Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
01 Haziran 2020 - Pazartesi 21:41
 
Bir Slogan “We can’t breathe”
Şahbettin Uluat
veyselvuran655
 
 

Siyahi bir adamın polis tarafından acımasızca öldürülmesi olayının görüntüleri ortaya çıktıktan sonra ABD karıştı.

Minneapolis kentinde başlayan olaylar ülkenin farklı şehirlerine de sıçradı ve büyüme eğilimi gösteriyor. Minneapolis'te ilan edilen sokağa çıkma ve olağanüstü hal kararları işe yaramadı.

Polisin katlettiği George Floyd adlı siyahi adamın ağzından çıkan son sözler olan “I can't breathe (soluk alamıyorum)”  protestocuların sloganı oldu. Ülkenin her tarafında bu slogan yankılanıyor.

“Siyahların hayatı değerlidir”, “beni vurma” ve “soluk alamıyorum” sloganları ve pankartlarıyla bir kısım gösterici de Beyaz Saray önünde protesto gösterileri yaptı.

ABD'deki beyaz efendilerin zamanında köle olarak sonuna kadar sömürdükleri siyah ve melez insanlar, pek çok konuda duruma göre dişe diş mücadeleler vererek yurttaşlık haklarına kavuşmuş olsalar da; geçmişten günümüze kimi kafalarda yaşayan o ırkçı düşmanlık henüz tam olarak ortadan kalkmış değil. Siyahi insanların bir bölümünün eğitimsiz kalmış olmaları ve ekonomik yetersizlikleri de bu ırkçılığı besliyor.

Bir kısım ırkçı beyaz Amerikalı, Latin ve Asyalı olanlarla Müslümanlara karşı da kin ve nefret duyuyor.

Amerika'da her yıl çok sayıda siyahi insan polis şiddetine maruz kalıyor ve onların bir kısmı  orantısız güç kullanımı sonucu yaşamını yitiriyor. Yıllık ortalama 200-250 siyahi insan polis şiddeti sonucu yaşamını yitiriyor.

George Floyd'un katledilmesi nedeniyle ülkenin her yerinde günden güne büyüyen protestolara insan haklarına inanan beyazlar, siyahiler ve Latinler birlik ve beraberlik içinde katılıp omuz omuza duruyorlar.

Protestolar esnasında çevre de zarar görüyor. Polis araçlarına, mağazalara saldırılıyor; yağmalamalar yapılıyor. Minneapolis'te polislerin de basın – gösterici ayrımı yapmadan göstericilere gaz bombası attıkları yönünde haberler var.

Gerçekleşen yağmalamaların arkasında Kovid-19 sürecinde artan işsizliğin de bir nebze etkisi bulunduğu ifade ediliyor.

Siyahi Amerikalıyı üstüne çökerek öldüren beyaz polisin, olayın görüntülerinin ortaya çıkıncaya kadar tutuklanmamış olması, bu konudaki ABD politikası hakkında yeterince fikir verebilecek bir durum. Protestoların başlamasından ve halkın sokaklara dökülmesinden sonra, gelen tepkiler üzerine tutuklanan polise yöneltilen suçlama da üçüncü dereceden cinayet. Bu suçlama o ülkede genellikle sağlık hizmetlerindeki kimi durumlar için kullanılan ve öldürme kastı olmaksızın gerçekleşen cinayetler için kullanılıyor ve göstericiler tarafından yetersiz görülüyor..

Protestocuların memnun olmadıkları bir başka şey de olayın yaşandığı yerde bulunan diğer iki polisin de cezalandırılmamış olması.

Amerika'da olaylar başka şehirlere de yayılırken olayları önlemek için askerler de sokaklara inmeye başlamış durumda.

*

I can't breathe (soluk alamıyorum) önemli bir slogan.

Amerika Birleşik Devletleri ülke içinde kendi siyahi yurttaşlarına polis tarafından yöneltilen bu tarz saldırılara esneklik gösterirken kendisi de ülke dışında yaptığı operasyonlarda tam da o beyaz polisleri gibi davranıyor. Geçmişte Vietnam, günümüzde Afganistan, Irak, İran, Yemen, Filistin ve diğer pek çok ülkede masum insanların ölümüne yol açan çok sayıda operasyonun merkezi ya da destekçisi olmayı sürdürüyor.

Yani ABD polisi ülke içinde kendi siyahi yurttaşlarına karşı ayrımcılık yaparken ABD silahlı güçleri ile taşeron örgütleri dünyanın her yerinde ve binlerce kilometre uzaklarda, tanımadıkları insanlara karşı aynı ayrımcılığı ve zorbalığı yapmayı sürdürüyor.

Bu anlamda bence bu ülkenin tehdidi altında bulunan, baskılarından nasibini alan, ölümlerle, yaralanmalarla yüzleşen, vatansız kalıp yollara düşen ya da sürekli ekonomik kayıplar yaşayan, siyasal dengelerine çomak sokulan her ülkeden, her ulustan insanların da artık bir araya gelerek “I can't breathe” sloganını “we can't breathe (soluk alamıyoruz)” şeklinde dönüştürmeleri; bu slogan etrafında toplanmaları ve bu slogana tutunup daha güçlü tepkiler vermelerinin zamanı gelmiştir.

O zaman dünya da şu sesle yankılanacaktır.

“We can't breathe... (soluk alamıyoruz...)  We can't breathe... We can't breathe.”

 
Etiketler: Bir, Slogan, “We, can’t, breathe”,
Yorumlar
Diğer Yazılar
HAVA HASTA
GEÇTİ GÜL GEÇTİ BÜLBÜL
BİRAZ DA AŞK…
YAŞANMIŞ MEMLEKET HİKÂYELERİ
İRAN FİLMİ “ BİR AYRILIK”
Bayram mesajları
Covid19 küresel biyolojik terör aracı mı?
Sosyal medyanın salladığı insanlar
Turistlerimiz vardı
Van ve Şamran Kanalı
Salgın günlerinde 23 Nisan
İçerilerdeyiz…
Dünya Dönüyor
Sars Mers Korona
Bir yazar Kemal Sayar
Hemşerilik
Van'ın Güzel İnsanları Memet Abi
Göç
İdlib bombalanıyor...
Van'a Kar Yağıyor...
Kitap
Siyasal Kültür Farklılıkları
Can dediğin kuş misali...
Van ve Van Gölü Ekspresi
Dünya sinemasındayız...
Hepimiz aynı gemide değiliz...
Van neden hatırlanır?
Şeb-i Yelda
Van Kitap Fuarı
Adam gibi adam sorunu
Bir kısım gençlerimiz
Öğretmenim
Mümtaz Sami Özok ve Zirve Beyazı
Bisiklet Rüyası
Eski Van Resimleri
Hepimiz insanız ama...
Sosyal medya
Girişimcilik ruhu
Biz o zamanları yaşamadık…
Dünya ormanında insan
İyi Ki Varsın Nurgül Öğretmen 2 Bir Mezuniyet Töreni
Van Yüzüncü Yıl Üniversitemiz 38 yaşında
İyi ki varsın Nurgül Öğretmen 1 Önyargılar Yıkılırken
Van Et Kombinası Anıları - 2
Van Et Kombinası Anıları 1
Kadın cinayetleri çözemediğimiz kör düğüm
Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar
Machida Mezarlığı
Daha daha nasılsınız?
Gurbet memleket ve Erik Değdirenler
Uzun ince bir yolda 82. yıl
Kabak taşa değse de vay kabağın başına…
İnsanın çağdaş iletişim teknolojileriyle dansı
Gitmeler ve kalmalar üzerine…
Babam sağ olsun!
Yeni bir yüksek lisans ve doktora mevsimi
Memleket özlemi Van mevsimi
Bizim eller
Görebildiklerimiz öngörebildiklerimiz
Bilen Bilir
Tarladaki Çamur
İnsanlar ve mevsimler
Tehcir
Modern dünya ve gerçek iyilik
Helalleşme kültürü
Geçmişe Özlem (Bir Van Şiiri)
Bir zamanlar Van Et Balık
Kılavuzu karga olanın...
Beyni küçük cürmü büyük insanlar
Gurbette bir taziye
Evlenmek evlenebilmek
Taşındık tanış olduk
Biraz güneş
Dünün ve bugünün Sahalin'leri
O günlerde aşk
Yazarlar yazılar kitaplar
Halep Artık Halepçedir
Erzurum'a Kar Yağardı
Dünyada Van
Çağdaş gulyabaniler
Genç olmak
Büyüyoruz değişiyoruz
Bir sevdadır okumak
Seslerimiz de sözlerimiz de farklıdır
Bir Van Romanı Şark Yıldızı
Ah Çocuk…
Kentimizi korumak kendimizi korumak
Başkan ile Vatandaş Tayyar Başkan ile Perişan Teyze
Biz Dımso'ya niye güldük?
Van ve iç göçler
Unutulanlar, unutulmayanlar, unutulamayanlar
Her genç adama bir Abdurrahman Amca
Rahmetli Hıdo, Van ve Dünya
Biz çocuktuk, memleketimiz Van'dı
Temizlik zamanı
Akdamar'ın Çanları Yeniden Çalarken
Eldeki kuş, daldaki kuş, resimdeki kuş
Bir Yaz Günü Akadamar'da
Doları kim dolduruyor?
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'la Sohbet
Haber Yazılımı