Taş’ın babası Abdulmenav Taş, il merkezindeki Şabaniye Mahallesi’nde bulunan babasına ait evde taziyeleri kabul ediyor. Acısının çok büyük olduğunu ifade eden baba Taş, oğlunun saat 14.00 sıralarında rahatsızlandığını belirterek, "Öksürük başladı. Saat 17.00 sıralarında öksürük çoğaldı, nefes alamaz duruma geldi. Ben de saat 18.00-19.00 sularında Yalınca köyünde bulunan akrabama telefon açtım. Acele karakolu aramalarını isteyip, 'Ya helikopter göndersinler ya da yolları açsınlar, oğlum çok hasta, Van’a yetiştirelim' dedim. Karakol komutanını aramış, karakol komutanı da 112, Karayolları kimi aramışsa artık bilmiyoruz. Biz de bekledik. Başka yerlere de haber vermedim. Sonra saat 19.30-20.00 arası bir daha aradık, bize, 'Tekrar bekleyin’ dediler. Gece saat 24.00’e kadar bekledik, kimse gelmedi. Saat 02.00 gibi çocuğum kollarımda vefat etti. Sonra Van’da bulunan ağabeyimi aradım ve onlar da yürüyerek 6 saate ancak köye vardılar. Ben de çocuğumun cenazesini çuvala koydum, sırtımızda Yalınca köye kadar geldik. Ertesi gün akşama kadar ancak vardık, orada ağabeyime ait arabayla Van’a getirdik. Yollar kapalıydı, kimse cenazeyi dahi almaya gelmedi” dedi. 
Acılı baba, köyde yolların bir aydan fazladır kapalı olduğunu öne sürerek, “Ben orada çobanlık yapıyorum, imkansızlıktan orada yaşıyorum. İmkanım olsa oraya gider miydim? Çocuğumun ölmesine izin verir miydim?" diye konuştu.
Ölen çocuğun amcası olan Abdulkadir Taş ise, “Kardeşim bana, ‘Çocuğum öldü, gelin’ dedi. Ben de bize neden daha erken haber vermediğini sordum. O da karakol komutanını aradığını, onların da gelip kurtaracaklarını söylediğini anlattı. Saat 17.00’den gece 02.30’a kadar beklemiş, hiç kimse gitmemiş oraya. Aradan 6-7 saat geçmiş, kimse gitmemiş. Biz de gece 02.30’da Van’dan gittik ve sabaha karşı vardık Yalınca köyüne. Oradan 2-3 kişi de bize katıldı ve yaya olarak Çeli mecrasına 4-5 saat sonra ancak ulaştık. Biz gittik zaten orada kimse yoktu. Anası babası vardı, onlar da zaten perişan olmuştu. Biz de çocuğu çuvala koyduk, karda zor yürüyerek taşıdık. 10 dakika arayla değişerek sırtımızla Yalınca köyüne kadar geldik. Yalınca köyünden ne ambulans ne de başka bir araç geldi. Biz de kendi aracımızla Van’a getirdik. Defin işlemleri için karakola gittiğimizde, ondan sonra savcı otopsi için hastaneye götürttü. Biz sorumlulardan davacıyız” şeklinde konuştu.

Bakmadan Geçme