Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
05 Temmuz 2020 - Pazar 15:09
 
Medeniyetin Mührü “Çeşmeler”
Ümran Öztürk
 
 

Su, canlının olduğu her yerde yaşamın ta kendisidir. Osmanlı mimarisinde bile çeşmeler büyük bir yer tutmuştur. Bundan dolayı Osmanlı medeniyetine su medeniyeti de denmiştir.  Her köşede her sokakta bulunan çeşmeler sadece temel ihtiyaç gibi görülmemiş, maddi ve manevi temizlik sembolü olarak da görülmüştür. Su sesindeki dinginliğin ruhu iyileştirici etkisinin yanı sıra bir de azizlik sıfatı verilmiştir. “Su kadar aziz ol.” deyimi suya verilen bir değeri anlatır bize.   

Çeşmeler öncelikle günlük su kullanımını karşılamak üzere hazırlanmış yapılardır. Kültürümüzde çeşmelerin yeri ayrı bir anlam taşır. Bir temizlenme, arınma yeridir.  Çeşmeler bir şehrin iklimini yumuşatan,  insanlarını birbirine yakınlaştıran, kaynaştıran , sohbet alanları açan herkesin ortak kullandığı mekanlardır.  Önce insanlar bir kentin gelişmesi, ihtiyaca cevap verecek düzeye gelmesi için çalışırlar. Mimarisiyle, ibadethaneleri, yolları, hamamları, çeşmeleri, parkları, bahçeleri meydanlarıyla  kente kimlik kazandırırlar.  Sonra kent içinde yaşadığı insanlara kimlik kazandırmaya başlar. Kent onların kimliği olur. Bundan dolayıdır ki kente dokunurken kentin ruhuna, hafızasına zarar vermeden tartıp biçerek, ne yaptığını bilerek halkın görüşüne de başvurarak yapılmalıdır.

 Tüm bu yapılarda kentin hem geçmişi hem geleceği saklıdır. Çeşmeler de kentin en çok ihtiyaç duyulan yapılarından biridir.

Gidip gezdiğimiz bir çok yerleşim yerinde  kentin tarihi çeşmelerinin ne yazık ki  bakımsızlıktan kuruduğunu  çoğunun  kullanılamaz durumda olduğunu görüyoruz. Oysa  eskiçağdaki insanlar çeşmeleri , suyu korumak için yasalar çıkarmışlardır. Suyu kirleten çeşmeyi korumayan soylu biriyse para cezasına, köle ise kırbaç cezasına çarptırılırmış.

Günümüzle kıyasladığımızda suyu, çeşmeleri  korumanın o dönemlerde çok daha önemli olduğunu görürüz.

Tarihi yapılarımızdan gerek estetik gerekse işlevsel olarak kuyular, sarnıçlar, çeşmeler gibi su yapılarının mimarisi oldukça önemlidir. Bunun sebebi ise suya verilen önemin oldukça değerli kabul edilmesindendir.

Gerek sulama gerekse yaşamsal ihtiyaçları gidermek amacıyla yeraltı sularını belli yerlere getirmek için Urartular muhteşem sulama kanalları inşa etmişlerdir. Bu su borusu sistemlerini görenler hayranlığını gizleyemezler. Şamran Su Kanalı  Milattan önce 810 ile 786 yılları arasında hüküm süren Kral Menua  en büyük icraatı olan, günümüze kadar gelen ve Van’da hala kullanılan bir sulama kanalı yaptırdı.  Zira teknolojinin olmadığı o dönemde insan gücüyle ve böyle bir mühendislikle  bu sistemin  günümüze kadar gelmesi ve hala kullanılır olmansına şaşırmamak mümkün değil . Aynı şekilde Romalılar da hem atık suyu hem de içilebilinir suyu taşımak için buna benzer bir sistem kullanmışlardır.

Ne yazık ki geçmişten günümüze uzanan  bu uygarlık abidelerinin muslukları sökülen, mermerleri parçalanan, kitabeleri çalınan tarihi çeşme ve sebiller bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle artık eski günlerini arıyor.

