301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
28 Mart 2020 - Cumartesi 14:45
 
Sars Mers Korona
Şahbettin Uluat
veyselvuran655
 
 

Vaktiyle kitabın birinde bir hikâye okumuştum.

Köylük yerde, aralarında düşmanlık bulunan komşu iki aileden söz ediyordu.

Hikâyeye göre her şey iki aileden birinin horozunun diğer ailenin bahçesine girmesiyle başlamış.

Bahçesine horoz giren ailenin çocuğu da bir taşla horozu öldürmüş.

Durumu gören horoz sahibinin oğlu babasının yanına varıp olan biteni anlatmış.

Baba biraz düşünüp başını sağa sola sallamış sonra da oğluna dönüp “yavrum gidin tepkinizi gösterin! Ona uygun bir karşılık verin, horozun öcünü alın” demiş.

Bu talimat üzerine bir araya gelen ailenin üç genç oğlu kendi aralarında konuşmuşlar.  Babalarının bu konuda aşırı duyarlılık gösterdiği, böyle bir şeyin karşılığı olması gerekmediği sonucuna varmış.  Herhangi bir tepki göstermemişler.

Aradan altı ay gibi bir zaman geçtikten sonra günün birinde yine bir oğul babaya gelerek başka bir kötü haber getirmiş.

“Baba” demiş, sarı ineğimiz yanlışlıkla komşunun tarlasına girmişti. Geri geldi ama zehirlenmiş her halde, öldü. Büyük ihtimalle komşumuz zehirledi!”

Baba oğullarını yanına çağırıp yeni bir talimat vermiş.

“Yavrularım, gidin horozun öcünü alın!”

Gençler kendi aralarında bir kez daha toplanmış “babamız iyice yaşlandı, artık olayları birbirine karıştırmaya başladı. Biz inek diyoruz, o horozdan bahsediyor. Zaten ineğin zehirlenmesinde komşunun rolünün olup olmadığı da tam belli değil, başımızı belaya sokmayalım” diyerek yine tepkisiz kalmayı seçmişler.

Aradan bir zaman geçtikten sonra iki genç oğul, iki göz iki çeşme birliktebabalarının yanına gelmişler.

“Baba, komşunun oğlu tüfekle vurup kardeşimi öldürdü!”

Artık iyice yaşlanmış olan baba da kendini tutamamış, ağlamış.

“Evlatlarım, tez gidin horozun öcünü alın!” diye haykırmış.

Kardeşlerin büyüğü“Baba, biz kardeşimiz öldü diyoruz, sen de gidin horozun öcünü alın diyorsun. Kardeşim öldürüldü…”

“Evet, oğlum, sonunda kardeşin de öldürüldü” demiş baba, esefle başını sallayarak Eğer siz vaktiyle o horozun öcünü almış olsaydınız bugün kardeşin yaşıyor olacaktı.”

*

 

Peki, ben bu hikâyeyi bugün niye yazdım?

Bu zor zamanda, bu Koronavirüs’le başımızın belada olduğu zamanda.

Eminim çoğunuz anlamışsınızdır.

Dünyamız kaç zamandır bu tarz dengeleri altüst eden virüs salgınlarıyla yüzleşip duruyor.

2002’de Sars salgını Hong Kong’dan başlamış. 2012’de Mers’e Orta Doğu solunum sendromu denmiş.

İlk çıktığı günden beri sonuçları itibariyle bütün dünyayı sarsan, ekonomileri, sosyal yaşamı, inanç ve eğitim sistemlerini, insan ilişkilerini bir fırtına gibi savuran Koronavirüs’ün de, öncekilerin de insan eliyle ve laboratuar ortamında elde edildiğine ilişkin ciddi kuşkular var.

Gazetemiz yazarı, arkadaşımız Nedim İlikçi’nin bu anlamdaki geleceğe yönelik kaygılarına katılmamak elde değil. 

Her ne kadar çok fazla dillendiriliyor olmasa da birilerinin bir şeyleri değiştirip dönüştürme, denge ve düzenleri ciddi anlamda ve belli amaçlar doğrultusunda sarsma, geleceğin dünyasına şekil verme yönünde el altından faaliyet gösterdikleri; bu iş için virüsü kullandıkları fikri dünyanın her yerinde sayısız insanın beynini kurcalayıp duruyor.  Ve doğal olarak bugünkü salgının gelecekteki olası sonuçları kaygılandırıyor.

Dünya ekonomisi bakımından ciddi bir yükseliş gösteren Çin bu darbeden çok ağır etkilendi. Avrupa’da sarsıntılar sürüyor.  Petrol fiyatlarının vurduğu Rusya’da da ciddi sıkıntılar söz konusu.

Virüse karşı hem sağlık kuruluşlarıyla, hem kriz yönetimi ile mükemmel bir performans gösteren ülkemiz de ister istemez bu küresel salgından etkileniyor.

*

Şimdi sanki yaşlı ihtiyar dünyamız, bu gürültü, patırtı içinde kolay işitilmeyen bir sesle bizlere, bu virüslerden etkilenen her kültürden, her ülkeden bütün dünya insanlarına sesleniyor.

“Sars’ın faillerini bulup gerekenleri yapın…“

“Sars’ın, faillerini bulup gerekenleri yapın…”

 

 
Etiketler: Sars, Mers, Korona,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bayram mesajları
Covid19 küresel biyolojik terör aracı mı?
Sosyal medyanın salladığı insanlar
Turistlerimiz vardı
Van ve Şamran Kanalı
Salgın günlerinde 23 Nisan
İçerilerdeyiz…
Dünya Dönüyor
Bir yazar Kemal Sayar
Hemşerilik
Van'ın Güzel İnsanları Memet Abi
Göç
İdlib bombalanıyor...
Van'a Kar Yağıyor...
Kitap
Siyasal Kültür Farklılıkları
Can dediğin kuş misali...
Van ve Van Gölü Ekspresi
Dünya sinemasındayız...
Hepimiz aynı gemide değiliz...
Van neden hatırlanır?
Şeb-i Yelda
Van Kitap Fuarı
Adam gibi adam sorunu
Bir kısım gençlerimiz
Öğretmenim
Mümtaz Sami Özok ve Zirve Beyazı
Bisiklet Rüyası
Eski Van Resimleri
Hepimiz insanız ama...
Sosyal medya
Girişimcilik ruhu
Biz o zamanları yaşamadık…
Dünya ormanında insan
İyi Ki Varsın Nurgül Öğretmen 2 Bir Mezuniyet Töreni
Van Yüzüncü Yıl Üniversitemiz 38 yaşında
İyi ki varsın Nurgül Öğretmen 1 Önyargılar Yıkılırken
Van Et Kombinası Anıları - 2
Van Et Kombinası Anıları 1
Kadın cinayetleri çözemediğimiz kör düğüm
Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar
Machida Mezarlığı
Daha daha nasılsınız?
Gurbet memleket ve Erik Değdirenler
Uzun ince bir yolda 82. yıl
Kabak taşa değse de vay kabağın başına…
İnsanın çağdaş iletişim teknolojileriyle dansı
Gitmeler ve kalmalar üzerine…
Babam sağ olsun!
Yeni bir yüksek lisans ve doktora mevsimi
Memleket özlemi Van mevsimi
Bizim eller
Görebildiklerimiz öngörebildiklerimiz
Bilen Bilir
Tarladaki Çamur
İnsanlar ve mevsimler
Tehcir
Modern dünya ve gerçek iyilik
Helalleşme kültürü
Geçmişe Özlem (Bir Van Şiiri)
Bir zamanlar Van Et Balık
Kılavuzu karga olanın...
Beyni küçük cürmü büyük insanlar
Gurbette bir taziye
Evlenmek evlenebilmek
Taşındık tanış olduk
Biraz güneş
Dünün ve bugünün Sahalin'leri
O günlerde aşk
Yazarlar yazılar kitaplar
Halep Artık Halepçedir
Erzurum'a Kar Yağardı
Dünyada Van
Çağdaş gulyabaniler
Genç olmak
Büyüyoruz değişiyoruz
Bir sevdadır okumak
Seslerimiz de sözlerimiz de farklıdır
Bir Van Romanı Şark Yıldızı
Ah Çocuk…
Kentimizi korumak kendimizi korumak
Başkan ile Vatandaş Tayyar Başkan ile Perişan Teyze
Biz Dımso'ya niye güldük?
Van ve iç göçler
Unutulanlar, unutulmayanlar, unutulamayanlar
Her genç adama bir Abdurrahman Amca
Rahmetli Hıdo, Van ve Dünya
Biz çocuktuk, memleketimiz Van'dı
Temizlik zamanı
Akdamar'ın Çanları Yeniden Çalarken
Eldeki kuş, daldaki kuş, resimdeki kuş
Bir Yaz Günü Akadamar'da
Doları kim dolduruyor?
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'la Sohbet
Haber Yazılımı