301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Haziran 2019 - Pazar 15:01
 
Sona
Nedim İlikçi
 
 

Değerli okurlar, bu hafta sizlere okuyan herkesin beğenisini kazandığını bildiğim bir romanı tanıtmaya çalışacağım. Roman Müslüman genci Gazi ile Ermeni kızı Sona'nın aşk hikâyesini konu alıyor. Sona isimli romanının en önemli özelliği gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenerek romanlaştırılmış olmasıdır. Romana konu olan aşk hikâyesi Eganıs'ta (Erciş)başlıyor.

Bilindiği üzere geçmişte ilimiz ve bölgemiz bu günkünden çok daha renkliydi. Türk, Kürt, Ermeni, Nasturi, Yezidi, Yahudi gibi inanç ve etnik farklılıkları olan topluluklar bir arada yaşıyorlardı. Bu farklı toplulukların birbirleri ile iletişimlerinin ölçülerini dini ve geleneksel kuralları belirliyordu. Bu kurallar yüzyıllarca birlikte yaşanmışlığın sonucunda değişmez tabular oluşturmuştu. Bu tabulardan biri de farklı inanç guruplarının birbirleri ile evlenmelerinin yasak olmasıydı. Evlenmek için çiftlerden birinin, diğerinin dini inancını kabul etmesi gerekiyordu. Sosyal baskı yüzünden din değiştirmek de nadiren rastlanan bir durumdu. Haliyle farklı inanç guruplarından gençlerin birbirine sevdalanmış olmaları duygusal yangınları körüklüyordu. Zaten aşkın da imkânsızlığı sevdiğini hepimiz biliyoruz.

Sona ile Gazi'nin aşkları da böylesine imkânsız aşklardan biridir. Çünkü farklı topluluklar arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiği bir dönemde yaşanıyor. Üstelik Birinci Cihan Harbi' de başlamak üzeredir. Bu zor zamanda Gazi ile Sona tüm dini ve geleneksel kurallara isyan ediyor, umuda, sevgiye ve aşka yelken açıyorlar.

Umutla açıldıkları bu aşk ummanında sosyal dalgaların, fırtınaların, yıldırımların, Gazi ve Sona'nın tutkulu aşklarını ne tür badirelerle karşılaştırdığını, yelkenlerinin nasıl parçalandığını, aşkın her şeye kadir olamadığını anlıyoruz. Aşkın nelere kadir olduğuna da şahitlik ediyoruz.''Aşkın gözü kördür'' deyiminin ne kadar da doğru bir betimleme olduğunu fark ediyoruz.

Yazarımız büyük bir ustalıkla sizi de romanın içine çekiyor ve yaşananların sürükleyiciliğine kapılıyorsunuz. Romanı okuduktan sonra eminim ki siz de yazarımızın 1915 olaylarının masumlarına adadığı romanında dediği gibi: "Harp bir kaderse, niye böylesi zalim kader? Harp bir insan işiyse, niye böylesi zalim insan?"diye düşüneceksiniz. 

Geçmiş dönemde yaşanmış olan imkânsız aşkların şarkılara, türkülere, şiirlere, destanlara yansıdığını biliyoruz. Bu duygusal ilişkilerin yazıya ve notaya dökülmüş olmasının edebi ve kültürel hayatımıza kattığı zenginliğin de farkındayız. Bugün hala bu şarkıları zevkle dinliyor, şiirleri ve destanları hüzünle okuyoruz. Ancak özellikle yöremizde yaşanmış böylesine bir aşk öyküsünün romanlaştırılmış olması bir ilktir diye biliyorum. Bu durum" Sona" ve" Kızıl Topraklar" romanlarının değerini bir kat daha artırıyor.

Yazarımız Eyyüp Altun, Sona ile Gazi'nin bu dillere destan aşklarını anlatırken o günlerde yaşanan sosyal ve psikolojik ortamın da resmini çiziyor. Olayları objektif bir tasvir ile okuyucuyla buluşturuyor. Döneme ilişkin engin bilgisini aşk romanının sürükleyiciliği içinde okuyucuya aktarıyor.  Türk, Kürt, Ermeni ilişkilerinin analizini bir kez daha yapmamızın yolunu açıyor.

Eminim ki bu romanı okuduktan sonra Birinci Dünya Harbi'nin ilimize ve bölgemize nasıl yansıdığını, bu yörede yaşayan halklara neler getirip neler götürdüğünü daha iyi analiz etme imkânına sahip olacaksınız. Hatta dün yaşananların bugün yaşadıklarımızla benzerliklerini fark edeceksiniz.

Sona romanının bittiği yerde merak duygusunun doruklarında yaşayacaksınız ve romanın devamına ihtiyaç duyacaksınız. Tam da bu noktada kitabın ikinci cildi mahiyetindeki ''Kızıl Topraklar''  kitabını arar olacaksınız. Roman kahramanlarının hayatlarını  "Kızıl Topraklar''kitabından izlemeye devam edeceksiniz.

"Sona" Cumhuriyet Yayınlarından 2013 tarihinde piyasaya çıkmış ve 300 sayfadan ibarettir."Kızıl Topraklar" Kaynak yayınlarından Nisan 2015'te piyasaya çıkmış ve 324 sayfadan ibarettir.

Gazi ile Sona'nın aşklarının eşliğinde 1915 olaylarını, sebep ve sonuçlarını Eyyüp Altun'nun anlatımı eşliğinde yeniden mercek altına alalım diyorum. İyi okumalar diliyorum. Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: Sona,
Yorumlar
Haber Yazılımı