Çeşme deyince aklımıza gelen ilk şehir İstanbul’dur. Şehrin hemen her sokağında onlarca çeşme meydanlarında zarif ,heybetli, gösterişli yani çeşit çeşit çeşmeler bulunur. Ancak ne yazık ki günümüzde suyun satılan bir  meta olmasından dolayı çeşmeler de  işlevini yitirmiş kimi küçük mimari, kimisi sanatsal yapılar olarak kalmışlardır.  İyiliğin,temizliğin yanında  şairlerin şiirleri hattatların süslemeleri ile medeniyetin de bir nişanesidir çeşmeler.

 ülkemizde kentler  genellikle çeşmelerle, sebillerle bilinirdi. Bugün sebiller harabeye dönüşmüş ya da büfe olarak kullanılırken musluğu sökülen, suları akmayan çeşmeler  tarihe tanıklık eden  yorgun bir kentin ayağa kaldırılmayı bekleyen belki de en nadide yapılarıydı.

Anadolu'nun köylerinde bir simge haline gelmiş köy çeşmeleri  efsaneleşmiş sevda hikâyelerine, şiirlere konu, filmlere sahne olmuştur.  Yerleşim alanlarından uzakta bulunan, gelen geçen yolcuların, çobanların ve hayvanların su içmeleri için yapılan Çoban çeşmesi olarak bilinen çeşmeler gösterişten uzak basit yapılardır 

Bugün tüm olumsuzluklara karşı hala ayakta kalmak için direnç gösteren çeşmeler de bulunmaktadır. Bazen bir yolcunun buz gibi suyunu kana kana içtiği bir köy çeşmesi bazen bir hayrat bazen de bir çobanı serinletip dinlendiren çoban çeşmesi olarak karşımıza çıkar.

 
Etiketler: Medeniyetin, Mührü, “Çeşmeler”,
Yorumlar
Diğer Yazılar
MEHMET ÖĞRETMENDEN MEKTUP VAR
VAN BALIĞI PİDESİ
Sesime ses olan Vansesi Gazetesi
Gazoz kültürdür
Kimlikli Şehirler ve Akıllı Kentler
60’lardan Günümüze Moda Yolculuğu
Ekmeğini Ateşten Çıkaranlar
MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİNİN ŞEKER AĞASI; “Büyük bir şaşkınlık halindeyiz…”
Coronovirüsle Sınavımız
Uçurtman Seni Anlatıyor
Değişen Kent Kimliği
Kadınların koronavirüsle mücadelesi
2 Nisan ve bitmeyen hüznün diyarı Van
İğde Çiçeklerindeki Umut
İlk Çiçeğimi Yılmaz Güney’den Aldım
O Bir Çınardı
ALZHEİMER YALNIZLIĞI SEVER
Göç yolları gizli bir ahtır
Bir Masal Köyü, Bir Fikir Atölyesidir Adatepe
Tarihi Çarşılar ve Sahaflar
Yüreğimiz Bahçesaraylı Oldu
Depremle sınavımız
Edebiyatımızda Satranç Üzerine Yazılan İlk Hikaye
Annemin Reyhan Kokardı Elleri
Ruha Şiirle Dokunan Kadın
Yılbaşı öyküleri
Tek Yol Sevgi
Uslubundur seni ele veren
Sizin Mahalleniz, Sizin Sokağınız
Fısıldayacak rüzgâr Ayvalık'tan Van'a
Geçmişi Kendi Zaman Dilimine Taşıyan Ada; Cunda
Gaz Lambası Işığında Konser
Cumhuriyet Kadınlarına Selam Olsun
Babaannemin şefkatle yaktığı kına
Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun!
Anadolu'nun Buğulu Sesi: Kaval
Deprem Çantamız Nerede?
Kadın gözüyle Balıkesirspor- Vanspor maçını izledim
Eylülsüz Sonbahardan Acı Veda
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı